Uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu (TCK m. 188)
Yayın tarihi:
Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesi uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu düzenler. İmal, ithal ve ihraç fiilleri ile ülke içinde satma, verme, nakletme, depolama, satın alma, kabul etme ve bulundurma fiilleri bu madde kapsamındadır; ceza aralığı hangi fıkranın uygulandığına, maddenin türüne ve suçun işleniş biçimine göre değişir. Bu rehber hangi fiillerin suç sayıldığını, cezanın nasıl belirlendiğini, ticaret ile kullanmak için bulundurma arasındaki sınırı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin bu suçta aradığı delil ölçütlerini anlatır.
Kısaca
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ruhsatsız olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Aynı maddeleri ülke içinde satan, veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişinin cezası on yıldan az olamaz. Her iki hâlde hapis cezasının yanında adlî para cezasına da hükmolunur. Ceza; maddenin eroin, kokain gibi türlerden olmasına, suçun okul ve hastane gibi yerlerin yakınında işlenmesine, üç veya daha fazla kişiyle ya da örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesine ve failin sağlık mesleği mensubu olmasına göre artırılır. Türk Ceza Kanunu'nun 192. maddesindeki etkin pişmanlık koşulları gerçekleşirse ceza verilmez veya indirilir.
Bu sayfada
- Kısaca
- Süreler ve usul
- Türk Ceza Kanunu m. 188 hangi fiilleri cezalandırıyor?
- Uyuşturucu madde ticareti suçunun cezası nedir?
- Uyuşturucu madde ticareti suçu nasıl ispatlanır?
- Ticaret ile kullanmak için bulundurma arasındaki sınır nasıl çizilir?
- Zincirleme suç: birden fazla satış tek suç mu?
- Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi (TCK m. 188/5)
- Etkin pişmanlık: TCK m. 192'nin iki kademesi
- Dava zamanaşımı ve görevli mahkeme
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Süreler ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Şikâyete tabi mi?
Hayır. Türk Ceza Kanunu m. 188'de şikâyet koşulu öngörülmemiştir. Suç kamunun sağlığına karşı işlenen suçlar arasında düzenlendiği için soruşturma ve kovuşturma Cumhuriyet savcısı tarafından resen yürütülür.
Dayanak: TCK m. 188
- Şikâyet süresi
Şikâyet süresi işlemez. TCK m. 73/1'deki altı aylık süre yalnız soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda uygulanır; TCK m. 188 bu suçlardan değildir.
Dayanak: TCK m. 73/1
- Uzlaştırma
Hayır. CMK m. 253/1-b, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamına giren Türk Ceza Kanunu suçlarını tek tek sayar; TCK m. 188 bu sayımda yer almaz. Şikâyete bağlı olmadığı için m. 253/1-a da uygulanmaz.
Dayanak: CMK m. 253/1-a, m. 253/1-b
- Görevli mahkeme
Ağır ceza mahkemesi. TCK m. 188/1'de ceza yirmi yıldan otuz yıla, m. 188/3'te on yıldan az olmamak üzere hapistir; her iki fıkrada da kanunda gösterilen üst sınır on yıldan fazla olduğundan ağır ceza mahkemesi görevlidir.
Dayanak: 5235 sayılı Kanun m. 12
- Dava zamanaşımı
Her iki fıkrada da yirmi yıldır; ölçüt TCK m. 66/4 uyarınca cezanın kanunda yer alan yukarı sınırıdır. TCK m. 188/1'de ceza yirmi yıldan otuz yıla kadar hapistir. TCK m. 188/3'te alt sınır on yıl yazılmış, üst sınır yazılmamıştır; TCK m. 49/1 gereği üst sınır yirmi yıldır. Üst sınırı yirmi yıldan aşağı olmayan bu suçlarda olağan dava zamanaşımı TCK m. 66/1-c uyarınca yirmi yıldır. Zamanaşımı TCK m. 67/2'de sayılan işlemlerle (savcı huzurunda ifade veya sorgu, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi, mahkûmiyet kararı) kesilir; kesilme hâlinde süre kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.
- Adli para cezası
Hapis cezasının seçeneği değildir; hapisle birlikte hükmolunur. TCK m. 188/1'de ikibin günden yirmibin güne kadar, m. 188/3'te bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası öngörülmüştür. Hapis cezası bu suçta adlî para cezasına çevrilemez.
Dayanak: TCK m. 188/1, m. 188/3
- HAGB ve erteleme
Kural olarak ikisi de mümkün değildir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası olması gerekir (CMK m. 231/5); erteleme de iki yıl veya daha az hapis cezası için mümkündür (TCK m. 51/1). TCK m. 188/1'de alt sınır yirmi yıl, m. 188/3'te on yıl olduğundan bu eşiklere inilemez. Tek istisna TCK m. 191/8'dir: m. 188'den yürütülen kovuşturmada fiilin münhasıran m. 191 kapsamına girdiği anlaşılırsa sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. Bu karar verildiğinde denetim süresi beş yıldır (CMK m. 231/8).
Türk Ceza Kanunu m. 188 hangi fiilleri cezalandırıyor?
TCK m. 188 fiilleri iki ana fıkrada toplar. Birinci fıkra üç seçimlik hareket sayar: imal, ithal, ihraç. Üçüncü fıkra ülke içindeki ticareti düzenler ve dokuz seçimlik hareket sayar: satmak, satışa arz etmek, başkasına vermek, sevk etmek, nakletmek, depolamak, satın almak, kabul etmek, bulundurmak. Bu hareketlerden herhangi birinin gerçekleşmesi suçun oluşması için yeterlidir; failin hepsini birlikte yapması gerekmez.
Suçun mağduru belirli bir kişi değildir. Kanun bu suçu kamunun sağlığına karşı işlenen suçlar arasında düzenlemiştir; korunan hukuki değer toplumun sağlığıdır. Bunun iki sonucu olur: 1) şikâyet yolu yoktur, soruşturma resen yürütülür; 2) uyuşturucu maddenin verildiği kişi suçun mağduru sayılmaz, kendisi kullanmak için bulundurma ya da ticaret suçunun şüphelisi konumundadır.
TCK m. 188/3'teki fiillerden "kabul etme", suç konusu madde üzerinde fail hâkimiyet kurmadan kolluk tarafından ele geçirilirse teşebbüs aşamasında kalır; bu durumda TCK m. 35 uyarınca cezada indirim yapılması gerekir. (Yargıtay 10. CD, E. 2025/2714)1
Suçun konusunu oluşturan maddenin uyuşturucu veya uyarıcı niteliğinde olup olmadığı kimyasal analizle saptanır. Yargıtay, ele geçirilen maddeye ilişkin ekspertiz raporunun aslının veya onaylı örneğinin dosyada bulunmasını arar; rapor denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmeden hüküm kurulması eksik araştırmadır. (Yargıtay 10. CD, E. 2020/20943)2
Uyuşturucu madde ticareti suçunun cezası nedir?
TCK m. 188/1'e göre imal, ithal veya ihraç eden kişi yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. TCK m. 188/3'e göre ülke içinde satan ve benzeri fiilleri işleyen kişi on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Adlî para cezası hapsin seçeneği değildir; ikisine birlikte hükmolunur.
Cezayı artıran dört sebep vardır ve her birinin oranı kanunda yazılıdır. 1) Maddenin türü (TCK m. 188/4-a): madde eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid, sentetik katinon, sentetik opioid veya amfetamin ve türevlerinden ise ceza yarı oranında artırılır. (Yargıtay 10. CD, E. 2024/9448)3 2) Yer (m. 188/4-b): üçüncü fıkradaki fiiller okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi yerlerin sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafedeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenirse ceza yarı oranında artırılır. (Yargıtay 10. CD, E. 2025/10142)4 3) Kişi sayısı ve örgüt (m. 188/5): suç üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse bir kat artırılır.1 4) Failin mesleği (m. 188/8): suç tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı gibi kişiler tarafından işlenirse ceza yarı oranında artırılır. Bu sebepler birbirinin alternatifi değildir: koşulları birlikte gerçekleştiğinde m. 188/4 ve m. 188/5 artırımları aynı dosyada birlikte uygulanır ve birden fazla nitelikli hâlin bir arada bulunması temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesini haklı kılar. (Yargıtay 10. CD, E. 2024/7058)5
Çocuğa verme veya satma TCK m. 188/3'ün son cümlesinde ayrı bir alt sınır olarak düzenlenmiştir: uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen ya da satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz. Bu bir artırım oranı değil, cezanın inemeyeceği bir alt sınırdır; Yargıtay, temel cezanın bu alt sınırdan az olamayacağını ve artırımların bu ceza üzerinden uygulanacağını belirtmiştir. (Yargıtay 10. CD, E. 2021/9008)6
TCK m. 188/5'in artırım sebeplerinin koşulları ayrı ayrı aranır. Üç kişi ölçütü gerçekleşmemişse bu fıkra uyarınca artırım yapılamaz; Yargıtay, suçun üç kişi tarafından birlikte işlenmediği anlaşılan dosyada m. 188/5 uyarınca artırım yapılmasını fazla ceza tayini sayarak hükmü bozmuştur. (Yargıtay 10. CD, E. 2025/6281)7
İndirim sebepleri de kanunda gösterilmiştir. Üretimi resmî makamların iznine veya satışı reçeteye bağlı maddeler bakımından TCK m. 188/6 uyarınca ceza yarısına kadar indirilebilir. Cezanın somut miktarı ise TCK m. 61'deki ölçütlere göre belirlenir; Yargıtay, ele geçen madde miktarı ve suçun işleniş biçimi gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini hukuka uygun bulmaktadır.1
Uyuşturucu madde ticareti suçu nasıl ispatlanır?
Bu suçta Yargıtay'ın en sık kurduğu ölçüt şudur: maddi bulgularla desteklenmeyen ve içeriğine farklı anlamlar yüklenebilecek telefon görüşmeleri tek başına mahkûmiyete yetmez. Üzerinde uyuşturucu madde ele geçmeyen sanığın, başkalarında ele geçirilen maddeyle ilgisi olduğuna dair yalnız iletişim tespit tutanağı varsa, mahkûmiyet yerine beraat kararı verilmesi gerekir. (Yargıtay 10. CD, E. 2020/20951)8 (Yargıtay 10. CD, E. 2020/17853)9
Aynı ölçüt olumlu yönde de işler. İletişim tespit tutanaklarının içerikleri fiziki takip tutanağı, diğer sanıkların beyanları, yakalama ve tespit tutanakları ve para havalesi kayıtlarıyla örtüşüyorsa, deliller bir arada değerlendirildiğinde mahkûmiyet için yeterli sayılır. Yargıtay, bu delillerin birbirini doğruladığı dosyalarda verilen beraat kararlarını bozmuştur.8
İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması CMK m. 135'te düzenlenmiştir. Tedbire yalnız somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde etme imkânının bulunmaması hâlinde hâkim kararıyla başvurulabilir; karar en çok iki ay için verilir ve bir ay uzatılabilir, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda toplam üç ay daha uzatma mümkündür. Uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu CMK m. 135/8-a-7'de katalog suçlar arasında sayıldığı için bu tedbir uygulanabilir. Yargıtay, iletişimin dinlenmesi, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme kararlarının kanunun aradığı şartlara uygun alınıp alınmadığını ve kanuna uygun icra edilip edilmediğini ayrıca denetler.1
Gizli soruşturmacı operasyonu geçerli bir delildir; ancak Yargıtay soruşturmacının hukuk sınırları içinde hareket ederek görevini yerine getirip getirmediğini inceler.1 Gizli soruşturmacıya birden fazla kez satış yapılması ayrıca suç oluşturmaz: bu satışlarda gerçek anlamda bir alım-satım bulunmadığından ve failin ikametinde ele geçen maddeler eylemlerin devamı niteliğinde olduğundan, tüm eylemler tek suç sayılır.1
Arama bakımından dayanak CMK m. 119'dur. Yargıtay, kargo şubesine bırakılmış ancak henüz posta işlemleri için teslim edilmemiş bir kolinin CMK m. 129 anlamında "posta" sayılamayacağını, bu paket üzerinde Cumhuriyet savcısının yazılı arama emriyle yapılan aramanın CMK m. 119 kapsamında hukuka uygun olduğunu belirtmiştir.1
Ticaret ile kullanmak için bulundurma arasındaki sınır nasıl çizilir?
Aynı madde hem TCK m. 188 hem TCK m. 191 kapsamında olabilir; ayrımı yapan amaçtır. Yargıtay'ın uyguladığı ölçüt iki adımlıdır: 1) ele geçen maddenin miktarı kullanım sınırında mı; 2) kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil var mı.
Miktar kullanım sınırındaysa ve somut olay ve olgularla örtüşmeyen telefon görüşmeleri dışında ticareti gösteren delil yoksa fiil kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturur; sanığın ticaret suçundan beraatine karar verilmesi gerekir. Yargıtay bu durumda sanık hakkında ayrıca kullanmak için bulundurma suçundan kovuşturma yürütülüp yürütülmediğine bakar.2
Kullanım sınırı ölçütü sanığın beyanına bağlı değildir. Sanık maddeyi kullanmak için bulundurduğunu söylese bile, ele geçen miktar birden fazla kişi yönünden dahi kullanım sınırının üzerindeyse ve olay yerinde uyuşturucu maddeyle bulaşıklı hassas terazi gibi ticareti gösteren başka bir bulgu varsa, savunma kabul edilmez. (Yargıtay 10. CD, E. 2025/3682)10 Tersine, otel odasında ele geçen madde kullanım sınırında kalıyor ve sanığın diğer sanıkların eylemine iştirak ettiğine dair kesin delil bulunmuyorsa fiil m. 191 kapsamındadır.7
Yalnız "miktar kullanım sınırındaydı" iddiasıyla yapılan temyiz başvuruları, ilk derece mahkemesinin suç vasfı ve sübuta ilişkin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı hâllerde sonuç doğurmaz. (Yargıtay 10. CD, E. 2025/4582)11
Tek eylem ikiye bölünemez. Mahkeme, aynı fiili nitelik yönünden ikiye ayırıp bir kısmından ticaret suçundan beraat, diğer kısmından kullanmak için bulundurma suçundan işlem yapamaz. Yargıtay, ele geçirilen madde miktarı ve tanık beyanlarıyla sabit olan fiilin bir bütün olarak nitelendirilmesi gerektiğini, eylemin bölünmesinin hükmün karıştırılması sayıldığını belirtmiştir. (Yargıtay 10. CD, E. 2019/2489)12
Zincirleme suç: birden fazla satış tek suç mu?
TCK m. 43/1 uyarınca bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlenmesi hâlinde bir cezaya hükmedilir, ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Uyuşturucu madde ticareti suçunun mağduru belirli bir kişi olmadığı için m. 43/1'in son cümlesi gereği bu suçta da zincirleme suç hükümleri uygulanabilir.
Yargıtay, satma eyleminin kısa da olsa birbirini takip eden zamanlarda iki kez gerçekleşmesi hâlinde TCK m. 43. maddesinin uygulanmasını yerinde bulmuştur. (Yargıtay 10. CD, E. 2024/8638)13 Buna karşılık zincirleme suç hükmünün uygulanabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylem bulunması şarttır; failin tek bir eylemi sabitse ya da eylemlerin tümü tek suç sayılıyorsa m. 43 uyarınca artırım yapılması fazla ceza tayinidir.1
Artırım oranının hükümde tutarlı gösterilmesi de bir bozma sebebidir. Hükmün esasını oluşturan kısa kararda TCK m. 43/1 uyarınca üçte bir, gerekçeli kararda dörtte bir oranında artırım yapıldığının yazılması gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturur ve hükmün bozulmasını gerektirir.13
Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi (TCK m. 188/5)
TCK m. 188/5 iki ayrı artırım hâli düzenler ve bunların koşulları birbirinden bağımsızdır: suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılır. Örgüt artırımı üç kişi koşuluna bağlı değildir; iki artırım aynı fıkrada yer alsa da farklı olgulara dayanır.
Örgütün ne olduğu TCK m. 220'de tanımlanmıştır: kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan, yapısı ile üye sayısı ve araç gereci bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olan yapıdır ve örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir (m. 220/1). Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde m. 220/4 uyarınca ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur; uygulamada sanıklar hem örgüt suçundan hem TCK m. 188'den yargılanır.
Yargıtay, örgüt faaliyeti kapsamında işlendiği kabulünü dosyanın tümü üzerinden denetler. Sanığın üye ya da yönetici olduğu bir örgütün faaliyeti kapsamında suçun işlendiğine ve TCK m. 188/5'in uygulanmasına ilişkin ilk derece ve bölge adliye mahkemesi takdirlerinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varırken, aynı dosyada iletişimin dinlenmesi, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme kararlarının kanuna uygun alınıp icra edildiğini de ayrıca tespit etmiştir.1
Artırım hâllerinin koşulları gerçekleşmezse fıkra uygulanamaz. Örgüt ya da üç kişi ölçütünün bulunmadığı anlaşılırsa m. 188/5 uyarınca yapılan artırım fazla cezadır ve hüküm bozulur; Yargıtay, bir sanığın eylemi kullanmak için bulundurma sayıldığı için fail sayısı üçün altına inen dosyada bu artırımı bozma sebebi yapmıştır.7
Etkin pişmanlık: TCK m. 192'nin iki kademesi
TCK m. 192 iki ayrı sonuç öngörür ve ikisini haber alınma anına göre ayırır. Birinci fıkra (haber alınmadan önce): ticaret suçuna iştirak etmiş kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce diğer suç ortaklarını ve maddenin saklandığı ya da imal edildiği yerleri merciine haber verirse ve verilen bilgi suç ortaklarının yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini sağlarsa, hakkında cezaya hükmolunmaz. Sadece haber vermek yetmez; bilginin sonuç doğurması gerekir.
Yargıtay, hakkında hiçbir soruşturma ve suç şüphesi bulunmayan kişinin kendiliğinden kolluğa başvurup kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığı olayda, TCK m. 192/1 ve CMK m. 223/4 uyarınca "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğini belirtmiş, mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.2
Üçüncü fıkra (haber alındıktan sonra): suç haber alındıktan sonra gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir. Koşulları gerçekleştiğinde indirim yapılması zorunludur; mahkemenin takdiri indirimin oranına ilişkindir.
Bu oran somut yardımın değerine göre belirlenir. Beyanlarıyla hem diğer sanıkların suçlarını hem kendi suçlarının nitelikli hâlini ortaya çıkaran sanıklar bakımından Yargıtay, TCK m. 192/3'teki indirimin en üst oranda uygulanması gerektiğini, bunun gözetilmemesini hukuka aykırı bulmuştur.10
Etkin pişmanlık kendiliğinden uygulanmaz. Yargıtay, sanığın "etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek nitelikte bir yardım ve hizmetinin bulunmadığı" sonucuna vardığı dosyalarda bu yöndeki temyiz sebeplerini reddetmektedir.13 Buna karşılık koşulların gerçekleştiği kabul edilerek uygulanan etkin pişmanlık hükmüne yönelik temyiz sebepleri de yerinde görülmeyebilir. (Yargıtay 10. CD, E. 2024/10290)14
Dava zamanaşımı ve görevli mahkeme
Dava zamanaşımı süresi her iki fıkrada da yirmi yıldır; ölçüt TCK m. 66/4 uyarınca kanunda yer alan cezanın yukarı sınırıdır. TCK m. 188/1'de ceza yirmi yıldan otuz yıla kadar hapistir. TCK m. 188/3'te alt sınır on yıl yazılmış, üst sınır yazılmamıştır; TCK m. 49/1 gereği üst sınır yirmi yıldır. Üst sınırı yirmi yıldan aşağı olmayan bu iki fıkrada da süre TCK m. 66/1-c uyarınca yirmi yıldır; Yargıtay 10. Ceza Dairesi de 6545 sayılı Kanun'la değişik m. 188/3 bakımından süreyi cezanın üst sınırına göre m. 66/1-c üzerinden belirlemiştir. (Yargıtay 10. CD, E. 2019/9571)15 Dosyadaki delillere göre daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâller de bu belirlemede göz önünde bulundurulur (m. 66/3).
Süre, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden başlar (TCK m. 66/6). TCK m. 67/2 uyarınca şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması ya da sorguya çekilmesi, tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi veya sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkûmiyet kararı verilmesi zamanaşımını keser. Kesilme hâlinde süre yeniden işlemeye başlar ve kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (m. 67/3-4). Buna göre her iki fıkrada da süre otuz yıla çıkar.
Görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. 5235 sayılı Kanun m. 12, on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemelerini görevlendirmiştir. TCK m. 188'in her iki fıkrasında da kanunda gösterilen üst sınır on yılı aştığından dosya sulh ceza hâkimliğinin veya asliye ceza mahkemesinin görevine girmez.
İstinaf ve temyiz yolu bakımından da bir sınır vardır: CMK m. 286/2-a uyarınca ilk derece mahkemesinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları temyiz incelemesine tabi değildir. Yargıtay, aynı dosyada bazı sanıklar yönünden bu nedenle temyiz istemini reddederken diğerleri yönünden esasa girebilir.1
İlgili mevzuat
Madde 188- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.
(4) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması,
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 192- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak
Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.)
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.
(3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.
(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 135 –
(1) (Değişik: 21/2/2014–6526/12 md.) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır.
(4) Birinci fıkra hükmüne göre verilen kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodu, tedbirin türü, kapsamı ve süresi belirtilir. Tedbir kararı en çok iki ay için verilebilir; bu süre, bir ay daha uzatılabilir. (Ek cümle: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Ancak, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde, hâkim yukarıdaki sürelere ek olarak her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere uzatılmasına karar verebilir.
(8) Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
9. (Mülga: 21/2/2014 – 6526/12 md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/26 md.) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220, fıkra üç),
(9) Bu maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 10 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1.Örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi ile teknik delil kararlarının hukuka uygunluğuYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2025/2714 · K. 2025/6257 ·
Örgüt kurma, örgüte üye olma ve uyuşturucu madde ticareti suçlarından çok sayıda sanığın yargılandığı dosyada Daire, suçun sanıkların üye ya da yönetici olduğu suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti kapsamında işlendiğine ve TCK m. 188/4 ile 188/5'in uygulanmasına ilişkin takdirlerde isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir. Aynı kararda iletişimin dinlenmesi, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme kararlarının kanunun aradığı şartlara uygun alındığı ve kanuna uygun icra edildiği, gizli soruşturmacıların hukuk sınırları içinde hareket ettiği saptanmış; gizli soruşturmacılara birden fazla kez satış yapılmasının ayrıca suç oluşturmadığı ve tüm eylemlerin tek suç sayılacağı gerekçesiyle TCK m. 43 uyarınca yapılan artırım bozma sebebi yapılmıştır. Kargo şubesine bırakılan kolinin CMK m. 129 anlamında posta sayılamayacağı, savcının yazılı emriyle yapılan aramanın CMK m. 119 kapsamında hukuka uygun olduğu da belirtilmiştir.
Sonuç: Örgüt faaliyeti kapsamında işlenme kabulü teknik delillerle kurulabilir; gizli soruşturmacıya yapılan çok sayıda satış tek suçtur.
2.Kullanım sınırındaki miktar ve TCK m. 192/1 uyarınca ceza verilmemesiYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2020/20943 · K. 2025/11264 ·
Çok sanıklı dosyada Daire, üzerlerinde ve evlerinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kullanım sınırında bulunduğu, somut olay ve olgularla örtüşmeyen telefon görüşmeleri dışında ticaret suçunu işlediklerine ilişkin kuşku sınırını aşan delil bulunmadığı sanıklar bakımından, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunu ve ticaret suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrı bir sanık bakımından, hakkında hiçbir soruşturma ve suç şüphesi bulunmazken kolluğa başvurup kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığı gözetilerek TCK m. 192/1 ve CMK m. 223/4 uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini saptamıştır. Bir başka sanıkta ekspertiz raporunun aslının dosyada bulunmaması eksik araştırma sayılmıştır.
Sonuç: Kullanım sınırındaki miktarda ticaret ispatlanamazsa beraat gerekir; haber alınmadan önce kendi suçunu ortaya çıkarana ceza verilmez.
3.TCK m. 188/4-a uygulaması ile etkin pişmanlık talebinin reddiYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2024/9448 · K. 2025/1834 ·
Sanık, suçun unsurlarının oluşmadığını, yeterli delil bulunmadığını, eylemin yardım etme niteliğinde ve teşebbüs aşamasında kaldığını ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştu. Daire, ilk derece ve bölge adliye mahkemesinin suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, TCK m. 188/4-a maddesinin uygulanmasına ve delillerin hukuka uygun toplandığına ilişkin takdirlerinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar vermiştir.
Sonuç: Maddenin TCK m. 188/4-a'daki türlerden olması ve etkin pişmanlık koşullarının bulunmaması mahkemenin takdirindedir; denetim CMK m. 289/1 ile sınırlıdır.
4.Bozmaya uyularak kurulan hükümde TCK m. 188/4-b ve 188/5 uygulamasının onanmasıYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2025/10142 · K. 2026/1500 ·
Dairenin önceki bozma kararı üzerine yeniden yargılama yapılmış ve sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmişti. Sanık müdafileri TCK m. 188/4-b ve 188/5 maddelerinin uygulanmaması gerektiğini, aramanın ve delil toplamanın hukuka aykırı olduğunu, eylemin kullanmak için bulundurma suçunu oluşturacağını ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştü. Daire, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda suçun vasfı ile sübutuna, TCK m. 188/4-b ve 188/5 maddelerinin uygulanmasına, arama işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığına ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerde isabetsizlik bulunmadığını belirterek hükümleri onamıştır.
Sonuç: Suçun okul ve hastane gibi yerlere iki yüz metreden yakın umuma açık yerde işlenmesine dayanan m. 188/4-b artırımı, dosyadaki tespitlere dayandığında onanır.
5.Birden fazla nitelikli hâl bir aradaysa m. 188/4 ve m. 188/5 artırımları birlikte uygulanırYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2024/7058 · K. 2024/25282 ·
Bozma kararı üzerine yeniden yargılama yapan ağır ceza mahkemesi sanıkları uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, bölge adliye mahkemesi bir sanık yönünden istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, m. 188/4'ün a ve b bentleri ile 5. fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirlerde isabetsizlik bulunmadığını ve olayda birden fazla nitelikli hâlin bir arada bulunması nedeniyle temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesinin yerinde olduğunu belirterek hükümleri onadı. Kararda m. 188/4-a ve b uyarınca belirlenen ceza üzerinden m. 188/5 uyarınca yarı oranında artırım yapılırken eksik ceza tayin edildiği de saptandı; aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmadı.
Sonuç: Koşulları birlikte gerçekleşen m. 188/4 ve m. 188/5 artırımları aynı dosyada birlikte uygulanır.
6.Çocuğa satmadaki on beş yıllık alt sınır temel cezadır; artırımlar bunun üzerine uygulanırYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2021/9008 · K. 2025/5136 ·
Ağır ceza mahkemesi, cami önünde çocuklara eroin satmak üzere buluşurken yakalanan sanıkları mahkûm etmişti. Daire, m. 188/3'ün son cümlesinin cezayı artırım nedeni olmayıp temel ceza belirlenirken hapis cezasının alt sınırını düzenleyen bir hüküm olduğunu ve bu hüküm uyarınca temel cezanın on beş yıldan az olamayacağını belirtti; olayda m. 188/4-a ve b bentlerinde öngörülen iki nitelikli hâl bulunduğundan temel cezanın teşdiden belirlenmesi, bu ceza üzerinden yarı oranında artırım yapıldıktan sonra TCK m. 62'nin uygulanması gerektiğini söyledi. Kararda ayrıca çocuklara satma eylemi gerçekleşmediği için m. 188/3'ün son cümlesinin uygulanamayacağı ve ikrarıyla suçun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında m. 192/3'ün uygulanması gerektiği belirtildi.
Sonuç: On beş yıllık alt sınır temel cezanın tabanıdır; m. 188/4 artırımı bu ceza üzerinden yapılır, sonuca sonradan eklenmez.
7.Üç kişi ölçütü gerçekleşmemişse TCK m. 188/5 uyarınca artırım yapılamazYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2025/6281 · K. 2025/14146 ·
Daire, otel odasında ele geçirilen miktar itibarıyla kullanım sınırındaki maddeyi kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna ve diğer sanıkların suçuna iştirak ettiğine dair kesin delil bulunmayan sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Bu sanık dosyadan çıktığında suçun üç kişi tarafından birlikte işlenmediği ortaya çıktığından, kalan iki sanık hakkında TCK m. 188/3 ve 188/4-a uyarınca belirlenen ceza üzerinden m. 188/5 uyarınca artırım yapılmasını fazla ceza tayini sayarak hükümleri bozmuş, bozma nedenine göre bir sanığın salıverilmesine karar vermiştir.
Sonuç: Fail sayısı üçün altına inerse TCK m. 188/5'in birinci artırım hâli uygulanamaz; yapılan artırım fazla cezadır.
8.Maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmesi tek başına mahkûmiyete yetmezYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2020/20951 · K. 2025/5826 ·
On sanıklı dosyada ilk derece mahkemesi bir kısım sanığın mahkûmiyetine, bir kısmının beraatine karar vermişti. Daire, üzerinde uyuşturucu madde ele geçmeyen bir sanık bakımından, ele geçen maddelerle ilgisi olduğuna dair maddi bulgularla desteklenmeyen ve içeriğine farklı anlamlar yüklenebilecek telefon görüşmeleri dışında delil bulunmadığını belirterek mahkûmiyet hükmünü bozmuştur. Diğer sanıklar bakımından ise fiziki takip tutanağı, iletişim tespit tutanakları, diğer sanıkların beyanları ve olay tarihinden önce yapılan para havalesi bir arada değerlendirildiğinde suçun sabit olduğunu belirterek beraat hükümlerini bozmuştur.
Sonuç: Telefon görüşmesi tek başına yetmez; fiziki takip, para havalesi ve diğer sanık beyanlarıyla desteklendiğinde ise mahkûmiyete esas alınır.
9.Üzerinde madde ele geçmeyen sanıkta delil yoksa beraat gerekirYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2020/17853 · K. 2025/982 ·
İlk derece mahkemesi bir kısım sanığı ticaret suçundan mahkûm etmiş, bir kısmı hakkında beraat kararı vermişti. Daire, kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmeyen iki sanık bakımından, diğer sanıklarda ele geçirilen maddeyle ilgilerinin bulunduğuna dair maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını, birinde ayrıca tanıklarla sanık arasında alışveriş gerçekleştiğine dair görgüye dayalı tespit yapılamadığını belirtmiş; beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesini kanuna aykırı bularak hükümleri bozmuştur. Beraat hükümlerini ise Tebliğnamedeki bozma görüşüne katılmayarak onamıştır.
Sonuç: Üzerinde madde ele geçmeyen sanık hakkında yalnız iletişim kaydı varsa sonuç mahkûmiyet değil beraattir.
10.Kendi suçunu ortaya çıkaran tevilli ikrarda TCK m. 192/3 indiriminin en üst oranda uygulanmasıYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2025/3682 · K. 2026/340 ·
Dört sanığın birlikte bulunduğu araçta uyuşturucu madde ve hassas terazi ele geçirilen olayda iki sanık maddeyi ortak parayla kullanmak için aldıklarını beyan etmişti. Daire, ele geçen miktarın dört kişi yönünden dahi kullanım sınırının üzerinde olması ve maddeyle bulaşıklı terazinin ele geçirilmesi karşısında bu savunmayı suçtan kurtulmaya yönelik bulmuş; sanıkların TCK m. 188/3, 188/4-a, 188/5 ve 192/3 uyarınca mahkûmiyetleri gerekirken biri hakkında beraat, diğeri hakkında kullanmak için bulundurmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Beyanlarıyla hem diğer sanıkların suçlarını hem kendi suçlarının nitelikli hâlini ortaya çıkaran sanıklar bakımından ise TCK m. 192/3'teki indirimin en üst oranda uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
Sonuç: Kullanım sınırı üstü miktar ve hassas terazi savunmayı çürütür; kendi suçunun nitelikli hâlini ortaya çıkaran sanıkta m. 192/3 indirimi en üst orandan uygulanır.
11.Kişisel kullanım sınırı savunmasının reddi ve TCK m. 188/5 uygulamasının onanmasıYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2025/4582 · K. 2025/12678 ·
Üç sanık müdafileri, ele geçirilen maddelerin kişisel kullanım sınırında kaldığını ve eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağını, yeterli delil bulunmadığını ve TCK m. 188/5 maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştu. Daire, ilk derece ve bölge adliye mahkemesinin suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ve TCK m. 188/5 maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına, duruşmalı inceleme taleplerinin CMK m. 299/1 uyarınca reddine karar vermiştir.
Sonuç: Yalnız "miktar kullanım sınırındaydı" savunması, sübut ve delil takdirinde isabetsizlik bulunmadığında hükmü değiştirmez.
12.Tek eylem ticaret ve kullanma diye ikiye bölünemezYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2019/2489 · K. 2025/3332 ·
İlk derece mahkemesi sanığın tek olan eylemini nitelik yönünden ikiye bölerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ise tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar vermişti. Daire, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre aramada ele geçirilen maddenin sanık tarafından otobüse getirildiğinin tanık beyanlarıyla sabit olduğunu ve ele geçirilen madde miktarı dikkate alındığında fiilin ticaret suçunu oluşturduğunu belirtmiş; eylemin bölünmesini hükmün karıştırılması sayarak hükümleri bozmuştur.
Sonuç: Fiil bir bütün olarak nitelendirilir; aynı eylem için kısmen beraat kısmen kullanma işlemi yapılamaz.
13.Kısa aralıklarla iki kez satış zincirleme suçtur; artırım oranı hükümde çelişmemelidirYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2024/8638 · K. 2025/1088 ·
Daire, Ceza Genel Kurulunun 24.01.2024 tarihli ve 2023/10-482 esas sayılı kararına atıfla, satma eyleminin kısa da olsa birbirini takip eden zamanlarda iki kez gerçekleşmesi nedeniyle TCK m. 43. maddesinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığını belirtmiş; aramanın hukuka uygunluğuna ve delillerin hukuka uygun toplandığına ilişkin temyiz sebeplerini de reddetmiştir. Buna karşılık hükmün esasını oluşturan kısa kararda TCK m. 43/1 uyarınca üçte bir, gerekçeli kararda dörtte bir oranında artırım yapıldığının yazılmasını gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki sayarak hükmü bozmuştur.
Sonuç: Kısa aralıklı iki satış zincirleme suç sayılır; kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki artırım oranı çelişkisi bozma sebebidir.
14.Etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına yönelik temyiz sebeplerinin reddiYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2024/10290 · K. 2025/1832 ·
İki sanığın uyuşturucu madde imal ve ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş, sanıklardan biri diğeri hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini, diğeri ise eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağını ileri sürmüştü. Daire, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, bir sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına, TCK m. 188/4-a maddesinin uygulanmasına ve delillerin hukuka uygun toplandığına ilişkin takdirlerde isabetsizlik bulunmadığını belirterek hükümleri onamıştır.
Sonuç: Etkin pişmanlığın uygulanması da uygulanmaması gibi mahkemenin takdirindedir; aynı dosyada bir sanık lehine uygulanması bozma sebebi yapılmamıştır.
15.Güncel m. 188/3'te dava zamanaşımı cezanın üst sınırına göre m. 66/1-c üzerinden belirlenirYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2019/9571 · K. 2025/13278 ·
Burdur Ağır Ceza Mahkemesi, suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve danışmanlık tedbiri uygulanmasına karar vermişti. Daire, 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK m. 188/3 uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre m. 66/1-c, m. 66/2 ve m. 67/4 uyarınca on yıllık olağan ve on beş yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü belirledi. Mahkeme sorgusunun yapıldığı günden temyiz incelemesinin yapıldığı güne kadar olağan zamanaşımı süresinin dolduğunu saptayarak hükmü bozdu ve kamu davasının düşmesine karar verdi.
Sonuç: Güncel m. 188/3'te süre, fıkranın alt sınırına değil cezanın üst sınırına göre m. 66/1-c üzerinden hesaplanır.
Sık sorulan sorular
Uyuşturucu madde ticareti suçunun cezası ne kadar?
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ruhsatsız olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ülke içinde satan, satışa arz eden, başkasına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişinin cezası on yıldan az olamaz; buna bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası eklenir. Ceza, maddenin türüne, suçun işlendiği yere, fail sayısına, örgüt faaliyetine ve failin mesleğine göre artırılabilir.
Uyuşturucu ticareti ile kullanmak için bulundurma arasındaki fark nedir?
Fark amaçtadır. Ticaret suçunda ceza yirmi yıldan otuz yıla kadar veya on yıldan az olmamak üzere hapistir; kullanmak için bulundurma suçunda ise Türk Ceza Kanunu m. 191 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür. Yargıtay 10. Ceza Dairesi sınırı çizerken ele geçen maddenin miktarının kullanım sınırında olup olmadığına, maddenin bulunduruluş biçimine ve dosyadaki diğer delillere bakar. Miktar kullanım sınırında kalıyor ve kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğuna dair kesin ve inandırıcı delil yoksa fiil m. 191 kapsamında değerlendirilir.
Telefon görüşmeleri tek başına mahkûmiyet için yeterli mi?
Hayır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, maddi bulgularla desteklenmeyen ve içeriğine farklı anlamlar yüklenebilecek telefon görüşmelerinin tek başına mahkûmiyete yeterli sayılamayacağını belirtmektedir. Üzerinde uyuşturucu madde ele geçmeyen sanık hakkında yalnız iletişim tespit tutanağı varsa beraat kararı verilmesi gerekir. İletişim kayıtları fiziki takip tutanağı, yakalama tutanağı, diğer sanıkların beyanları veya para havalesi kayıtlarıyla örtüştüğünde ise deliller bir arada değerlendirilerek mahkûmiyete esas alınabilir.
Uyuşturucu soruşturmasında telefon dinlenebilir mi?
Evet, ancak kanunun aradığı koşullarla. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 135 uyarınca iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması için suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka suretle delil elde etme imkânının olmaması gerekir. Karar hâkim tarafından, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından verilir ve savcının kararı en geç yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Tedbir en çok iki ay için verilir, bir ay uzatılabilir; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda toplam üç ay daha uzatılabilir. Uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu m. 135/8'deki katalog suçlar arasındadır.
Gizli soruşturmacı operasyonu geçerli delil midir?
Evet, kanuna uygun olarak alınmış ve icra edilmiş bir görevlendirme kararına dayandığı sürece. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme kararlarının kanunun aradığı şartlara uygun alınıp alınmadığını ve gizli soruşturmacıların hukuk sınırları içinde hareket ederek görevlerini yerine getirip getirmediklerini ayrıca denetler. Gizli soruşturmacıya birden fazla kez satış yapılması ayrıca suç oluşturmaz; gerçek anlamda bir alım-satım bulunmadığından tüm eylemler tek suç sayılır.
Örgüt faaliyeti kapsamında işlenirse ceza nasıl artar?
Türk Ceza Kanunu m. 188/5 iki ayrı hâl düzenler. Suç üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse bir kat artırılır. Örgüt artırımı üç kişi koşuluna bağlı değildir. Örgütün tanımı m. 220'de yer alır; örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir. Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde m. 220/4 uyarınca örgüt suçundan da ayrıca cezaya hükmolunur.
Çocuğa uyuşturucu madde satılmasının cezası nedir?
Türk Ceza Kanunu m. 188/3'ün son cümlesine göre, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen ya da satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz. Bu bir artırım oranı değil, cezanın inemeyeceği bir alt sınırdır. Maddenin türü, suçun işlendiği yer, fail sayısı, örgüt faaliyeti ve failin mesleğine ilişkin artırımlar bu alt sınırın üzerine ayrıca uygulanır.
Etkin pişmanlık nedir ve nasıl uygulanır?
Türk Ceza Kanunu m. 192 iki kademe öngörür. Resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce diğer suç ortaklarını ve maddenin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber veren kişi hakkında, verilen bilgi suç ortaklarının yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini sağlarsa cezaya hükmolunmaz. Suç haber alındıktan sonra gönüllü olarak suçun ortaya çıkmasına ve faillerin yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişinin cezası ise yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir. Koşullar gerçekleştiğinde indirim yapılması zorunludur; mahkemenin takdiri indirimin oranına ilişkindir.
Birden fazla satış yapılırsa kaç suç oluşur?
Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla satış yapılırsa Türk Ceza Kanunu m. 43 uyarınca tek cezaya hükmedilir, ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, satma eyleminin kısa da olsa birbirini takip eden zamanlarda iki kez gerçekleşmesi hâlinde bu maddenin uygulanmasını yerinde bulmuştur. Zincirleme suç hükmünün uygulanabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylem bulunması şarttır; tek eylem sabitse yapılan artırım fazla ceza sayılır.
Uyuşturucu ticareti suçunda dava zamanaşımı kaç yıl?
Her iki fıkrada da yirmi yıldır. Süre, cezanın kanunda yer alan üst sınırına göre belirlenir: imal, ithal ve ihraç fiillerinde ceza yirmi yıldan otuz yıla kadar hapistir; ülke içindeki ticaret fiillerinde alt sınır on yıl yazılmış, üst sınır yazılmamıştır ve Türk Ceza Kanunu m. 49/1 gereği yirmi yıldır. Üst sınırı yirmi yıldan aşağı olmayan bu iki fıkrada da olağan dava zamanaşımı m. 66/1-c uyarınca yirmi yıldır. Savcı huzurunda ifade alınması, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi veya mahkûmiyet kararı zamanaşımını keser; kesilme hâlinde süre kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar. Buna göre her iki fıkrada da süre otuz yıla çıkar.
Hangi mahkeme yargılar ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?
Görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir; 5235 sayılı Kanun m. 12 on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işleri ağır ceza mahkemelerine vermiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası olması gerekir; erteleme de iki yıl veya daha az hapis cezası için mümkündür. Türk Ceza Kanunu m. 188'in alt sınırları bu eşiklerin çok üzerinde olduğundan ikisi de uygulanamaz. Tek istisna m. 191/8'dir: kovuşturmada fiilin münhasıran kullanmak için bulundurma kapsamına girdiği anlaşılırsa sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
Kabul etme fiili teşebbüs aşamasında kalabilir mi?
Evet. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, suç konusu maddenin alıcısı durumunda olan sanık bakımından, madde üzerinde hâkimiyet sağlanmadan kolluk görevlilerinin maddeyi ele geçirmesi hâlinde Türk Ceza Kanunu m. 188/3 kapsamındaki kabul etme suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığını belirtmiştir. Bu durumda tamamlanmış suçtan hüküm kurulması fazla ceza tayini sayılır ve cezada m. 35 uyarınca indirim yapılması gerekir.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer suç rehberleri
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu (TCK m. 191)
- Mühür bozma suçu (TCK m. 203)
- Resmî belgede sahtecilik suçu (TCK m. 204)
- Özel belgede sahtecilik suçu (TCK m. 207)
- Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (TCK m. 220)
- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu (TCK m. 245)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.