İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE, CMK m. 171)

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • Kamu davasının açılmasının ertelenmesi, Cumhuriyet savcısının yeterli şüphe bulunmasına rağmen dava açmayı beş yıl süreyle ertelemesidir.
  • Kanunda üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezası öngörülen suçlarda verilebilir; uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar ile kanunun ayrıca saydığı örgüt suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, kamu görevlisinin görevi sebebiyle ya da kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen suçlar ve askerî suçlar kapsam dışıdır.
  • Erteleme süresinde kasıtlı bir suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir, işlenirse kamu davası açılır.
  • Suç tarihinde çocuk olan şüphelide süre üç yıldır.
  • Suçtan zarar gören veya şüpheli karara itiraz edebilir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE), soruşturma sonunda Cumhuriyet savcısının verebildiği kararlardan biridir: yeterli şüphe bulunduğu hâlde dava açılması ertelenir ve sonuç, şüphelinin erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işleyip işlemediğine bağlanır. Bu rehber, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 171’deki ceza sınırını ve kapsam dışı suçları, kararın dört koşulunu, erteleme süresinin işleyişini, Çocuk Koruma Kanunu m. 19’daki çocuklara özgü kuralları, KDAE kararına itirazı, uzlaşmada ve uyuşturucu kullanma suçunda verilen özel ertelemeyi ve KDAE ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması arasındaki farkı Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla anlatır.

Temel bilgiler

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Ceza sınırı

Kanunda üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezası öngörülen suçlarda, yeterli şüphenin varlığına rağmen verilebilir.

Dayanak: CMK m. 171/2

Kapsam dışı suçlar

Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar; örgüt suçları ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar; kamu görevlisinin görevi sebebiyle ya da kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen suçlar, askerî suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar.

Dayanak: CMK m. 171/2 ve 171/6

Erteleme süresi

Cumhuriyet savcısı kamu davasının açılmasını beş yıl süreyle erteler.

Dayanak: CMK m. 171/2

Çocuklarda

Suç tarihinde çocuk olan şüphelide erteleme süresi üç yıldır; on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ceza sınırı beş yıl olarak uygulanır.

Dayanak: 5395 sayılı Kanun m. 19

Süre içinde suç

Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; işlenirse kamu davası açılır.

Dayanak: CMK m. 171/4

Zamanaşımı

Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.

Dayanak: CMK m. 171/4

İtiraz

Suçtan zarar gören veya şüpheli, CMK m. 173 hükümlerine göre itiraz edebilir: kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine.

Dayanak: CMK m. 171/2 ve 173/1

CMK m. 171/2'ye göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi nedir?

Soruşturma evresinin sonunda Cumhuriyet savcısının önünde kural olarak iki yol vardır. CMK m. 170/2 uyarınca toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı iddianame düzenler; CMK m. 172/1'e göre ise kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse ya da kovuşturma olanağı yoksa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. CMK m. 171/2 bu ikisinin arasına üçüncü bir yol koyar: uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine karar verebilir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi kurumu şöyle tanımlar: kamu davasının açılmasının ertelenmesi, hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunan failin kişiliği ve üzerine atılı suçun önemi göz önünde bulundurularak, açılması gereken davadan belirlenecek bir süre boyunca göstereceği iyi hâl dikkate alınarak vazgeçilmesidir. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/22219)1 Aynı karara göre kurum ceza adalet sistemine ilk kez 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile girmiş, 5560 sayılı Kanunla CMK m. 171/2'de düzenlenerek yetişkinleri de kapsayacak şekilde genişletilmiş, en son değişiklik 24.10.2019'da yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yapılmıştır.1

Anayasa Mahkemesi 2009'da, 5560 sayılı Kanunla CMK m. 171'e eklenen fıkraları kamu davasının mecburiliğinin yeni bir istisnası olarak nitelendirmiş ve bu kuralların Anayasa'nın 2. ve 36. maddelerine aykırı olmadığına, iptal isteminin reddine karar vermiştir. (Anayasa Mahkemesi, E. 2007/14)2 Mahkemeye göre suçtan zarar görenler de Cumhuriyet savcısının kararına karşı kanun yoluna başvurabildiği için hak arama özgürlüğünün engellendiğinden söz edilemez.2 Bu karar, maddenin 7188 sayılı Kanundan önceki metnini incelemiştir: o metinde kurum soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı, üst sınırı bir yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarla sınırlıydı ve itiraz hakkı yalnız suçtan zarar görene tanınmıştı.2 Bugünkü sınır ve itiraz hakkı CMK m. 171/2'nin 7188 sayılı Kanunla değişik metnindedir.

CMK m. 171/2 "karar verebilir" dediği için KDAE savcının takdirine bırakılmıştır. Yargıtay 4. Ceza Dairesine göre kanun, bu müesseseye başvurulmaması durumunda ayrıca bir karar verileceği ya da bunun iddianamede gerekçelendirileceği yönünde bir düzenleme getirmemiştir; KDAE'ye başvurulmamasının gerekçesinin iddianamede gösterilmemesi, CMK m. 174'te sınırlı sayıda sayılan iddianamenin iadesi sebeplerinden değildir. (Yargıtay 4. CD, E. 2020/19828)3 Bugünkü CMK m. 174/1-c, önödemeye, uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu dosyadan açıkça anlaşılan işlerde bu usuller uygulanmadan düzenlenen iddianameyi iade sebebi sayar; KDAE'nin uygulanmaması bentler arasında yer almaz.

Hangi suçlarda KDAE verilir, hangilerinde verilemez? (CMK m. 171/2 ve 171/6)

CMK m. 171/2'deki ölçü, suçun kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırıdır: üst sınırı üç yıl veya daha az olan suçlarda KDAE verilebilir. Eylemin hangi suç tipine girdiği henüz belli değilse bu sınırın aşılıp aşılmadığı da belli değildir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin incelediği olayda Başsavcılık demir sopayla yapılan yaralamayı basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralama sayarak KDAE vermiş, şikâyetçinin itirazı reddedilmişti; oysa şikâyetçinin adli muayene raporunda beyin kanaması geçirdiği bildirilmişti. Daire, illiyet bağı yönünden yeniden adli rapor alınarak eylemin KDAE kapsamında kalıp kalmadığı belirlendikten sonra KDAE'ye karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek itirazın reddi kararını kanun yararına bozdu. (Yargıtay 1. CD, E. 2023/8320)4

Aynı fıkra uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçları genel KDAE'nin dışında tutar. Uzlaşma sağlanıp edimin yerine getirilmesi ileri tarihe bırakıldığında ise CMK m. 253/19 ayrı bir erteleme öngörür; bu özel erteleme CMK m. 171'deki şartlara bağlı değildir ve aşağıda ayrıca anlatılmıştır.

CMK m. 171/6, 7188 sayılı Kanunla eklenmiş bir istisna listesidir. Madde hükümleri 1) suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, 2) kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar ile asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar, 3) cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar hakkında uygulanmaz.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan verilen KDAE'ye yapılan itirazı reddeden sulh ceza hâkimliği kararını kanun yararına bozdu: CMK m. 171/6-b uyarınca bu suçlarda KDAE verilemeyeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi kanuna aykırıdır. (Yargıtay 4. CD, E. 2023/17035)5

İstisnanın uygulanması eylemin hukuki niteliğine bağlıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin incelediği dosyada Başsavcılık, şüphelinin internet üzerinden tanıştığı mağdura cinsel organının göründüğü video ve resimler göndermesi nedeniyle müstehcenlik suçundan KDAE vermişti; kanun yararına bozma istemi eylemin cinsel taciz olduğunu ve CMK m. 171/6-c gereği KDAE verilemeyeceğini ileri sürdü. Daire eylemin TCK m. 105/1'deki cinsel taciz suçunu değil TCK m. 226/1-d'deki çocuğa müstehcen görüntü göstermek suçunu oluşturduğunu kabul etti ve KDAE'ye itirazın reddinde isabetsizlik görmeyerek istemi reddetti. (Yargıtay 12. CD, E. 2023/5194)6

CMK m. 171/3'e göre KDAE için hangi dört koşul birlikte aranır?

CMK m. 171/3 uyarınca KDAE'ye karar verilebilmesi için şu koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir: 1) şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunması, 2) yapılan soruşturmanın, KDAE hâlinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi, 3) KDAE'nin şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması, 4) suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi.

Birinci koşul lafzen "hapis cezası ile" mahkûmiyetten söz eder; daha önce yalnız adli para cezasına, ertelenmiş bir cezaya ya da HAGB'ye konu olmuş kişinin durumu bu sayfadaki kararlarda ele alınmamıştır. Dördüncü koşuldaki zararın nasıl tespit edileceği, zararı olmayan suçlarda koşulun nasıl uygulanacağı ve zararın sonradan giderilmesinin sonucu da okunan kararlarda değerlendirilmemiştir; bu noktalarda yalnız madde metni yol gösterir.

CMK m. 171/2'nin lafzı gereği KDAE yeterli şüphenin varlığını varsayar; CMK m. 172/1'e göre yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse ya da kovuşturma olanağı yoksa verilecek karar kovuşturmaya yer olmadığı kararıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin incelediği olayda şüpheli hakkında ruhsatsız silah taşıma suçundan KDAE verilmiş, şüphelinin itirazı sulh ceza hâkimliğince kesin olarak reddedilmişti; oysa ele geçen silahın taşıma ruhsatı vardı. Daire, suçun yasal unsurları oluşmadığından KDAE verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, itirazın kabulü gerektiğini belirterek hâkimlik kararını kanun yararına bozdu. (Yargıtay 8. CD, E. 2025/6683)7

Beş yıllık erteleme süresi ne zaman başlar, süre içinde suç işlenirse ne olur? (CMK m. 171/4)

CMK m. 171/4'e göre erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi hâlinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Yargıtay 8. Ceza Dairesi incelediği bir olayda, KDAE kararıyla yürütülen soruşturmanın beş yıl süreyle askıya alındığını belirtmiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2023/560)8

Yargıtay 8. Ceza Dairesine göre KDAE kararı kesinleşmedikçe beş yıllık süre işlemeye başlamaz. Dairenin 2025'te incelediği dosyada KDAE kararı şüphelinin adresine çıkarılmış, ancak tebliğ evrakında haber verilen komşunun kim olduğu belirtilmemişti. Daireye göre bu tebliğ usulsüzdür; bu nedenle erteleme kararı kesinleşmemiş, karar kesinleşmediği için beş yıllık erteleme süresi de işlemeye başlamamıştır. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/25942)9

Aynı kararda Daire, kabule göre yaptığı değerlendirmede, erteleme süresi içinde işlenen kasıtlı suç nedeniyle iddianame düzenlenmesinde yasal zorunluluk bulunduğunu belirtmiştir (olayda savcılık seri muhakeme usulüne başvurmuştu; Daire, olay tarihindeki CMK m. 250/1'e göre KDAE verilen şüpheli hakkında bu usulün uygulanamayacağını kabul etti).9 CMK m. 171/4 yalnız "kasıtlı" suçtan söz eder. Yeni suç nedeniyle dava açılabilmesi için o suçtan kesinleşmiş bir mahkûmiyet gerekip gerekmediği ve erteleme süresinde işlenen taksirli suçun sonucu, bu sayfadaki kararlarda ele alınmamıştır.

Soruşturmada ele geçirilen eşya da süre boyunca bekler. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin incelediği olayda, ruhsatsız av tüfeğiyle havaya ateş açtığı iddia edilen şüpheli hakkında KDAE verilmiş, asliye ceza mahkemesi tüfeğin müsaderesine karar vermişti. Daireye göre tüfek bizatihi suç teşkil etmeyip münhasıran müsadereye tâbi olmadığından beş yıllık erteleme süresi boyunca adli emanette saklanmalı, süre içinde kasıtlı suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek 2521 sayılı Kanun m. 13 uyarınca işlem yapılmak üzere idareye teslim edilmelidir; müsadere kararı kanun yararına bozuldu.8

Süre kasıtlı suç işlenmeden dolduğunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının kendisi, itiraz yolu ve sonradan dava açılabilme koşulları (CMK m. 172) ayrı bir rehberin konusudur. CMK m. 171/5'e göre KDAE kararları bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir; bu kayıtlar kural olarak ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. Bunun kanunla getirilmiş bir istisnası vardır: 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu m. 4/1-ç'ye göre arşiv araştırması, CMK m. 171/5 kapsamında alınan kararları da kapsar; arşiv araştırması aynı Kanunun m. 3/1'ine göre ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır.

Suç tarihinde çocuk olanlarda KDAE nasıl uygulanır? (5395 sayılı Kanun m. 19)

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 19/1'e göre çocuğa yüklenen suçtan dolayı Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı hâlinde KDAE kararı verilebilir; ancak bu kişiler açısından erteleme süresi üç yıldır. Koşullar Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşullardır; farklı olan süre ve on beş yaşını doldurmamış çocuklar için ceza sınırıdır. 7188 sayılı Kanunla eklenen m. 19/2 uyarınca CMK m. 171/2'de belirtilen hapis cezasının üst sınırı, on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından beş yıl olarak uygulanır.

Anayasa Mahkemesinin 2009 kararına göre 5560 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeyle, 5395 sayılı Kanun m. 19'da yalnızca çocuklar hakkında öngörülen kurum yetişkinler hakkında da uygulama kapsamına alınmış; aynı Kanunla m. 19 da değiştirilerek çocuklar hakkında CMK'daki koşulların varlığı hâlinde KDAE verilebileceği, ancak erteleme süresinin üç yıl olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır.2

Yargıtay 8. Ceza Dairesine göre üç yıllık süre, uyuşturucu kullanma suçundaki özel KDAE'de de uygulanır. Dairenin 2026'da incelediği dosyada suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK m. 191/2 uyarınca beş yıl süreyle KDAE verilmiş, çocuğun müdafii sürenin üç yıl yerine beş yıl gösterilmesine itiraz etmiş ve sulh ceza hâkimliği KDAE kararını kaldırmıştı; Başsavcılığın bu karara itirazı da reddedilmişti. Kanun yararına bozma istemi, Yargıtay'ın daha önceki iki kararına dayanarak TCK m. 191/2'nin münhasır bir düzenleme olduğunu ve sürenin beş yıl olması gerektiğini ileri sürdü.1

Daire istemi reddetti. Gerekçeye göre 5395 sayılı Kanun suça sürüklenen çocuklar hakkında özel bir kanun olup öncelikle uygulanmalıdır; m. 19'daki açık düzenleme karşısında çocuklar hakkında verilen KDAE'de erteleme süresi "3 yıl"dır ve bu süre çocuk yönünden lehedir.1 Daire ayrıca KDAE'yi, ceza muhakemesinin dava açılmadan sonlanmasını sağlayarak suça sürüklenen çocuğun lekelenmesini ve ceza muhakemesindeki olumsuz süreçlerden etkilenmesini engelleyebilen önemli bir çözüm yöntemi olarak nitelendirmiştir.1

KDAE kararına kim, ne zaman ve nereye itiraz edebilir? (CMK m. 171/2 ve 173)

CMK m. 171/2'nin son cümlesine göre suçtan zarar gören veya şüpheli KDAE kararına CMK m. 173 hükümlerine göre itiraz edebilir. CMK m. 173/1, itirazın kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılacağını düzenler. CMK geçici m. 6/1-b uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresine ilişkin olarak m. 173/1'de 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklik 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır; bu tarihten önce verilen kararlarda değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam eder. CMK m. 173/2'ye göre itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

CMK m. 173/5 ise şöyle der: Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz. KDAE'ye itiraz yolunu açan hüküm ayrıdır: CMK m. 171/2'nin son cümlesi suçtan zarar görene ve şüpheliye bu karara m. 173 hükümlerine göre itiraz hakkını açıkça tanır. Bu sayfadaki yedi Yargıtay kararında KDAE'ye yapılan itirazı sulh ceza hâkimliği incelemiş, Yargıtay da hâkimliğin kararını kanun yararına bozma yoluyla denetlemiştir.

Anayasa Mahkemesinin 2009'da incelediği metinde itiraz hakkı yalnız suçtan zarar görene tanınmıştı. 2015'te Yargıtay'a gelen bir dosyada kanun yararına bozma talebi de CMK m. 171/2'de yalnız suçtan zarar görenin itiraz hakkından söz edildiğini ileri sürmüştü. Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2017'de, uyuşturucu kullanma suçundan verilen KDAE'ye ilişkin bu dosyada şüphelinin KDAE kararına itiraz hakkı bulunduğunu, ancak itiraz üzerine sulh ceza hâkimliğince verilen kararın kesin olduğunu belirterek, ret kararına karşı yapılan ikinci itirazı kabul eden hâkimlik kararını kanun yararına bozdu. (Yargıtay 10. CD, E. 2015/4857)10 Bugün şüphelinin itiraz hakkı, 7188 sayılı Kanunla değişik CMK m. 171/2'de açıkça yazılıdır.

Kesinlik bakımından CMK m. 271/4'e göre merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi de şikâyetçi vekilinin KDAE'ye itirazını reddeden sulh ceza hâkimliği kararının CMK m. 271/4 uyarınca kesin olduğunu ve verildiği gün kesinleştiğini kaydetmiştir.4 Bu sayfadaki dosyalarda bu kararlara karşı Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yoluna gidilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2026'da incelediği çocuk dosyasında ise Başsavcılığın, KDAE'yi kaldıran hâkimlik kararına itirazı başka bir sulh ceza hâkimliğince incelenip kesin olarak reddedilmiş; Daire bu ikinci itirazın incelenebilirliğine değinmemiştir.1

Yargıtay 8. Ceza Dairesine göre itiraz kanun yolunda merci ancak itiraz dilekçesinde belirtilen aykırılıkları inceleyebilir ve maddi denetim yapıp yapmayacağı itiraz edenin sıfatına ve itirazının konusuna göre belirlenir. Daire, şikâyetçinin itirazını şüphelinin itirazıymış gibi inceleyip suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle KDAE'yi kaldıran hâkimlik kararını bozmuştur: şikâyetçinin itirazı KDAE koşullarının bulunup bulunmadığı ile sınırlı olarak incelenmeliydi. (Yargıtay 8. CD, E. 2022/2229)11 Şüpheliden gelen itirazın konu olduğu başka bir dosyada ise aynı Daire, taşıma ruhsatı bulunan silah nedeniyle verilen KDAE'yi suçun yasal unsurları oluşmadığı için kanuna aykırı bulmuş ve itirazın kabulü gerektiğini belirtmiştir.7

Uzlaşmada (CMK m. 253/19) ve uyuşturucu kullanma suçunda (TCK m. 191) verilen KDAE genelinden nasıl ayrılır?

CMK m. 253/19'a göre uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def'aten yerine getirmesi hâlinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi hâlinde ise CMK m. 171'deki şartlar aranmaksızın şüpheli hakkında KDAE kararı verilir; erteleme süresince zamanaşımı işlemez. KDAE kararından sonra uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse, CMK m. 171/4'teki şart aranmaksızın kamu davası açılır. Madde, CMK m. 171/2'deki "karar verebilir" ifadesinden farklı olarak "karar verilir" der.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin incelediği dosyada hakaret suçunda taraflar, şüphelinin belirlenen edimi tek seferde müşteki vekilinin hesabına yatırması karşılığında uzlaşmış, Başsavcılık ise doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Daireye göre edim ileri tarihe bırakıldığı için CMK m. 171'deki şartlar aranmaksızın KDAE verilmesi ve uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse kamu davası açılması gerekirdi; Başsavcılık bu süreci takip etmediği gibi edimin yerine getirilip getirilmediğini de araştırmamıştı. Bu eksik araştırmayla verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazın reddi kanun yararına bozuldu. (Yargıtay 4. CD, E. 2024/7275)12

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2026 kararında aktardığı TCK m. 191/2'ye göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında CMK m. 171'deki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle KDAE verilir.1 Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu nedenle TCK m. 191'in KDAE kurumu bakımından istisnai bir uygulama alanına dönüştürüldüğünü, CMK m. 171/2'nin aksine bu suçta erteleme kararı verilip verilmemesi konusunda Cumhuriyet savcısının takdir yetkisinin de bulunmadığını belirtmiştir. (Yargıtay CGK, E. 2020/471)13

Erteleme süresindeki sonuç da farklıdır. Ceza Genel Kuruluna göre erteleme süresi içinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma, TCK m. 191/4-b kapsamında bir ihlaldir ve TCK m. 191/5 gereğince ayrı bir soruşturma veya kovuşturma konusu yapılamaz; bu durumda KDAE kararı kaldırılır ve dava önceki eylem nedeniyle açılır.13 Yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar (TCK m. 191/4-a) için ise Genel Kurul olayda, haklı ve geçerli bir mazeret olmaksızın en az iki kez yükümlülüğe aykırı davranılmış ve buna bağlı olarak en az iki kez uyarı yapılmış olmasını aramış, ikinci ihtar yapılmadan ısrar şartının gerçekleştiğini kabul eden direnme hükmünü bozmuştur.13

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, TCK m. 191 kapsamında hakkında KDAE verilen bir başvurucunun şikâyetini mahkemeye erişim hakkı yönünden inceledi. Başvurucu, kararın suçlamaya ilişkin yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan verildiğinden yakınıyordu. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2021/41378)14 Mahkemeye göre bu suç için özel bir usul öngörüldüğünden başvurucu hakkında doğrudan kamu davası açılamaz ve kural olarak beş yıllık süre boyunca suçlamanın esası hakkında kovuşturma yapılamaz; bu nedenle KDAE kararıyla mahkemeye erişim hakkına bir müdahalede bulunulmuştur.14 Ancak Mahkeme, cezalandırma yerine topluma kazandırmanın tercih edilmesi ve erteleme süresindeki tedbirler birlikte değerlendirildiğinde müdahalenin gerekli olmadığının söylenemeyeceğini kabul etti.14 Orantılılık incelemesinde de önceki bir norm denetimi kararına atıfla, hakkında KDAE verilen şüphelinin bu karara karşı itiraz kanun yoluna başvurabildiğini, yani dava açılması için yeterli şüpheye ulaşılıp ulaşılmadığının denetlenebilir nitelikte olduğunu belirtti; somut olayın şartlarında müdahalenin orantılı olduğunu değerlendirerek mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmediğine oyçokluğuyla karar verdi.14

KDAE ile HAGB ve hapis cezasının ertelenmesi arasındaki fark nedir? (CMK m. 171, 231 ve TCK m. 51)

Adları benzese de KDAE, TCK m. 51'deki hapis cezasının ertelenmesi değildir. TCK m. 51/1'e göre erteleme, işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezasının ertelenmesidir (fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde bu sınır üç yıldır); dava açılmış, yargılama yapılmış ve mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. KDAE'de ise CMK m. 171/2 uyarınca kamu davası henüz açılmamıştır; ertelenen şey davanın açılmasıdır. Hapis cezasının ertelenmesi ayrı bir usul rehberinin konusudur.

İki kurum sıkça karıştırılır, çünkü ikisi de belirli bir sürenin suç işlenmeden geçirilmesine bağlıdır ve ikisinin kaydı da kendilerine mahsus bir sistemde tutulur (CMK m. 171/5 ve 231/13). Madde metinleri yan yana okunduğunda farklar şunlardır:

  • Aşama ve karar veren: KDAE'ye soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı karar verir (CMK m. 171/2). HAGB'ye yargılama sonunda mahkeme karar verir (CMK m. 231/5).
  • Ceza sınırı: KDAE'de ölçü suçun kanundaki üst sınırıdır, üç yıl veya daha az hapis cezası (CMK m. 171/2). HAGB'de ölçü yargılama sonunda hükmolunan cezadır, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası (CMK m. 231/5).
  • Süre: KDAE'de erteleme süresi beş yıl (CMK m. 171/2), HAGB'de denetim süresi beş yıl (CMK m. 231/8). Suç tarihinde çocuk olan şüpheli veya sanıkta ikisi de üç yıldır (5395 sayılı Kanun m. 19/1 ve 23/1).
  • Geçmiş mahkûmiyet şartı: KDAE'de şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı "hapis cezası ile" mahkûm olmamış bulunması (CMK m. 171/3-a), HAGB'de sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması (CMK m. 231/6-a) aranır.
  • Süre sorunsuz geçerse: KDAE'de kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (CMK m. 171/4); HAGB'de açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilir (CMK m. 231/10).
  • Süre içinde kasıtlı suç: KDAE'de kamu davası açılır (CMK m. 171/4); HAGB'de mahkeme hükmü açıklar (CMK m. 231/11).
  • Zamanaşımı: KDAE'de erteleme süresince zamanaşımı işlemez (CMK m. 171/4); HAGB'de denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur (CMK m. 231/8).
  • Kanun yolu: KDAE'ye CMK m. 173 hükümlerine göre itiraz edilir (CMK m. 171/2); HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir (CMK m. 231/12).

İlgili mevzuat

CMK m. 171 — Kamu davasını açmada takdir yetkisi

Madde 171 – (Değişik: 6/12/2006 – 5560/22 md.)

(1) Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.

(2) (Değişik:17/10/2019-7188/19 md.) Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir.

(3) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için;

a) Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunması,

b) Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi,

c) Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması,

d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.

(4) Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.

(5) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

(6) (Ek:17/10/2019-7188/19 md.) Bu madde hükümleri;

a) Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar,

b) Kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar ile asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar,

c) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar,

hakkında uygulanmaz.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

5395 sayılı Kanun m. 19 — Kamu davasının açılmasının ertelenmesi

Madde 19- (Değişik: 6/12/2006-5560/39 md.)

(1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından erteleme süresi üç yıldır.

(2) (Ek:17/10/2019-7188/33 md.) Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hapis cezasının üst sınırı, on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından beş yıl olarak uygulanır.

Kaynak: Çocuk Koruma Kanunu (5395)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 3 Kasım 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 173 — Cumhuriyet savcısının kararına itiraz

Madde 173 – (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.

(6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/10 md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 3 Kasım 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 172 — Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar

Madde 172 – (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.

(2) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/10 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/9 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.

(3) (Ek: 11/4/2013-6459/19 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Kararlar

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. Suça sürüklenen çocukta erteleme süresi üç yıl; uyuşturucu kullanma suçundaki KDAE de dahilYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/22219 · K. 2026/4993 ·

    Suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK m. 191/2 uyarınca beş yıl süreyle KDAE verilmişti. Müdafiin itirazı üzerine sulh ceza hâkimliği KDAE kararını kaldırdı, Başsavcılığın itirazı da reddedildi. Kanun yararına bozma istemi, TCK m. 191/2'nin münhasır olduğunu ve sürenin beş yıl olması gerektiğini ileri sürdü. Daire, 5395 sayılı Kanunun suça sürüklenen çocuklar hakkında öncelikle uygulanan özel kanun olduğunu, m. 19'daki açık düzenleme karşısında erteleme süresinin üç yıl olacağını ve bunun çocuk yönünden lehe olduğunu belirterek istemi reddetti. Kararda KDAE, yeterli şüphe bulunan failin açılması gereken davadan belirli süre göstereceği iyi hâl dikkate alınarak vazgeçilmesi olarak tanımlanır.

    Sonuç: Suç tarihinde çocuk olan şüphelide KDAE süresi, uyuşturucu kullanma suçunda da üç yıldır; bu olayda beş yıl yazılan KDAE'yi kaldıran hâkimlik kararı kanuna uygun bulundu.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. KDAE'nin Anayasa'ya uygunluğu: kamu davasının mecburiliğinin istisnası (eski metin)Anayasa Mahkemesi · E. 2007/14 · K. 2009/48 ·

    İptal davasında, yeterli şüpheye rağmen kamu davasının ertelenebilmesinin suçtan zarar görenin hak arama hürriyetini aşırı sınırladığı ileri sürülmüştü. Anayasa Mahkemesi, 5560 sayılı Kanunla CMK m. 171'e eklenen fıkraları kamu davasının mecburiliğinin yeni bir istisnası olarak nitelendirdi; yasa koyucunun, koşullar gerçekleştiğinde kişinin belli bir süre toplumla uyumlu davranmasına bağlı olarak davanın açılmasını ertelemesinin takdir yetkisi içinde olduğunu, suçtan zarar görenler de kanun yoluna başvurabildiği için hak arama özgürlüğünün engellenmediğini belirterek iptal istemini reddetti. İncelenen metin 7188 sayılı Kanundan önceki metindir: şikâyete bağlı, üst sınırı bir yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlar ve yalnız suçtan zarar görenin itirazı.

    Sonuç: KDAE Anayasa'ya aykırı bulunmadı; bugünkü ceza sınırı ve itiraz hakkı ise 2019'da değişen metindedir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. KDAE'ye başvurulmamasının iddianamede gerekçelendirilmemesi iade sebebi değilYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2020/19828 · K. 2021/1191 ·

    Asliye ceza mahkemesi, hakaret, tehdit ve yaralama suçlarından düzenlenen iddianameyi KDAE'ye neden başvurulmadığının tartışılmadığı gerekçesiyle iade etmiş, ağır ceza mahkemesi savcının itirazını reddetmişti. Daire, CMK m. 171/2'nin savcıya KDAE'ye başvurmada takdir hakkı tanıdığını, kanunun başvurulmaması durumunda karar verilmesini ya da iddianamede gerekçelendirilmesini öngörmediğini ve CMK m. 174'teki sınırlı iade sebepleri arasında bunun bulunmadığını belirterek itirazın reddi kararını kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Savcı KDAE'ye başvurmayıp iddianame düzenlerse, bunun gerekçesini yazmaması iddianamenin iadesine yol açmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Yaralamanın ağırlığı belirlenmeden verilen KDAE ve şikâyetçinin itirazıYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/8320 · K. 2023/8075 ·

    Başsavcılık demir sopayla yapılan yaralamayı basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralama sayarak KDAE vermiş, şikâyetçi vekilinin itirazı sulh ceza hâkimliğince reddedilmişti. Şikâyetçinin adli muayene raporunda beyin kanaması geçirdiği bildirilmişti. Daire, illiyet bağı bakımından yeniden adli rapor alınarak eylemin KDAE kapsamında kalıp kalmadığı belirlendikten sonra KDAE'ye karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek itirazın reddi kararını kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Eylemin KDAE kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan verilen KDAE'ye yapılan itirazın reddi bu olayda kanun yararına bozuldu.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakarette KDAE verilemez (CMK m. 171/6-b)Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2023/17035 · K. 2024/1990 ·

    Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan yürütülen soruşturmada KDAE verilmiş, karara yapılan itiraz sulh ceza hâkimliğince reddedilmişti. Daire, CMK m. 171/6-b uyarınca KDAE'nin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlarda uygulanamayacağını, bu düzenleme gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek hâkimlik kararını oy birliğiyle kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçta verilen KDAE'ye yapılan itiraz kabul edilmeliydi.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. Eylemin niteliği: cinsel taciz değil müstehcenlik olunca KDAE'ye itirazın reddi isabetliYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/5194 · K. 2025/311 ·

    Başsavcılık, internet üzerinden tanıştığı mağdura cinsel organının göründüğü video ve resimler gönderen şüpheli hakkında müstehcenlik suçundan KDAE vermiş, karara itiraz reddedilmişti. Kanun yararına bozma istemi, eylemin cinsel taciz olduğunu ve CMK m. 171/6-c gereği bu suçta KDAE verilemeyeceğini ileri sürdü. Daire eylemin TCK m. 105/1'deki cinsel taciz suçunu değil TCK m. 226/1-d'deki çocuğa müstehcen görüntü göstermek suçunu oluşturduğunu kabul etti ve itirazın reddinde isabetsizlik görmeyerek istemi reddetti.

    Sonuç: CMK m. 171/6'daki istisnanın uygulanıp uygulanmayacağı eylemin hukuki niteliğine bağlıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. Suçun yasal unsurları oluşmamışken verilen KDAE ve şüphelinin itirazıYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/6683 · K. 2025/7982 ·

    Şüpheli hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve ruhsatsız silah taşıma suçlarından KDAE verilmiş, şüphelinin itirazı sulh ceza hâkimliğince kesin olarak reddedilmişti. Ele geçen silahın taşıma ruhsatı bulunuyordu. Daire, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunun yasal unsurları oluşmadığından bu suçtan KDAE verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, itirazın kabulü gerektiğini belirterek hâkimlik kararını kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Suçun unsurları oluşmamışsa KDAE verilemez; şüphelinin bu yöndeki itirazı kabul edilmelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Erteleme süresince soruşturmanın askıda kalması ve ele geçen av tüfeğinin müsadere edilmemesiYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2023/560 · K. 2024/7584 ·

    Ruhsatsız av tüfeğiyle havaya ateş ettiği iddia edilen şüpheli hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan KDAE verilmiş, Başsavcılığın talebiyle asliye ceza mahkemesi tüfeğin ve kartuşunun müsaderesine karar vermişti. Daire, KDAE ile soruşturmanın beş yıl süreyle askıya alındığını, bizatihi suç teşkil etmeyen tüfeğin erteleme süresi boyunca adli emanette saklanması, süre kasıtlı suç işlenmeden geçerse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip 2521 sayılı Kanun m. 13 uyarınca idareye teslimi gerektiğini belirterek müsadere kararını kanun yararına bozdu.

    Sonuç: KDAE verilen dosyada suç teşkil etmeyen eşya müsadere edilmez, erteleme süresi boyunca emanette bekler.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9. Usulsüz tebliğ: KDAE kesinleşmez, beş yıllık süre başlamaz; süre içinde kasıtlı suçta iddianameYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/25942 · K. 2025/3057 ·

    Ruhsatsız tabanca nedeniyle verilen KDAE, şüphelinin erteleme süresinde suç işlemesi üzerine kaldırılmış; savcılığın seri muhakeme talepnamesini asliye ceza mahkemesi reddetmiş, ağır ceza mahkemesi savcının itirazını kabul etmişti. Daire önce KDAE kararının tebliğinin, haber verilen komşunun kim olduğu belirtilmediği için usulsüz olduğunu, bu nedenle kararın kesinleşmediğini ve beş yıllık erteleme süresinin işlemeye başlamadığını belirtti. Kabule göre yaptığı değerlendirmede ise olay tarihindeki CMK m. 250/1'e dayanarak seri muhakemenin uygulanamayacağını ve erteleme süresi içinde işlenen kasıtlı suç nedeniyle iddianame düzenlenmesinde yasal zorunluluk bulunduğunu belirterek itirazın kabulü kararını kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Usulsüz tebliğ nedeniyle kesinleşmeyen KDAE kararında beş yıllık süre başlamaz; Daireye göre süre içinde işlenen kasıtlı suçta, olay tarihindeki CMK m. 250/1 gereği seri muhakeme değil iddianame yoluna gidilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10. Şüphelinin KDAE'ye itiraz hakkı ve itiraz üzerine verilen kararın kesinliği (eski metin dönemi)Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2015/4857 · K. 2017/1216 ·

    Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK m. 191/2 uyarınca verilen KDAE'ye şüpheli itiraz etmiş, sulh ceza hâkimliği şüphelinin itiraz hakkı olmadığı gerekçesiyle itirazı reddetmişti. Şüphelinin bu ret kararına da itiraz etmesi üzerine başka bir sulh ceza hâkimliği itirazı kabul ederek KDAE'yi kaldırdı. Daire, şüphelinin KDAE kararına itiraz hakkı bulunduğunu, ancak itiraz üzerine sulh ceza hâkimliğince verilen kararın kesin olduğunu belirterek ikinci itirazı kabul eden kararı kanun yararına bozdu. Olay, CMK m. 171/2'nin 7188 sayılı Kanunla değiştirilmesinden öncesine aittir.

    Sonuç: KDAE'ye itiraz üzerine sulh ceza hâkimliğinin verdiği karar kesindir; ona karşı ikinci kez itiraz edilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11. Şikâyetçinin KDAE'ye itirazında merciin inceleme sınırıYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2022/2229 · K. 2024/3991 ·

    Köy yolunun moloz dökülerek işgal edildiği şikâyeti üzerine şüpheliler hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan beş yıl süreyle KDAE verilmişti. Şikâyetçinin itirazını inceleyen sulh ceza hâkimliği, itiraz edeni şüpheli sanarak suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle itirazı kabul edip KDAE'yi kaldırdı. Daire, itiraz merciinin yalnız itiraz dilekçesinde belirtilen aykırılıkları inceleyebileceğini, maddi denetim yapıp yapmayacağının itiraz edenin sıfatına ve itirazın konusuna göre belirleneceğini, şikâyetçinin itirazının KDAE koşullarının bulunup bulunmadığı ile sınırlı incelenmesi gerektiğini belirterek hâkimlik kararını kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Şikâyetçinin itirazı üzerine merci KDAE'nin koşullarına bakar; suç oluşmadı diyerek KDAE'yi kaldıramaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12. Uzlaşmada edim ileri tarihe bırakılırsa CMK m. 171 şartları aranmadan KDAE verilir (CMK m. 253/19)Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/7275 · K. 2024/14845 ·

    Hakaret suçunda taraflar, şüphelinin belirlenen edimi tek seferde müşteki vekilinin hesabına yatırması karşılığında uzlaşmış, Başsavcılık doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, bu karara itiraz sulh ceza hâkimliğince reddedilmişti. Daire, edim ileri tarihe bırakıldığı için CMK m. 253/19 gereği CMK m. 171'deki şartlar aranmaksızın KDAE verilmesi ve uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse kamu davası açılması gerektiğini, Başsavcılığın süreci takip etmediğini ve edimin yerine getirilip getirilmediğini araştırmadığını belirterek itirazın reddi kararını kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Uzlaşma ediminin ileri tarihe bırakıldığı dosyada önce KDAE verilir; edim araştırılmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı eksik soruşturmadır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13. Uyuşturucu kullanma suçunda KDAE: savcının takdiri yok, süre içindeki yeni bulundurma ihlal nedeniYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2020/471 · K. 2025/335 ·

    Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan KDAE ve tedavi ile denetimli serbestlik tedbiri verilen sanık iki rehberlik görüşmesine katılmamış, KDAE kaldırılıp dava açılmış ve sanık mahkûm edilmişti. Ceza Genel Kurulu, TCK m. 191'deki KDAE'nin CMK m. 171'deki şartlara bakılmaksızın verildiğini ve CMK m. 171/2'nin aksine savcının takdir yetkisinin bulunmadığını belirtti. Isrardan söz edilebilmesi için en az iki haklı ihtara rağmen üçüncü bir ihlalin tespiti gerektiğini, erteleme süresinde yeniden uyuşturucu bulundurmanın TCK m. 191/5 gereğince ayrı soruşturma konusu yapılamayacak bir ihlal nedeni olduğunu kabul ederek direnme hükmünü oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Uyuşturucu kullanma suçunda KDAE zorunludur; erteleme süresindeki yeni bulundurma ayrı dava değil, ihlal nedenidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14. Uyuşturucu kullanma suçunda KDAE ve mahkemeye erişim hakkıAnayasa Mahkemesi · B. No. 2021/41378 ·

    Başvurucu, hakkında TCK m. 191 kapsamında verilen KDAE kararının suçlamaya ilişkin yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan verildiğinden yakınmıştı. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu şikâyeti adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı yönünden inceledi. Bu suçta özel bir usul öngörüldüğünden başvurucu hakkında doğrudan dava açılamayacağını ve beş yıllık süre boyunca suçlamanın esası hakkında kovuşturma yapılamayacağını, bu nedenle KDAE ile mahkemeye erişim hakkına müdahale edildiğini kabul etti; müdahalenin gerekli olmadığının söylenemeyeceğini değerlendirdi; şüphelinin KDAE'ye itiraz edebilmesi nedeniyle dava açmaya yeterli şüphe bulunup bulunmadığının denetlenebilir olduğunu da belirterek somut olayın şartlarında müdahaleyi orantılı buldu ve hakkın ihlal edilmediğine oyçokluğuyla karar verdi.

    Sonuç: Uyuşturucu kullanma suçunda verilen KDAE mahkemeye erişim hakkına müdahaledir; Anayasa Mahkemesi bu olayda müdahaleyi ihlal saymadı.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) nedir?

CMK m. 171/2'ye göre Cumhuriyet savcısı, uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine karar verebilir. Dava açılmaz; sonuç, erteleme süresinin kasıtlı bir suç işlenmeden geçip geçmediğine bağlanır.

KDAE hangi suçlarda verilemez?

CMK m. 171/2'ye göre uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlarda genel KDAE verilmez. CMK m. 171/6'ya göre de madde hükümleri örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar, asker kişilerin işlediği askerî suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar hakkında uygulanmaz.

KDAE için hangi koşullar gerekir?

CMK m. 171/3'e göre dört koşul birlikte aranır: şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunması, soruşturmanın şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi, ertelemenin şüpheli ve toplum açısından dava açılmasından daha yararlı olması ve Cumhuriyet savcısınca tespit edilen zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi.

Erteleme süresi içinde yeni bir suç işlenirse ne olur?

CMK m. 171/4'e göre erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi hâlinde kamu davası açılır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi de, savcılığın seri muhakeme yoluna gittiği bir dosyada kabule göre yaptığı değerlendirmede, erteleme süresi içinde işlenen kasıtlı suç nedeniyle iddianame düzenlenmesinde yasal zorunluluk bulunduğunu belirtmiştir. Kanun metni yalnız kasıtlı suçtan söz eder.

Beş yıl sorunsuz geçerse ne olur?

CMK m. 171/4'e göre erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesine göre KDAE kararı kesinleşmedikçe beş yıllık süre işlemeye başlamaz; kararın tebliği usulsüzse karar kesinleşmez ve süre de başlamaz.

KDAE kararına itiraz edilebilir mi, süre ne kadardır?

Evet. CMK m. 171/2'ye göre suçtan zarar gören veya şüpheli KDAE kararına CMK m. 173 hükümlerine göre itiraz edebilir. Bugünkü CMK m. 173/1'e göre itiraz, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır. Bu süre 7499 sayılı Kanunla gelmiştir. CMK geçici m. 6/1-b'deki geçiş hükmü, lafzen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresi bakımından, değişikliğin 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlara uygulanacağını, daha önce verilen kararlarda değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmaya devam edeceğini söyler.

KDAE'ye itirazı inceleyen hâkimlik neye bakar?

Yargıtay 8. Ceza Dairesine göre itiraz merci ancak itiraz dilekçesinde belirtilen aykırılıkları inceleyebilir; maddi denetim yapıp yapmayacağı itiraz edenin sıfatına ve itirazının konusuna göre belirlenir. Daire, şikâyetçinin itirazının KDAE koşullarının bulunup bulunmadığı ile sınırlı incelenmesi gerektiğini, suçun yasal unsurları oluşmamışken verilen KDAE'ye şüphelinin itirazının ise kabulü gerektiğini ayrı kararlarda belirtmiştir.

Çocuklarda KDAE süresi kaç yıldır?

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 19/1'e göre suç tarihinde çocuk olan şüphelide erteleme süresi üç yıldır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre CMK m. 171/2'deki üç yıllık ceza sınırı, on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından beş yıl olarak uygulanır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu kullanma suçunda verilen KDAE'de de çocuklar için sürenin üç yıl olduğuna karar vermiştir.

Uyuşturucu kullanma suçunda verilen KDAE neden farklıdır?

Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre TCK m. 191'deki suçta KDAE, CMK m. 171'deki şartlara bakılmaksızın verilir ve CMK m. 171/2'nin aksine Cumhuriyet savcısının bu konuda takdir yetkisi yoktur. Genel Kurula göre erteleme süresi içinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak ayrı bir soruşturma konusu yapılmaz; ihlal nedeni sayılır ve dava önceki eylem nedeniyle açılır.

KDAE ile HAGB arasındaki fark nedir?

KDAE'ye soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı karar verir ve dava açılmaz; erteleme süresinde kasıtlı bir suç işlenirse dava açılır (CMK m. 171/2 ve 171/4); HAGB'ye ise yargılama sonunda mahkeme karar verir (CMK m. 231/5). KDAE'de ölçü suçun kanundaki üst sınırının üç yıl veya daha az hapis olması, HAGB'de hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olmasıdır. Süre KDAE'de beş yıllık erteleme, HAGB'de beş yıllık denetimdir; sorunsuz geçerse KDAE'de kovuşturmaya yer olmadığı, HAGB'de düşme kararı verilir. Suç tarihinde çocuk olanlarda iki süre de üç yıldır (5395 sayılı Kanun m. 19/1 ve 23/1).

KDAE kararı bir sisteme kaydedilir mi?

CMK m. 171/5'e göre KDAE kararları bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir; bu kayıtlar kural olarak ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. Bunun kanunla getirilmiş bir istisnası vardır: 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu m. 4/1-ç'ye göre arşiv araştırması, CMK m. 171/5 kapsamında alınan kararları da kapsar; arşiv araştırması aynı Kanunun m. 3/1'ine göre ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Diğer ceza usulü rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.