Takipsizlik kararına itiraz (CMK m. 173)
Yayın tarihi:
Bu sayfada
- Başa dön
- Kısaca
- Temel bilgiler
- CMK m. 173/1'e göre takipsizlik kararına kim itiraz edebilir?
- CMK m. 173/1'e göre itiraz süresi ne kadardır ve ne zaman başlar?
- Takipsizlik kararına itirazı hangi merci inceler? (CMK m. 173/1)
- CMK m. 173/2'ye göre itiraz dilekçesinde neler belirtilir?
- Sulh ceza hâkimliği itiraz üzerine hangi kararları verir? (CMK m. 173/3)
- İtiraz kabul edilirse ne olur? (CMK m. 173/4)
- Sulh ceza hâkimliğinin kararına karşı kanun yolu var mı? (CMK m. 271/4 ve 309)
- Hangi kararlarda CMK m. 173'teki itiraz uygulanmaz ya da farklı işler? (CMK m. 173/5, 158/6 ve 173/6)
- İlgili mevzuat
- Kararlar
- Sık sorulan sorular
Kısaca
- Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına, yani takipsizlik kararına, suçtan zarar gören itiraz edebilir.
- Bugünkü kanuna göre itiraz, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır; 1 Haziran 2024'ten önce verilen kararlarda süre on beş gündür.
- Hâkimlik soruşturmanın genişletilmesini isteyebilir, itirazı reddedebilir ya da kabul edebilir; kabulde savcı iddianame düzenler.
- Hâkimliğin itiraz üzerine verdiği karar kesindir.
- Savcının takdir yetkisini kullanarak verdiği takipsizlik kararlarında bu itiraz yolu uygulanmaz.
Cumhuriyet savcısının soruşturma sonunda verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, halk arasında takipsizlik kararı diye bilinir. Bu rehber, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 173'teki itiraz yolunu anlatır: kimin itiraz edebileceğini, itiraz süresini ve 7499 sayılı Kanunla gelen geçiş kuralını, itirazı inceleyen sulh ceza hâkimliğini, itiraz dilekçesinde belirtilecekleri, hâkimliğin verebileceği kararları, bu kararların kesinliğini ve itiraz yolunun uygulanmadığı ya da farklı işlediği kararları Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla açıklar.
Temel bilgiler
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- İtiraz hakkı
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara suçtan zarar gören itiraz edebilir.
Dayanak: CMK m. 173/1
- İtiraz süresi
Kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta; 1/6/2024'ten önce verilen kararlarda değişiklikten önceki süre (on beş gün) uygulanır.
Dayanak: CMK m. 173/1 ve geçici m. 6/1-b
- İtiraz mercii
Kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliği.
Dayanak: CMK m. 173/1
- İtiraz reddedilirse
Kamu davasının açılması için yeterli neden yoksa hâkimlik istemi gerekçeli olarak reddeder, itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı savcıya gönderir; savcı kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
Dayanak: CMK m. 173/3
- İtiraz kabul edilirse
Hâkimlik istemi yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
Dayanak: CMK m. 173/4
- Kanun yolu
Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir; kesinleşen karara karşı Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yolu vardır.
Dayanak: CMK m. 271/4 ve 309/1
- İtiraz edilemeyen takipsizlik
Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması konusunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde m. 173 uygulanmaz.
Dayanak: CMK m. 173/5
CMK m. 173/1'e göre takipsizlik kararına kim itiraz edebilir?
CMK m. 172/1 uyarınca Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Karar suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir; kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Kararın hangi hâllerde verildiği ve kime bildirildiği takipsizlik kararı rehberinin konusudur; bu sayfa karara karşı itiraz yolunu anlatır.
CMK m. 173/1 itiraz hakkını suçtan zarar görene tanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2011'de, maddenin açık düzenlemesi karşısında yasa koyucunun yalnız suçtan zarar görene itiraz hakkı verdiğini, şüphelinin bu karara karşı itiraz hakkı bulunmadığını belirtti; karar oyçokluğuyla verildi. (Yargıtay CGK, E. 2010/218)1 Olayda zamanaşımı nedeniyle verilen takipsizlik kararının gerekçesinde eylemin suç oluşturduğunun anlaşıldığı yazılmıştı; ağır ceza mahkemesi şüphelinin itirazını kabul edip gerekçeyi "suç ve suçlusu bulunmaması" olarak değiştirmişti. Kurul, şüphelinin itiraz hakkı bulunmadığından itirazın reddi yerine kabul edilip gerekçenin değiştirilmesini usul ve yasaya aykırı buldu.1 Kurul ayrıca, şüpheliye itiraz hakkı tanınmadığı için bu kararlarda özenli bir dil kullanılması ve eylemin sabit olduğuna yönelik tespitlere yer verilmemesi gerektiğini vurguladı.1
Aynı kararda Kurul, şüphelinin itirazının CMK m. 267-271'deki genel itiraz yolu kıyasen uygulanarak incelenmesini de kabul etmedi: m. 267'ye göre bu yol hâkim kararlarına ve kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı açıktır, itiraz edilen karar ise hâkim veya mahkeme kararı değil, Cumhuriyet savcısının kararıdır.1 Şüphelinin gerekçedeki bu tür ifadelere karşı başka bir yola başvurup başvuramayacağı ayrı bir sorudur; kararda bu konuya değinilmemiştir. Karar 2011 tarihlidir; aktardığı m. 173/1 metni, merci ve süre bakımından bugünkü metin değildir (aşağıda süre ve merci bölümleri).
Suçtan zarar gören sıfatı, soruşturma konusu suça göre belirlenir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024'te, görevi yaptırmamak için direnme suçunda şikâyetçinin suçtan zarar gören olmadığını, takipsizlik kararlarına karşı yalnız suçtan zarar görenin itiraz hakkı bulunduğunu, bu nedenle itirazın sıfat yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini belirterek itirazı kabul eden hâkimlik kararını kanun yararına bozdu. (Yargıtay 4. CD, E. 2023/16715)2 Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025'te, köy tüzelkişiliğine ait taşınmazlara tecavüz soruşturmasında aynı suçtan kendisi de şüpheli olan ve suçtan zarar görmeyen kişinin diğer şüpheli hakkındaki takipsizlik kararına itirazının reddedilmesi gerektiğini belirtti. (Yargıtay 8. CD, E. 2025/4307)3 İki kararda da suçtan zarar gören kavramı genel olarak tanımlanmamış, yalnız somut suç bakımından değerlendirilmiştir.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında kural farklıdır: CMK m. 171/2'nin son cümlesine göre suçtan zarar gören veya şüpheli bu karara m. 173 hükümlerine göre itiraz edebilir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ise m. 173/1 yalnız suçtan zarar göreni sayar. Erteleme kararına itirazın ayrıntısı kamu davasının açılmasının ertelenmesi rehberindedir.
CMK m. 173/1'e göre itiraz süresi ne kadardır ve ne zaman başlar?
Bugünkü CMK m. 173/1'e göre suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir. Süre kararın verildiği günden değil, tebliğden başlar.
Bu süre 7499 sayılı Kanunla gelmiştir. CMK geçici m. 6/1-b'ye göre m. 173/1'deki itiraz süresine ilişkin değişiklik 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır; bu tarihten önce verilen kararlar hakkında değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam eder. Değişiklikten önceki metinde süre on beş gün idi; bu sayfadaki 2024 öncesi Yargıtay kararları m. 173/1'i bu hâliyle aktarır. (Yargıtay 11. CD, E. 2023/808)4 (Yargıtay 11. CD, E. 2023/3355)5 Aşağıdaki kararlarda geçen on beş gün, o tarihteki süredir.
Süresi geçmiş itiraz süre yönünden reddedilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2020'de incelediği olayda takipsizlik kararı şikâyetçi kuruma 21.12.2017'de tebliğ edilmiş, kurum 13.02.2018'de itiraz etmiş, hâkimlik itirazı kabul etmişti. Kurul, süresinde itiraz edilmediği için itirazın süre yönünden reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığını ve Daire bozmasının bu yönüyle usul ve yasaya uygun olduğunu belirtti. (Yargıtay CGK, E. 2018/624)6 Sürenin hesaplanmasına ve süreyi kaçıranın eski hâle getirme isteyip isteyemeyeceğine kararda değinilmemiştir.
Süresinde yapılan itirazın süreden reddi de hukuka aykırıdır. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2025'te incelediği olayda kanun yararına bozma isteminde takipsizlik kararının şikâyetçiye 09/05/2023'te tebliğ edildiği ve şikâyetçinin aynı gün itiraz ettiği belirtilmişti; Daire gerekçesinde ise kararın 09.05.2023'te şikâyetçiye "tebliğ edilmediği" ve şikâyetçinin aynı gün itiraz dilekçesi sunduğu yazılıdır. Daire, merciin işin esası hakkında karar vermesi gerekirken itirazı süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddetmesini hukuka aykırı bularak kararı kanun yararına bozdu. (Yargıtay 4. CD, E. 2025/1794)7 Gerekçe kısadır; tebliğden önce yapılan itirazın geçerliliğine kararda değinilmemiştir.
Tebliğin şikâyetçiye değil yalnız vekiline yapıldığı bir olay da vardır. Takipsizlik kararı yalnız şikâyetçinin vekiline 08.08.2021'de elektronik tebligatla tebliğ edilmiş, şikâyetçiye tebligat yapılmamıştı; şikâyetçi 27.09.2021'de dosyadan ve karardan örnek istemiş, 30.11.2021'de itiraz etmişti. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023'te kararın şikâyetçi tarafından 27.09.2021'de öğrenildiğini ve itirazın o tarihteki 15 günlük yasal süreden sonra yapıldığını, hâkimliğin süre yönünden ret yerine esastan ret vermesinin sonucu itibarıyla doğru olduğunu belirterek kanun yararına bozma istemini reddetti.4 Vekile yapılan elektronik tebligatın şikâyetçi bakımından süreyi başlatıp başlatmadığına kararda değinilmemiştir.
Takipsizlik kararına itirazı hangi merci inceler? (CMK m. 173/1)
CMK m. 173/1 uyarınca itiraz, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır. CMK m. 172/1'e göre merci takipsizlik kararında gösterilir. Bu sayfadaki kararlarda itiraz dilekçesinin fiilen hangi makama verileceği konusuna değinilmemiştir.
Merci zaman içinde değişmiştir. 2011 tarihli Ceza Genel Kurulu kararının aktardığı metinde itiraz, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına yapılıyordu.1 Bugünkü sulh ceza hâkimliği mercii 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle gelmiştir; Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024'te m. 173'ü bu değişiklikten sonraki hâliyle aktarır.2 Eski kararlarda ağır ceza mahkemesinin ya da başkanının itirazı incelediğini görmek bu yüzdendir; bugünkü merci madde metninden okunur.
Anayasa Mahkemesi 2015'te bu değişikliği inceledi. Mahkemeye göre kanun koyucunun mahkemelerin görev, yetki ve yargılama usullerini belirleme yetkisi kapsamında takipsizlik kararlarına karşı itiraz mercii olarak sulh ceza hâkimliklerini yetkili kılması takdir yetkisi içindedir ve kurallarda hukuk devleti ilkesiyle çelişen bir yön yoktur. (Anayasa Mahkemesi, E. 2014/146)8 Mahkeme, sulh ceza hâkimlerinin de hâkimlik teminatına sahip olduğunu, bu hâkimlerin denetimi daha etkisiz yapacağı ya da savcıyla aynı yerde görev yaptığı için onun etkisinde kalacağı iddialarının anayasal dayanağı bulunmadığını belirtti.8
Gerekçeye göre sulh ceza hâkimlikleri ağır ceza mahkemelerinin iş yükünü azaltmak amacıyla yetkili kılınmıştır; kurallar belirli bir suçtan sonra o suçun yargı yerini belirlemeyi amaçlamadığı için kanuni hâkim güvencesine de aykırı değildir.8 Mahkeme m. 173/1'deki sulh ceza hâkimliği ibaresi, m. 173/3'ün tamamı ve m. 173/4'teki sulh ceza hâkimliği ibaresi için iptal istemini oyçokluğuyla reddetti.8 İtiraz süresi ve m. 173/5 bu kararda incelenmemiştir.
CMK m. 173/2'ye göre itiraz dilekçesinde neler belirtilir?
CMK m. 173/2 uyarınca itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
Dilekçede gösterilenler hâkimliğin değerlendirmesinin konusudur: CMK m. 173/3'e göre hâkimlik kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa istemi gerekçeli olarak reddeder. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2024'te incelediği olayda sulh ceza hâkimliği bir itirazı, itiraz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların savcının mevcut delillere dayanan değerlendirmesi karşısında kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte olmadığı gerekçesiyle reddetmişti; aynı takipsizlik kararına başka bir şikâyetçinin itirazı ise başka bir hâkimlikçe kabul edilmişti (sonucu aşağıda).5
Bu sayfadaki kararların hiçbiri m. 173/2'nin uygulanışını, yani dilekçede olay ve delil gösterilmemesinin sonucunu ele almaz; kararlarda bu konuya değinilmemiştir. Bu yüzden dilekçenin içeriği burada madde metniyle sınırlı anlatılır.
Sulh ceza hâkimliği itiraz üzerine hangi kararları verir? (CMK m. 173/3)
CMK m. 173/3 ve 173/4'e göre sulh ceza hâkimliğinin önünde üç yol vardır: 1) kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirterek o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; 2) kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa istemi gerekçeli olarak reddeder, itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir, savcı da kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir; 3) istemi yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024'te bu üç seçeneği şöyle özetledi: itirazı inceleyen sulh ceza hâkimliği kamu davası açılması için yeterli delil yoksa itirazın reddine, yeterli delil varsa itirazın kabulüne, eksik soruşturma varsa soruşturmanın genişletilmesine karar verebilir.5 Bu kararda kabul ile genişletme arasında hangi ölçütle seçim yapılacağı, yeterli delil ve eksik soruşturma ayrımının ötesinde ele alınmamıştır.
Genişletme kararının sırası Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2020 kararında açıklandı: soruşturmanın genişletilmesine gerek duyulursa önce eksik işlemler sulh ceza hâkimliğince açıkça belirtilip Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunulur, eksikler tamamlandıktan sonra hâkimlik itirazın kabulüne veya reddine karar verir.6 Kurula göre bu sıra nedeniyle genişletme kararının kaldırılmasıyla itiraz hakkında karar verilmiş sayılmaz ve itirazın esası henüz çözülmemiştir; hâkimliğin gerekli inceleme ve araştırma sonucunda bozma doğrultusunda yeniden karar vermesi gerekir.6
Bu sıra atlanırsa sonuç değişebilir. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2021'de incelediği olayda hâkimlik, kamera görüntüleri araştırılmadan ve tanıklar dinlenmeden etkin soruşturma yapılmadığı gerekçesiyle genişletme istemeden doğrudan takipsizlik kararını kaldırmış, savcı yeniden soruşturup yeni bir takipsizlik kararı vermiş, bu karara itirazı başka bir hâkimlik reddetmişti. Daire, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini yerinde görerek iki hâkimlik kararını da bozdu. (Yargıtay 6. CD, E. 2020/1848)9 İstemde, hâkimliğin soruşturmanın genişletilmesine karar vermesi ve eksikler giderildikten sonra itiraz hakkında karar verilmesi gerektiği; kesin nitelikteki ilk hâkimlik kararı kanun yararına bozma yoluyla bozulmadan yeniden verilen takipsizlik kararına itirazın reddinin hukuka uygun olmadığı belirtilmişti.9
Aynı takipsizlik kararına birden çok kişi itiraz ettiğinde de çelişki doğabilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2024 kararındaki olayda bir şikâyetçinin itirazı bir sulh ceza hâkimliğince reddedilmiş, aynı karara diğer şikâyetçinin itirazı başka bir hâkimlikçe kabul edilip soruşturmanın genişletilmesine karar verilmişti. Daire, itirazların ayrı ayrı değerlendirilerek birbiriyle çelişkili iki farklı karar verildiğini, eksikler giderildikten sonra verilen yeni takipsizlik kararına itirazın da bu husus gözetilmeden reddedildiğini belirterek üç hâkimlik kararını kanun yararına bozdu.5 Birden çok itirazın hangi hâkimlikçe birleştirileceğine kararda değinilmemiştir.
CMK m. 173/3'e göre ret hâlinde itiraz eden giderlere mahkûm edilir. Bu kuralın uygulanışına bu sayfadaki kararlarda değinilmemiştir.
İtiraz kabul edilirse ne olur? (CMK m. 173/4)
CMK m. 173/4 uyarınca sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2018'de incelediği olayda sulh ceza hâkimliği itirazı, şüpheliler hakkında iddianame düzenlenip mahkemeye verilmek üzere kabul etmişti; savcı buna rağmen yeniden takipsizlik kararı vermiş, bu karara itirazı başka bir hâkimlik reddetmişti. Daire, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnameyi yerinde görerek ret kararını bozdu. (Yargıtay 5. CD, E. 2018/2825)10 İstemde, şüpheliler hakkında kamu davası açılması gerektiği ve yeniden takipsizlik kararı verilemeyeceği gözetilmeden itirazın reddedildiği belirtilmişti.10
Kabul kararı da hukuka aykırıysa kanun yararına bozma yoluyla bozulabilir. Bu sayfadaki kararlarda hâkimliğin kabul kararı bu yolla bozulmuştur; örneğin itiraz hakkı olmayan şikâyetçinin itirazının kabulü,2 suçtan zarar görmeyen şüphelinin itirazının kabulü,3 süresi geçmiş itirazın kabulü6 ve itiraz edilemeyen takdirî takipsizlik kararına itirazın kabulü. (Yargıtay 11. CD, E. 2026/796)11
Sulh ceza hâkimliğinin kararına karşı kanun yolu var mı? (CMK m. 271/4 ve 309)
CMK m. 271/4'e göre merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, takipsizlik kararına itiraz üzerine verilen sulh ceza hâkimliği kararlarının m. 271/4 uyarınca kesin nitelikte olduğunu ve karar tarihinde kesinleştiğini 2023 ve 2026 kararlarında tespit etmiştir.411
Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2016'da incelediği olayda sulh ceza hâkimliği eksikler giderildikten sonra karar verilmek üzere dosyayı savcılığa iade etmiş (istem bunu m. 173/3 uyarınca soruşturmanın genişletilmesine yönelik karar olarak nitelendirir), Cumhuriyet savcısının bu karara itirazını başka bir hâkimlik kabul etmişti. Daire, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnameyi yerinde görerek bu kararı bozdu. (Yargıtay 5. CD, E. 2015/9462)12 İstemde, m. 173 uyarınca verilen genişletme, ret ve kabul kararlarının üçünün de kesin olduğu, m. 173'te sulh ceza hâkimliği kararlarına karşı herhangi bir itiraz yoluna yer verilmediği ve savcının itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtilmişti.12 Kesin kararların genel rejimi kesin kararlar rehberinde anlatılır.
Kesinleşen hâkimlik kararını Yargıtay'a götüren yol kanun yararına bozmadır; bu yola Adalet Bakanlığının istemiyle gidilir. İtirazın reddinden sonra yeni delil elde edilmesi hâli ayrıca m. 173/6'da düzenlenir (aşağıda). CMK m. 309/1'e göre istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, bozma istemini yasal nedenleriyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir; Başsavcı istemi Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir, daire nedenleri yerinde görürse kararı kanun yararına bozar (m. 309/2-3). Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2021 kararındaki olayda Bakanlığın istemi, müştekiler vekilinin kanun yararına bozma talebi üzerine düzenlenmişti.9
Bozmanın sonucu m. 309/4'tedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020'de, itirazın kabulüne ve soruşturmanın genişletilmesine dair hâkimlik kararının mahkûmiyet hükmü olmadığını ve davanın esasını çözmediğini, bu nedenle bu karardaki hukuka aykırılığın m. 309/4-d değil m. 309/4-a kapsamında kanun yararına bozma nedeni yapılması gerektiğini kabul etti.6 m. 309/4-a'ya göre bu hâlde kararı veren hâkim gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir; Kurul da Daire kararındaki ibareyi "309/4-a maddesi uyarınca bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına" olarak değiştirdi.6
Hangi kararlarda CMK m. 173'teki itiraz uygulanmaz ya da farklı işler? (CMK m. 173/5, 158/6 ve 173/6)
CMK m. 173/5'e göre Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde m. 173 uygulanmaz. CMK m. 171/1, cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı hâlinde savcının kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebileceğini düzenler.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026'da, eşler arasında güveni kötüye kullanma iddiasında TCK m. 167/1'deki şahsî cezasızlık sebebine dayanılarak m. 171/1 uyarınca takdir yetkisiyle verilen takipsizlik kararını inceledi. Kararda itiraza tabi olduğu yazılmıştı; Daireye göre karar m. 173/5 uyarınca kesin nitelikteydi ve itiraz edilebilen kararlardan değildi, bu nedenle itirazın usulden reddi yerine kabulü kanuna aykırıydı.11 Takipsizlik kararında itiraz yolunun gösterilmiş olması bu sonucu değiştirmedi.11
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı da m. 171'de düzenlenir; ancak m. 171/2'nin son cümlesi bu karara suçtan zarar gören veya şüphelinin m. 173 hükümlerine göre itiraz edebileceğini açıkça söyler. m. 173/5 ile m. 171/2 son cümle yan yana okunur. 2026 tarihli 11. Ceza Dairesi kararı m. 171/1'e ilişkindir; m. 173/5'in m. 171/1 dışındaki takdir hâllerine uygulanıp uygulanmadığına kararda değinilmemiştir. Erteleme kararına itiraz kamu davasının açılmasının ertelenmesi rehberinde anlatılır.
Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı ayrı bir karardır. CMK m. 158/6'ya göre ihbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığı herhangi bir araştırma gerektirmeksizin açıkça anlaşılırsa veya ihbar ve şikâyet soyut ve genel nitelikteyse bu karar verilir ve şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Karar varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara karşı m. 173'teki usule göre itiraz edilebilir; itirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. Bu sayfadaki kararlarda soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararına itiraz örneği yoktur.
İtiraz reddedildikten sonra durum CMK m. 173/6'dadır: aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için m. 172/2 uygulanır. m. 172/2'ye göre kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz. Ceza Genel Kurulu 2011'de takipsizlik kararının adli-idari bir işlem olduğunu ve kesin hüküm oluşturmadığını belirtmişti; o tarihteki m. 172/2 metninde yeni delil ortaya çıkması yeterliydi.1 Bugün yeni delilin yanında hâkimlik kararı da aranır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2018'de incelediği olayda itirazın reddiyle kesinleşen takipsizlik kararından sonra müşteki yeni delil elde edildiği iddiasıyla başvurmuş, başka bir sulh ceza hâkimliği bu başvuruyu takipsizlik kararına yeni bir itiraz sayıp reddetmişti. Daire, kanun yararına bozma istemini yerinde görerek bu kararı bozdu; istemde yeni delil talebini değerlendirme yetkisinin, itirazı daha önce reddeden hâkimliğe ait olduğu belirtilmişti. (Yargıtay 6. CD, E. 2018/3686)13 Yeni delil kuralının ayrıntısı takipsizlik kararı rehberindedir.
İlgili mevzuat
CMK m. 173 — Cumhuriyet savcısının kararına itiraz
Madde 173 – (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/10 md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 3 Kasım 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 172 — Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
Madde 172 – (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
(2) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/10 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/9 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.
(3) (Ek: 11/4/2013-6459/19 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 171 — Kamu davasını açmada takdir yetkisi
Madde 171 – (Değişik: 6/12/2006 – 5560/22 md.)
(1) Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.
(2) (Değişik:17/10/2019-7188/19 md.) Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir.
(3) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için;
a) Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunması,
b) Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi,
c) Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması,
d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
(4) Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.
(5) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
(6) (Ek:17/10/2019-7188/19 md.) Bu madde hükümleri;
a) Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar,
b) Kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar ile asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar,
c) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar,
hakkında uygulanmaz.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 158 — İhbar ve şikâyet
Madde 158 – (1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.
(2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
(3) Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir.
(4) Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
(5) İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.
(6) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/145 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/140 md.) İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir. İtirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. Bu fıkra uyarınca yapılan işlemler ve verilen kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir.
(7) Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 3 Kasım 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 271 — Karar
Madde 271 – (1) Kanunda yazılı olan hâller saklı kalmak üzere, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Ancak, gerekli görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi veya vekil dinlenir.
(2) İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir.
(3) Karar mümkün olan en kısa sürede verilir.
(4) Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 309 — Kanun yararına bozma
Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
(4) Bozma nedenleri:
a) 223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.
b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.
c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.
d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.
(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK geçici m. 6 — Geçici Madde 6 (7499 ile eklenen geçiş hükümleri)
Geçici Madde 6- (Ek:2/3/2024-7499/22 md.)
(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanunda yapılan düzenlemeler bakımından aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Eski hâle getirme kurumuna ilişkin olarak 41 inci maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygulanır. Bu tarihten önce kalkan engeller bakımından bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
b) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresine ilişkin olarak 173 üncü maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
c) Kanun yollarına başvuru şekli ve süreleri ile bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ve cevap sürelerine ilişkin 268, 273, 276, 277, 291, 294, 296, 297, 308, 308/A, 319 ve 320 nci maddelerde yapılan değişiklikler, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişikliklerden önceki hükümler ile yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
d) Temyiz süresi ile bu sürenin kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlamasına ve cevap süresine ilişkin 291, 296 ve 297 nci maddelerde yapılan değişiklikler, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup da 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında da uygulanır.
e) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla yürürlükten kaldırılan; 275 inci maddenin ikinci fıkrası, 293 üncü maddenin ikinci fıkrası ve 295 inci maddesi hükümlerinin, 1/6/2024 tarihinden önce verilen kararlar bakımından uygulanmasına devam olunur.
(2) a) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci ve onikinci fıkrasında yapılan kanun yoluna ilişkin değişiklikler, 1/6/2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanır.
b) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır.
c) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak 231 inci maddenin onbirinci fıkrası gereğince hükmün açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanır.
d) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam olunur.
(3) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 141 inci maddede yapılan düzenlemeler, 1/6/2024 tarihinden sonra kesinleşen karar veya hükümler bakımından uygulanır.
(4) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikler, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında yapılan istemler bakımından uygulanır. Bu tarihten önce yapılan istemlere, kesinleşinceye kadar bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre yargı mercilerince bakılmaya devam olunur. Bu fıkrada yer alan düzenlemeler ile bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikler, mülga 7/5/1964 tarihli ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılan veya yapılacak olan istemler hakkında da kıyasen uygulanır.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Kararlar
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1. Şüphelinin takipsizlik kararına itiraz hakkı ve genel itiraz yolunun kıyasen uygulanamamasıYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2010/218 · K. 2011/50 ·
Zamanaşımı nedeniyle verilen takipsizlik kararının gerekçesinde eylemin suç oluşturduğunun anlaşıldığı yazılmıştı. Şüphelinin itirazı üzerine ağır ceza mahkemesi gerekçeyi "suç ve suçlusu bulunmaması" olarak değiştirdi; Özel Daire bu kararı kanun yararına bozdu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Ceza Genel Kurulu, CMK m. 173/1'in yalnız suçtan zarar görene itiraz hakkı verdiğini, şüphelinin itiraz hakkı bulunmadığını, itiraz edilen kararın hâkim veya mahkeme kararı olmadığı için m. 267 vd. genel itiraz yolunun kıyasen uygulanamayacağını belirtti ve itirazı oyçokluğuyla reddetti. Kurul, bu kararlarda özenli dil kullanılması ve eylemin sabit olduğuna yönelik tespitlere yer verilmemesi gerektiğini de vurguladı. Karar 6545 ve 7499 sayılı Kanunlardan önceki m. 173/1 metnine dayanır.
Sonuç: Takipsizlik kararına şüpheli itiraz edemez; itiraz hakkı suçtan zarar görenindir.
2. Görevi yaptırmamak için direnmede şikâyetçinin itiraz sıfatıYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2023/16715 · K. 2024/1682 ·
Ek takipsizlik kararına şikâyetçi vekilinin itirazı, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden kısmen kabul edilmişti. Daire, CMK m. 173/1 uyarınca takipsizlik kararlarına karşı yalnız suçtan zarar görenin itiraz hakkı bulunduğunu, bu suçun zarar göreninin şikâyetçi olmadığını, itirazın sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini belirterek hâkimlik kararını bu suç yönünden kanun yararına bozdu.
Sonuç: Şikâyetçi olmak tek başına yetmez; itiraz eden, soruşturma konusu suçtan zarar gören olmalıdır.
3. Aynı suçtan şüpheli olan ve suçtan zarar görmeyen kişinin itirazıYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/4307 · K. 2025/6719 ·
Köy tüzelkişiliğine ait taşınmazlara tecavüz suçundan iki kişi hakkında takipsizlik kararı verilmiş, şüphelilerden biri diğeri hakkında dava açılması gerektiği yönünde itiraz etmiş, hâkimlik itirazı kabul etmişti. Daire, m. 173/1'e göre takipsizlik kararına suçtan zarar görenin itiraz edebileceğini, itiraz edenin suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığı gibi aynı suçtan kendisinin de şüpheli olduğunu, bu nedenle itirazın reddedilmesi gerektiğini belirterek kabul kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: Aynı suçtan şüpheli olan ve suçtan zarar görmeyen kişi diğer şüpheli hakkındaki takipsizlik kararına itiraz edemez.
4. Yalnız vekile tebliğ edilen kararda sürenin şikâyetçinin öğrenmesinden hesaplanmasıYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2023/808 · K. 2023/10280 ·
Takipsizlik kararı yalnız şikâyetçinin vekiline elektronik tebligatla tebliğ edilmiş, şikâyetçiye tebligat yapılmamıştı. Şikâyetçi 27.09.2021'de dosyadan ve karardan örnek istemiş, 30.11.2021'de itiraz etmiş; hâkimlik itirazı esastan reddetmişti. Kanun yararına bozma istemi eksik soruşturma nedeniyle genişletme kararı verilmesi gerektiğini ileri sürüyordu. Daire, kararın şikâyetçi tarafından 27.09.2021'de öğrenildiğini ve itirazın o tarihteki 15 günlük süreden sonra yapıldığını, süre yönünden ret gerekirken esastan ret verildiğini ama kararın sonucu itibarıyla doğru olduğunu belirterek istemi reddetti. Vekile tebliğin etkisi tartışılmadı.
Sonuç: Bu olayda tebliğ yapılmamış şikâyetçi için süre, kararı öğrendiği günden başlatıldı; süresi geçmiş itirazın esastan reddi sonuç itibarıyla doğru sayıldı.
5. Hâkimliğin üç seçeneği ve aynı karara yapılan itirazlarda çelişkili kararlarYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2023/3355 · K. 2024/5276 ·
Aynı takipsizlik kararına iki şikâyetçi ayrı ayrı itiraz etmiş; bir hâkimlik itirazı reddetmiş, diğeri kabul edip soruşturmanın genişletilmesine karar vermişti. Eksikler giderildikten sonra verilen yeni takipsizlik kararına itiraz da reddedilmişti. Daire, itirazı inceleyen hâkimliğin yeterli delil yoksa ret, yeterli delil varsa kabul, eksik soruşturma varsa genişletme kararı verebileceğini belirtti; itirazların ayrı ayrı değerlendirilerek birbiriyle çelişkili iki karar verildiğini ve sonraki ret kararında bunun gözetilmediğini kanuna aykırı bularak üç hâkimlik kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: Aynı takipsizlik kararına yapılan itirazlar ayrı ayrı incelenip birbiriyle çelişen kararlar verilmesi kanun yararına bozma nedeni sayıldı.
6. Süresi geçmiş itiraz, genişletme kararının niteliği ve CMK m. 309/4-aYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2018/624 · K. 2020/371 ·
Takipsizlik kararı şikâyetçi kuruma 21.12.2017'de tebliğ edilmiş, kurum 13.02.2018'de itiraz etmiş; hâkimlik itirazı kabul edip soruşturmanın genişletilmesine karar vermişti. Özel Daire kararı m. 309/4-d uyarınca bozup genişletme kararını kaldırdı. Ceza Genel Kurulu, süresi geçmiş itirazın kabulünün hukuka aykırı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığını belirtti. Kurula göre genişletme gerekirse önce eksikler açıkça belirtilip başsavcılıktan istenir, tamamlandıktan sonra itiraz kabul ya da reddedilir; genişletme kararının kaldırılmasıyla itiraz hakkında karar verilmiş sayılmaz, itirazın esası henüz çözülmemiştir ve hâkimlik bozma doğrultusunda yeniden karar vermelidir. Bu karar davanın esasını çözmediği için bozma m. 309/4-a kapsamında yapılmalıdır. Kurul itirazı oybirliğiyle kabul etti.
Sonuç: Genişletme kararı kaldırıldığında itiraz hakkında karar verilmiş sayılmaz; bu karardaki hukuka aykırılık m. 309/4-a uyarınca bozulur ve hâkimlik yeniden karar verir.
7. Süresinde yapılan itirazın süreden reddiYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2025/1794 · K. 2025/7685 ·
Hakaret soruşturmasında 30.03.2023 tarihli takipsizlik kararına şikâyetçinin itirazı, süresinin geçtiği gerekçesiyle reddedilmişti. İstemde kararın 09/05/2023'te tebliğ edildiği ve aynı gün itiraz edildiği, Daire gerekçesinde kararın o gün "tebliğ edilmediği" ve şikâyetçinin aynı gün itiraz ettiği yazılıdır. Daire, merciin işin esası hakkında karar vermesi gerekirken itirazı süreden reddetmesini hukuka aykırı buldu ve kararı kanun yararına bozdu. Gerekçe kısadır.
Sonuç: Süresinde yapılmış itiraz süreden reddedilemez; hâkimlik işin esasına girmelidir.
8. İtiraz merciinin sulh ceza hâkimliği olmasının Anayasa'ya uygunluğuAnayasa Mahkemesi · E. 2014/146 · K. 2015/31 ·
6545 sayılı Kanunla takipsizlik kararlarına itiraz mercii ağır ceza mahkemesinden sulh ceza hâkimliğine geçmişti. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun bu merciyi belirlemesinin takdir yetkisi içinde olduğunu, sulh ceza hâkimlerinin de hâkimlik teminatına sahip olduğunu, denetimin daha etkisiz olacağı ya da savcının etkisinde kalınacağı iddialarının anayasal dayanağı bulunmadığını ve ağır ceza mahkemelerinin iş yükünü azaltmayı amaçlayan kuralların kanuni hâkim güvencesine aykırı olmadığını belirtti. m. 173/1'deki ibare, m. 173/3 ve m. 173/4'teki ibare için iptal istemi oyçokluğuyla reddedildi.
Sonuç: Takipsizlik kararına itirazın sulh ceza hâkimliğince incelenmesi Anayasa Mahkemesine göre Anayasa'ya aykırı değildir.
9. Genişletme yerine takipsizlik kararının doğrudan kaldırılmasıYargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2020/1848 · K. 2021/150 ·
Hâkimlik, etkin soruşturma yapılmadığı gerekçesiyle genişletme istemeden takipsizlik kararını kaldırmış; savcı yeniden soruşturup yeni takipsizlik kararı vermiş, bu karara itirazı başka bir hâkimlik reddetmişti. Bakanlığın istemi müştekiler vekilinin talebi üzerine düzenlenmişti. Daire, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısını yerinde görerek iki hâkimlik kararını da kanun yararına bozdu. Gerekçe istemdedir: m. 173/3 uyarınca genişletme kararı verilmesi ve eksikler giderildikten sonra itiraz hakkında karar verilmesi gerektiği, kesin nitelikteki ilk karar kanun yararına bozulmadan yeni takipsizlik kararına itirazın reddinin hukuka uygun olmadığı.
Sonuç: Daire, eksik soruşturmada doğrudan kaldırma yerine m. 173/3'teki genişletme yolunun izlenmesi gerektiğini ileri süren istemi yerinde gördü.
10. İtirazın kabulünden sonra yeniden takipsizlik kararı verilmesiYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2018/2825 · K. 2018/3367 ·
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma soruşturmasında hâkimlik itirazı, şüpheliler hakkında iddianame düzenlenip mahkemeye verilmek üzere kabul etmişti. Savcı yeniden takipsizlik kararı vermiş, bu karara itirazı başka bir hâkimlik reddetmişti. Daire, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnameyi yerinde görerek ret kararını bozdu. Gerekçe istemdedir: m. 173/4 karşısında kamu davası açılması gerektiği, yeniden takipsizlik kararı verilemeyeceği.
Sonuç: İtiraz iddianame düzenlenmek üzere kabul edildikten sonra verilen yeni takipsizlik kararına itirazın reddi kanun yararına bozuldu.
11. Takdir yetkisiyle verilen takipsizlik kararına itiraz (CMK m. 173/5)Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/796 · K. 2026/6793 ·
Eşinin evden ayrılırken eşyayı almasına izin vermediği iddiasıyla başlayan güveni kötüye kullanma soruşturmasında savcı, TCK m. 167/1'deki şahsî cezasızlık sebebine dayanarak CMK m. 171/1 uyarınca takipsizlik kararı vermiş ve kararda itiraza tabi olduğunu yazmıştı. Hâkimlik itirazı kabul etti. Daire, kararın m. 173/5 uyarınca kesin nitelikte olduğunu ve itiraz edilebilen kararlardan olmadığını, itirazın usulden reddi yerine kabulünün kanuna aykırı olduğunu belirterek hâkimlik kararını kanun yararına bozdu. Daire hâkimlik kararının m. 271/4 uyarınca kesin olduğunu da tespit etti.
Sonuç: Savcının m. 171/1'deki takdir yetkisiyle verdiği takipsizlik kararına m. 173 yoluyla itiraz edilemez; kararda itiraz yolu yazılması bunu değiştirmez.
12. Hâkimliğin m. 173 kararlarının kesinliği ve savcının itirazıYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2015/9462 · K. 2016/3579 ·
Görevi kötüye kullanma soruşturmasında bir sulh ceza hâkimliği eksikler giderildikten sonra karar verilmek üzere dosyayı savcılığa iade etmiş, Cumhuriyet savcısının bu karara itirazını başka bir hâkimlik kabul etmişti. Daire, ihbarnameyi yerinde görerek bu kararı bozdu. Gerekçe istemdedir: m. 173 özel düzenleme olduğundan m. 267 ve 268/3 uygulanmaz; hâkimliğin genişletme, ret ve kabul kararlarının üçü de kesindir, savcının itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir.
Sonuç: Daire, sulh ceza hâkimliğinin m. 173 uyarınca verdiği kararlara itiraz yolu bulunmadığını ileri süren istemi yerinde gördü.
13. İtirazın reddinden sonra yeni delil talebini değerlendirecek hâkimlikYargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2018/3686 · K. 2018/7278 ·
Takipsizlik kararına itiraz bir sulh ceza hâkimliğince reddedilip kesinleşmişti. Müşteki yeni delil elde edildiği iddiasıyla kamu davası açılmasını istedi; başka bir hâkimlik bunu takipsizlik kararına yapılmış bir itiraz sayarak reddetti. Daire, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının gönderme yazısını yerinde görerek bu kararı m. 309/4-a uyarınca bozdu. Gerekçe istemdedir: m. 172/2 karşısında yeni delil talebini değerlendirme yetkisi, itirazı daha önce reddeden hâkimliğe aittir.
Sonuç: İtiraz reddedildikten sonra yeni delil talebi yeni bir itiraz gibi incelenmez; Daire, bunu itirazı reddeden hâkimliğin değerlendireceğini ileri süren istemi yerinde gördü.
Sık sorulan sorular
Takipsizlik kararına itiraz süresi kaç gündür?
Bugünkü CMK m. 173/1'e göre süre, kararın itiraz edene tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. CMK geçici m. 6/1-b uyarınca bu süre 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlara uygulanır; daha önce verilen kararlarda değişiklikten önceki on beş günlük süre geçerlidir.
Takipsizlik kararına itiraz nereye yapılır?
CMK m. 173/1 uyarınca itiraz, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır. CMK m. 172/1'e göre itirazın mercii takipsizlik kararında gösterilir.
Şüpheli takipsizlik kararına itiraz edebilir mi?
CMK m. 173/1 itiraz hakkını suçtan zarar görene tanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2011'de şüphelinin takipsizlik kararına itiraz hakkı bulunmadığını, itirazının genel itiraz yolu kıyasen uygulanarak da incelenemeyeceğini belirtti. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ise farklıdır: CMK m. 171/2'ye göre ona şüpheli de itiraz edebilir.
Şikâyetçi olmam itiraz edebilmem için yeterli mi?
Kanun şikâyetçiyi değil suçtan zarar göreni sayar. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024'te görevi yaptırmamak için direnme suçunda şikâyetçinin suçtan zarar gören olmadığını, itirazının sıfat yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini belirtti. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025'te aynı suçtan şüpheli olan ve suçtan zarar görmeyen kişinin itirazının reddedilmesi gerektiğini söyledi.
Karar bana tebliğ edilmediyse itiraz süresi ne zaman başlar?
CMK m. 173/1'e göre süre tebliğden başlar. Tebliğin yalnız vekile yapıldığı, şikâyetçiye yapılmadığı bir olayda Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023'te süreyi şikâyetçinin kararı öğrendiği günden başlattı; o tarihte süre on beş gündü ve vekile tebliğin etkisi tartışılmadı. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025'te, şikâyetçinin 09.05.2023'te itiraz ettiği bir olayda itirazı süreden reddeden hâkimlik kararını, merciin işin esası hakkında karar vermesi gerektiği gerekçesiyle bozdu.
Sulh ceza hâkimliği itirazı nasıl sonuçlandırır?
CMK m. 173/3 ve 173/4'e göre hâkimlik soruşturmanın genişletilmesini Cumhuriyet başsavcılığından isteyebilir, kamu davası için yeterli neden yoksa itirazı gerekçeli olarak reddeder ya da itirazı yerinde bulur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020'de, eksikler tamamlandıktan sonra hâkimliğin itirazın kabulüne ya da reddine karar vermesi gerektiğini belirtti.
İtirazım reddedilirse masrafları ben mi öderim?
CMK m. 173/3'e göre hâkimlik kamu davasının açılması için yeterli neden bulmazsa istemi gerekçeli olarak reddeder ve itiraz edeni giderlere mahkûm eder. Bu sayfadaki Yargıtay kararlarında bu kuralın uygulanışı ele alınmamıştır.
İtiraz kabul edilirse savcı yeniden takipsizlik kararı verebilir mi?
CMK m. 173/4'e göre hâkimlik istemi yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2018'de, itiraz iddianame düzenlenmek üzere kabul edildikten sonra verilen yeni takipsizlik kararına itirazın reddini, kamu davası açılması gerektiğini ileri süren kanun yararına bozma istemini yerinde görerek bozdu.
Sulh ceza hâkimliğinin itiraz kararına itiraz edilebilir mi?
CMK m. 271/4'e göre merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir; Yargıtay 11. Ceza Dairesi de takipsizlik kararına itiraz üzerine verilen hâkimlik kararlarını bu hükme göre kesin saymıştır. Kesinleşen karara karşı CMK m. 309'a göre Adalet Bakanlığının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının başvurusuyla kanun yararına bozma yolu vardır.
Her takipsizlik kararına itiraz edilebilir mi?
Hayır. CMK m. 173/5'e göre Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması konusunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde m. 173 uygulanmaz. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026'da, eşler arasında güveni kötüye kullanmada şahsî cezasızlık sebebi nedeniyle CMK m. 171/1'e göre verilen takipsizlik kararının, kararda itiraz yolu yazılmış olsa da itiraz edilebilen kararlardan olmadığını belirtti.
Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararına itiraz edilir mi?
CMK m. 158/6'ya göre soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara m. 173'teki usule göre itiraz edilebilir. İtiraz kabul edilirse Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır.
İtiraz reddedildikten sonra yeni delil bulunursa ne olur?
CMK m. 173/6 uyarınca bu durumda m. 172/2 uygulanır: aynı fiilden dava açılabilmesi için kamu davasının açılmasına yetecek yeni delil elde edilmesi ve bu konuda sulh ceza hâkimliğinin karar vermesi gerekir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2018'de, yeni delil talebini yeni bir itiraz sayarak reddeden başka bir hâkimliğin kararını, bu yetkinin itirazı reddeden hâkimliğe ait olduğunu ileri süren istemi yerinde görerek bozdu.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer ceza usulü rehberleri
- Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE, CMK m. 171)
- Takipsizlik kararı: kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (CMK m. 172)
- Tutuklama nedenleri ve katalog suçlar (CMK m. 100)
- Haksız tutuklama ve gözaltı tazminatı (CMK m. 141)
- Tutuklamaya itiraz ve tahliye talebi (CMK m. 101)
- Yakını gözaltına alınan ya da tutuklanan kişi: gözaltı süresi, haber verilmesi ve itiraz (CMK m. 91)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.