İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Geçit hakkı: zorunlu geçit, mecra ve zorunlu su hakkı davası

Yayın tarihi:

Genel yola bağlantısı olmayan ya da yolu ihtiyacını karşılamayan bir taşınmazın maliki, komşusundan bedel karşılığında geçit hakkı isteyebilir; boru, kablo ve elektrik hattı gibi mecraların komşu araziden geçirilmesi ve komşunun fazla suyundan yararlanma da Türk Medeni Kanunu'nda benzer bir yapıyla düzenlenmiştir. Bu rehber zorunlu geçit hakkının şartlarını, güzergâhın ve bedelin nasıl belirlendiğini, kurulmuş geçidin kaldırılmasını, mecra ve zorunlu su hakkını, davanın hangi mahkemede ve hangi usulle görüldüğünü Yargıtay kararlarıyla anlatır.

Kısaca

Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli yolu olmayan malik, komşusundan bedelini ödeyerek geçit hakkı isteyebilir. Mahkeme yolun yerini iki tarafın menfaatini gözeterek, kural olarak yükü taşıyacak komşuya en az zarar verecek biçimde belirler. Bedeli yol isteyen öder ve bu bedel karardan önce mahkemeye yatırılır. Su borusu veya elektrik hattının başka yerden geçirilmesi olanaksız ya da çok masraflıysa komşu araziden geçirilmesi de bedel karşılığında istenebilir. Geçit ve mecra davalarından önce kural olarak arabulucuya başvurmak zorunludur. Dava kural olarak taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır.

Bu sayfada

Dava, süre ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Görevli mahkeme

Asliye hukuk mahkemesi: dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Zorunlu geçit, mecra ve zorunlu su irtifakı kurulması ile bunların kaldırılması davaları HMK m. 4/1'de sulh hukuk mahkemesine verilen davalar (kira, paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi, yalnız zilyetliğin korunması ile kanunların sulh hukuk mahkemesini görevlendirdiği davalar) arasında sayılmaz. TMK m. 744-748, m. 761 ve m. 785 de sulh hukuk mahkemesini görevlendirmez.

Dayanak: HMK m. 2/1, m. 4/1

Yetkili mahkeme

Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi: irtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır; taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Geçit veya mecra birden fazla taşınmazdan geçecekse dava, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da açılabilir.

Dayanak: HMK m. 12/1-3

Dava şartı

Zorunlu geçit (TMK m. 747) ve mecra (TMK m. 744) Türk Medeni Kanunu'nda “Komşu hakkı” başlığı altında düzenlenmiştir; komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir. Bu hüküm 1/9/2023'te yürürlüğe girmiştir ve o tarihte ilk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtay'da görülmekte olan davalara uygulanmaz. Zorunlu su hakkı (TMK m. 761) ise Kanunda komşu hakkı başlığı altında değil, “Kaynak ve yeraltı suları” başlığı altında düzenlenmiştir ve m. 18/B/1'de ayrıca sayılmamıştır. Yargıtay'a göre geçit davasında arabuluculuk şartı dava açıldıktan sonra tamamlanamaz. Kurulmuş bir irtifakın mahkeme kararıyla terkini TMK m. 785'te, “Komşu hakkı” başlığı dışında “İrtifak hakları” bölümünde düzenlenmiştir. Kurulmuş geçidin terkini davasının m. 18/B/1-ç kapsamına girip girmediğine ilişkin bir Yargıtay kararına bu rehber için ulaşılamamıştır.

Dayanak: 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1-ç, m. 18/A/2, geçici m. 3/1; 7445 sayılı Kanun m. 43/1-a

Süre ve zamanaşımı

TMK m. 747 zorunlu geçit, m. 744 mecra ve m. 761 zorunlu su istemini bir dava açma süresine veya zamanaşımına bağlamaz. Kurulmuş irtifakın mahkeme kararıyla terkini (m. 785) için de maddede süre öngörülmemiştir. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

Dayanak: TMK m. 744/1, m. 747/1, m. 761/1, m. 785; 6325 sayılı Kanun m. 18/A/15

Yargılama usulü

Yazılı yargılama usulü: geçit, mecra ve zorunlu su davaları HMK m. 316/1'de basit yargılama usulüne bağlanan dava ve işler arasında sayılmaz. Dava sırasında istenen ihtiyati tedbir, delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ve bunlara karşı yapılacak itirazlar ise basit yargılama usulüne tabidir.

Dayanak: HMK m. 316/1

Harç

Nispi harç: yargı harçları değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin türü ve niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır. Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Değer belirlenebiliyorsa dava dilekçesinde gösterilmesi zorunludur. Kapatılan 14. Hukuk Dairesi'nin incelenen kararlarında harç ve dava değeri, bilirkişice belirlenen geçit bedeli üzerinden hesaplanmıştır (bkz. “Geçit bedeli”).

Dayanak: Harçlar Kanunu m. 15, m. 16/1, m. 16/3

Kanun yolu

Nihai karara karşı istinaf; m. 341/2'deki parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. İstinaf süresi, ilamın her bir tarafa usulen tebliğinden başlayarak iki haftadır. Bölge adliye mahkemesinin temyizi kabil nihai kararlarına karşı tebliğden başlayarak iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; m. 362/1-a'daki temyiz sınırını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kural olarak temyiz edilemez. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul edip yeniden esas hakkında karar vermişse, kabul edilen ya da reddedilen kısım m. 341/2'deki sınırın üzerindeyse karar temyiz edilebilir (m. 362/3); temyiz sınırının altında kalan bu kararlarda iki karar arasındaki fark m. 341/2'deki sınırı geçmiyorsa ya da karar yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz yolu kapalıdır. Parasal sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Geçit davasında dava değerinin nasıl belirlendiği “Geçit bedeli” bölümünde anlatılmıştır.

Dayanak: HMK m. 341/1-a, m. 341/2, m. 345, m. 361/1, m. 362/1-a, m. 362/3, ek m. 1

Zorunlu geçit hakkı nedir; Türk Medeni Kanunu m. 747 ve m. 748 hangi geçitleri düzenler?

Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında bir geçit hakkı tanınmasını komşularından isteyebilir (TMK m. 747/1). Bu hak Türk Medeni Kanunu'nda “Komşu hakkı” başlığı altında, “Geçit hakları” alt başlığıyla düzenlenmiştir; komşu arazisinden boru, kablo ve hat geçirilmesini düzenleyen “Mecra geçirilmesi” hükümleri (m. 744-746) de aynı başlığın altındadır.

Hukuk Genel Kurulu zorunlu geçit hakkını, taşınmaz mülkiyetinin kanundan doğan ve komşular yararına irtifak hakkı kurma yükümlülüğü getiren kısıtlamalarından biri olarak tanımlar. (Yargıtay HGK, E. 2023/272)1 Kurul başka bir kararında geçit hakkının yenilik doğuran bir hak olduğunu ve geçit ihtiyacı bulunan taşınmazın mülkiyetine bağlı bulunduğunu; hak sahibinin irtifak kurulmasını istemesiyle yükümlü taşınmaz malikinin irtifak hakkı kurma borcu altına girdiğini ve bu borç yerine getirilince geçit irtifakının ortaya çıktığını belirtmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2017/1826)2

Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır; uygulamada ilk hâle “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denir. (Yargıtay 7. HD, E. 2025/4698)32 7. Hukuk Dairesi'ne göre geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan alır; bu yüzden geçit yeri belirlenirken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilir. (Yargıtay 7. HD, E. 2023/3056)4

Zorunlu geçit dışındaki geçitler için m. 748 ayrı bir kural koyar. Taşınmaz malikinin taşınmazını işletme veya iyileştirme ya da üzerinde yapı yapma amacıyla komşu taşınmaza geçici olarak girme hakkı ile tarla yolu, hayvan sulama yolu, kış geçidi, tomruk kaydırma yolu ve oluğu ve benzeri geçitler özel kanun hükümlerine, özel kanun hükmü yoksa yerel âdete tabidir (m. 748/1-2). Doğrudan doğruya kanundan kaynaklanan geçit hakları tapu kütüğüne tescil edilmeksizin doğar; bunlardan sürekli nitelikte olanlar beyanlar sütununda gösterilir (m. 748/3).

Bu rehber kanundan doğan zorunlu geçit, mecra ve su haklarını anlatır. Malikin sözleşmeyle veya resmî senetle kurduğu geçit irtifakı intifa ve irtifak hakkı rehberinin, geçit olarak kullanılan bir yere el atılmasının kullanım karşılığı ise ecrimisil davası rehberinin konusudur.

Zorunlu geçit hakkı kurulmasının şartları nelerdir; Yargıtay mutlak ve nispi geçit ihtiyacını nasıl ayırıyor?

Hukuk Genel Kurulu zorunlu geçit hakkının şartlarını genel ve özel koşullar olarak ayırır. Genel koşullar kanun maddesinden hareketle şunlardır: 1) hakkın üzerinde kurulacağı taşınmazın özel mülkiyet konusu ve tapuya kayıtlı olması, 2) geçit gereksiniminin zorunlu olması, 3) tam bedelin ödenmesi. Özel koşullar ise 1) taşınmazların önceki durumlarına ve mevcut yollara değer verilmesi, 2) geçidin en az zarar verecek biçimde kurulması ve 3) taraf çıkarlarının dengelenmesidir.1

Geçit hakkı kurulabilmesi için geçit ihtiyacı duyulan taşınmazın genel yola hiç veya yeteri kadar bağlantısının bulunmaması gerekir; ilk hâlde mutlak, ikinci hâlde nispi geçit ihtiyacı vardır. (Yargıtay HGK, E. 2017/2006)5 Hukuk Genel Kurulu'na göre mutlak geçit ihtiyacında geçit hakkının kurulması zorunludur; nispi geçit ihtiyacında ise geçit kurulup kurulmayacağı somut olaydaki durum ve şartlar dikkate alınarak hukuka ve hakkaniyete uygun biçimde değerlendirilir. Mevcut bir yolun objektif ölçülere göre taşınmazın ekonomik ihtiyaçlarına cevap vermemesi veya taşınmazın yararlanma biçiminin zaman içinde değişmesi hâlinde nispi geçit ihtiyacından söz edilebilir.25 Geçit ihtiyacı baştan itibaren var olabileceği gibi sonradan yapılan kadastro, imar uygulamaları veya kamulaştırma sonucu da doğabilir.2

İhtiyaç, davacının isteğine göre değil objektif ölçüye göre belirlenir. Hukuk Genel Kurulu, uygulama imar planına göre genel yol niteliğinde, 15 metre genişliğinde ve kamyon, tır, itfaiye aracı gibi geniş araçların geçişine uygun imar yoluna cephesi bulunan bir fabrika parselinde, yola bakan tarafta kazan dairesi, su arıtma ve elektrik tesisatı bulunmasının yaratabileceği risklere karşı tedbir alınabileceğini ve davacının masraflı olsa dahi bu yükümlülüğe katlanması gerektiğini belirtmiştir. Kurul, açılmış ve fiilen kullanılan imar yoluna cephesi bulunan taşınmazın geçit ihtiyacı içinde olduğunun kabul edilemeyeceğine ve davacının sübjektif arzusuna göre geçit güzergâhı saptanamayacağına oy birliğiyle karar vermiştir.2

Lehine önceden kurulmuş dar bir geçit bulunan taşınmazda da ihtiyaç önce mevcut geçitle karşılanmaya çalışılır. Hukuk Genel Kurulu, bir taşınmaz lehine iki komşu parselin ortak sınırında toplam 2 metre genişliğinde akdi geçit irtifakı bulunan olayda davacının nispi geçit ihtiyacı içinde olduğunu, bu durumda öncelikle mevcut akdi geçidin 2,5-3 metreyi aşmamak şartıyla genişletilmesinin mümkün olup olmadığının belirlenmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerektiğini kabul etmiştir.5

TMK m. 747/1, geçit ihtiyacının malikin kendi davranışıyla doğmamış olmasını ayrı bir şart olarak saymaz. Kanun ise geçit isteğinin ilk önce önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya yöneltileceğini söyler (m. 747/2). Bu rehber için incelenen Yargıtay kararlarında, yolun malikin kusuruyla kaybedilmesinin geçit istemine etkisine ilişkin bir ölçüte rastlanmamıştır.

Geçidin güzergâhı nasıl belirlenir; en az zarar, fedakârlığın denkleştirilmesi, bölünmezlik ve kesintisizlik ilkeleri ne anlama gelir?

Kanun güzergâh için bir sıra koyar: geçit hakkı ilk önce önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya karşı, daha sonra geçitten en az zarar görecek olana karşı kullanılır (TMK m. 747/2). Zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir (m. 747/3).

7. Hukuk Dairesi kararlarında, geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ve bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağının davacının sübjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun olarak belirlenmesi ve taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılmasında genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibinin dikkatten kaçırılmaması gerektiği tekrarlanmaktadır.4 (Yargıtay 7. HD, E. 2023/1728)6 (Yargıtay 7. HD, E. 2024/2267)7

Hukuk Genel Kurulu'na göre fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği, alternatif güzergâhlar içinde lehine geçit kurulacak taşınmaz maliki için en kısa ve en az giderli olan değil, aleyhine geçit kurulabilecek taşınmaz malikleri için objektif olarak en az külfet yüklenecek ve en az zarar görecek olan tercih edilir.21 Davacının ihtiyacını karşılayacak seçenekler belirlenirken taşınmazların fiili durumunun yanı sıra ileride kullanımlarında meydana gelecek değişiklikler de gözetilir.1

Zeminde kullanılan bir yolun varlığı önemlidir ama tek başına belirleyici değildir. Hukuk Genel Kurulu 2018 tarihli kararında, geçit kurulurken taşınmazın önceki durumuna ve zeminde fiilen kullanılan mevcut yola öncelik tanınması, bu uygulanamıyorsa geçidin en az zarar verecek şekilde kurulması gerektiğini belirtmiştir.5 Kurul 2024 tarihli kararında ise Hazine taşınmazında zeminde kullanılan bir yolun bulunmasının ve bölünen kısmın düz olmasının tek başına o yolun tercih edilmesine yeterli olmadığını kabul etmiştir: o olayda fiili yol ve ekim kullanımı üçüncü kişilerin fuzuli işgalinden doğuyordu ve yüklü taşınmazı parçalara ayıran bir güzergâh, en az zarar ve fedakârlığın denkleştirilmesi değerlendirmesinde irtifakın yüklü taşınmaz üzerinde yarattığı ağırlığın göz ardı edilmesi anlamına gelecekti. Bu karar oy çokluğuyla verilmiştir.1

7. Hukuk Dairesi'ne göre geçit kurulurken ihtiyaç içindeki taşınmaz genel yola kesintisiz olarak bağlanmalıdır; buna uygulamada “kesintisizlik ilkesi” denir. Uygun güzergâh saptanırken aleyhine geçit kurulan taşınmazın bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmaması da gerekir; başka türlü geçit kurulamıyorsa bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilir.67 Hukuk Genel Kurulu, Hazine taşınmazını parçalara ayıran güzergâhta direnen ilk derece kararını, bu ilkeleri içeren 7. Hukuk Dairesi bozmasını benimseyerek bozmuştur.1

Geçidin genişliği de ölçüye bağlıdır. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı gözetilerek, özellikle tarım alanlarında bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m) geçit kurulur; bu genişliği aşan bir yol verilmesi zorunluysa gerekçesi dayanaklarıyla birlikte kararda gösterilir.67

7. Hukuk Dairesi, bilirkişinin uygun bulduğu bir seçenek varken yüklü taşınmazdaki yapıyı etkileyen güzergâhın seçilmesini bozma sebebi saymıştır. Daire, bilirkişi raporunda uygun güzergâh olduğu belirtilen ikinci alternatif dururken üzerinde ev ve çeşme bulunan birinci alternatiften mülkiyet hakkını kısıtlayacak şekilde geçit kurulmasını doğru bulmamış ve hükmü bozmuştur.4

Geçit bedeli nasıl belirlenir, ne zaman depo edilir; harç ve yargılama giderlerini kim öder?

Kanun geçit hakkını “tam bir bedel” karşılığına bağlar (TMK m. 747/1). 7. Hukuk Dairesi'ne göre yükümlü taşınmaz malikine ödenecek bedel, taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığıyla objektif kıstaslar esas alınarak belirlenir ve hükümden önce depo ettirilir. Bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar uzunca bir süre geçmiş veya yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler olmuşsa, mülkiyeti kısıtlanan malikin mağduriyetini önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılır.6

Uzun süren davalarda bu kural bozma sebebi olmaktadır. 7. Hukuk Dairesi 2014 ve 2015 yıllarında açılmış iki davada, geçit bedelinin dava tarihi itibarıyla belirlendiğini, temyiz incelemesine kadar geçen sürede enflasyonda meydana gelen artış nedeniyle karar tarihine yakın güncel bedelin bilirkişiden ek rapor alınarak, mümkün değilse yeniden keşifle belirlenmesi ve depo edilen miktar mahsup edilerek kalanın depo ettirilmesi gerektiğini belirterek hükümleri bozmuştur. (Yargıtay 7. HD, E. 2025/701)87

Bedel, yalnız yolun geçtiği şeridin değerinden ibaret değildir. 7. Hukuk Dairesi, geçit nedeniyle yüklü taşınmazdaki bir duvarın yıkılması gereken olayda, fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği geçide konu taşınmazda oluşan tüm zararların lehine geçit kurulan tarafça karşılanması gerektiğini, duvar bedeli ile geçit bedelinin hüküm tarihine yakın bir tarih itibarıyla belirlenip toplamının depo ettirilmesi gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 7. HD, E. 2021/2843)9

Aleyhine geçit kurulan taşınmaz üzerinde önceden kurulmuş bir akdi geçit irtifakı bulunması, bedelin paylaştırılmasını gerektirmez. Daire, başka parsel lehine kurulan geçitle taşınmaz malikinin yükü artacağından fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği geçit bedelinin tamamının aleyhine geçit kurulan taşınmaz malikine verilmesi gerektiğini; bedelin yarısının önceki akdi geçit sahibine ödenmesine karar verilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.6

Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılır.68 7. Hukuk Dairesi, üzerinden geçit kurulan taşınmazların malikleri aleyhine açılan dava kabul edildiği hâlde davalılar lehine ayrıca vekâlet ücreti takdir edilmesini HMK m. 326'ya aykırı bulmuştur.8

Harç, değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden alınır (Harçlar Kanunu m. 15). Kapatılan 14. Hukuk Dairesi 2013 tarihli bir kararında, belirlenen geçit bedeli üzerinden hesaplanan harçtan peşin alınan harcın mahsubuyla kalan harcın “davanın niteliği gereği” davacıdan tahsiline hükmedilmesi gerektiğini belirterek hükmü düzelterek onamıştır. (Yargıtay 14. HD, E. 2013/10432)10 Aynı Daire 2008 tarihli ve mülga HUMK döneminde verilmiş bir kararında, davanın niteliği gereği dava değerinin bilirkişi raporuyla saptanan geçit bedeli olduğunu ve reddedilen davada davalı yararına vekâlet ücretinin bu değer üzerinden nispi olarak belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. (Yargıtay 14. HD, E. 2008/2366)11 7. Hukuk Dairesi istinaf döneminde, istinaf kesinlik sınırının hesabında dava değeri olarak alternatif güzergâhlardan en yüksek geçit bedeline sahip olanın esas alınması gerektiğini belirterek istinaf dilekçesini miktar yönünden reddeden bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur. (Yargıtay 7. HD, E. 2025/5352)12

Geçit davasında ihtiyacın ispatı, keşif, taraf teşkili ve tapuya tescil nasıl işler?

Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6). Yargıtay, zorunlu su ve mecra davalarında ihtiyacın mahallinde uzman bilirkişilerle yeniden keşif yapılarak araştırılmasını istemiştir. (Yargıtay 14. HD, E. 2015/5022)13 (Yargıtay 7. HD, E. 2021/8359)14 7. Hukuk Dairesi'nin incelediği bir geçit dosyasında da keşif sonucu alınan raporda dört farklı alternatif gösterilmişti.4 Yargıtay kararlarında ihtiyacın ve güzergâhın tarafların sübjektif arzularına göre değil, fedakârlığın denkleştirilmesi başta olmak üzere temel ilkeler ve objektif kıstaslarla belirlenmesi istenmektedir.72 Hukuk Genel Kurulu, bozmaya uyulduktan sonra bilirkişi eliyle belirlenen ve direnme kararına esas alınan güzergâhın da Hazine taşınmazını parçalara ayırdığını tespit etmiş ve bu güzergâhta direnen kararı bozmuştur.1

Geçit hakkı taşınmaz leh ve aleyhine kurulduğundan, leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur.27 Yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konuysa dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.7 Taşınmaz satış nedeniyle başkası adına kayıtlıysa, taşınmazda payı bulunmayan kişiye husumet yöneltilemez; Hukuk Genel Kurulu bu kişi hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini belirtmiştir.2

Başlangıçta davacı tarafından öngörülemediği için dilekçede gösterilen yer dışındaki bir güzergâhtan geçit kurulması gerekebilir. 7. Hukuk Dairesi'ne göre bu güzergâhtaki taşınmazların maliklerine dava dilekçesiyle husumet yöneltilmemiş olması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından, HMK m. 124 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olmayan bu taraf değişikliği talebi kabul edilir ve davacının bu kişilerin harçsız olarak davaya katılmalarını sağlamasına imkân verilir.7 Daire aynı kuralı mecra davaları için de açıklamıştır.14

Hüküm infazda tereddüt yaratmayacak açıklıkta olmalıdır. 7. Hukuk Dairesi, irtifakın tesciline esas alınan bilirkişi krokisinin hükümde belirtilmemesini infazda tereddüt oluşturacak bir eksiklik saymış; yeniden yargılama gerekmediği için bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış, ilk derece kararının hüküm fıkrasından “tapunun şerhler hanesine işlenmesine” ibaresini çıkarmış ve yerine hangi krokinin esas alındığını ve geçit irtifakının kütük sayfasında ayrılan özel sütuna tescilini yazarak kararı düzelterek onamıştır.3

7. Hukuk Dairesi'ne göre kurulan geçit hakkının tapu kütüğünde irtifak hakları için ayrılan özel sütuna tesciline karar verilmelidir.6 Hukuk Genel Kurulu'nun benimsediği 7. Hukuk Dairesi bozmasında da aynı ifade yer alır.1 Tapu Sicili Tüzüğü m. 30/1'e göre de “İrtifak hakları, kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tescil edilir.” Mecra hakkı için kanun ayrıca, hak sahibinin istemi üzerine ve giderleri ödemesi koşuluyla tapu kütüğüne tescil edileceğini düzenler (TMK m. 744/3).

Kurulmuş geçit hakkı sonradan kaldırılabilir mi; TMK m. 783-785'e göre terkin davasında ispat yükü kimdedir?

İrtifak hakkı tescilin terkini veya yüklü ya da yararlanan taşınmazın yok olmasıyla sona erer (TMK m. 783). Lehine irtifak kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı hiçbir yarar kalmamışsa yüklü taşınmazın maliki terkini isteyebilir (m. 785/1); yüküne oranla çok az yarar sağlayan bir irtifakın bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebilir (m. 785/2).

Kapatılan 14. Hukuk Dairesi'ne göre genel yola bağlantısı olmayan taşınmaz için kurulan geçit hakkı, bu ihtiyacın sona ermesiyle ya da yüküne oranla çok az yarar sağladığı kanıtlandığında hukuksal temelini kaybeder; bu durumda yükümlü taşınmazın maliki bedel karşılığında geçidin kaldırılmasını isteyebilir. Geçit hakkının kaldırılması davalarında geçit ihtiyacının sona erdiğini veya kaldırılması istenen geçidin davalının taşınmazına yüküne oranla çok az yarar sağladığını davacı kanıtlamalıdır. (Yargıtay 14. HD, E. 2018/473)15 (Yargıtay 14. HD, E. 2016/18044)16 7. Hukuk Dairesi 2024 tarihli bir kararında aynı ispat kuralını ve sona erme sebeplerini gerekçesinde sayarak, ihtiyacın sürdüğü gerekçesiyle davayı reddeden ilk derece kararına karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır. (Yargıtay 7. HD, E. 2024/892)17

Daire, mahkeme kararıyla kurulup kesinleşmiş bir geçidin, lehine geçit kurulan taşınmazın alternatif güzergâhları bulunduğu gerekçesiyle kaldırılmasını doğru bulmamış; davalının geçit ihtiyacının sürdüğünü ve davacının ihtiyacın sona erdiğini ya da geçidin çok az yarar sağladığını kanıtlayamadığını belirterek davanın reddi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.15

Aynı Daire, sona erme sebeplerini şöyle sıralar: 1) tescilin terkini veya yüklü ya da yararlanan taşınmazın yok olması (TMK m. 783), 2) yüklü ve yararlanan taşınmazlara aynı kişinin malik olması hâlinde bu kişinin irtifakı terkin ettirmesi (m. 784), 3) yararlanan taşınmaz malikinin zorunlu geçit hakkından vazgeçmesi, 4) taşınmazlardan birinin veya ikisinin kamulaştırılması, 5) m. 785'teki hâller. Daire'ye göre geçit irtifakı taşınmazın mülkiyet hakkına bağlı olduğundan eşyaya bağlı bir haktır; lehine geçit kurulan taşınmazın malikinin yola cepheli bitişik taşınmaza da malik olması kaldırma sebebi değildir ve iki taşınmaz tevhit edilmedikçe, sayılan sona erme sebepleri de gerçekleşmedikçe geçit irtifakı mahkeme kararıyla kaldırılamaz.16 Aynı Daire 2018 tarihli ve oy çokluğuyla verdiği bir kararında ise sözleşmeyle kurulmuş bir geçitte, lehine geçit kurulan taşınmazın malikinin yola cepheli bitişik parsele de malik olmasıyla irtifaktan beklenen amacın sona erdiğini kabul ederek davanın reddine ilişkin hükmü bozmuştu. (Yargıtay 14. HD, E. 2015/13475)18

Kanun zorunlu su irtifakında durum değişirse kurulmuş irtifakın değiştirilmesinin veya kaldırılmasının istenebileceğini (TMK m. 761/3), mecrada ise durum değişirse yükümlü malikin mecranın kendi yararına başka bir yere nakledilmesini isteyebileceğini (m. 746/1) açıkça düzenler; yer değiştirme giderleri kural olarak mecra hakkı sahibine aittir (m. 746/2). Zorunlu geçidin yerinin değiştirilmesine ilişkin özel bir hüküm m. 747'de yer almaz; irtifakın yerinin değiştirilmesi genel olarak m. 791'de düzenlenmiştir. Kapatılan 14. Hukuk Dairesi, mahkeme kararıyla kurulmuş geçidin yüklü taşınmazın tevhidiyle kullanım bütünlüğünü bozduğu olayda yer değiştirme isteminin m. 791'e göre incelenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. (Yargıtay 14. HD, E. 2007/6715)19 Sözleşmeyle kurulmuş bir geçit irtifakının kaldırılması intifa ve irtifak hakkı rehberinde anlatılır.

Mecra hakkı (TMK m. 744-746) hangi şartlarla istenir ve Yargıtay mecra davasında neye bakar?

Her taşınmaz maliki, uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla; su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflıysa kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür (TMK m. 744/1). Mecra geçirilmesi kamulaştırma kurallarına bağlıysa Kanunun mecralara ilişkin komşuluk hükümleri uygulanmaz (m. 744/2).

Yükümlü malik kendi menfaatinin hakkaniyete uygun biçimde gözetilmesini isteyebilir; arazisinden geçecek mecralarda olağanüstü durumlar varsa, mecraların geçeceği arazi parçasının uygun bir kısmının zararını tam olarak karşılayacak bir bedelle satın alınmasını isteyebilir (TMK m. 745).

7. Hukuk Dairesi'ne göre başkasının taşınmazından mecra geçirmek isteyen kişi bu isteğini iki yoldan sağlayabilir: 1) TMK m. 727'den yararlanarak taşınmaz maliki ile anlaşıp “rızai mecra irtifakı” kurmak, 2) anlaşma sağlanamazsa m. 744'te düzenlenen “zorunlu mecra irtifakı” için dava açmak. (Yargıtay 7. HD, E. 2024/114)2014

7. Hukuk Dairesi zorunlu mecra isteminde şu noktaların araştırılmasını ister: 1) davacının zorunlu mecra hakkına ihtiyacı olup olmadığı, 2) taşınmazının bu ihtiyacı karşılama olanağı bulunup bulunmadığı, 3) ihtiyacı varsa bunu aşırı zahmet ve gidere katlanarak başka yoldan sağlayıp sağlayamayacağı, 4) irtifak kurulacak taşınmaz sahibinin menfaatinin gözetilip gözetilmediği.2014 Daire, bir tatil sitesinin su ihtiyacı için istenen mecrada bu ihtiyacın başka yollardan karşılanma olanağı bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulmamasını bozma sebebi saymıştır.14 Güzergâhtaki bütün taşınmaz malikleri davada taraf olmalı, çünkü bu irtifak da kesintisizlik ilkesine göre kurulur; mecranın niteliği ve nasıl, hangi araçlarla geçirileceği kararda gösterilmeli; bedel uzman bilirkişilerce objektif kıstaslarla belirlenip hükümden önce mahkeme veznesine depo ettirilmelidir.2014

Hukuki nitelendirme hâkime aittir. Davacı, sulama amaçlı kuyusuna elektrik bağlamak için en yakın direğin bulunduğu komşu parselden “geçit irtifakı” istemişti; ilk derece mahkemesi genel yola çıkış iddiası bulunmadığı için davayı hukuki yarar yokluğundan reddetmişti. 7. Hukuk Dairesi, istemin elektrik hattından elektrik almak için komşu taşınmaz üzerinde mecra irtifakı kurulmasına ilişkin olduğunu, HMK m. 33 uyarınca hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece kararını bozmuştur.20

Mecra davaları da özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alır. 7. Hukuk Dairesi'ne göre önce davacının mecra ihtiyacı saptanır; ihtiyaç varsa çevre taşınmazların elverişliliği incelenir ve fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca en az masrafı gerektiren ve en az zarar görecek kişinin taşınmazı üzerinden, mecranın bağlanacağı yol veya kaynak ile yararlanan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlayacak şekilde irtifak kurulur.14 Aynı kararda Daire, uygulanması için belediye kararı alınmamış bir imar planının bulunduğu yerde güzergâhın her zaman değiştirilebilecek imar planındaki duruma göre değil taşınmazların fiili durumuna göre belirlenmesi gerektiğini, hükme esas krokinin ölçekli ve infaza elverişli olması gerektiğini ve mecra irtifakının davacı kişi lehine değil onun taşınmazı lehine kurulması gerektiğini belirtmiştir.14

Mecra sözleşmesi ispatlanamamış ve yasal yoldan kurulmuş bir irtifak da yoksa, taşınmazı üzerinden izinsiz elektrik teli geçirilen ve direk dikilen malik TMK m. 683'e dayanarak el atmanın önlenmesini ve bunların kaldırılmasını isteyebilir; 7. Hukuk Dairesi bu istemin kabulünde isabetsizlik görmemiştir.14

Zorunlu su hakkı ve kaynak hakkı (TMK m. 756-761) nedir; zorunlu su davasında hangi şartlar aranır?

Evi, arazisi veya işletmesi için gerekli sudan yoksun olup bunu aşırı zahmet ve gidere katlanmaksızın başka yoldan sağlayamayan taşınmaz maliki, komşusundan, onun ihtiyacından fazla olan suyu tam bir bedel karşılığında almasını sağlayacak bir irtifak kurulmasını isteyebilir (TMK m. 761/1). Zorunlu su irtifakının kurulmasında öncelikle kaynak sahibinin menfaati gözetilir (m. 761/2); durum değişirse kurulmuş irtifakın değiştirilmesi veya kaldırılması istenebilir (m. 761/3).

Kapatılan 14. Hukuk Dairesi'ne göre zorunlu su irtifakı isteminde 1) davacının zorunlu su hakkına ihtiyacı olup olmadığı, 2) taşınmazının bu ihtiyacı karşılama olanağı bulunup bulunmadığı, 3) su ihtiyacını aşırı zahmet ve gidere katlanarak başka yoldan sağlayıp sağlayamayacağı ve 4) kaynak sahibinin menfaatinin gözetilip gözetilmediği araştırılır; bu davalarda güzergâhtaki bütün taşınmaz malikleri ile kaynak sahibi davada taraf olarak yer almalıdır.13

Daire, mahallinde yerel ve uzman bilirkişilerle yeniden keşif yapılarak öncelikle davacının taşınmazlarının su ihtiyacının varlığının ve bu ihtiyacın kendi imkânlarıyla başka yoldan, örneğin kendi taşınmazında sondaj kuyusu vurularak karşılanıp karşılanamayacağının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek eksik incelemeyle verilen kabul kararını bozmuştur. Aynı kararda, kurulacak irtifakın hangi parsel aleyhine, ne genişlikte ve uzunlukta olacağının hükümde gösterilmemesini HMK m. 297/2'ye aykırı bulmuştur.13 7. Hukuk Dairesi de 2022 tarihli bir kararında, suya elatmanın önlenmesi ve mecra irtifakı istemine ilişkin bir davada, bu ölçütlerin uygulanmasını isteyen bozma kararına uyulduğu hâlde gereklerinin yerine getirilmediğini ve su rejimi kurulmadığını belirterek hükmü bozmuştur. (Yargıtay 7. HD, E. 2021/5835)21

Kaynaklar arazinin bütünleyici parçasıdır ve mülkiyetleri ancak kaynadıkları arazinin mülkiyetiyle birlikte kazanılabilir; başkasının arazisindeki kaynak üzerindeki hak, tapu kütüğüne tescille kurulan bir irtifak hakkıdır (TMK m. 756/1-2). Yeraltı suları kamu yararına ait sulardandır ve arza malik olmak altındaki yeraltı sularına malik olmak sonucunu doğurmaz (m. 756/3). Önemli ölçüde yararlanılan kaynakları veya kuyuları kazı, yapı veya benzeri faaliyetlerle keserek ya da kirleterek zarar veren kimse bu zararı gidermekle yükümlüdür (m. 757/1); oturma, işletme veya içme ya da kullanma suyu için gerekli kaynaklar kesilir ve kirletilirse kaynağın olabildiği ölçüde eski duruma getirilmesi istenebilir (m. 758/1). Özel mülkiyetteki arazide bulunan kaynak, kuyu veya derelerden komşuların su içme, su alma veya hayvan sulama gibi yararlanmaları özel kanun hükümlerine, özel kanun hükmü yoksa yerel âdete tabidir (m. 760).

Kaynaklara zarar verilmesine ilişkin m. 757-758 uyuşmazlıklarında bu rehber için incelenen Yargıtay kararlarında bir ölçüte rastlanmamıştır; bu kısım yalnız madde metnine dayanır. Zorunlu su hakkı Kanunda “Komşu hakkı” başlığı altında değil “Kaynak ve yeraltı suları” başlığı altında düzenlenmiştir; zorunlu su davasının 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1-ç kapsamında dava şartı arabuluculuğa tabi olup olmadığı konusunda bir Yargıtay kararına ulaşılamamıştır.

Geçit ve mecra davası hangi mahkemede açılır; arabulucuya başvurma şartı ne zamandan beri aranıyor?

Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir (HMK m. 2/1). Geçit, mecra ve zorunlu su davaları HMK m. 4/1'de sulh hukuk mahkemesine verilen davalar arasında sayılmaz. İrtifak haklarına ilişkin davalar üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır (m. 12/2); dava birden fazla taşınmaza ilişkinse taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da açılabilir (m. 12/3).

Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m. 18/B/1-ç). Bu madde 7445 sayılı Kanun m. 37 ile eklenmiş ve 7445 sayılı Kanun m. 43/1-a uyarınca 1/9/2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir; 18/B'nin dava şartına ilişkin hükümleri bu tarihte ilk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtay'da görülmekte olan davalara uygulanmaz (6325 sayılı Kanun geçici m. 3/1). Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir (m. 18/A/2). 7. Hukuk Dairesi, geçit hakkı kurulması davalarında arabuluculuk şartının 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1-ç'den kaynaklandığını ve dava açıldıktan sonra tamamlanabilecek bir usul işlemi olmadığını belirterek, arabulucuya başvurulmadan açılan davada ve arabulucuya dava açıldıktan sonra başvurulan davada verilen usulden ret kararlarını onamıştır. (Yargıtay 7. HD, E. 2025/2955)22 (Yargıtay 7. HD, E. 2025/1845)23

Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa bu madde kapsamında düzenlenen anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur; taşınmazla ilgili anlaşma belgelerinde şerh taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır (m. 18/B/3). Taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşma belgesinin taraflarından biri, şerh verildikten sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilir ve tapu müdürlüğü gerekli incelemeyi yaptıktan sonra resmî senet düzenlemeksizin tescil talebini yerine getirir (m. 18/B/5).

Geçit ve mecra davaları yazılı yargılama usulüyle görülür; basit yargılama usulüne tabi dava ve işleri sayan HMK m. 316/1'de yer almazlar. Dava sırasında istenen ihtiyati tedbir ve delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ise basit yargılama usulüne tabidir (m. 316/1-c).

İlgili mevzuat

TMK m. 747 — Zorunlu geçit

Madde 747- Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında bir geçit hakkı tanınmasını komşularından isteyebilir.

Bu hak, ilk önce kendisinden bu geçidin istenmesi önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana karşı kullanılır.

Zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 748 — Diğer geçit hakları

Madde 748- Taşınmaz malikinin taşınmazını işletme veya iyileştirme ya da taşınmazı üzerinde yapı yapma amacıyla komşu taşınmaza geçici olarak girme hakkı ile tarla yolu, hayvan sulama yolu, kış geçidi, tomruk kaydırma yolu ve oluğu ve bunlara benzer diğer geçitler özel kanun hükümlerine tâbidir.

Özel kanun hükmü yoksa yerel âdet uygulanır.

Doğrudan doğruya kanundan kaynaklanan geçit hakları, tapu kütüğüne tescil edilmeksizin doğar. Ancak, bunlardan sürekli nitelikte olanlar beyanlar sütununda gösterilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 744 — Mecra geçirilmesi — katlanma yükümlülüğü

Madde 744- Her taşınmaz maliki, uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla, su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür.

Mecra geçirilmesinin kamulaştırma kurallarına bağlı olması hâlinde, bu Kanunun mecralara ilişkin komşuluk hükümleri uygulanmaz.

Mecrayı geçirme hakkı, hak sahibinin istemi üzerine ve giderleri ödemesi koşuluyla tapu kütüğüne tescil edilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 745 — Mecra — yükümlü taşınmaz malikinin menfaatinin korunması

Madde 745- Yükümlü taşınmaz maliki, kendi menfaatinin hakkaniyete uygun bir biçimde gözetilmesini isteyebilir.

Arazinin üzerinden geçecek mecralarda olağanüstü durumlar varsa malik, bu mecraların üzerinden geçirileceği arazi parçasının uygun bir kısmının, zararını tam olarak karşılayacak bir bedelle satın alınmasını isteyebilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 746 — Mecra — durumun değişmesi

Madde 746- Durum değişirse, yükümlü taşınmaz maliki, mecranın kendi yararına olarak başka bir yere nakledilmesini isteyebilir.

Yer değiştirme giderleri, kural olarak mecra hakkı sahibine aittir.

Özel durumlar haklı gösterdiği takdirde, taşınmaz maliki de giderlerin uygun bir kısmına katılmakla yükümlü tutulabilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 761 — Zorunlu su

Madde 761- Evi, arazisi veya işletmesi için gerekli sudan yoksun olup, bunu aşırı zahmet ve gidere katlanmaksızın başka yoldan sağlayamayan taşınmaz maliki, komşusundan, onun ihtiyacından fazla olan suyu tam bir bedel karşılığında almasını sağlayacak bir irtifak kurulmasını isteyebilir.

Zorunlu su irtifakının kurulmasında öncelikle kaynak sahibinin menfaati gözetilir.

Durum değişirse, kurulmuş irtifak hakkının değiştirilmesi veya kaldırılması istenebilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 785 — İrtifakın mahkeme kararıyla terkini

Madde 785- Lehine irtifak kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı hiç bir yarar kalmamışsa, yüklü taşınmazın maliki bu hakkın terkinini isteyebilir.

Yüküne oranla çok az yarar sağlayan bir irtifak hakkının, bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Zorunlu geçitte güzergâh seçimi: en az külfet ve bölünmezlikYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/272 · K. 2024/240 ·

    İlk derece mahkemesi, Hazine taşınmazını parçalara ayıran ve zeminde fiilen kullanılan yol üzerinden geçit kurulmasında 7. Hukuk Dairesi bozmasına karşı direnmişti. Kurul, zorunlu geçidin genel ve özel koşullarını sıraladı; fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği alternatifler içinde yüklü malikler için objektif olarak en az külfetli olanın seçileceğini, fiili yolun ve düz arazinin tek başına yeterli olmadığını belirterek direnme kararını Özel Daire bozmasındaki nedenlerle oy çokluğuyla bozdu. Karar, HMK geçici m. 3 uyarınca uygulanan mülga HUMK temyiz hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Güzergâh, davacı için en kısa yol değil; yüklü taşınmaza en az külfet yükleyen ve onu bölmeyen yoldur.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.İmar yoluna cephesi olan taşınmazda geçit ihtiyacıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1826 · K. 2021/991 ·

    Fabrika parseli için komşu parselden geçit istenmiş, ilk derece mahkemesi imar yolunun aktif olmadığı ve geçit istenen yerden yangına daha kolay müdahale edilebileceği gibi gerekçelerle direnmişti. Kurul, geçit hakkının yenilik doğuran ve taşınmaz mülkiyetine bağlı bir hak olduğunu, leh ve aleyhine geçit istenen tüm maliklerin davada yer alması gerektiğini, mutlak ihtiyaçta geçidin zorunlu, nispi ihtiyaçta hakkaniyete göre değerlendirileceğini açıkladı. Açılmış ve fiilen kullanılan 15 metrelik imar yoluna cephesi bulunan taşınmazda ihtiyaç bulunmadığını; taşınmazda payı bulunmayan davalı hakkında da pasif husumet yokluğundan ret gerektiğini belirterek direnme kararını oy birliğiyle bozdu. Karar mülga HUMK temyiz hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Kullanılabilir bir genel yola cephesi olan taşınmaz, masraflı olsa da o yola katlanır; davacının tercihi geçit gerekçesi değildir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Hükümde kroki ve geçidin tapuda özel sütuna tesciliYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/4698 · K. 2026/2704 ·

    Yola bağlantısı olmayan taşınmaz lehine iki parsel aleyhine geçit kurulmuş, istinaf başvuruları esastan reddedilmişti. Daire, geçidin mutlak ve nispi ihtiyaçta genel yolla kesintisiz bağlantı sağladığını hatırlattı; hükme esas krokinin hükümde belirtilmemesini infazda tereddüt yaratacak eksiklik saydı. Yeniden yargılama gerekmediğinden bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı, ilk derece kararındaki “tapunun şerhler hanesine işlenmesine” ibaresini çıkarıp krokiyi ve irtifakın kütük sayfasındaki özel sütuna tescilini yazarak kararı oy birliğiyle, kesin olarak düzelterek onadı.

    Sonuç: Mahkeme kararıyla kurulan geçit, hükümde gösterilen krokiye göre tapuda irtifak sütununa tescil edilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Üzerinde ev ve çeşme bulunan güzergâhtan geçitYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2023/3056 · K. 2023/3845 ·

    Bozmaya uyan ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporunda dört alternatif gösterildiği hâlde üzerinde bina ve çeşme bulunan ve tarım makinesi kullanımına uygun olmayan birinci alternatiften geçit kurmuştu. Daire, geçit isteğinin önce en uygun komşuya, sonra en az zarar görecek olana yöneltileceğini ve ihtiyacın objektif esaslara göre belirleneceğini hatırlattı; raporda uygun güzergâh olduğu belirtilen ikinci alternatif dururken mülkiyet hakkını kısıtlayan birinci alternatifin seçilmesini doğru bulmayarak kararı oy birliğiyle bozdu. Karar mülga HUMK temyiz hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Uygun bir alternatif varken yüklü taşınmazdaki evi ve çeşmeyi etkileyen güzergâh seçilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Nispi geçit ihtiyacı ve mevcut akdi geçidin genişletilmesiYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2006 · K. 2018/371 ·

    Lehine iki komşu parselin ortak sınırında toplam 2 metrelik akdi geçit irtifakı bulunan taşınmaz için başka bir parselden geçit kurulmuş, mahkeme Özel Daire (14. Hukuk Dairesi) bozmasına karşı direnmişti. Kurul, mutlak ve nispi geçit ihtiyacını ayırdı; önceki durum ve fiilen kullanılan yola öncelik tanınacağını, bu mümkün değilse en az zarar verecek yerden geçit kurulacağını belirtti. Nispi ihtiyaç içindeki davacı için önce mevcut akdi geçidin 2,5-3 metreyi aşmamak üzere genişletilip genişletilemeyeceğinin araştırılması gerektiğine oy birliğiyle karar verdi. Karar mülga HUMK temyiz hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Dar da olsa bir geçidi bulunan taşınmazda önce mevcut geçidin genişletilmesi araştırılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Geçit davasında 7. Hukuk Dairesi ilkeleri ve bedelin tamamının yüklü malike ödenmesiYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2023/1728 · K. 2023/2667 ·

    Aleyhine geçit kurulan taşınmaz üzerinde önceden kurulmuş bir akdi geçit irtifakı bulunduğu için ilk derece mahkemesi geçit bedelinin yarısının önceki akdi geçit sahibine ödenmesine karar vermişti. Daire kesintisizlik, bölünmezlik, 2,5-3 metrelik genişlik, bedelin uzman bilirkişilerce belirlenip hükümden önce depo edilmesi, kütükte özel sütuna tescil ve yargılama giderlerinin davacıda kalması ilkelerini sıraladı; başka parsel lehine kurulan geçitle yükü artan malike bedelin tamamının ödenmesi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozdu. Karar mülga HUMK temyiz hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Geçit bedelinin tamamı, yükü artan yüklü taşınmaz malikine aittir; önceki akdi geçit sahibiyle paylaştırılmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Paydaşın açtığı geçit davası, HMK m. 124 ile taraf değişikliği ve güncel bedelYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/2267 · K. 2024/3337 ·

    2014'te açılan davada kiraz bahçesi lehine komşu parselden geçit kurulmuştu. Daire, leh ve aleyhine geçit istenen tüm maliklerin davada yer alması gerektiğini, yararına geçit istenen taşınmaz paylıysa davayı paydaşlardan birinin de açabileceğini, öngörülemeyen güzergâh maliklerinin HMK m. 124 uyarınca harçsız davaya katılabileceğini açıkladı. Güzergâhın sübjektif arzuya göre değil objektif kıstaslarla belirlenmesi ve enflasyon nedeniyle karar tarihine yakın güncel bedelin depo ettirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozdu. Karar mülga HUMK temyiz hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Paylı taşınmaz için paydaşlardan biri de geçit davası açabilir; sonradan ortaya çıkan güzergâh malikleri davaya katılabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.Geçit bedelinin karar tarihine göre güncellenmesi ve vekâlet ücretiYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/701 · K. 2025/1447 ·

    2015'te açılan geçit davasında bedel dava tarihi itibarıyla belirlenmiş, dava kabul edildiği hâlde davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmişti. Daire, taşınmazda payı kalmayan bir davalının temyiz dilekçesini sıfat yokluğundan reddetti; diğer temyizler yönünden enflasyondaki artış nedeniyle karar tarihine yakın güncel bedelin belirlenip depo edilenin mahsubuyla kalanın depo ettirilmesi gerektiğini, geçit davalarında yargılama giderlerinin davanın niteliği gereği davacı üzerinde bırakılacağını ve kabul edilen davada davalılar lehine vekâlet ücreti takdirinin HMK m. 326'ya aykırı olduğunu belirterek kararı oy birliğiyle bozdu. Karar mülga HUMK temyiz hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Yıllar süren davada geçit bedeli karar tarihine göre yeniden belirlenir; kaybeden davalıya vekâlet ücreti verilmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Yüklü taşınmazdaki tüm zararlar geçit bedeline girerYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2021/2843 · K. 2021/2580 ·

    Bozmaya uyularak kurulan geçit, yüklü taşınmazdaki bir duvarın yıkılmasını gerektiriyordu; mahkeme yalnız geçit bedelini belirlemişti. Daire, bedelin uzman bilirkişilerce objektif kıstaslarla belirlenip hükümden önce depo ettirileceğini ve gerekirse hüküm tarihine yakın yeni değer tespiti yapılacağını hatırlattı; fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği yüklü taşınmazda oluşan tüm zararların lehine geçit kurulan tarafça karşılanacağını, duvar bedeli ile geçit bedelinin toplamının depo ettirilmesi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozdu. Karar, HMK geçici m. 3 uyarınca uygulanan mülga HUMK temyiz hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Geçit yüzünden yıkılacak duvar gibi zararlar da bedele eklenir ve depo ettirilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Harcın geçit bedeli üzerinden davacıdan alınmasıYargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2013/10432 · K. 2013/13512 ·

    Hazine aleyhine geçit kurulan davada mahkeme, geçit bedeli üzerinden hesaplanan harçla peşin harç arasındaki farkı maddi hata sonucu davacıya iade etmişti. Kapatılan Daire, belirlenen geçit bedeli üzerinden hesaplanan harçtan peşin harcın mahsubuyla kalan harcın davacıdan tahsili gerektiğini belirtti; yeniden yargılama gerekmediği için hüküm fıkrasını “bakiye harcın davanın niteliği gereği davacıdan tahsiline” şeklinde düzelterek oy birliğiyle onadı. Düzeltme, HMK geçici m. 3 uyarınca uygulanan mülga HUMK m. 438/7'ye göre yapıldı.

    Sonuç: Daire, belirlenen geçit bedeli üzerinden hesaplanan harçla peşin harç arasındaki farkın davanın niteliği gereği davacıdan alınmasına hükmetti.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.Reddedilen geçit davasında dava değeri ve vekâlet ücretiYargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2008/2366 · K. 2008/7083 ·

    Geçit davası reddedilmiş, mahkeme davalı yararına maktu vekâlet ücretine hükmetmişti. Daire, keşifte bilirkişinin saptadığı geçit bedeli üzerinden eksik harcın tamamlandığını, davanın niteliği gereği dava değerinin bu bedel olduğunu ve vekâlet ücretinin bu değer üzerinden nispi belirlenmesi gerektiğini belirterek hükmü düzelterek oy birliğiyle onadı. Karar 2008'de, mülga HUMK döneminde verilmiştir.

    Sonuç: Mülga HUMK döneminde Daire, geçit davasında dava değerini bilirkişinin saptadığı geçit bedeli olarak kabul etmiştir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12.İstinaf sınırında dava değeri: en yüksek geçit bedeliYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/5352 · K. 2025/5340 ·

    İlk derece mahkemesi geçit kurmuş, bölge adliye mahkemesi hükmedilen geçit bedelinin istinaf kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf dilekçesini reddetmişti. Bu bir usul (kesinlik) kararıdır; Daire geçidin esası hakkında karar vermedi. Bilirkişi raporunda beş güzergâh belirlendiğini ve birinin geçit bedelinin istinaf sınırının üzerinde olduğunu tespit ederek dava değeri olarak alternatif güzergâhlardan en yüksek geçit bedeline sahip olanın kabul edilmesi gerektiğini belirtti; bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle, kesin olarak bozdu ve dosyayı istinaf incelemesi için geri gönderdi.

    Sonuç: Geçit davasında istinaf sınırı hesaplanırken alternatif güzergâhlar içindeki en yüksek geçit bedeli dava değeri sayılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13.Zorunlu su irtifakı (TMK m. 761): ihtiyaç ve başka yoldan teminYargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2015/5022 · K. 2017/6806 ·

    İlk derece mahkemesi, davacının iki parseli lehine komşu parsellerden zorunlu su irtifakı kurmuştu. Kapatılan Daire, zorunlu su davasında davacının ihtiyacının, bunu kendi imkânlarıyla (ör. kendi taşınmazında sondaj kuyusu açarak) karşılayıp karşılayamayacağının ve kaynak sahibinin menfaatinin araştırılması gerektiğini, güzergâhtaki tüm maliklerle kaynak sahibinin davada yer alması gerektiğini belirtti. Eksik keşif ve yetersiz bilirkişi raporuyla karar verildiği, hükümde irtifakın hangi parsel aleyhine ne genişlik ve uzunlukta kurulduğu gösterilmediği için kararı oy birliğiyle bozdu. Karar, HMK geçici m. 3 uyarınca uygulanan mülga HUMK temyiz hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Zorunlu su davasında davacının suyu kendi taşınmazında, ör. sondaj kuyusuyla, sağlayıp sağlayamayacağı keşif ve uzman bilirkişiyle araştırılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14.Zorunlu mecra: ihtiyaç, kesintisizlik, fiili durum ve taşınmaz lehine kurulmaYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2021/8359 · K. 2022/5519 ·

    Bir tatil sitesinin su ihtiyacı için kuyudaki motora enerji sağlamak amacıyla komşu parsellerden geçirilen ve mecra sözleşmesi ispatlanamayan yüksek gerilim hattı hakkında malikler el atmanın önlenmesi ve kal, şirket ise karşı davayla mecra irtifakı istemişti. Daire, el atmanın önlenmesi ve kal isteminin kabulünü isabetli buldu; mecra davasında ise ihtiyacın ve başka yollardan karşılanma olanağının araştırılmadığını, güzergâhın imar planına göre değil fiili duruma göre belirlenmesi gerektiğini, krokinin infaza elverişli olmadığını, bedelin eski raporla belirlendiğini ve irtifakın kişi lehine değil taşınmaz lehine kurulması gerektiğini belirterek hükmü oy birliğiyle bozdu. Karar, HMK geçici m. 3 uyarınca uygulanan mülga HUMK temyiz hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Mecra ancak ihtiyaç kanıtlanırsa, en az zararlı ve kesintisiz güzergâhtan ve taşınmaz lehine kurulur.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 15.Geçidin kaldırılması davasında ispat yüküYargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2018/473 · K. 2018/3790 ·

    Mahkeme kararıyla kurulup kesinleşmiş bir geçit, yüklü taşınmaz malikinin davası üzerine, lehine geçit kurulan taşınmazın alternatif güzergâhları bulunduğu gerekçesiyle kaldırılmıştı. Geçit davalarına o dönem bakan ve sonradan kapatılan Daire, geçidin ancak ihtiyacın sona ermesi veya yüküne oranla çok az yarar sağladığının kanıtlanması hâlinde kaldırılabileceğini, bunu davacının kanıtlaması gerektiğini belirtti; ihtiyacın sürdüğü olayda davanın reddi gerektiği gerekçesiyle hükmü oy birliğiyle bozdu. Karar, HMK geçici m. 3 uyarınca uygulanan mülga HUMK temyiz hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Geçidin kaldırılmasını isteyen, ihtiyacın bittiğini veya geçidin çok az yarar sağladığını kanıtlamalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 16.Taşınmaz lehine kurulan geçit ve tevhitYargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2016/18044 · K. 2020/6699 ·

    Lehine mahkeme kararıyla geçit kurulan taşınmazın maliki, sonradan yola cepheli bitişik parselin yarı payını satın almış; yüklü taşınmaz malikleri geçidin kaldırılmasını istemişti. Kapatılan Daire, irtifakın sona erme sebeplerini sıraladı; geçit irtifakının taşınmaz lehine kurulan, eşyaya bağlı bir hak olduğunu, bitişik yola cepheli taşınmaza aynı kişinin malik olmasının kaldırma sebebi olmadığını ve iki taşınmaz tevhit edilmedikçe geçidin mahkeme kararıyla kaldırılamayacağını belirterek kabul kararını oy birliğiyle bozdu. Karar, HMK geçici m. 3 uyarınca uygulanan mülga HUMK temyiz hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Kapatılan Daire 2020'de, yola cepheli komşu parsele de malik olmayı tevhit yapılmadıkça kaldırma sebebi saymadı.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 17.Geçidin kaldırılmasında ispat yükü (7. Hukuk Dairesi)Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/892 · K. 2024/5484 ·

    Mahkeme kararıyla kurulmuş zorunlu geçidin kaldırılması istenmiş; ilk derece mahkemesi yararlanan taşınmazın genel yola ulaşmasının başka bir güzergâhla mümkün olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de geçidin sağladığı yararın sürdüğünü belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire gerekçesinde irtifakın sona erme sebeplerini (TMK m. 783-785) ve geçidin kaldırılması davasında ihtiyacın sona erdiğini ya da geçidin yüküne oranla çok az yarar sağladığını davacının kanıtlaması gerektiğini saydı. Onama (bölge adliye mahkemesi kararının), oy birliği, kesin.

    Sonuç: Geçidin kaldırılmasını isteyen, ihtiyacın sona erdiğini veya geçidin çok az yarar sağladığını kanıtlamalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 18.Sözleşmeyle kurulan geçit ve yola cepheli bitişik parselYargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2015/13475 · K. 2018/3519 ·

    Davalının taşınmazı lehine davacının parseli üzerinde sözleşmeyle (akdi) geçit irtifakı kurulmuştu; davalı, yola cepheli bitişik parselin de maliki idi. İlk derece mahkemesi iki taşınmazın tevhit edilmediği gerekçesiyle kaldırma davasını reddetmişti. Kapatılan Daire, geçidin kaldırılması davasında ihtiyacın sona erdiğini davacının kanıtlaması gerektiğini hatırlattı; bitişik parsel üzerinden yola cephe oluştuğu için irtifaktan beklenen amacın sona erdiğini belirterek ret kararını oy çokluğuyla bozdu. Karar, HMK geçici m. 3 uyarınca uygulanan mülga HUMK temyiz hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Kapatılan Daire 2018'de, sözleşmeyle kurulan bir geçitte yola cepheli bitişik parsele de malik olmayı ihtiyacın sona ermesi saydı.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 19.Mahkeme kararıyla kurulan geçidin yerinin değiştirilmesi (TMK m. 791)Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2007/6715 · K. 2007/8327 ·

    Yüklü taşınmazın maliki, üzerinde hükmen kurulan geçidin, taşınmazını komşu parselle tevhit etmesinden sonra kullanım bütünlüğünü bozduğunu ileri sürerek geçidin terkinini ve sınırdan yeniden kurulmasını istemişti; mahkeme davayı reddetmişti. Daire, irtifakın yerinin değiştirilmesi için TMK m. 791'de genel bir düzenleme bulunduğunu ve bu istemin koşullarını açıkladı; tevhitle yükümlü malik açısından durumun değiştiğini, keşif ve bilirkişi raporuyla davacının yararının ve yeni güzergâhın davalının koşullarını ağırlaştırıp ağırlaştırmadığının saptanması gerektiğini belirterek hükmü oy birliğiyle bozdu. Karar mülga HUMK döneminde verildi.

    Sonuç: Hükmen kurulan geçidin yeri, koşulları varsa TMK m. 791'e göre değiştirilebilir; mahkeme bunu keşifle incelemelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 20.Elektrik hattı istemi: geçit değil mecra irtifakıYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/114 · K. 2024/5367 ·

    Sulama kuyusuna elektrik bağlamak için komşu parseldeki direkten hat çekmek isteyen davacının “geçit irtifakı” talebi, genel yola çıkış iddiası olmadığı için hukuki yarar yokluğundan reddedilmiş, istinaf başvurusu da esastan reddedilmişti. Daire, rızai mecra (TMK m. 727) ile zorunlu mecra (TMK m. 744) ayrımını ve zorunlu mecra davasında araştırılacak hususları açıkladı; hukuki nitelendirmenin HMK m. 33 uyarınca hâkime ait olduğunu, istemin mecra irtifakı olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece kararını oy birliğiyle, kesin olarak bozdu. Daire mecra isteminin esası hakkında karar vermedi; dosyayı mecra irtifakı delilleri toplanmak üzere geri gönderdi.

    Sonuç: Komşu araziden elektrik hattı geçirme istemi, dilekçede “geçit” denmiş olsa da mecra istemi olarak incelenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 21.Zorunlu su ölçütlerine uyulmaması ve su rejimiYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2021/5835 · K. 2022/640 ·

    Suya elatmanın önlenmesi ve mecra irtifakı istemli davada kapatılan 14. Hukuk Dairesi, su ihtiyacının ve bunun başka yoldan (ör. sondaj kuyusuyla) karşılanma olanağının araştırılmasını, TMK m. 761'deki şartlar için rapor alınmasını ve gerekirse su rejimi kurulmasını isteyerek hükmü bozmuştu. Mahkeme bozmaya uymuş ama yalnız suya müdahalenin önlenmesine karar vermişti. Daire, bozmanın gereklerinin yerine getirilmediğini, suyun nasıl kullanılacağına ilişkin su rejimi kurulmadığını ve hükmün infaz kabiliyeti bulunmadığını belirterek kararı oy birliğiyle bozdu. Karar, HMK geçici m. 3 uyarınca uygulanan mülga HUMK temyiz hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Bozmaya uyulmuşsa suya müdahalenin önlenmesiyle yetinilemez; suyun nasıl kullanılacağını gösteren bir su rejimi kurulmalı ve tarafların hak ve yükümlülükleri hükümde açıkça belirtilmelidir, aksi hâlde hüküm infaz edilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 22.Geçit davasında dava şartı arabuluculuk sonradan tamamlanamazYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/2955 · K. 2025/3928 ·

    Geçit hakkı kurulması davası, arabulucuya başvurulduğu gösterilmediği için dava şartı yokluğundan usulden reddedilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Daire, uyuşmazlığın geçit hakkı kurulması istemine ilişkin olduğunu, 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1-ç'den kaynaklanan komşu hakkına yönelik zorunlu dava şartının HMK m. 115/2'ye göre sonradan tamamlanabilecek bir usul işlemi olmadığını ve davacıya bunun için süre verilmesinin doğru olmadığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle, kesin olarak onadı.

    Sonuç: Geçit davası açmadan önce arabulucuya başvurulmalıdır; bu eksiklik dava sırasında giderilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 23.Arabulucuya dava açıldıktan sonra başvurmak eksikliği gidermezYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/1845 · K. 2025/2765 ·

    Geçit hakkı kurulması davasında arabuluculuk başvurusu dava açıldıktan sonra yapılmış; ilk derece mahkemesi davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Daire, komşu hakkına yönelik zorunlu dava şartının kaynağının 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1-ç olduğunu ve HMK m. 115/2'ye göre sonradan tamamlanabilecek bir usul işlemi olmadığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle onadı.

    Sonuç: Dava açıldıktan sonra yapılan arabuluculuk başvurusu, geçit davasındaki dava şartı eksikliğini gidermez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Geçit hakkı davası nedir, kim açabilir?

Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında komşularından geçit hakkı tanınmasını isteyebilir; bu istemle açılan davaya geçit hakkı ya da yol hakkı davası denir. Davayı yola ihtiyacı olan taşınmazın maliki açar. Yargıtay'a göre taşınmaz paylı mülkiyette ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından da açılabilir; ancak aleyhine geçit istenen taşınmazların bütün malikleri davada yer almalıdır.

Yolum var ama yetersiz; yine de geçit hakkı isteyebilir miyim?

Kanun “yeterli geçidi bulunmayan” malike bu hakkı tanır. Yargıtay, yolu hiç olmayan taşınmazda geçit kurulmasını zorunlu görür; yolu olup ihtiyacını karşılamayan taşınmazda ise geçit kurulup kurulmayacağını somut olayın şartlarına göre değerlendirir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, geniş araçların geçişine uygun bir imar yoluna cephesi bulunan taşınmazda, bu yolu kullanmak masraflı olsa da davacının buna katlanması gerektiğine karar vermiştir. Dar bir geçit varsa önce onun genişletilmesi araştırılır.

Geçit hakkının bedelini kim öder, nasıl belirlenir?

Bedeli geçit isteyen taraf öder. Yargıtay'a göre bedel, yükü taşıyacak taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişilerce objektif ölçütlerle belirlenir ve karardan önce mahkeme veznesine yatırılır. Dava uzun sürdüyse bedel karar tarihine yakın bir tarihe göre güncellenir. Geçit yüzünden yıkılacak duvar gibi zararlar da bedele eklenir ve bedelin tamamı yükü taşıyan taşınmazın malikine ödenir.

Geçit hakkı davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Zorunlu geçit ve mecra Türk Medeni Kanunu'nda komşu hakkı başlığı altında düzenlenmiştir ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Arabulucuya gidilmeden açılan dava usulden reddedilir. Bu kural 1 Eylül 2023'te yürürlüğe girmiştir ve o tarihte görülmekte olan davalara uygulanmaz. Yargıtay'a göre arabulucuya dava açıldıktan sonra başvurmak bu eksikliği gidermez. Zorunlu su hakkı ise Kanunda komşu hakkı başlığı dışında düzenlenmiştir; zorunlu su davasının bu dava şartına tabi olup olmadığı konusunda bir Yargıtay kararına ulaşılamamıştır.

Geçidin genişliği ne kadar olur?

Kanunda sabit bir genişlik yoktur. Yargıtay, lehine geçit kurulacak taşınmazın tapudaki niteliğine ve kullanım amacına göre, özellikle tarım alanlarında bir tarım aracının geçebileceği genişlikte, emsallere göre 2,5-3 metre genişliğinde geçit kurulmasını ister. Daha geniş bir yol zorunluysa mahkemenin bunun gerekçesini kararda göstermesi gerekir.

Geçit hakkı tapuya yazılır mı?

Kanundan doğrudan doğan geçit hakları tapuya yazılmadan doğar; sürekli olanlar tapunun beyanlar sütununda gösterilir. Mahkeme kararıyla kurulan zorunlu geçit ise Yargıtay'a göre tapu kütüğünde ayrılan özel sütuna tescil edilir ve hükümde hangi bilirkişi krokisinin esas alındığı açıkça yazılır. Mecra hakkı, hak sahibinin istemi ve giderleri ödemesiyle tapuya tescil edilir.

Kurulmuş geçit hakkı kaldırılabilir mi?

Evet, kanundaki şartlar gerçekleşirse. Geçidin lehine kurulduğu taşınmaza hiçbir yarar kalmamışsa yükü taşıyan taşınmazın maliki geçidin tapudan silinmesini isteyebilir; yüküne göre çok az yarar sağlıyorsa bedel karşılığında kısmen veya tamamen kaldırılması istenebilir. Yargıtay'a göre bunu kaldırılmasını isteyen taraf kanıtlamalıdır. Yargıtay'ın 2020 tarihli bir kararında, yola cepheli komşu parselin satın alınması, iki taşınmaz birleştirilmedikçe tek başına kaldırma sebebi sayılmamıştır.

Komşunun arazisinden elektrik hattı veya su borusu geçirebilir miyim?

Başka yerden geçirilmesi olanaksız ya da aşırı masraflıysa, komşunun uğrayacağı zararın tamamını önceden ödemek koşuluyla boru, kablo ve elektrik hattının onun arazisinin altından veya üstünden geçirilmesini isteyebilirsiniz; buna mecra hakkı denir. Komşu anlaşmazsa dava açılır. Yargıtay bu davada ihtiyacın gerçekten bulunup bulunmadığını, başka yoldan sağlanıp sağlanamayacağını ve komşuya en az zarar veren güzergâhı araştırır. Özel kişilerce sözleşme ya da yasal yoldan kurulmuş bir irtifak olmadan geçirilen hattın kaldırılmasını ise arazi sahibi kural olarak isteyebilir. Mecra geçirilmesi kamulaştırma kurallarına bağlıysa Kanunun mecralara ilişkin komşuluk hükümleri uygulanmaz; kamu hukukuna ilişkin tasarruflar da mecra geçirilmesine dayanak olabilir.

Komşumun kuyusundan ya da kaynağından su alma hakkı isteyebilir miyim?

Eviniz, araziniz veya işletmeniz için gerekli sudan yoksunsanız ve bunu aşırı zahmet ve masrafa katlanmadan başka yoldan sağlayamıyorsanız, komşunuzun kendi ihtiyacından fazla olan suyunu bedel karşılığında almanızı sağlayacak bir irtifak kurulmasını isteyebilirsiniz. Bu hak kurulurken önce kaynak sahibinin menfaati gözetilir. Yargıtay, davacının suyu örneğin kendi taşınmazında sondaj kuyusu açarak sağlayıp sağlayamayacağının araştırılmasını ister.

Geçit hakkı davası hangi mahkemede açılır ve masraflarını kim öder?

Dava kural olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır; irtifak davaları, üzerinde irtifak kurulacak taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür. Yargıtay'a göre geçit hakkı kurulması davalarında yargılama giderleri davanın niteliği gereği davacı üzerinde bırakılır; dava kabul edildiğinde davayı kaybeden davalılar lehine de vekâlet ücretine hükmedilmez. Yargıtay, istinaf sınırının hesabında dava değeri olarak bilirkişinin belirlediği alternatif güzergâhlardan en yüksek geçit bedeline sahip olanın esas alınması gerektiğini belirtmiştir.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Gayrimenkul Hukuku sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Gayrimenkul Hukuku alanına dön

Rehberler

Bu alandaki diğer rehberler

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp