Tahliye davası: kiracının hangi sebeplerle ve hangi sürede çıkarılabileceği
Yayın tarihi:
Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşme süresinin dolması kiracıyı çıkarmaya yetmez; kiraya veren kanunda sayılan bir sebebe ve o sebebe bağlı süreye uymak zorundadır. Bu rehber, Türk Borçlar Kanunu'ndaki tahliye sebeplerini, dava açma sürelerini, davadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğunu, icra yoluyla tahliyeyi ve Yargıtay'ın ihtiyaç, tahliye taahhüdü ve iki haklı ihtar konusunda aradığı ölçütleri anlatır.
Kısaca
Kiraya veren, konut veya çatılı işyeri kiracısını yalnız sözleşme süresi bitti diye çıkaramaz. Tahliye için kanunda sayılan bir sebep gerekir; başlıcaları: kendisi veya yakınları için ihtiyaç, binanın yeniden yapılması, kiracının yazılı boşaltma sözü, bir yıl içinde iki kez kira ödenmediği için yazılı uyarı ya da kiranın hiç ödenmemesi. Davalar çoğunlukla bir aylık kısa süreler içinde açılmalıdır. İlamsız icra yoluyla tahliye dışında, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Dava sulh hukuk mahkemesinde görülür.
İlgili rehberler: Aile Konutu Bildirimi, Önceden Verilen Tahliye Taahhüdünü Geçersiz Kılmaz
Bu sayfada
- Kısaca
- Dava, süre ve usul
- Kiraya veren konut veya çatılı işyeri kiracısını hangi sebeplerle çıkarabilir; TBK m. 347 süre bitimini tahliye sebebi sayar mı?
- İhtiyaç nedeniyle tahliye davasının şartları nelerdir (TBK m. 350/1)?
- Kiralananı sonradan satın alan yeni malik kiracıyı hangi koşulla ve hangi sürede çıkarabilir (TBK m. 351)?
- Tahliye taahhüdü hangi koşullarda geçerlidir ve hangi sürede icraya ya da davaya konu edilir (TBK m. 352/1)?
- İki haklı ihtar ve kira borcunda temerrüt nedeniyle tahliye nasıl işler (TBK m. 315, m. 352/2, İİK m. 269)?
- Yeniden inşa ve imar ile kiracının aynı ilçedeki konutu hangi koşullarla tahliye sebebidir; kiralanan yeniden kiraya verilebilir mi (TBK m. 350/2, m. 352/3, m. 355)?
- Tahliye davası hangi sürede açılır ve dava şartı arabuluculuğa ne zaman başvurulur (TBK m. 353, 6325 sayılı Kanun m. 18/B)?
- Tahliye davasında ispat yükü kimdedir ve Yargıtay hangi delillere bakar?
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Dava, süre ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Görevli mahkeme
Değere bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesi: kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemesinin görevindedir. İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliye bu kuralın dışındadır; o yolda tahliye kararını icra mahkemesi verir.
Dayanak: HMK m. 4/1-a; İİK m. 269/a
- Yetkili mahkeme
Genel kural olarak davalı kiracının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Kira sözleşmesinden doğan dava, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.
Dayanak: HMK m. 6, m. 10
- Dava şartı
Zorunlu arabuluculuk vardır: kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7445 sayılı Kanunla eklenen hüküm). İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliye bu şartın dışındadır. Arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir.
Dayanak: 6325 sayılı Kanun m. 18/B, m. 18/A
- Süre ve zamanaşımı
Tahliye davaları kısa dava açma sürelerine bağlıdır: ihtiyaç ve yeniden inşa sebebinde sözleşme süresinin sonundan başlayarak bir ay; yeni malik, edinmeden başlayarak bir ay içinde yazılı bildirim yapıp altı ay sonra ya da sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde; tahliye taahhüdünde taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay; iki haklı ihtarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay; kiracının aynı ilçede konutu sebebinde sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay. Kiraya veren bu süre içinde dava açacağını yazılı bildirirse süre bir kira yılı uzar.
Dayanak: TBK m. 350, m. 351, m. 352, m. 353
- Yargılama usulü
Basit yargılama usulü: sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler basit yargılama usulüne tabidir.
Dayanak: HMK m. 316/1-a
- Harç
Nispi karar ve ilam harcı: taşınmazın tahliyesi davalarında harç, yazılı sözleşme olsun olmasın bir yıllık kira bedeli üzerinden alınır.
Dayanak: Harçlar Kanunu m. 15, m. 17; (1) sayılı tarife A-III-1-a
- Kanun yolu
Nihai karara karşı istinaf; m. 341/2'deki parasal sınırı aşmayan malvarlığı davalarındaki kararlar kesindir. Bölge adliye mahkemesinin tahliye kararı, üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerindeyse temyiz edilebilir. Ayrıca 7589 sayılı Kanunla eklenen m. 362/3'e göre, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul edip yeniden esas hakkında karar vermişse, kabul veya ret edilen kısım m. 341/2'deki sınırı aşıyorsa karar temyiz edilebilir; birinci fıkradaki temyiz sınırının altında kalan kararlarda, iki karar arasındaki fark bu sınırı geçmiyorsa ya da karar yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz yolu kapalıdır. Parasal sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.
Kiraya veren konut veya çatılı işyeri kiracısını hangi sebeplerle çıkarabilir; TBK m. 347 süre bitimini tahliye sebebi sayar mı?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren, sözleşmenin süresi doldu diye kiracıyı çıkaramaz. TBK m. 347/1'e göre kiracı belirli süreli sözleşmenin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzamış sayılır ve kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Bu kuralın tek istisnası süreye bağlıdır: on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunarak sebep göstermeden sözleşmeye son verebilir. Belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya veren, kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK m. 347/2).
Bunun dışında kiraya verenin elindeki yollar kanunda düzenlenmiştir; başlıcaları şunlardır: 1) kendisi veya yakınları için konut ya da işyeri ihtiyacı (TBK m. 350/1), 2) yeniden inşa veya imar (TBK m. 350/2), 3) yeni malikin ihtiyacı (TBK m. 351), 4) kiracının yazılı tahliye taahhüdü (TBK m. 352/1), 5) bir kira yılı içinde iki haklı ihtar (TBK m. 352/2), 6) kiracının veya eşinin aynı ilçe ya da belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli konutu (TBK m. 352/3), 7) kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle temerrüt feshi (TBK m. 315), 8) kiracının kiralananı özenle kullanma ve komşulara saygı borcuna aykırılığı nedeniyle, konut ve çatılı işyerinde en az otuz gün süre verilerek yapılan yazılı ihtara rağmen aykırılığın giderilmemesi; ağır hâllerde kiraya veren yazılı bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir (TBK m. 316). Genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabileceği durumlarda da kiraya veren sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK m. 347/3). TBK m. 354'e göre dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez.
Yargıtay kararları bu yapının amacını kiracının korunması olarak açıklar; kiracının en çok korunduğu kira türü konut ve çatılı işyeri kiralarıdır. (Yargıtay 3. HD, E. 2024/2446)1 Bu nedenle sözleşmeye kiraya veren aleyhine konulan hükümler geçerli sayılabilir: 3. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesinde kiraya verene süre bitiminden önce fesih ihbarı yükümlülüğü getiren şartın kiracı lehine olduğu için geçerli olduğunu, bu şarta uyulmadan açılan ihtiyaç davasının kanundaki bir aylık sürede açılmış olsa bile süresinde sayılmayacağını karara bağlamıştır.1
İhtiyaç nedeniyle tahliye davasının şartları nelerdir (TBK m. 350/1)?
TBK m. 350/1'e göre kiraya veren, kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirebilir. Dava, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih dönemine ve fesih bildirimi sürelerine uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılır.
Kimin ihtiyacının tahliye sebebi olabileceği kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. (Yargıtay 3. HD, E. 2021/2159)2 Bu sınırın pratik sonucu şudur: bir gerçek kişi, kurduğu şirketin ihtiyacına dayanarak tahliye isteyemez; 3. Hukuk Dairesi, kendi işyerini açacağını söyleyen davacının kiralananda işletmek üzere bir şirket kurduğunun anlaşılması üzerine tahliye kararını bu gerekçeyle bozmuştur.2
Yargıtay'ın asıl ölçütü ihtiyacın niteliğidir. Hukuk Genel Kurulu'na göre dava açıldığında ihtiyacın bulunması, bu ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması ve dava sonuna kadar devam etmesi gerekir; yakında gerçekleşecek bir işyeri ihtiyacı için de dava açılabilir. (Yargıtay HGK, E. 2017/1290)3 Devamlılık göstermeyen geçici ihtiyaç ile henüz doğmamış ya da gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı ihtiyaç tahliye sebebi sayılmaz; dava tarihinde ihtiyacın varlığı yetmez, yargılama boyunca da sürmesi gerekir. (Yargıtay HGK, E. 2017/1540)4
İşyeri ihtiyacında ayrıca kiralananın davacının yapacağını bildirdiği işe uygun, elverişli ve yeterli olması aranır. Kiraya verenin mevcut işinin devamı ve genişletilmesi niteliğindeki talep haklı görülebilir.3 Hukuk Genel Kurulu, yapı malzemesi ticareti yapan davacının bir deposunun çatısı fırtınada uçtuğu için malzemesini geçici olarak başkasının deposunda tuttuğu olayda, kiralanan deponun bilirkişi raporuyla bu işe uygun bulunduğunu da gözeterek ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunu kabul etmiştir.3
Kiralananı sonradan satın alan yeni malik kiracıyı hangi koşulla ve hangi sürede çıkarabilir (TBK m. 351)?
Kiralananı sonradan edinen kişinin iki seçeneği vardır. TBK m. 351/1'e göre, kendisi veya kanunda sayılan yakınları için konut ya da işyeri ihtiyacı varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirir ve kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı davayla sona erdirebilir. TBK m. 351/2'ye göre ise dilerse bu hakkı, eski malikle yapılmış sözleşmenin süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı davayla kullanır.
3. Hukuk Dairesi bu iki yolun ilişkisini şöyle açıklar: birinci yolda dava altı ayın sonunda hemen açılmak zorunda değildir, sözleşme sonuna kadar açılabilir; ama edinmeyi izleyen bir ay içindeki bildirim zorunludur ve sonradan giderilemez. (Yargıtay 3. HD, E. 2024/4100)5 Yeni malik bu seçeneklerden hangisi yararınaysa onu tercih eder; sözleşmenin sonunda bir ay içinde dava açıldığında ayrıca bildirim gerekmez.5 Aynı kararda Daire, bildirimin paydaşlardan yalnız biri tarafından yapıldığı gerekçesiyle davayı reddeden kararı, davanın m. 351/2'ye dayanılarak süresinde açıldığını belirterek kanun yararına bozmuştur.5
Yeni malik de ihtiyacını ayrıca kanıtlamak zorundadır; yeni malik olmak tek başına tahliye sebebi değildir.4 Hukuk Genel Kurulu, edinme ve bildirimin mülga 6570 sayılı Kanun döneminde yapıldığı ve TBK m. 351'in de benzer düzenleme getirdiğini belirttiği bir davada, yurt dışında yaşayıp Türkiye'ye dönmek için konut satın alan davacının ihtiyacını tanık beyanları ve dönüşe ilişkin belgelerle kanıtlanmış saymıştır.4
Tahliye taahhüdü hangi koşullarda geçerlidir ve hangi sürede icraya ya da davaya konu edilir (TBK m. 352/1)?
TBK m. 352/1'e göre kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra kiraya verene karşı kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurarak veya dava açarak sona erdirebilir. İcra yolunda icra memuru, tahliye emri tebliğ ederek taşınmazın on beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder (İİK m. 272); kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde bildirir (İİK m. 274). İtiraz hâlinde kiraya veren icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir; ancak itiraz, tahliye talebi noterlikçe düzenlenmiş, tarih ve imzası onaylanmış ya da ikrar edilmiş bir belgeye dayanıyorsa ve kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı güçte bir belge gösteremiyorsa kaldırılır; aksi hâlde kaldırma talebi reddedilir (İİK m. 275).
Yargıtay taahhüdün geçerliliği için dört şart arar: 1) yazılı olması, 2) kiracı ya da yetkili temsilcisi tarafından verilmesi, 3) tahliye tarihinin belirtilmesi, 4) kiralananın tesliminden makul bir süre sonra verilmesi. (Yargıtay 3. HD, E. 2024/4396)6 Kira sözleşmesinin yapıldığı sırada verilen taahhüt geçerli değildir; vekil tarafından da taahhüt verilebilir ve bunun için özel yetki gerekmez.6 Aynı kararda Daire, sözleşmedeki taahhüdü geçersiz saymakla birlikte, kiracı vekilinin sonradan gönderdiği cevabi ihtarnamede boşaltma tarihini teyit ettiğini, bu nedenle taahhüdün serbest irade ile verildiğini kabul ederek davanın reddini bozmuştur.6
Kiracının “taahhüdü kira sözleşmesiyle aynı gün imzaladım” savunması ispat meselesidir. 3. Hukuk Dairesi, taahhüdün kira sözleşmesiyle aynı tarihte düzenlendiği ispat edilemediği ve imzanın taahhüt tarihinde şirketi temsile yetkili kişiye ait olduğu belirlendiği için taahhüdü geçerli sayan kararı onamıştır. (Yargıtay 3. HD, E. 2025/1914)7
İki haklı ihtar ve kira borcunda temerrüt nedeniyle tahliye nasıl işler (TBK m. 315, m. 352/2, İİK m. 269)?
Kira bedelinin ödenmemesi iki ayrı tahliye yolu açar. Birincisi temerrüt feshidir: TBK m. 315'e göre kiraya veren, muaccel kira bedelini veya yan gideri ödemeyen kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ödenmezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gündür ve bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işlemeye başlar. Yargıtay'a göre bu yolda kira bedelinin muaccel olması, verilen sürede ödenmemesi ve ihtarnamede ödenmezse sözleşmenin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir; davacının hangi ihtarnameye ve hangi ayların kira bedeline dayandığı belirlenmeden karar verilemez. (Yargıtay 3. HD, E. 2018/49)8
Temerrüt İİK m. 269 vd. uyarınca ilamsız icra yoluyla da ileri sürülebilir. Ödeme emrini alan kiracı yedi gün içinde itiraz eder; itiraz etmez ve ihtar süresi içinde kira borcunu da ödemezse, ihtar süresinin bitimini izleyen altı ay içinde alacaklının talebiyle icra mahkemesi tahliyeye karar verir (İİK m. 269/a). İcra mahkemesinin tahliye kararının infazı için kesinleşmesi beklenmez; ancak kararın tefhim veya tebliğinden itibaren on gün geçmesi gerekir (İİK m. 269/c).
İkinci yol iki haklı ihtardır (TBK m. 352/2). Kiracı, bir yıl ve daha uzun süreli sözleşmelerde bir kira yılı içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa, kiraya veren ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açabilir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel değildir; buna karşılık süresiz sözleşmelerde ve kira bedelinin yıllık ödendiği hâllerde iki haklı ihtar oluşmaz. (Yargıtay 3. HD, E. 2017/6318)9
Süre bu yolda en sık yapılan hatadır: 3. Hukuk Dairesi, ihtarların yapıldığı kira yılı dolmadan açılan davada verilen tahliye kararını, davanın kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde açılması gerektiği gerekçesiyle bozmuştur.9 İhtarın haklı olup olmadığı ise ödeme gününe göre belirlenir; sözleşmede kira bedelinin ayın belli gününde peşin ödeneceği kararlaştırılmışsa serbest iradeyle kararlaştırılan bu hüküm tarafları bağlar ve iki haklı ihtar buna göre değerlendirilir. (Yargıtay 3. HD, E. 2021/7138)10
Yeniden inşa ve imar ile kiracının aynı ilçedeki konutu hangi koşullarla tahliye sebebidir; kiralanan yeniden kiraya verilebilir mi (TBK m. 350/2, m. 352/3, m. 355)?
TBK m. 350/2'ye göre kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsızsa kiraya veren, ihtiyaç davasındaki sürelere uyarak dava açabilir. Yargıtay bu davada imarca tasdikli mimari ya da avan projenin ibrazını zorunlu sayar; ancak projenin dava açılırken verilmesi şart değildir, dava tarihinden sonra da ibraz edilebilir. (Yargıtay 3. HD, E. 2019/619)11 Bu nedenle proje ibraz edilemedi diye davanın hemen reddi doğru bulunmamış, sonradan sunulan yapı ruhsatının değerlendirilmesi istenmiştir.11
TBK m. 352/3'e göre kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu varsa ve kiraya veren bunu sözleşme kurulurken bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açabilir. 3. Hukuk Dairesi'ne göre tahliye için iki koşul birlikte aranır: kiracının veya eşinin aynı sınırlar içinde bir konutunun bulunması ve bu konutun kiracının sosyal durumu ile aile nüfusu bakımından oturmaya elverişli olması. (Yargıtay 3. HD, E. 2017/4366)12
Tahliyeden sonra kiraya verenin serbestliği de sınırlıdır. TBK m. 355'e göre gereksinim amacıyla boşaltılan kiralanan, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe eski kiracıdan başkasına kiralanamaz. Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılan taşınmaz da eski hâliyle üç yıl başkasına kiralanamaz ve eski kiracının yeni durumdaki taşınmazı kiralamada öncelik hakkı vardır. Bu hükümlere aykırılıkta kiraya veren, eski kiracıya son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder.
Tahliye davası hangi sürede açılır ve dava şartı arabuluculuğa ne zaman başvurulur (TBK m. 353, 6325 sayılı Kanun m. 18/B)?
Tahliye davalarındaki dava açma süreleri kamu düzenine ilişkindir; davalı ileri sürmese bile mahkeme kendiliğinden gözetir.1 Süre iki yönden kaçırılabilir. Geç açılan dava reddedilir; süresinden önce, yani sözleşme süresi dolmadan açılan dava da zamansız açıldığı için reddedilir. (Yargıtay 3. HD, E. 2025/1495)13 TBK m. 353'e göre kiraya veren en geç dava açma süresi içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava açma süresi bir kira yılı uzar; Yargıtay bu durumda davanın bildirimi izleyen uzayan kira yılının sonuna kadar açılabileceğini kabul eder.1
7445 sayılı Kanunla 6325 sayılı Kanun'a eklenen m. 18/B/1-a uyarınca, İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliye hariç, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Hüküm 1 Eylül 2023'te yürürlüğe girmiştir (7445 sayılı Kanun m. 43/1-a). 6325 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesine göre hüküm, yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece, istinaf ve temyiz aşamasında görülmekte olan davalara uygulanmaz. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir (m. 18/A/2).
Başvurunun zamanı da önemlidir. 3. Hukuk Dairesi, iki bölge adliye mahkemesi dairesi arasındaki uyuşmazlığı gidererek, ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında dava şartı arabuluculuk başvurusunun tahliye davası açma hakkı doğduktan sonra, yani dava açma süresi içinde yapılması gerektiğine karar vermiştir; dava açma süresi başlamadan yapılan başvuru dava şartını karşılamaz.13 Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar hak düşürücü süre işlemez (m. 18/A/15); bu nedenle süresi içinde yapılan başvuru kiraya verene süre kaybettirmez.
Tahliye davasında ispat yükü kimdedir ve Yargıtay hangi delillere bakar?
İhtiyaca dayalı davada ispat yükü kiraya verendedir; tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının ayrıca kanıtlanması gerekir.4 İşyeri ihtiyacına ilişkin iddia tanık beyanları, keşif ve bilirkişi raporu ile ve her türlü delille kanıtlanabilir; kiralananın yapılacak işe uygunluğu ve ruhsata elverişliliği için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir.3 3. Hukuk Dairesi, kendi işyeri ihtiyacına dayanan davacının kiralananda işletmek üzere bir şirket kurduğunun ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı bir davada, bu hususun değerlendirilmeden verilen tahliye kararını bozmuştur.2
Tahliye taahhüdüne dayalı davalarda yazılı belge esastır. Hukuk Genel Kurulu'na göre taahhüdün kira sözleşmesinden önce imzalatıldığını ileri süren kiracı bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. (Yargıtay HGK, E. 2017/975)14 Kira sözleşmesi yapılırken tarihleri boş olarak imzalatılan taahhüdün tarihlerinin sonradan tamamlanması tek başına belgeyi geçersiz kılmaz; tarihlerin anlaşmaya aykırı tamamlandığını da kiracı ispatlar.14 3. Hukuk Dairesi de aynı tarihte düzenlendiği ispat edilemeyen ve imzası yetkili temsilciye ait olduğu bilirkişi raporuyla belirlenen taahhüdü geçerli sayan kararı onamıştır.7 İki haklı ihtar ve temerrüt davalarında ise ihtarnamenin içeriği, tebliğ tarihi ve sözleşmedeki ödeme günü belirleyicidir.10
Kiracı dava sürerken kiralananı boşaltırsa dava konusuz kalır; ancak yargılama giderleri HMK m. 331/1 uyarınca davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre belirlenir ve o tarihte haksız olan taraf giderleri öder.4 Aynı ilçede konut sebebine dayanan davada da boşaltma üzerine konusuz kalan dosyada, kiracının konutunun oturulabilir olup olmadığı keşifle araştırılarak dava tarihindeki haklılık durumu belirlenmelidir.12
İlgili mevzuat
MADDE 347- Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.
Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilirler.
Genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabileceği durumlarda, kiraya veren veya kiracı sözleşmeyi sona erdirebilir.
Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 350- Kiraya veren, kira sözleşmesini;
1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa,
2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise,
belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.
Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 351- Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir.
Kiralananı sonradan edinen kişi, dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.
Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 352- Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.
Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir.
Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunması durumunda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir.
Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 353- Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.
Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 355- Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz.
Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılması sağlanan taşınmazlar, eski hâli ile, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz. Eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları, yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkı vardır. Bu hakkın, kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir; bu öncelik hakkı sona erdirilmedikçe, taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz.
Kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.
Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 315- Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa etmeme durumunda, sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir.
Kiracıya verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en az otuz gündür. Bu süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 18/B- (Ek:28/3/2023-7445/37 md.)
(1) Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır:
a) Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.
b) Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar.
c) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar.
ç) Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar.
(2) Arabuluculuk süreci sonunda tarafların anlaşması halinde anlaşma belgesi, taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilmek suretiyle düzenlenir.
(3) Bu madde kapsamında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin alınması zorunlu olup bu şerh taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından taşınmazın bulunduğu yer, diğer anlaşma belgeleri bakımından ise arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. Mahkeme taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından yapacağı incelemede anlaşma içeriğini, arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı ve taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslara uyulup uyulmadığı yönünden denetler; bu kapsamda kurum veya kuruluşlardan bilgi veya belge talep edebilir ve gerektiğinde duruşma açabilir.
(4) Anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin verilmesiyle ilgili diğer hususlar hakkında 18 inci madde hükmü uygulanır.
(5) (Ek:7/11/2024-7531/26 md.) Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilir. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilir.
Kaynak: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (6325)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1.Sözleşmedeki fesih ihbarı şartı ve ihtiyaç davasının süresiYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/2446 · K. 2025/1440 ·
İki bölge adliye mahkemesi dairesi, kira sözleşmesinde kiraya verene süre bitiminden önce fesih ihbarı yükümlülüğü getiren şarta uyulmadan açılan ihtiyaç davasının süresinde sayılıp sayılmayacağı konusunda farklı kararlar vermişti. Daire, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının korunduğunu, kiraya veren aleyhine konulan ihbar şartının kiracı lehine olduğu için geçerli olduğunu, şarta uyulmazsa sözleşmenin bir yıl uzayacağını ve TBK m. 350'deki bir aylık sürede açılan davanın da süresinde sayılmayacağını karara bağladı.
Sonuç: Sözleşmede kiraya veren için öngörülen fesih ihbarı şartına uyulmazsa, kanundaki sürede açılan ihtiyaç davası da süresinde sayılmaz.
2.Şirketin ihtiyacı için gerçek kişinin tahliye isteyememesiYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2021/2159 · K. 2021/4476 ·
Kiralananı satın alan davacı, kendi işyerini açacağını ileri sürerek tahliye istemiş, yargılama sırasında kiralananda işletmek üzere bir şirket kurduğu anlaşılmıştı. Daire, ihtiyacına dayanılabilecek kişilerin TBK m. 350'de sınırlı sayıldığını, gerçek kişinin şirketin ihtiyacı nedeniyle tahliye isteyemeyeceğini belirterek tahliye kararını bozdu.
Sonuç: İhtiyaç sahipleri kanunda sınırlı sayılmıştır; şirketin ihtiyacı ortağına tahliye hakkı vermez.
3.İşyeri ihtiyacının gerçek, samimi ve zorunlu olmasıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1290 · K. 2021/1411 ·
Yapı malzemesi ticareti yapan davacı şirket, kiraya verdiği dükkânı depo olarak kullanmak için tahliye istemişti; yerel mahkeme ihtiyacı samimi bulmayarak direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, ihtiyacın dava açıldığında bulunması, gerçek, samimi ve zorunlu olması ve dava sonuna kadar sürmesi gerektiğini, kiralananın yapılacak işe uygunluğunun bilirkişiyle araştırılacağını açıkladı; deposunun çatısı uçan davacının ihtiyacını gerçek sayarak direnme kararını bozdu.
Sonuç: İşyeri ihtiyacı gerçek, samimi ve zorunlu olmalı, dava boyunca sürmeli; kiralananın işe uygunluğu bilirkişiyle belirlenir.
4.Yeni malikin konut ihtiyacının ispatı ve konusuz kalan davaYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1540 · K. 2021/878 ·
Yurt dışında yaşayan davacı, Türkiye'ye dönmek için satın aldığı konutta oturan kiracının tahliyesini istemişti; kiracı yargılama sırasında taşınmazı boşaltmıştı. Hukuk Genel Kurulu, geçici veya henüz doğmamış ihtiyacın tahliye sebebi olmadığını, ihtiyacın yargılama boyunca sürmesi gerektiğini belirtti; ihtiyacın tanıklar ve dönüş belgeleriyle kanıtlandığını, konusuz kalan davada yargılama giderlerinin dava tarihindeki haklılığa göre belirleneceğini açıklayarak direnme kararını bozdu. Olay mülga 6570 sayılı Kanun dönemine ilişkindir; Kurul, TBK m. 351'in benzer düzenleme getirdiğini belirtmiştir.
Sonuç: Yeni malik de ihtiyacını kanıtlamalıdır; dava konusuz kalırsa giderler dava tarihindeki haklılığa göre paylaştırılır.
5.Yeni malikin iki seçeneği ve bildirim şartıYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/4100 · K. 2025/1496 ·
Kiralananı iki paydaş olarak satın alan davacılar, eski malikle yapılan sözleşmenin bitiminden itibaren bir ay içinde ihtiyaç davası açmıştı; ilk derece mahkemesi, edinmeden sonraki bildirimin yalnız bir paydaşça yapıldığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire, yeni malikin TBK m. 351'deki iki yoldan yararına olanı seçebileceğini, sözleşme sonunda bir ay içinde açılan davada ayrıca bildirim gerekmediğini açıklayarak kararı kanun yararına bozdu.
Sonuç: Yeni malik sözleşme sonunda bir ay içinde dava açarsa, edinmeden sonra bir ay içinde bildirim yapmış olması gerekmez.
6.Tahliye taahhüdünün geçerlilik şartlarıYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/4396 · K. 2025/3416 ·
Kira sözleşmesine konulan boşaltma taahhüdüne ve kiracı vekilinin sonradan gönderdiği cevabi ihtarnameye dayanılarak tahliye istenmişti. Daire, taahhüdün yazılı, kiracı veya yetkili temsilcisi tarafından verilmiş, tarihli ve teslimden makul süre sonra verilmiş olması gerektiğini, sözleşme sırasında verilen taahhüdün geçersiz olduğunu, vekilin özel yetki olmadan taahhüt verebileceğini belirtti; cevabi ihtarnamede boşaltma tarihi teyit edildiğinden taahhüdün serbest irade ile verildiğini kabul ederek ret kararını bozdu.
Sonuç: Kira sözleşmesiyle birlikte verilen taahhüt geçersizdir; teslimden sonra yazılı olarak teyit edilen boşaltma tarihi geçerli taahhüt oluşturabilir.
7.Sözleşmeyle aynı gün düzenlendiği ispat edilemeyen taahhütYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/1914 · K. 2025/5401 ·
Kiracı şirket, tahliye taahhüdünün kira sözleşmesiyle aynı gün düzenlendiğini ve imzanın yetkilisine ait olmadığını savunmuştu. Bilirkişi raporu imzanın taahhüt tarihinde şirketi temsile yetkili kişiye ait olduğunu gösterdi. Daire, taahhüdün sözleşmeyle aynı tarihte düzenlendiğinin ispat edilemediğini ve taahhüdün geçerli olduğunu belirterek tahliye kararını onadı.
Sonuç: Taahhüdün sözleşmeyle aynı tarihte düzenlendiği ispat edilemezse, yetkili temsilcinin imzasını taşıyan taahhüt geçerli sayılır.
8.Temerrüt ihtarının unsurları ve tahliye davasında harçYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2018/49 · K. 2018/719 ·
Kiraya veren, kira bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek temerrüt nedeniyle tahliye ve birikmiş kira alacağı istemişti. Daire, TBK m. 315'e göre kira bedelinin muaccel olması, verilen sürede ödenmemesi ve ihtarnamede fesih sonucunun açıkça belirtilmesi gerektiğini, dayanılan ihtarnamenin ve ayların belirlenmeden karar verilemeyeceğini; ayrıca tahliye davasında son dönemde ödenen bir yıllık kira bedeli üzerinden nispi harç alınması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
Sonuç: Temerrüt ihtarı fesih sonucunu açıkça içermeli; tahliye davasında harç bir yıllık kira bedeli üzerinden nispidir.
9.İki haklı ihtarda dava açma süresiYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2017/6318 · K. 2017/15170 ·
Bir yıl süreli sözleşmede aynı kira yılı içinde iki ihtar çekilmiş, dava kira yılı dolmadan açılmış ve tahliyeye karar verilmişti. Daire, iki haklı ihtara dayalı davanın ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması gerektiğini, ihtar tebliğinden sonraki ödemelerin iki haklı ihtarı ortadan kaldırmadığını belirterek davanın süre yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.
Sonuç: İki haklı ihtar davası kira yılı bitmeden açılamaz; ihtardan sonraki ödeme ihtarı haksız kılmaz.
10.İki haklı ihtarda sözleşmedeki ödeme günüYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2021/7138 · K. 2021/10994 ·
Kiraya veren, bir kira yılı içinde iki kez ihtar çekmek zorunda kaldığını ileri sürerek tahliye istemişti; ilk derece mahkemesi kira bedelinin peşin ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire, sözleşmenin hususi şartlarında kira bedelinin ayın 15. gününde peşin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, serbest iradeyle kararlaştırılan bu hükmün tarafları bağladığını belirterek kararı bozdu.
Sonuç: İhtarın haklı olup olmadığı sözleşmede kararlaştırılan ödeme gününe göre belirlenir.
11.Yeniden inşa ve imar davasında projeYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2019/619 · K. 2019/2024 ·
Kiraya veren, binayı yıkıp yeniden inşa edeceğini ileri sürerek tahliye istemiş, mahkeme onaylı proje ibraz edilemediği gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire, TBK m. 350/2 davasında imarca tasdikli mimari ya da avan projenin ibrazının zorunlu olduğunu, ancak projenin dava tarihinden sonra da ibraz edilebileceğini belirterek sonradan sunulan yapı ruhsatının değerlendirilmesi için kararı bozdu.
Sonuç: Yeniden inşa ve imar davasında tasdikli proje şarttır, ama dava açıldıktan sonra da sunulabilir.
12.Kiracının aynı ilçede oturmaya elverişli konutuYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2017/4366 · K. 2017/12337 ·
Kiraya veren, kiracının aynı ilçede konutu bulunduğunu sözleşme sırasında bilmediğini ileri sürerek tahliye istemiş, kiracı dava sırasında kiralananı boşaltmıştı. Daire, TBK m. 352/3 davasında kiracının aynı sınırlar içinde bir konutunun bulunması ile bu konutun sosyal durumu ve aile nüfusu bakımından oturmaya elverişli olmasının birlikte arandığını, konusuz kalan davada bu hususun keşifle araştırılıp dava tarihindeki haklılığa göre giderlere hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.
Sonuç: Aynı ilçede konut sebebinde, konutun kiracının durumuna göre oturmaya elverişli olması da aranır.
13.Dava şartı arabuluculuk başvurusunun zamanıYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/1495 · K. 2025/3048 ·
Uyuşmazlık, ihtiyaç nedeniyle tahliye davasında zorunlu arabuluculuk başvurusunun dava açma süresi başlamadan yapılıp yapılamayacağıydı. Daire, kira uyuşmazlıklarında 1 Eylül 2023'ten itibaren zorunlu arabuluculuğun geçerli olduğunu, dava açma süresinin kamu düzenine ilişkin olduğunu, süresinden önce açılan davanın reddedileceğini ve arabuluculuk başvurusunun da tahliye davası açma hakkı doğduktan sonra, dava açma süresi içinde yapılması gerektiğini karara bağladı.
Sonuç: Arabulucuya dava açma süresi başlamadan başvurmak dava şartını karşılamaz.
14.Tahliye taahhüdünde ispat yüküYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/975 · K. 2021/1108 ·
Kiracı, dayanılan tahliye taahhüdünün kira sözleşmesinden önce, tarihleri boş olarak imzalatıldığını savunmuştu; yerel mahkeme bu savunmayı kanıtlanmış sayarak kiraya vereni haksız bulmuş ve Özel Daire bozmasına karşı direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, TMK m. 6 ve HMK m. 190 uyarınca taahhüdün sözleşmeden önce imzalatıldığını iddia eden kiracının bunu ispatlamakla yükümlü olduğunu, tarihleri boş imzalanan taahhüdün sonradan tamamlanmasının tek başına geçersizlik sebebi olmadığını belirterek ispat yükünü ters çeviren direnme kararını oy çokluğuyla bozdu.
Sonuç: Taahhüdün kira sözleşmesinden önce imzalatıldığını ileri süren kiracı bunu ispatlamalıdır.
Sık sorulan sorular
Tahliye davası nedir?
Kiraya verenin, kanunda sayılan bir sebebe dayanarak kira sözleşmesini sona erdirmek ve kiracıyı kiralanandan çıkarmak için açtığı davadır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşme süresinin dolması tek başına tahliye sebebi değildir; sözleşme kiracı bildirimde bulunmadıkça bir yıl uzamış sayılır (TBK m. 347).
Kiracı nasıl çıkarılır?
Kanunda sayılan sebeplerden birine dayanılarak; başlıcaları: ihtiyaç (TBK m. 350), yeniden inşa ve imar (TBK m. 350), yeni malikin ihtiyacı (TBK m. 351), yazılı tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar ve kiracının aynı ilçede konutu (TBK m. 352), kira borcunda temerrüt (TBK m. 315) ya da yazılı ihtara rağmen kiralananı özenle kullanma ve komşulara saygı borcuna aykırılığın sürmesi (TBK m. 316). Dava yoluyla sona erdirmeye ilişkin hükümler (TBK m. 350-353) kiracı aleyhine değiştirilemez (TBK m. 354).
İhtiyaç nedeniyle tahliye için ne gerekir?
Kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri ihtiyacı bulunmalı ve kiralananı kullanma zorunluluğu olmalıdır (TBK m. 350). Yargıtay kararlarına göre ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması ve dava boyunca devam etmesi gerekir. Dava, sözleşme süresinin sonundan başlayarak bir ay içinde açılır.
Ev yeni satın alındıysa kiracı ne zaman çıkarılabilir?
Yeni malik, edinmeden başlayarak bir ay içinde ihtiyacını kiracıya yazılı olarak bildirirse altı ay sonra dava açabilir. Dilerse eski malikle yapılan sözleşmenin süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde de dava açabilir (TBK m. 351). Her iki yolda da ihtiyacın ayrıca kanıtlanması gerekir.
Tahliye taahhüdü ne zaman geçerlidir?
Kiralananın tesliminden sonra, yazılı olarak ve belli bir boşaltma tarihi gösterilerek verilmelidir (TBK m. 352). Yargıtay kararlarına göre kira sözleşmesi imzalanırken birlikte alınan taahhüt geçerli değildir. Taahhüt edilen tarih geçince kiraya veren bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurabilir ya da dava açabilir.
İki haklı ihtar nedir?
Bir yıl veya daha uzun süreli kirada, kiracının bir kira yılı içinde kira bedelini ödemediği için kendisine iki kez yazılı ihtar çekilmesine sebep olmasıdır. Bu durumda kiraya veren, ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açabilir (TBK m. 352).
Kira ödenmezse kiracıya ne kadar süre verilir?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren kiracıya yazılı olarak en az otuz gün süre verir ve bu sürede ödenmezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirir. Diğer kiralarda süre en az on gündür. Süre, bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işlemeye başlar (TBK m. 315).
Tahliye davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Evet. Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; yalnız İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliye bunun dışındadır (6325 sayılı Kanun m. 18/B). Arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir (m. 18/A).
Tahliye davası hangi mahkemede görülür?
Değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m. 4). İlamsız icra yoluyla tahliyede ise tahliye kararını icra mahkemesi verir (İİK m. 269/a). Sulh hukuk mahkemesinde basit yargılama usulü uygulanır (HMK m. 316).
Kiracı evden çıkarıldıktan sonra ev başkasına kiraya verilebilir mi?
İhtiyaç amacıyla boşaltılan kiralanan, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe eski kiracıdan başkasına kiralanamaz. Aykırı davranan kiraya veren, eski kiracıya son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder (TBK m. 355).
Tahliye kararına itiraz edilebilir mi?
Sulh hukuk mahkemesinin nihai kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m. 341). Bölge adliye mahkemesinin kararı, üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerindeyse temyiz edilebilir; bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul edip yeniden esas hakkında verdiği kararların temyizi m. 362/3'te ayrıca düzenlenmiştir (HMK m. 362). İstinaf başvurusu kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz (HMK m. 350).
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Gayrimenkul Hukuku alanına dön
Bu alandaki diğer rehberler
- Ecrimisil davası: haksız işgal tazminatının şartları, hesaplanması ve zamanaşımı
- İntifa hakkı ve irtifak hakkı: kurulması, sona ermesi ve mahkeme kararıyla kaldırılması
- Kat karşılığı inşaat sözleşmesi: şekil, geç teslim, fesih ve müteahhitten daire alanın hakları
- Kat Mülkiyeti Kanunu: apartman ve site yönetiminde kurul kararları, aidat ve ortak yerler
- Kira tespit davası: kira bedeli ne zaman ve hangi ölçüyle belirlenir
- Tapu iptal davası: yolsuz tescil, iyi niyetli üçüncü kişi ve tapu iptal ve tescil davasının usulü
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.