İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi: şekil, geç teslim, fesih ve müteahhitten daire alanın hakları

Yayın tarihi:

Arsa sahibi arsasından pay verir, müteahhit binayı yapıp teslim eder. Bu rehber, kat karşılığı (arsa payı karşılığı) inşaat sözleşmesinin hangi şekilde yapılması gerektiğini, müteahhit evi zamanında teslim etmediğinde arsa sahibinin hangi haklara sahip olduğunu, sözleşmenin feshinin tapulara etkisini, müteahhitten bağımsız bölüm satın alan kişinin durumunu ve bu davaların süre ve usul kurallarını Yargıtay kararlarıyla anlatır.

Kısaca

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibi arsasından pay devretmeyi, müteahhit ise binayı yapıp teslim etmeyi üstlenir. Sözleşme taşınmaz payının devrini de içerdiği için kural olarak noterde düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Müteahhit binayı zamanında teslim etmezse arsa sahibi ifayla birlikte gecikme tazminatı ya da sözleşmenin feshini isteyebilir. Eser sözleşmesinden doğan alacaklar kural olarak beş yılda zamanaşımına uğrar. Dava kural olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır. Müteahhitten tapuda pay satın alan iyiniyetli kişinin hakkı, sözleşme sonradan geriye etkili feshedilse de korunur.

Bu sayfada

Dava, süre ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Görevli mahkeme

Kural olarak asliye hukuk mahkemesi: malvarlığı haklarına ilişkin davalarda aksine düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Uyuşmazlık bir tüketici işleminden doğuyorsa tüketici mahkemesi, ticari dava niteliğindeyse asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Tüketici sayılmak, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmeye bağlıdır.

Dayanak: HMK m. 2/1; 6502 sayılı Kanun m. 73/1, m. 3/1-k; TTK m. 5/1

Yetkili mahkeme

Tapu iptali ve tescil gibi ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Yalnız para alacağı (gecikme tazminatı, eksik iş bedeli) istenen davada davalının yerleşim yeri mahkemesi genel yetkilidir; sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir.

Dayanak: HMK m. 12/1, m. 6/1, m. 10

Dava şartı

Kural olarak dava şartı arabuluculuk yoktur: arabuluculuk isteğe bağlıdır ve dava şartı arabuluculuk öngören 6325 sayılı Kanun m. 18/B'de kat karşılığı inşaat sözleşmesi ayrıca sayılmaz. İstisnalar: ticari dava niteliğindeki para alacağı ve tazminat davalarında (TTK m. 5/A) ve tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda (6502 sayılı Kanun m. 73/A) arabulucuya başvurmak dava şartıdır; tüketici işlemi niteliğindeki, taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar bu sonuncusunun dışındadır.

Dayanak: 6325 sayılı Kanun m. 3/1, m. 18/B/1; TTK m. 5/A/1; 6502 sayılı Kanun m. 73/A/1

Süre ve zamanaşımı

Sözleşmeden doğan alacaklar (gecikme tazminatı, eksik iş, cezai şart) beş yıllık zamanaşımına tabidir; yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi bu sürenin dışındadır ve genel on yıllık süreye girer. Ayıplı yapı nedeniyle açılacak davalar teslimden başlayarak beş yılda, yüklenicinin ağır kusuru varsa yirmi yılda zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.

Dayanak: TBK m. 146, m. 147/6, m. 149/1, m. 478

Yargılama usulü

Asliye hukuk mahkemesinde yazılı yargılama usulü: dava HMK m. 316'daki basit yargılama listesinde yer almaz. Tüketici mahkemesinde görülen davalar ve miktar veya değeri TTK m. 4/2'deki parasal sınırı geçmeyen ticari davalar basit yargılama usulüne tabidir.

Dayanak: HMK m. 316/1; 6502 sayılı Kanun m. 73/4; TTK m. 4/2

Harç

Kural olarak nispi harç: yargı harçları (1) sayılı tarifedeki işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi, işlemin türü ve niteliğine göre maktu alınır; tapu iptali ve tescil gibi taşınmazın aynına ilişkin davalarda harca esas değer taşınmazın değeridir, tazminat da istenirse harç taşınmazın değeri ile istenen tazminat tutarı üzerinden alınır. Davanın reddi kararında karar ve ilam harcı maktudur. Tüketicinin tüketici mahkemesinde açtığı dava harçtan muaftır.

Dayanak: Harçlar Kanunu m. 15, m. 16; (1) sayılı tarife (A) III-2/a; 6502 sayılı Kanun m. 73/2

Kanun yolu

Nihai karara karşı istinaf; m. 341/2'deki parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarında karar kesindir. Bölge adliye mahkemesi kararları m. 362/1-a'daki temyiz sınırını geçmeyen davalarda kural olarak temyiz edilemez; bölge adliye mahkemesi istinafı kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında karar verdiyse, kabul ya da reddedilen kısım m. 341/2'deki sınırın üzerindeyse temyiz yolu açıktır (m. 362/3; birinci fıkradaki temyiz sınırının altında kalan kararlarda aynı fıkranın a ve b bentlerindeki istisnalar saklıdır). Parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılır; davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.

Dayanak: HMK m. 341, m. 362/1-a, m. 362/3, ek m. 1

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedir; arsa sahibi ve müteahhit neyi borçlanır (TBK m. 470)?

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi (kararlarda sık kullanılan adıyla arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi) arsa sahibi ile müteahhit (yüklenici) arasında kurulur. TBK m. 470 eser sözleşmesini, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlar. Hukuk Genel Kurulu'na göre arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nda açıkça düzenlenmemiştir; tapulu taşınmazın mülkiyetinin bir kısmının devrine ilişkin vaadi ve eser sözleşmesini içeren iki tipli-karma özel nitelikte bir sözleşmedir. (Yargıtay HGK, E. 2024/92)1

Kurul, bu sözleşmede yüklenicinin finansmanını sağlayarak bir bina meydana getirmeyi, arsa sahibinin de buna karşılık arsa payı devri suretiyle bir bedel ödemeyi borçlandığını; bedelin arsa sahibi tarafından ayın olarak ödendiğini belirtmektedir. (Yargıtay HGK, E. 2023/293)2 6. Hukuk Dairesi de arsa sahibinin sözleşmeye uygun koşullarda arsasını yükleniciye teslim etmekle, yüklenici edimini yerine getirdiğinde ona bırakılan bağımsız bölümlerin tapusunu devretmekle yükümlü olduğunu; yüklenicinin edim borcunun ise sözleşmede kararlaştırılan nitelikteki binayı yapıp arsa sahibine teslim etmek olduğunu açıklamaktadır. (Yargıtay 6. HD, E. 2023/4150)3

Yüklenicinin borcunun içeriği Hukuk Genel Kurulu kararlarında şöyle tarif edilir: yüklenici, özen borcunun gereği olarak inşaatı sözleşme ve ekleri, tasdikli projesi, yapı ruhsatı ve imara uygun olarak yapıp süresi içinde teslim etmekle yükümlüdür. (Yargıtay HGK, E. 2025/28)4 Aynı cümle gecikme tazminatına ilişkin bir başka Hukuk Genel Kurulu kararında da yer alır. (Yargıtay HGK, E. 2024/170)5

Edimlerin sırası da önemlidir. Hukuk Genel Kurulu'na göre TBK m. 97 ve m. 479/1 hükümleri uyarınca arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibinin borcu ancak yüklenicinin işi tamamlayıp arsa sahibine teslim etmesiyle muaccel hâle gelir.1 TBK m. 97'ye göre karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifasını isteyen taraf, sözleşmenin koşullarına göre daha sonra ifa etme hakkı yoksa kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olmalıdır. Uygulamada ise arsa sahibi çoğu zaman arsa veya kat irtifakı tapularını inşaat bitmeden yükleniciye devreder; 6. Hukuk Dairesi, yüklenicinin devraldığı bağımsız bölüm veya arsa hisselerini üçüncü kişilere sattığını, ardından edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshinin talep edilebildiğini tespit etmektedir. (Yargıtay 6. HD, E. 2023/2853)6

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerlilik şartları nelerdir; resmî şekle uyulmazsa ne olur (TMK m. 706, TBK m. 237)?

TMK m. 706/1'e göre taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır. TBK m. 237/2 de taşınmaz satışı vaadi sözleşmelerinin resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmayacağını hükme bağlar. Hukuk Genel Kurulu bu hükümleri kat karşılığı sözleşmesine şöyle uygular: kat karşılığı inşaat sözleşmeleri arsa sahibi yönünden taşınmaz mülkiyetinin ileride yükleniciye devrine ilişkin bir yükümlülük içerdiğinden, bu sözleşmelerin noterde resen düzenleme şeklinde yapılması geçerlilik koşuludur ve resmî şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler geçersizdir.2

6. Hukuk Dairesi de taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin sözleşmelerin resmî şekilde yapılacağını, buradaki şekil şartının ispat değil geçerlilik şartı olduğunu ve resmî şekle uyulmadan yapılan sözleşmenin kesin hükümsüzlük yaptırımıyla karşılaşacağını belirtmektedir. (Yargıtay 6. HD, E. 2024/2699)7 Bu karar, dayandığı maddeleri mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 213 ile birlikte anar; bugünkü karşılığı TBK m. 237'dir.

Şekle aykırılığın iki istisnası Hukuk Genel Kurulu kararında açıkça sayılmıştır: 1) sözleşme adi yazılı şekilde olsa bile yüklenici bina meydana getirme borcunu tamamen veya reddolunmayacak oranda yerine getirmişse arsa sahibi artık sözleşmenin geçersizliğini ileri süremez, çünkü böyle bir davranış TMK m. 2'deki hakkın açıkça kötüye kullanılması yasağına aykırı düşer; 2) yükleniciye bedel olarak verilmesi kararlaştırılan taşınmaz tapuda yükleniciye devredilmişse başlangıçta geçersiz olan sözleşme geçerli hâle gelir, çünkü karma sözleşmenin inşaat kısmı zaten biçim koşuluna bağlı değildir.2 Kurul'a göre şekle uyulmadan imzalanan sözleşmenin sonradan geçerlilik kazanması için ya tapuda pay devrinin yapılmış ya da ifanın tamamlanmış olması gerekir.2 Aynı kararda, şekil bakımından geçersiz sözleşmeye göre yapılan karşılıklı ve kısmi ifada da tarafların sözleşmeyle bağlı oldukları kabul edilmiştir.2 TMK m. 2/2 bu istisnanın kanuni dayanağıdır: bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

Noterde düzenlenen sözleşme tapuya da yansıtılabilir. Tapu Kanunu m. 26'ya göre noterler tarafından düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, taraflardan biri isterse tapu siciline şerh verilir; şerhten itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya tescil edilmezse şerh tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri tarafından re'sen terkin olunur.

Müteahhit evi teslim etmezse arsa sahibi ne isteyebilir: ifa, gecikme tazminatı veya sözleşmeden dönme (TBK m. 125, m. 473)?

6. Hukuk Dairesi'ne göre inşaatın kararlaştırılan tarihte teslimi gerçekleştirilemezse yüklenici borçlu temerrüdüne düşer ve arsa sahibinin TBK m. 125'teki seçimlik hakkı doğar. (Yargıtay 6. HD, E. 2022/4256)8 TBK m. 125/1-2'ye göre temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı 1) her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteyebilir; ya da ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçtiğini hemen bildirerek 2) borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya 3) sözleşmeden dönebilir. Uygun süre alacaklı tarafından verilebilir veya hâkimden istenebilir (m. 123); süre verilmesine gerek olmayan durumlar m. 124'te sayılmıştır. Dönmede taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilir; borçlu temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir (m. 125/3). Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne göre ise bu sözleşme tek taraflı bildirimle sona ermez; tarafların anlaşması yoksa, haklı sebep varsa mahkemenin vereceği fesih kararıyla sona erer. (Yargıtay 6. HD, E. 2024/1495)9

Arsa sahibi ifayı beklemeyi seçmişse sözleşmeyi feshetmeden gecikme tazminatını her ay sonu itibarıyla talep veya dava edebilir; Daire'ye göre bunun için eserin yüklenici tarafından teslimini beklemek zorunda değildir ve Dairenin yerleşik uygulaması bu yöndedir.8 Hukuk Genel Kurulu, gecikme tazminatı istenebilmesi için 1) yüklenicinin borcunu ifada temerrüde düşmesini, 2) arsa sahibinin ifanın gecikmesinden kaynaklanan zararının gerçekleşmesini, 3) zararın doğmasında yüklenicinin kusurlu olmasını aramaktadır.5

Tazminatın miktarı da Hukuk Genel Kurulu kararında açıklanmıştır: tazminat, gecikme sebebiyle uğranılan tüm zararların karşılığıdır ve uygulamada asgari olarak gecikilen her ay için mahrum kalınan rayiç kira karşılığı bir miktar para olduğu kabul edilir; sözleşmede gecikme tazminatı belirlenmemiş olsa bile arsa sahibi en az mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenecek aylık rayiç kira seviyesinde tazminat isteyebilir, sözleşmede kira tazminatı kararlaştırılmışsa bu şart geçerlidir.5

Sözleşmede ceza koşulu varsa türüne bakılır. 6. Hukuk Dairesi, sözleşmedeki cezanın seçimlik ceza olduğu bir olayda, bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için ceza kararlaştırılmışsa aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklının ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebileceğini; dükkânın teslimini, olmazsa rayiç bedelini isteyen arsa sahibinin seçim hakkını borcun ifası yönünde kullandığını ve artık seçimlik cezayı isteyemeyeceğini kabul etmiştir.8 Karar, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 158/1'e dayanır; bugünkü karşılığı TBK m. 179/1'dir. Buna karşılık ceza, borcun belirlenen zamanda ifa edilmemesi için kararlaştırılmışsa arsa sahibi, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir (TBK m. 179/2).

Teslim günü gelmeden de dönme mümkündür: TBK m. 473/1'e göre yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya işi sözleşmeye aykırı olarak geciktirmesi yüzünden bütün tahminlere göre işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa işsahibi, teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Teslim süresi dava tarihinde henüz dolmamışken açılan tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel davasında Hukuk Genel Kurulu, yüklenicinin mevcut koşullarda edimini ifa edip etmediğinin, inşaatın bitip bitmediğinin ve tamamlanma seviyesinin yeniden keşif yapılıp bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak araştırılmasını ve arsa sahibinin tapu iptali ve tescil ile terditli alacak talebinin şartlarının buna göre değerlendirilmesini istemiştir; karar oy çokluğuyla verilmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2024/115)10

Teslim ne zaman gerçekleşmiş sayılır; teslimin ispatında yapı kullanma izni ve fiilî kullanım nasıl değerlendirilir?

Gecikme tazminatının hangi tarihe kadar hesaplanacağı teslimin ne zaman gerçekleştiğine bağlıdır. Hukuk Genel Kurulu'na göre gecikme tazminatı kural olarak sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinden, eserin eksiksiz ve ayıpsız şekilde sözleşmeye uygun biçimde kullanıma elverişli olarak teslim edildiği ya da arsa sahibinin teslimden önce bağımsız bölümleri fiilen kullanmaya başladığı tarihe kadar, çekince konulması aranmaksızın istenebilir.5 Sözleşmeye göre teslim iskân ruhsatına bağlanmış ve daha önce fiilî teslim yoksa gecikme tazminatı iskân ruhsatının alındığı tarihe kadar hesaplanır.5

Teslimin yapı kullanma iznine bağlanması ispat bakımından sonuç doğurur. Hukuk Genel Kurulu, oy çokluğuyla verdiği bir kararda teslimin yapı kullanma (iskân) iznine bağlanmasının HMK m. 193 uyarınca yazılı delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu, yüklenicinin başka türlü yapmak istediği teslimin sözleşmeye uygun sayılmayacağını ve sözleşmede arsa sahibine ait bağımsız bölümlerin anahtar teslimi olarak teslim edileceği hükmü bulunuyorsa yapı kullanma izni alınmaksızın teslimin gerçekleşmiş olmayacağını belirtmiştir.4 Aynı karara göre yapı kullanma izin belgesi, ufak çapta eksiklikler bulunsa bile bağımsız bölümün oturmaya elverişli olduğunun kanıtıdır ve binanın tamamlandığını gösterir; kararda kısmi yapı kullanma izni alındığı dikkate alınarak yüklenicinin bağımsız bölüm bedellerine hak kazanıp kazanmadığının ek raporla belirlenmesi istenmiştir.4

İskânın yokluğu tek başına belirleyici değildir. Hukuk Genel Kurulu'na göre kural olarak arsa sahipleri yapı kullanma izin belgesi bulunmayan bağımsız bölümleri teslim almaya zorlanamaz ve teslim almaktan kaçınabilir; ancak iskân ruhsatı alınmamış olsa bile arsa sahiplerine düşen bağımsız bölümlerin fiilen teslim edilip kullanıldığı, kiraya verilerek gelir elde edildiği veya üçüncü kişilere satıldığı ileri sürülüp ispatlanırsa gecikme tazminatı fiilen teslim, satış veya kira tarihine kadar hesaplanır.5 Kurul bu kararda aboneliklerin bir kısmının iskân ruhsatından önce yapıldığını dikkate alarak, yüklenicinin bağımsız bölümleri iskândan önce fiilen teslim ettiği savunması üzerinde durulup bütün delillerin toplanmasını istemiş; karar oy çokluğuyla verilmiştir.5

Teslimin kapsamı sözleşmeye göre değişir. Hukuk Genel Kurulu, incelediği sözleşmeye göre yüklenicinin edimini tam ve eksiksiz ifa ettiğinden söz edilebilmesi için arsa sahiplerine isabet eden bağımsız bölümlerin kat mülkiyetini kurması, yapı kullanma izin belgelerini alması, bağımsız bölümleri fiilen teslim etmesi ve tapu kaydı üzerinden de devretmesi gerektiğini; mülkiyet hakkının tesisi için tapuya tescil şartı bulunduğundan yalnız fiilî teslimle zilyetlik kurularak edimin ifa edildiğinden söz edilemeyeceğini oy çokluğuyla kabul etmiştir.1

Sözleşmenin feshi: geriye etkili fesih ile ileriye etkili fesih arasındaki fark ve yüzde 90 ölçütü nedir?

6. Hukuk Dairesi'ne göre arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri eser ve satış vaadi sözleşmelerinden oluşan karma nitelikli akitler olup satış vaadini de içerdiğinden tek taraflı irade beyanıyla feshedilemez; Dairenin kararlılık gösteren içtihatlarında bu sözleşmelerin tarafların iradelerinin birleşmesiyle ya da haklı sebeplerin bulunması hâlinde mahkemenin vereceği fesih kararıyla sona ereceği kabul edilmektedir.9

Kural geriye etkili fesihtir. Daire'ye göre eser sözleşmelerinde fesih kural olarak geriye etkili sonuç doğurur; geriye etkili fesihte sözleşmeden baştan itibaren dönüldüğü için taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre birbirlerinden isteyebilir ve karşılıklı olarak üstlendikleri edimleri ifadan kurtulur.6 Daire kat karşılığı sözleşmesini ani edimli bir sözleşme olarak nitelendirir ve ani edimli sözleşmenin kural olarak geriye etkili feshinin ve tasfiyesinin mümkün olduğunu belirtir.3 Bu sonuç TBK m. 125/3 ile örtüşür: dönmede taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilir.

İleriye etkili fesihte ise yüklenici yaptığı imalat oranında bağımsız bölüm tapusuna hak kazanabilir. Daire, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 25.01.1984 tarihli ve 1983/3 E., 1984/1 K. sayılı kararına göre bu sözleşmelerin inşaatın fiziki seviyesine göre ileriye etkili olarak feshedilebileceğini ve yüklenicinin yaptığı imalat oranında bağımsız bölüm tapusuna hak kazanabileceğini aktarır.9 İleriye etkili fesih kararı verilebilmesi için müstekar içtihatlarla inşaatın yüzde 90 ve üzeri oranında tamamlanması aranır; ancak davacı kendi istemiyle ileriye etkili fesih isterse ya da taraflar sözleşmeyi ileriye etkili olarak feshettiklerini kararlaştırmışsa, inşaatın seviyesi bunu haklı kılmasa bile ileriye etkili feshe karar verilmelidir.9 Başka bir kararında Daire, yüzde 90 seviyesinin arsa sahiplerine ve yükleniciye verilecek tüm bağımsız bölümler dâhil sözleşmeye konu bütün imalata göre ölçüldüğünü ve arsa sahiplerinin daha düşük imalat seviyesine rağmen sözleşmeyi ileriye etkili olarak feshetmelerinin de mümkün ve geçerli olduğunu belirtmiştir.6

Talebin adı değil içeriği belirleyicidir. Daire, dava dilekçesinde geriye etkili fesih istenmiş olsa da imalat bedeline karşılık 14 bağımsız bölümün tapusunun yüklenicide bırakılmasını isteyen arsa sahibinin talebinin içeriği itibarıyla ileriye etkili fesih sonuçlarını doğurduğunu ve geriye etkili fesih hükmü kurulmasının doğru olmadığını kabul etmiştir.6 Daire, taraflar sözleşmeyi ileriye etkili olarak feshettiklerini kararlaştırmışsa inşaatın seviyesi bunu haklı kılmasa bile ileriye etkili feshe karar verilmesi gerektiği kuralını, noterde düzenlenen bir fesihnameye göre sona eren sözleşmede uygulamıştır: o olayda fesihnamede tarafların fesihten sonra inşaatın tamamlanabilmesi hususunda birbirlerinden hiçbir hak ve alacak talep edemeyecekleri kararlaştırılmıştı.9 Daire, ortalama inşaat seviyesi yüzde 90'ın altında kalsa da tarafların fesihnamenin 1. maddesine göre ileriye etkili feshi kabul ettiklerini ve arsa sahiplerinin fesih tarihi itibarıyla yüklenicinin önceki devir ve temliklerini kabul ettiklerini gözeterek, fesihnameden önce yüklenicinin üçüncü kişiye yaptığı devre karşı açılan tapu iptali davasının reddi gerektiğini belirtmiştir.9

Yapı bilirkişi raporuna göre fiilen tamamlanmış ama ruhsat eki projeye aykırıysa mahkeme doğrudan geriye etkili feshe gitmez. Daire, aykırılığın yıkılarak ya da tadilat projesiyle giderilebileceğinin tespit edildiği bir olayda belediyeye aykırı imalatın tadilat projesiyle ruhsata bağlanıp bağlanamayacağının sorulmasını, mümkünse yükleniciye tadilat projesi ve (sözleşmede iskân şartı bulunduğundan) iskânın alınması için süre ve yetki verilmesini istemiştir; bu mümkün değilse ya da verilen süreye rağmen işlem yapılmazsa geriye etkili feshe karar verilecektir. (Yargıtay 6. HD, E. 2025/835)11

Sözleşme feshedilince müteahhitten tapuda pay alan üçüncü kişinin hakkı ne olur (TMK m. 1023)?

6. Hukuk Dairesi'nin önceki içtihadına göre arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi hâlinde, yükleniciden hisse veya bağımsız bölüm satın alan ya da lehine ipotek kurulan üçüncü kişilerin iyiniyetle tapuya güvenerek ayni hak kazandıkları iddiası dinlenmiyordu. Daire bu içtihadından dönmek için Yargıtay Birinci Başkanlığına başvurmuş; Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 16.05.2025 tarihli ve 2024/1 E., 2025/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile bu istem kabul edilmiştir.3 Daire aynı açıklamayı sonraki kararlarında da tekrarlamaktadır.11 (Yargıtay 6. HD, E. 2025/2511)126

Bu karardan sonra Daire'nin uyguladığı ölçütler şunlardır: 1) TMK m. 3'e göre tapuya güvendiğini ve iyiniyetli olduğunu beyan eden, yükleniciden arsa payı veya bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu karine olarak kabul edilir; 2) TMK m. 3 ve m. 1023'e göre bu kişi iyiniyetliyse yüklenici adına yapılan tescil başlangıçtan itibaren yolsuz olsa veya sonradan geriye etkili fesihle yolsuz hâle gelse bile devir geçerlidir; 3) arsa sahibinin yükleniciye devrettiği tapunun avans tapu olduğunun kabulü mümkün değildir, çünkü tapu devri şarta bağlanamaz; 4) arsa sahibinin yükleniciye tapuyu devretmesi yolsuz tescil olarak da değerlendirilemez.3 TMK m. 1023'e göre tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur; m. 1024/1'e göre ise yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.

İspat yükü arsa sahibindedir. Arsa sahibi, üçüncü kişinin taşınmazı satın aldığı veya lehine ipotek kurulduğu anda tapunun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye devredildiğini ve sözleşmenin geriye etkili fesih koşullarının bulunduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini TMK m. 3/2 uyarınca ispatlarsa tapu iptali ve tescil talebi kabul edilebilir.3 Daire sonraki kararlarında mahkemeden, kötüniyeti ispata yarar delillerin sunulması için davacı arsa sahibine makul bir süre vermesini ve sonucuna göre karar kurmasını istemiştir.12 Aynı ölçüt başka bir kararda da uygulanmıştır.6

İçtihadı birleştirme kararı önceki bozma kararlarına rağmen uygulanır. Daire'ye göre Yargıtay Kanunu m. 45/5 gereğince içtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay genel kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar; içtihadı birleştirme öncesinde aksi yönde bir bozma olsa bile usulî kazanılmış hakkın istisnası olarak uygulanması gerekir.12 Bu nedenle Daire, üçüncü kişinin taşınmazı iyiniyetle edinip edinmediğini değerlendirmeden verilen tapu iptali kararlarını bozmaktadır.3126

Fesih ileriye etkiliyse sorun farklı çözülür: taraflar fesihte ileriye etkili sonuçta anlaşmışsa, fesihten önce yüklenicinin üçüncü kişiye yaptığı devir, arsa sahibinin fesih tarihi itibarıyla yüklenicinin önceki devir ve temliklerini kabul ettiği gözetilerek ayakta kalır.9

Müteahhitten daire satın alan kişi arsa sahibinden tapu isteyebilir mi (TBK m. 183, m. 184, m. 188)?

Müteahhitten (yükleniciden) bağımsız bölüm satın alan kişinin arsa sahibine karşı açtığı tapu iptali ve tescil davasında Hukuk Genel Kurulu'na göre tapulu taşınmaza ilişkin satış sözleşmesi hükümleri değil, TBK m. 183 ve devamındaki alacağın temliki hükümleri uygulanır.2 Yüklenici arsa paylarının maliki değildir, ama bunların kendisine devredilmesi için şahsi bir alacak hakkına sahiptir; bu hakkını yazılı olması koşuluyla arsa sahibinin onayına gerek olmaksızın üçüncü kişiye devredebilir.2 TBK m. 184/1'e göre alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır; Kurul, yüklenici ile alıcı arasında adi yazılı şekilde düzenlenen satış sözleşmesinin temlikte geçerlilik için gerekli ve yeterli yazılı şekil koşulunu sağladığını kabul etmiştir.2

Temlik alan, yüklenicinin arsa sahibinden gerçekten hak kazandığından fazlasını isteyemez. TBK m. 188/1'e göre borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir; Hukuk Genel Kurulu'na göre yüklenici edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden şahsi hakkını üçüncü kişiye temlik etmişse, üçüncü kişi TBK m. 97'den yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamaz.2 Tescile hak kazanılabilmesi için yapının arsa sahibinin reddedemeyeceği seviyeye getirilmesi, ayıp ve eksiklikler varsa bunların temlik alan tarafından tamamlanması veya bedelinin arsa sahibine ödenmek üzere depo ettirilmesi gerekir; karar birlikte ifa kuralı gözetilerek verilir.2 Kurul, yapı kullanma izin belgesi alınmış ve tamamlanma seviyesi yüzde 99,40 olan bir binada bu seviyenin arsa sahiplerince reddedilemeyecek bir seviye olduğunu kabul etmiştir.2

Yüklenici edimini yerine getirmeden sözleşme feshedilmişse temlik alan arsa sahibine karşı tescil isteyemez. 6. Hukuk Dairesi, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiği ve inşaatı yüklenicinin bitirmediği bir olayda, yüklenicinin üçüncü kişiye yaptığı temlik işlemlerini arsa sahibiyle olan sözleşmeden ayrı ve bağımsız işlemler olarak düşünmenin gerçeklere uygun düşmeyeceğini, temlikin hüküm ve sonuç doğurmasının sözleşmenin ifa ile sonuçlanmasına bağlı olduğunu ve davacının yalnız akidi olan yükleniciden ademi ifa sebebiyle tazminat isteyebileceğini belirterek kararı onamıştır. (Yargıtay 6. HD, E. 2022/889)13 Bu dosya mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun temyiz hükümlerine göre incelenmiş ve karar düzeltme yolu açık bırakılmıştır.13

Temliken tescil ile 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına dayanan tescil farklı kurumlardır: Hukuk Genel Kurulu'na göre temliken tescil geçerli bir temlik sözleşmesine dayanır, içtihadı birleştirme kararı ise geçersiz sözleşmeye dayanır ve tescil için daha kapsamlı şartlar arar.2 6. Hukuk Dairesi'ne göre bu içtihadı birleştirme kararı harici satış sözleşmesinin alıcısının tescil istemi için 1) taraflar arasında adi yazılı da olsa bir sözleşme bulunmasını, 2) satışa konu taşınmazın Kat Mülkiyeti Kanunu'na tabi olarak yapılmasını, 3) alıcının edimlerini yerine getirmiş olmasını, 4) satıcının bağımsız bölümü teslim etmiş olmasını arar ve TMK m. 2'ye aykırı davranışları önlemeyi amaçlar.7 Yükleniciden bağımsız bölüm alanlar için kabul edilen bu istisna, yüklenicinin taşeronundan bağımsız bölüm alanlara genişletilemez.7

Eksik ve ayıplı iş ile zamanaşımı: gecikme tazminatı, eksik iş ve ayıp talepleri hangi sürede istenebilir (TBK m. 147, m. 478)?

TBK m. 147/6'ya göre yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında eser sözleşmesinden doğan alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir. 6. Hukuk Dairesi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde eksik işler ve ayıplı imalatların giderim bedeli, gecikme tazminatı ve cezai şart alacaklarında zamanaşımı süresinin genel kural olarak beş yıl olduğunu belirtmiştir; karar, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 126/4 ile TBK m. 147/6'yı birlikte anar.8

Başlangıç tarihi alacağa göre değişir. TBK m. 149/1'e göre zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Daire'ye göre gecikme tazminatında zamanaşımı bağımsız bölümün teslim edildiği tarihten değil, teslim edilmesi gereken tarihten itibaren başlar; her geçen ayın zararı o ayın sona ermesiyle muaccel hâle gelir.8 Eserin teslimini başlangıç alan TBK m. 478 ise gecikme tazminatına değil kusura ve dolayısıyla eksik işlere ilişkindir; ayıplı ve eksik işler alacağı ancak teslim tarihinde muaccel hâle gelir.8 Bu yaklaşımla aynı kararda dava tarihinden geriye doğru beş yılı aşan döneme ait gecikme tazminatı zamanaşımına uğramış sayılmış, ıslahla artırılan kısım için ise ıslah tarihinden geriye doğru beş yıl esas alınmıştır.8 Daire aynı çizgiyi oy çokluğuyla verdiği bir başka kararda da uygulamış ve süresinde teslim edilmeyen bağımsız bölümler için teslim edilmesi gereken tarihten ıslah tarihine kadar olan kira kaybının zamanaşımı hükümleri dikkate alınarak hesaplanmasını istemiştir. (Yargıtay 6. HD, E. 2022/4125)14 Hukuk Genel Kurulu ise 2012 tarihli ve oy çokluğuyla verilmiş bir kararında, ifayı isteme iradesini sürdüren arsa sahibinin ifaya ekli ceza koşulu ve gecikme tazminatı istemlerinde zamanaşımını teslimden (o olayda iskân tarihinden) başlatmıştır. (Yargıtay HGK, E. 2012/165)15 Bu karar mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'na dayanır ve mülga 1086 sayılı Kanun hükümlerine göre verilmiştir.15

Hukuk Genel Kurulu'na göre eser sözleşmesinden kaynaklanan talepler için temel olarak TBK m. 146, m. 147 ve m. 478'deki süreler uygulanır; ayıplı eserde m. 478/1 saklı kalmak üzere, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi hâlinde TBK m. 146'daki on yıllık genel süre uygulanır.1 Aynı kararda Kurul, imar artışıyla sözleşme fazlası yapılan dairelerin değerinden arsa sahibine düşen payın istendiği bir davada, yüklenicinin sözleşme kapsamındaki edimlerini gereği gibi ifa ettiği sonucuna varılamadığı ve teslim gerçekleşmediği için zamanaşımının işlemeye başlamadığını oy çokluğuyla kabul etmiştir.1 TBK m. 478'e göre ise ayıplı eser sebebiyle açılacak davalar teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılarda beş yılın, yüklenicinin ağır kusuru varsa eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Ayıp hakları bildirim külfetine bağlıdır. TBK m. 474/1'e göre işsahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır; gözden geçirmeyi ve bildirimi ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır, sonradan ortaya çıkan ayıbı gecikmeksizin bildirmezse de aynı sonuç doğar (m. 477/2-3). Eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenici sorumluluktan kurtulur; ancak kasten gizlediği ve usulüne göre gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplardan sorumluluğu sürer (m. 477/1). Ayıptan sorumlu yükleniciye karşı işsahibi 1) eser kullanılamayacak veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplıysa ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırıysa sözleşmeden dönme, 2) ayıp oranında bedelden indirim, 3) aşırı masraf gerektirmiyorsa ücretsiz onarım seçimlik haklarından birini kullanabilir; genel hükümlere göre tazminat hakkı saklıdır (m. 475). Eser işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz (m. 475, son fıkra).

İnşaat sürerken de önlem alınabilir: TBK m. 473/2'ye göre eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa işsahibi, uygun bir süre vererek ayıbın veya aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde hasar ve masrafları yükleniciye ait olmak üzere onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceğini ihtar edebilir.

Kat karşılığı davaları hangi mahkemede ve hangi usulle görülür; arabuluculuk, harç ve kanun yolu nasıl işler?

HMK m. 2/1'e göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi görevlidir (6502 sayılı Kanun m. 73/1). Aynı Kanun m. 3/1-k tüketiciyi ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlar; m. 3/1-l ise eser sözleşmelerini de tüketici işlemi kapsamında sayar. Ticari davalara aksine hüküm bulunmadıkça asliye ticaret mahkemesi bakar (TTK m. 5/1); her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari davadır (TTK m. 4/1). 6. Hukuk Dairesi'ne göre arsasına karşılık birden çok konut niteliğinde bağımsız bölüm veya işyeri alacak olan arsa sahibi salt kişisel ve ailevi tüketim amacının dışına çıkar, asıl amacı taşınmazını değerlendirmektir; Dairenin yerleşik içtihatlarında bu durumdaki arsa sahipleri ile yükleniciler arasındaki uyuşmazlıkların genel görevli asliye hukuk mahkemesince çözülmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Yargıtay 6. HD, E. 2026/23)16 Buna karşılık 6306 sayılı Kanun gereği riskli yapı statüsündeki ana taşınmazda konut niteliğinde bağımsız bölümü bulunan malik, yüklenici ile yaptığı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde tüketicidir ve uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevlidir; Daire bu sonuca bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı gidermek için oy birliğiyle ve kesin olarak verdiği kararda ulaşmıştır.16

Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12/1). Yalnız para alacağı istenen davalarda genel yetkili mahkeme davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6/1); sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m. 10). Tüketici davaları tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir (6502 sayılı Kanun m. 73/5).

6325 sayılı Kanun m. 3/1'e göre taraflar arabulucuya başvurmakta serbesttir; dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin m. 18/A saklıdır. Kanunun m. 18/B/1'inde dava şartı olarak sayılan uyuşmazlıklar 1) kira ilişkisi, 2) paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi, 3) 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar, 4) komşu hakkıdır; kat karşılığı inşaat sözleşmesi bu bentlerde ayrıca anılmaz. Buna karşılık ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında (TTK m. 5/A/1) ve tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda (6502 sayılı Kanun m. 73/A/1) dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; tüketici işlemi niteliğinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar bu son hükmün dışındadır (m. 73/A/1-d). 6. Hukuk Dairesi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan nama ifaya izin, şerhin terkini ile yeni şerh konulması ve taşınmazın teslimi talepleriyle birlikte açılan tazminat davasının da arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını kabul etmiştir. (Yargıtay 6. HD, E. 2023/1885)17

Dava HMK m. 316'daki basit yargılama listesinde yer almadığından asliye hukuk mahkemesinde yazılı yargılama usulüyle görülür; tüketici mahkemelerinde görülen davalar HMK'nın Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür (6502 sayılı Kanun m. 73/4), miktar veya değeri TTK m. 4/2'deki parasal sınırı geçmeyen ticari davalarda da basit yargılama usulü uygulanır. Yargı harçları değer ölçüsüne göre nispi, işlemin niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır (Harçlar Kanunu m. 15); tescil ve tapu kaydı iptali gibi taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın değeri esas alınır, tazminat da istenirse harç taşınmazın değeri ile istenen tazminat tutarı üzerinden alınır (m. 16).

İlk derece mahkemesinin nihai kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; m. 341/2'deki parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bölge adliye mahkemesi kararları m. 362/1-a'daki temyiz sınırını geçmeyen davalarda kural olarak temyiz edilemez; 7589 sayılı Kanunla eklenen m. 362/3'e göre istinaf başvurusu kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararın kabul ya da reddedilen kısmı m. 341/2'deki sınırın üzerindeyse temyiz yolu açıktır. Bu parasal sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır (HMK ek m. 1). Bu rehberdeki kararların bir kısmı mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltme hükümlerine göre incelenmiş dosyalara aittir.12

İlgili mevzuat

TMK m. 706 — Hukukî işlem

Madde 706- Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır.

Ölüme bağlı tasarruflar ve mal rejimi sözleşmeleri, kendilerine özgü şekillere tâbidir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TBK m. 237 — Şekil

MADDE 237- Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır.

Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz.

Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.

Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TBK m. 125 — Seçimlik haklar

MADDE 125- Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir.

Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.

Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.

Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TBK m. 473 — İşe başlama ve yürütme

MADDE 473- Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.

Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.

Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TBK m. 147 — Beş yıllık zamanaşımı

MADDE 147- Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır:

1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler.

2. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri.

3. Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar.

4. Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar.

5. Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar.

6. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.

Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TBK m. 478 — Zamanaşımı (ayıplı eser)

MADDE 478- Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 1023 — İyiniyetli üçüncü kişilere karşı

Madde 1023- Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TBK m. 184 — Şekli (alacağın devri)

MADDE 184- Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.

Alacağın devri sözü verme, şekle bağlı değildir.

Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Zamanaşımı süreleri; sözleşme fazlası daire payı alacağında zamanaşımının başlamamasıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/92 · K. 2025/562 ·

    Arsa sahibi, imar artışıyla fazladan yapılan dairelerin değerinden kendi payına düşen kısmı istemiş; ilk derece mahkemesi yapı kullanma izni ve fiilî yerleşim tarihini esas alarak beş yıllık sürenin dolduğunu kabul edip Daire bozmasına karşı direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, eser sözleşmesinden doğan taleplerde TBK m. 146, m. 147 ve m. 478'deki sürelerin uygulandığını, ağır kusurda on yıllık sürenin geçerli olduğunu; somut sözleşmeye göre yüklenicinin kat mülkiyetini kurup iskânı alması, bağımsız bölümleri fiilen teslim ve tapuda devretmesi gerektiğini, yüklenicinin edimlerini gereği gibi ifa ettiği sonucuna varılamadığı ve teslim gerçekleşmediği için zamanaşımının işlemeye başlamadığını belirterek direnme kararını bozdu. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

    Sonuç: Sözleşme fazlası dairelerin değerinden arsa sahibine düşen paya ilişkin bu dosyada, yüklenicinin kat mülkiyeti kurma, iskân alma, teslim ve tapuda devir edimlerini gereği gibi ifa ettiği sonucuna varılamadığı ve teslim gerçekleşmediği için zamanaşımı işlemeye başlamamıştır (oy çokluğu).

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.Resmî şekil, şekle aykırılığın istisnaları ve yükleniciden temliken tescilYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/293 · K. 2024/107 ·

    Yükleniciden adi yazılı sözleşmeyle bağımsız bölüm satın alan kişi, arsa sahipleri ve yükleniciye karşı tapu iptali ve tescil davası açmış; bölge adliye mahkemesi sözleşmenin resmî şekle uyulmadığı için geçersiz olduğunu ve 1988 tarihli içtihadı birleştirme kararının koşullarının oluşmadığını kabul ederek direnmişti. Hukuk Genel Kurulu kat karşılığı sözleşmesinin noterde düzenleme şeklinde yapılmasının geçerlilik koşulu olduğunu ve bunun iki istisnasını açıkladı; yükleniciden alanın davasında alacağın temliki hükümlerinin uygulanacağını, adi yazılı sözleşmenin temlik için yeterli olduğunu, iskânı alınmış ve yüzde 99,40 tamamlanmış yapının reddedilemeyecek seviyede bulunduğunu belirterek birlikte ifa kuralıyla karar verilmesi için direnme kararını oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Yükleniciden daire alanın tescil davasında satış değil alacağın temliki hükümleri uygulanır; yapı reddedilemeyecek seviyedeyse eksik iş bedeli depo ettirilerek birlikte ifa kuralıyla karar verilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Geriye etkili fesihte yükleniciden tapu alan iyiniyetli üçüncü kişiYargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2023/4150 · K. 2025/2518 ·

    Arsa sahibi, inşaatı bitirmeyen yükleniciyle yaptığı sözleşmenin geriye etkili feshini ve yüklenicinin üçüncü kişilere devrettiği bağımsız bölümlerin tapularının iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi yükleniciye yapılan devri avans niteliğinde sayarak davayı kabul etmişti. Daire, 16.05.2025 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ile eski içtihadından dönüldüğünü, yükleniciden pay alan üçüncü kişinin iyiniyetinin karine olduğunu, avans tapu kavramının kabul edilemeyeceğini ve arsa sahibinin üçüncü kişinin kötüniyetini ispatlaması hâlinde tapu iptaline karar verilebileceğini açıkladı; üçüncü kişilerin iyiniyeti değerlendirilmeden verilen kararı oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Geriye etkili fesihte yükleniciden tapu alan üçüncü kişi iyiniyetliyse korunur; kötüniyeti arsa sahibi ispat eder.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Teslimin iskâna bağlanması yazılı delil sözleşmesidirYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/28 · K. 2026/124 ·

    Yüklenici, sözleşmeye göre kendisine düşen iki bağımsız bölüm arsa sahiplerince üçüncü kişilere satıldığı için bunların bedelini istemiş; bölge adliye mahkemesi aşamalı devir hükmüne göre yüklenicinin bu bölümlere hak kazanmadığını kabul edip Daire bozmasına karşı direnmişti. Hukuk Genel Kurulu yüklenicinin inşaatı projesine, ruhsata ve imara uygun yapıp süresinde teslim etmekle yükümlü olduğunu, teslimin yapı kullanma iznine bağlanmasının HMK m. 193 anlamında yazılı delil sözleşmesi olduğunu ve anahtar teslim sözleşmede iskânsız teslimin gerçekleşmeyeceğini açıkladı; yargılama sırasında kısmi yapı kullanma izni alındığı dikkate alınarak ek rapor alınması gerektiği gerekçesiyle direnme kararını genişletilmiş gerekçeyle bozdu. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

    Sonuç: Teslim iskâna bağlanmışsa bu bir delil sözleşmesidir; anahtar teslim sözleşmede yapı kullanma izni alınmadan teslim gerçekleşmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Gecikme tazminatının şartları, miktarı ve iskândan önce fiilî teslimYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/170 · K. 2025/744 ·

    Arsa sahipleri, bağımsız bölümlerin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle gecikme tazminatı istemiş; ilk derece mahkemesi tazminatı iskân tarihine kadar hesaplayıp Daire bozmasına karşı direnmişti. Hukuk Genel Kurulu gecikme tazminatının şartlarını, asgari olarak rayiç kira karşılığı olduğunu ve teslim iskâna bağlanmışsa iskân tarihine kadar hesaplanacağını açıkladı; ancak iskân alınmamış olsa bile bağımsız bölümlerin fiilen teslim edilip kullanıldığı, kiraya verildiği veya satıldığı ispatlanırsa tazminatın o tarihe kadar hesaplanacağını, aboneliklerin bir kısmının iskândan önce yapıldığı dikkate alınarak yüklenicinin fiilî teslim savunmasının araştırılması gerektiğini belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle bozdu. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

    Sonuç: Gecikme tazminatı asgari rayiç kira kadardır; iskândan önce fiilî teslim ve kullanım ispatlanırsa o tarihe kadar hesaplanır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Geriye ve ileriye etkili fesih; talebin içeriğiYargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2023/2853 · K. 2025/2639 ·

    Arsa sahibi, inşaatı terk eden yükleniciyle yaptığı sözleşmenin geriye etkili feshini istemiş, ancak imalat bedeline karşılık bağımsız bölümlerin bir kısmının yüklenicide bırakılmasını da talep etmişti; mahkeme geriye etkili fesih hükmü kurmuştu. Daire, eser sözleşmelerinde feshin kural olarak geriye etkili olduğunu, ileriye etkili fesih için yüzde 90 seviyesinin arandığını ama arsa sahibinin daha düşük seviyede de ileriye etkili feshi seçebileceğini, talebin içeriği itibarıyla ileriye etkili fesih sonucunu doğurduğunu belirtti; üçüncü kişiler yönünden de içtihadı birleştirme kararının uygulanması gerektiğini ekleyerek kararı oy birliğiyle bozdu. Sözleşme 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde yapılmış, dosya mülga 1086 sayılı Kanun hükümlerine göre incelenmiştir.

    Sonuç: Tapuların bir kısmının imalat karşılığı yüklenicide kalmasını isteyen arsa sahibinin talebi, adı ne olursa olsun ileriye etkili fesihtir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Şeklin geçerlilik şartı olması; 1988 İBK'nın taşerondan alana uygulanmamasıYargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2024/2699 · K. 2025/2237 ·

    Davacı, kat karşılığı inşaatta yüklenicinin taşeronundan adi yazılı sözleşmeyle bağımsız bölüm satın almış ve yüklenici adına kayıtlı bölümün tapusunun iptalini istemişti; ilk derece mahkemesi işlemi alacağın temliki sayarak davayı kabul etmişti. Daire, taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin sözleşmelerde resmî şeklin geçerlilik şartı olduğunu, 30.09.1988 tarihli içtihadı birleştirme kararının adi yazılı satışta tescil için dört koşul aradığını ve bu istisnanın yalnız yükleniciden bağımsız bölüm alanlar için kabul edildiğini, taşerondan alanlara genişletilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Adi yazılı satışa dayalı tescil istisnası yalnız yükleniciden alanlar içindir; yüklenicinin taşeronundan alan kişi bu yola başvuramaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.Gecikme tazminatında zamanaşımının başlangıcı ve seçimlik cezaYargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2022/4256 · K. 2023/3843 ·

    Arsa sahibi, yüklenicinin teslim etmediği dükkânın bedelini, kira kaybını ve cezai şartı istemiş; bölge adliye mahkemesi dükkân bedeline ve teslimi gereken tarihten dava tarihine kadar gecikme tazminatına hükmedip cezai şartı reddetmişti. Daire, sözleşmedeki cezanın seçimlik ceza olduğunu ve ifayı isteyen arsa sahibinin ayrıca cezayı isteyemeyeceğini kabul etti; eksik ve ayıplı iş, gecikme tazminatı ve cezai şart alacaklarının beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, gecikme tazminatında zamanaşımının teslim edilmesi gereken tarihten başladığını ve her ayın zararının o ay sonunda muaccel olduğunu belirterek, dava ve ıslah tarihinden geriye beş yılı aşan kısım yönünden kararı davalı yararına oy birliğiyle bozdu. Sözleşme mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde yapılmıştır.

    Sonuç: Daire'ye göre gecikme tazminatında her ayın zararı o ay sonunda muaccel olur; beş yıllık süre teslim edilmesi gereken tarihten işler.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Tek taraflı fesih yasağı ve anlaşmayla ileriye etkili fesihYargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2024/1495 · K. 2025/2530 ·

    Arsa sahipleri, noterde düzenlenen fesihnameyle sözleşmeyi karşılıklı mutabakatla sona erdirdikleri yüklenicinin fesihten önce üçüncü kişiye devrettiği bağımsız bölümün tapusunun iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi sözleşmenin geriye etkili feshine ve tapu iptaline karar vermişti. Daire, kat karşılığı sözleşmelerinin tek taraflı irade beyanıyla feshedilemeyeceğini; 1984 tarihli içtihadı birleştirme kararına göre bu sözleşmelerin inşaatın fiziki seviyesine göre ileriye etkili feshedilebileceğini; müstekar içtihatlara göre ileriye etkili fesih için yüzde 90 seviyesinin arandığını, davacı ileriye etkili fesih isterse ya da taraflar bunda anlaşmışsa bu seviyenin aranmayacağını açıkladı; tarafların fesihnameyle ileriye etkili feshi kabul ettiklerini ve arsa sahiplerinin fesihten önceki devir ve temlikleri kabul ettiklerini gözeterek davanın reddi gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Taraflar fesihte ileriye etkili sonuçta anlaşmışsa, inşaat yüzde 90'ın altında olsa bile fesih ileriye etkilidir; bu olayda fesihten önce yapılan devir ayakta kalmıştır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Teslim süresi dolmadan açılan davada inşaat seviyesinin araştırılmasıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/115 · K. 2025/664 ·

    Arsa sahibi, kendisine düşecek bağımsız bölümün tapusunu, olmazsa rayiç değerini istemiş; bölge adliye mahkemesi terditli bedel talebini kabul edip Daire bozmasına karşı direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, dava tarihinde sözleşmedeki teslim süresinin henüz dolmadığını belirterek yüklenicinin mevcut koşullarda edimini ifa edip etmediğinin, inşaatın bitip bitmediğinin ve tamamlanma seviyesinin yeniden keşif ve ek raporla araştırılması, tapu iptali ve tescil ile terditli alacak talebinin şartlarının buna göre değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararını bozdu. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

    Sonuç: Teslim süresi dolmadan açılan davada mahkeme önce inşaatın güncel seviyesini keşif ve bilirkişiyle belirlemelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.Projeye aykırılıkta geriye etkili fesihten önce süre ve yetkiYargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2025/835 · K. 2026/279 ·

    Arsa sahibi, binaları ruhsat eki projeye aykırı yapan yükleniciyle yaptığı sözleşmenin geriye etkili feshini ve yüklenicinin devrettiği bağımsız bölümün tapusunun iptalini istemiş; bölge adliye mahkemesi aykırı kısımlar yıkılırsa seviyenin yüzde 80'e düşeceği gerekçesiyle geriye etkili feshe ve tapu iptaline karar vermişti. Daire, aykırılığın tadilat projesiyle giderilebileceği tespit edildiğinden belediyeye sorulması, mümkünse yükleniciye tadilat projesi ve iskân için süre ve yetki verilmesi, aksi hâlde geriye etkili feshe karar verilmesi ve bu durumda üçüncü kişi yönünden içtihadı birleştirme kararındaki iyiniyet ölçütünün uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Projeye aykırılık tadilatla giderilebiliyorsa geriye etkili fesihten önce yükleniciye süre ve yetki verilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12.İçtihadı birleştirme kararının önceki bozmaya rağmen uygulanmasıYargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2025/2511 · K. 2026/1684 ·

    Arsa sahibi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi için yükleniciye devrettiği ve yüklenicinin üçüncü kişilere sattığı payın tapusunun iptalini istemiş, mahkeme yükleniciye yapılan devrin avans niteliğinde olduğu gerekçesiyle davayı kabul etmişti. Daire, içtihadı birleştirme kararlarının benzer konularda mahkemeleri bağladığını ve aksi yönde bir bozma olsa bile usulî kazanılmış hakkın istisnası olarak uygulanacağını belirtti; mahkemenin, temyiz eden davalının tapuyu devraldığı anda iyiniyetli olmadığını ispata yarar delillerin sunulması için arsa sahibine makul süre vermesi gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozdu. Dosya mülga 1086 sayılı Kanun hükümlerine göre incelenmiş, karar düzeltme yolu açık bırakılmıştır.

    Sonuç: İçtihadı birleştirme kararı, önceki bozma kararına uyulmuş olsa bile usulî kazanılmış hakkın istisnası olarak uygulanır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13.Feshedilen sözleşmede yükleniciden temlik alanın durumuYargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2022/889 · K. 2023/700 ·

    Yükleniciden adi yazılı sözleşmeyle bağımsız bölüm satın alan davacı, tescil mümkün olmadığı için arsa sahibi ve yükleniciden tazminat istemiş; mahkeme yüklenici yönünden davayı kabul, arsa sahibi yönünden reddetmişti. Daire, yüklenicinin temlik işlemlerinin arsa sahibiyle yaptığı sözleşmeden bağımsız düşünülemeyeceğini, sözleşme inşaat bitmeden karşılıklı feshedildiğinden yüklenicinin hak kazanmadığı şahsi hakkı temlik ettiğini, arsa sahibinin TBK m. 97'deki ödemezlik definden yararlanabileceğini ve davacının yalnız akidi yükleniciden tazminat isteyebileceğini belirterek kararı oy birliğiyle onadı. Dosya mülga 1086 sayılı Kanun hükümlerine göre incelenmiştir.

    Sonuç: Yüklenici edimini yerine getirip hak kazanmadan sözleşme karşılıklı feshedilmişse, ondan daire alan kişi arsa sahibine değil yalnız yükleniciye başvurabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14.Kira kaybının zamanaşımı dikkate alınarak hesaplanmasıYargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2022/4125 · K. 2024/2247 ·

    Arsa sahipleri, noterde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre süresinde teslim edilmeyen daireler için sözleşmede kararlaştırılan kira kaybını istemiş; bölge adliye mahkemesi teslim gerçekleşmediği için zamanaşımının başlamadığını kabul ederek davayı tamamen kabul etmişti. Daire, teslim edilmesi gereken tarihten ıslah tarihine kadar olan kira kaybının zamanaşımı hükümleri dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini belirterek kararı bozdu. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

    Sonuç: Teslim edilmeyen bağımsız bölüm için kira kaybı, teslim beklenirken de zamanaşımına tabidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 15.İfayı bekleyen arsa sahibinde zamanaşımının teslimden başlamasıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2012/165 · K. 2012/408 ·

    Arsa sahibi, yüklenicinin tapu iptali ve tescil davasına karşı açtığı davada sözleşmedeki cezai şartı ve gecikme tazminatını istemiş; yerel mahkeme zamanaşımını sözleşmedeki bitim tarihine eklenen cezalı sürenin sonundan başlatarak karşı davayı reddetmiş ve Daire bozmasına karşı direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, cezanın ifaya ekli ceza olduğunu, arsa sahibinin ifayı isteme iradesini sürdürdüğünü ve inşaat iskân ruhsatı üzerine teslim edildiğinden her iki istem için de zamanaşımının iskân tarihinden başlatılması gerektiğini belirterek direnme kararını bozdu. Karar oy çokluğuyla verilmiştir; mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu dönemine ilişkindir ve mülga 1086 sayılı Kanun hükümlerine göre verilmiştir.

    Sonuç: Hukuk Genel Kurulu'nun bu eski kararına göre ifayı bekleyen arsa sahibinin ifaya ekli ceza ve gecikme tazminatı istemlerinde zamanaşımı teslimden başlar (oy çokluğu).

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 16.Arsa sahibi tüketici mi; kentsel dönüşümde görevli mahkemeYargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2026/23 · K. 2026/496 ·

    Bölge adliye mahkemelerinin hukuk daireleri, riskli yapı kararı verilen binanın kentsel dönüşümle yeniden yapılması için yükleniciyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapan malikin tüketici olup olmadığı ve görevli mahkeme konusunda farklı kararlar vermişti. Daire, arsasına karşılık birden çok konut niteliğinde bağımsız bölüm veya işyeri alacak arsa sahibinin salt kişisel ve ailevi tüketim amacının dışına çıktığını ve bu uyuşmazlıkların yerleşik içtihada göre asliye hukuk mahkemesinde çözüldüğünü; 6306 sayılı Kanun gereği riskli yapı statüsündeki binada konut niteliğinde bağımsız bölümü bulunan malikin ise tüketici olduğunu ve tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek uyuşmazlığı oy birliğiyle ve kesin olarak giderdi.

    Sonuç: Kentsel dönüşümde riskli yapıdaki konutu için sözleşme yapan malik tüketicidir; arsasına karşılık birden çok bağımsız bölüm alan arsa sahibinin davası asliye hukukta görülür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 17.Teslim ve şerh talepleriyle birlikte açılan tazminat davasında arabuluculukYargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2023/1885 · K. 2024/2910 ·

    Yüklenicinin haklarını temlik alan davacı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayanarak nama ifaya izin, şerhin terkini ve yeni şerh konulması ile taşınmazın teslimini, olmazsa tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle davayı yüklenici yönünden usulden reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetmişti. Daire, davaların yığılması durumunda para dışındaki talepler arabuluculuğa tabi olmadığından bunlarla birlikte açılan tazminat davasının da arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını belirterek kararı bu yönden oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Teslim, nama ifaya izin ve şerh talepleriyle birlikte açılan tazminat davası için dava şartı arabuluculuk aranmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi noterde mi yapılmalı?

Evet. Sözleşme arsa payının ileride müteahhide devrini de içerdiği için Yargıtay, noterde düzenleme şeklinde yapılmasını geçerlilik koşulu sayar; resmî şekle uyulmadan yapılan sözleşme kural olarak geçersizdir. Yargıtay'ın kabul ettiği başlıca iki istisna şunlardır: müteahhit binayı tamamen veya reddedilemeyecek oranda yapmışsa ya da müteahhide düşecek pay tapuda ona devredilmişse arsa sahibi şekil eksikliğine dayanamaz. Ayrıca taraflar şekle aykırı sözleşmeyi karşılıklı olarak kısmen ifa etmişse sözleşmeyle bağlı sayılırlar.

Müteahhit evi zamanında teslim etmezse arsa sahibi ne isteyebilir?

Teslim tarihinde teslim yapılmazsa müteahhit temerrüde düşer. Arsa sahibi, Türk Borçlar Kanunu m. 125'e göre ya ifayla birlikte gecikme tazminatı ister ya da ifadan vazgeçtiğini hemen bildirerek zararının giderilmesini ister veya sözleşmeden döner. Kanunun lafzı bu seçimlik hakları, müteahhide verilen uygun süre içinde de ifa yapılmamasına ya da süre verilmesine gerek olmayan bir durumun bulunmasına bağlar; süre alacaklı tarafından verilebilir veya hâkimden istenebilir (TBK m. 123, m. 124, m. 125/1). Gecikme tazminatında Yargıtay uygulaması şöyledir: 6. Hukuk Dairesi'ne göre inşaat kararlaştırılan tarihte teslim edilmezse müteahhit temerrüde düşer ve arsa sahibinin seçimlik hakkı doğar; ifayı beklemeyi seçen arsa sahibi gecikme tazminatını her ay sonu itibarıyla talep veya dava edebilir. Hukuk Genel Kurulu'na göre gecikme tazminatı kural olarak sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinden istenebilir. Yargıtay'a göre bu sözleşme tek taraflı bildirimle feshedilemez; tarafların anlaşması yoksa, haklı sebep varsa mahkeme kararıyla sona erer. İşin zamanında bitirilemeyeceği açıkça anlaşılırsa teslim günü beklenmeden de sözleşmeden dönülebilir (m. 473).

Gecikme tazminatı (kira kaybı) ne kadar istenebilir?

Yargıtay'a göre tazminat asgari olarak gecikilen her ay için bağımsız bölümün rayiç kira bedeli kadardır; sözleşmede aylık kira tazminatı kararlaştırılmışsa bu tutar uygulanır. Tazminat kural olarak teslim tarihine, teslim iskâna bağlanmışsa iskân tarihine, daha önce fiilen kullanım, kiraya verme veya satış varsa o tarihe kadar hesaplanır.

Gecikme tazminatı ne zaman zamanaşımına uğrar?

Eser sözleşmesinden doğan alacaklar kural olarak beş yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 147); müteahhit yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemişse on yıllık genel süre uygulanır (TBK m. 146). Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne göre gecikme tazminatında süre, bağımsız bölümün teslim edildiği tarihten değil teslim edilmesi gereken tarihten başlar ve her ayın zararı o ayın sonunda ayrı ayrı istenebilir hâle gelir; bu yüzden dava tarihinden beş yıl öncesine ait aylar zamanaşımına uğrayabilir. Hukuk Genel Kurulu'nun 2012 tarihli, oy çokluğuyla verilmiş bir kararı ise ifayı bekleyen arsa sahibi için süreyi teslimden başlatmıştır.

Müteahhit inşaatı yarım bırakırsa sözleşme nasıl sona erer?

Yargıtay'a göre bu sözleşme tek taraflı bildirimle feshedilemez; tarafların anlaşması ya da haklı sebep varsa mahkeme kararı gerekir. Fesih kural olarak geriye etkilidir ve taraflar verdiklerini geri ister. Yargıtay ileriye etkili fesih için kural olarak inşaatın yüzde 90 ve üzeri seviyeye ulaşmasını arar; arsa sahibi daha düşük seviyede de ileriye etkili feshi seçebilir, taraflar da bunda anlaşabilir. İleriye etkili fesihte müteahhit yaptığı iş oranında tapuya hak kazanabilir.

Sözleşme feshedilirse müteahhidin tapuda sattığı daireler ne olur?

Yargıtay'ın 16.05.2025 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararından sonra, müteahhitten tapuda pay veya daire satın alan kişinin iyiniyetli olduğu kabul edilir ve kazanımı korunur. Arsa sahibi, alıcının satın aldığı anda sözleşmeyi ve geriye etkili fesih koşullarını bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispatlarsa tapu arsa sahibine dönebilir.

Müteahhitten daire aldım; arsa sahibi tapuyu vermiyor, ne olabilir?

Yargıtay bu davada satış değil alacağın devri (temlik) hükümlerini uygular; müteahhitle yapılan yazılı sözleşme yeterlidir. Tescil için binanın arsa sahibinin reddedemeyeceği seviyeye gelmiş olması gerekir; eksik işler varsa alıcı bunları tamamlar veya bedelini depo eder. Arsa sahibi ile müteahhit arasındaki sözleşme müteahhit işi bitirmeden karşılıklı feshedilmiş ve müteahhit temlik ettiği hakkı kazanmamışsa, Yargıtay'a göre alıcı arsa sahibinden değil yalnız müteahhitten tazminat isteyebilir.

İskân alınmamış daireyi teslim almak zorunda mıyım?

Yargıtay'a göre arsa sahipleri kural olarak yapı kullanma izni bulunmayan bağımsız bölümleri teslim almaya zorlanamaz. Sözleşmede teslim iskâna veya anahtar teslime bağlanmışsa iskân alınmadan teslim gerçekleşmiş sayılmaz. Ancak daire iskândan önce fiilen kullanılmış, kiraya verilmiş veya satılmışsa gecikme tazminatı o tarihe kadar hesaplanır.

Ayıplı ve eksik işler için ne kadar süre var?

Ayıplı yapı nedeniyle açılacak davalar teslimden başlayarak beş yılda, müteahhidin ağır kusuru varsa yirmi yılda zamanaşımına uğrar (TBK m. 478). Ayıplar, teslimden sonra imkân bulunur bulunmaz gözden geçirilip uygun sürede müteahhide bildirilmelidir; bildirilmezse yapı kabul edilmiş sayılır, sonradan çıkan ayıp da gecikmeksizin bildirilmelidir (TBK m. 474, m. 477). Yapı kabul edildikten sonra müteahhit sorumluluktan kurtulur; ancak kasten gizlediği ve usulüne göre gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplardan sorumluluğu sürer (TBK m. 477).

Kat karşılığı davası hangi mahkemede açılır, arabuluculuk zorunlu mu?

Dava kural olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır; tüketici işleminden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi, ticari davalarda asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Yargıtay'a göre arsasına karşılık birden çok konut niteliğinde bağımsız bölüm veya işyeri alacak arsa sahibi tüketim amacının dışına çıktığı için bu uyuşmazlıklar asliye hukuk mahkemesinde görülür; kentsel dönüşümde riskli yapıdaki konutu için sözleşme yapan malik ise tüketicidir ve tüketici mahkemesi görevlidir. Tapu iptali ve tescil davası taşınmazın bulunduğu yerde açılır. Arabuluculuk kural olarak zorunlu değildir; ticari para alacağı davalarında ve tüketici mahkemesindeki uyuşmazlıklarda zorunlu olabilir. Yargıtay, tazminatın teslim ve şerh gibi para dışı taleplerle birlikte istendiği davada arabuluculuğu dava şartı saymamıştır.

Kat karşılığı sözleşmesi tapuya şerh verilebilir mi?

Evet. Tapu Kanunu m. 26'ya göre noterde düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taraflardan biri isterse tapu siciline şerh verilir. Şerhten itibaren beş yıl içinde satış veya tescil yapılmazsa şerh tapu müdürlüğünce kendiliğinden silinir.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Gayrimenkul Hukuku sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Gayrimenkul Hukuku alanına dön

Rehberler

Bu alandaki diğer rehberler

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp