Kat Mülkiyeti Kanunu: apartman ve site yönetiminde kurul kararları, aidat ve ortak yerler
Yayın tarihi:
Apartman ve site uyuşmazlıklarının büyük bölümü aynı soruların etrafında döner: kat malikleri kurulu hangi çoğunlukla karar verir, karara kim ve ne kadar sürede itiraz eder, aidat nasıl paylaşılır, ortak alanda kim neyi değiştirebilir, daire iş yeri olarak kullanılabilir mi? Bu rehber Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili maddelerini, dava açmadan önceki arabuluculuk zorunluluğunu, görevli mahkemeyi ve Yargıtay'ın bu konulardaki ölçütlerini kararlarıyla birlikte aktarır.
Kısaca
Apartman ve sitelerde ortak yaşamın kuralları Kat Mülkiyeti Kanunu'nda ve binanın yönetim planındadır. Kat malikleri kurulunun kararına itiraz eden malik, kural olarak bir ay içinde sulh hukuk mahkemesinde iptal davası açabilir; toplantıya katılmayan için bu süre kararı öğrendiği günden başlar ve her durumda karar tarihinden itibaren altı ayla sınırlıdır. Aidatını geç ödeyen malik aylık yüzde beş gecikme tazminatı öder. Ortak alanda inşaat veya tesis yaptırmak, kural olarak maliklerin beşte dördünün yazılı iznine bağlıdır. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.
İlgili rehberler: Turizm Amaçlı Konut Kiralama İzin Belgesi
Bu sayfada
- Kısaca
- Dava, süre ve usul
- Kat Mülkiyeti Kanunu kat malikleri kurulunu, yönetim planını ve yöneticiyi nasıl düzenliyor?
- Kat Mülkiyeti Kanunu m. 33'e göre kurul kararının iptali davasının şartları ve süreleri nelerdir?
- Site ile toplu yapı arasındaki fark nedir ve Kat Mülkiyeti Kanunu çok parselli siteyi nasıl yönetir?
- Aidat ve ortak giderler: Kat Mülkiyeti Kanunu m. 20'ye göre pay, gecikme tazminatı ve zamanaşımı
- Ortak yerlerde değişiklik: Kat Mülkiyeti Kanunu m. 19 hangi çoğunluğu arıyor?
- Bağımsız bölüm iş yeri olarak kullanılabilir mi? Kat Mülkiyeti Kanunu m. 24 ve yönetim planı
- Kat Mülkiyeti Kanunu m. 33'teki hâkimin müdahalesi nedir, yönetici hangi davaları açabilir?
- Kat mülkiyeti davalarında ispat: Yargıtay hangi delilleri ve incelemeyi arıyor?
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Dava, süre ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Görevli mahkeme
Kural olarak sulh hukuk mahkemesi: Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanmasından doğan her türlü anlaşmazlık (kurul kararının iptali, hâkimin müdahalesi, yönetici atanması, ortak gider alacağı, ortak yere müdahale) sulh mahkemesinde çözülür. HMK da diğer kanunların sulh hukuk mahkemesini görevlendirdiği davaları bu mahkemeye bırakır. Birden fazla parsel üzerine kurulu ve toplu yapı yönetimine geçilmemiş sitelerde Kat Mülkiyeti Kanunu doğrudan uygulanmaz; 5. Hukuk Dairesi böyle bir sitede müdahalenin önlenmesi davasının asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu ise tek parsel üzerinde birden fazla bloktan oluşan bir sitede ortak alana el atma davasında görevi, oy çokluğuyla, sulh hukuk mahkemesinde görmüştür.
- Yetkili mahkeme
Kurul kararının iptali ve hâkimin müdahalesi davaları anagayrimenkulün bulunduğu yer sulh mahkemesinde açılır. Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Bunların dışındaki alacak davalarında genel yetki kuralı geçerlidir: davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi.
Dayanak: KMK m. 33/1; HMK m. 12/1, m. 6/1
- Dava şartı
Zorunlu arabuluculuk vardır: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (1/9/2023'ten beri; o tarihte görülmekte olan davalara uygulanmaz). Arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez.
Dayanak: 6325 m. 18/B/1-c; m. 18/A/2, m. 18/A/15; geçici m. 3/1; 7445 m. 43/1-a
- Süre ve zamanaşımı
Kurul kararının iptali: toplantıda aykırı oy veren için karar tarihinden bir ay, toplantıya katılmayan için kararı öğrenmeden bir ay, her hâlde karar tarihinden altı ay; yok veya mutlak butlanla hükümsüz kararlarda süre koşulu aranmaz. Ortak gider (aidat) alacağında (kapatılan) 18. ve 20. Hukuk Daireleri, dönemsel edimler için öngörülen beş yıllık zamanaşımını uygulamıştır; 5. Hukuk Dairesi de 2022 tarihli bir kararında, kabule göre, zamanaşımı def'i üzerine aynı süreyi esas almıştır (TBK m. 147/1).
Dayanak: KMK m. 33/1; TBK m. 147/1
- Yargılama usulü
Basit yargılama usulü: kanunlarda açıkça belirtilenler dışında, sulh hukuk mahkemesinin görevine giren dava ve işler basit yargılama usulüyle görülür.
Dayanak: HMK m. 316/1-a
- Harç
Harç, konusu belli bir değer olan işlemlerde değer üzerinden nispi, diğerlerinde işlemin türüne göre maktu alınır. Ortak gider alacağı gibi para davalarında karar ve ilam harcı hüküm altına alınan değer üzerinden nispidir; kurul kararının iptali gibi belli bir değer taşımayan davalarda maktudur. Harçlar Kanunu m. 16/1, müdahalenin men'i gibi taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın değerinin esas alınacağını söyler. 5. Hukuk Dairesi ise Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan ve konusu doğrudan para alacağı olmayan davalarda (kurul kararının iptali, ortak yere müdahalenin önlenmesi ve eski hâle getirme gibi) maktu harcı isabetli bulur ve bunu davanın niteliğine dayandırır; o kararın konusu ortak yere müdahalenin önlenmesi ve eski hâle getirme davasıdır. Aidat gibi para alacaklarında harç nispidir.
Dayanak: Harçlar Kanunu m. 15, m. 16/1; (1) sayılı tarife A-III; 5. HD 2024/5300 E., 2024/9397 K.
- Kanun yolu
İlk derece kararına karşı istinaf yoluna gidilir; m. 341/2'deki parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarında karar kesindir. Özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine verilen davalarda bölge adliye mahkemesi kararı temyiz edilemez. Kanun, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin davaları bu kuralın dışında tutar. 5. Hukuk Dairesi, kurul kararının iptali davasında temyiz yolunun açık olup olmadığını iptali istenen kararların taşınmazın aynına ilişkin olup olmadığına göre belirler. Temyize açık davalarda da m. 362/1-a'daki temyiz sınırını geçmeyen kararlar kural olarak temyiz edilemez. Bölge adliye mahkemesi istinafı kısmen veya tamamen kabul edip yeniden esas hakkında karar vermişse, kabul veya ret edilen kısım m. 341/2'deki sınırı geçiyorsa karar temyiz edilebilir (m. 362/3, 7589 sayılı Kanun'la eklendi). m. 362/1-a sınırının altında kalan böyle bir kararda ilk derece kararıyla aradaki fark m. 341/2'deki sınırı geçmiyorsa ya da karar yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz yoluna başvurulamaz. Bu fıkranın, temyiz yolu m. 362/1-b nedeniyle kapalı olan sulh davalarına (taşınmazın aynına ilişkin olmayan Kat Mülkiyeti Kanunu davaları gibi) uygulanıp uygulanmayacağını kanun açıkça düzenlemez. Parasal sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır; davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.
Dayanak: HMK m. 341/1-a, 341/2; m. 362/1-a, 362/1-b, 362/3; ek m. 1; 5. HD 2020/10123 E., 2021/1254 K.
Kat Mülkiyeti Kanunu kat malikleri kurulunu, yönetim planını ve yöneticiyi nasıl düzenliyor?
Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre anagayrimenkul, kat malikleri kurulu tarafından sözleşme, yönetim planı ve kanun hükümleri uyarınca verilecek kararlara göre yönetilir (m. 32/1). Bütün kat malikleri, onların külli ve cüzi halefleri, yönetici ve denetçiler kurulun kararlarına uymakla yükümlüdür (m. 32/2). Kurul, kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımından yarısından fazlasıyla toplanır ve oy çokluğuyla karar verir (m. 30/1). Yeter sayı sağlanamadığı için ilk toplantı yapılamazsa ikinci toplantı en geç onbeş gün sonra yapılır ve bu toplantıda karar yeter sayısı katılanların salt çoğunluğudur (m. 30/2). Kanunda ayrıca öngörülen yeter sayılar saklıdır (m. 30/3).
Yönetim planı; yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini, yönetici ve denetçilerin ücretini ve yönetime ait diğer hususları düzenler ve bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir (m. 28/1). Planda hüküm bulunmayan hâllerde anlaşmazlıklar Kanun'a ve genel hükümlere göre çözülür (m. 28/2). Tek bir anagayrimenkulde yönetim planının değiştirilmesi için bütün kat maliklerinin beşte dördünün oyu şarttır (m. 28/3). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yönetim tarzı ile kullanım maksat ve şekline ilişkin anlaşmazlıklarda öncelikle yönetim planındaki hükümlerin uygulanması gerektiğini belirtir. (Yargıtay HGK, E. 2023/658)1 5. Hukuk Dairesi de yönetim planında bağımsız bölümlerin nasıl kullanılacağı tarif edilmişse uyuşmazlığı o plana göre çözer. (Yargıtay 5. HD, E. 2025/8131)2
Anagayrimenkulün sekiz veya daha fazla bağımsız bölümü varsa yönetici atanması zorunludur (m. 34/2). Yönetici, kat maliklerinin hem sayı hem arsa payı bakımından çoğunluğu tarafından atanır ve her yıl kurulun kanuni yıllık toplantısında yeniden atanır; eski yönetici tekrar atanabilir (m. 34/4-5). Kat malikleri yönetimde anlaşamaz ya da yönetici atayamazsa, kat maliklerinden birinin başvurusu üzerine taşınmazın bulunduğu yerin sulh mahkemesi yönetici atar (m. 34/6). Yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur (m. 38/1).
Mahkemeden yönetici atanması istenmeden önce kurulun bu konuda bir kararı olup olmadığı önemlidir. Hukuk Genel Kurulu, oy çokluğuyla verdiği bir kararda, dava tarihinden önce kurulca yönetici seçilmiş ve bu karara karşı m. 33'teki yasal sürede iptal davası açılmamışsa kararın geçerliliğini koruduğunu ve mahkemenin yalnız tarafların getirdiği vakıalara göre karar vereceğini kabul ederek yönetici atanması isteminin reddini onamıştır. (Yargıtay HGK, E. 2019/34)3
Kat Mülkiyeti Kanunu m. 33'e göre kurul kararının iptali davasının şartları ve süreleri nelerdir?
Kurul kararına karşı, toplantıya katılıp m. 32'ye göre aykırı oy kullanan kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay, toplantıya katılmayan kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay ve her hâlde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesinde iptal davası açabilir (m. 33/1). Aykırı oy verenler, karar defterine aykırılığın sebebini belirterek imza koyar (m. 32/4). Kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz (m. 33/1).
Hukuk Genel Kurulu'na göre iptal davası için üç şart birlikte aranır: 1) kat malikleri kurulunca alınmış bir karar bulunması, 2) davayı açan kişinin ana taşınmazda kat maliki olması, 3) davacının davaya konu karara aykırı oy kullanmış veya toplantıya katılmamış olması. (Yargıtay HGK, E. 2025/377)4 Bu yüzden mahkeme önce davacının kat maliki olup olmadığını, sonra toplantıya katılıp katılmadığını ve iptalini istediği kararlara muhalif kalıp kalmadığını araştırır; (kapatılan) 20. Hukuk Dairesi, m. 33'ün iptal davasını yalnız kat maliklerine tanıdığını belirterek bu araştırma yapılmadan verilen kararı bozmuştur. (Yargıtay 20. HD, E. 2017/1138)5
Bir ve altı aylık süreler hak düşürücüdür. 5. Hukuk Dairesi'ne göre bu süreler geçtikten sonra açılan davada mahkeme ancak yokluk ya da mutlak butlanla batıl kararları inceleyebilir; kurulun her kararı ayrı ayrı değerlendirilmeli, böyle bir karar yoksa davanın süresinde açılıp açılmadığına göre hüküm kurulmalıdır. (Yargıtay 5. HD, E. 2020/7921)6
Kanun'un aradığı nitelikli çoğunluk olmadan alınan karar bu ayrımın tipik örneğidir. (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, yönetim planının m. 28'deki 4/5 çoğunlukla alınmamış bir kararla değiştirilmesinin yok hükmünde olduğunu ve bu tür kararların iptalinde süre koşulu aranmayacağını belirtmiştir. (Yargıtay 18. HD, E. 2015/4800)7 Buna karşılık Hukuk Genel Kurulu, oy çokluğuyla verdiği bir kararda, yönetici seçimi kararına karşı süresinde iptal davası açılmadığı ve mahkemenin yalnız tarafların getirdiği vakıalara göre karar vereceği gerekçesiyle kararın geçerliliğini koruduğunu kabul etmiştir.3 Hangi usulsüzlüğün kararı yok hükmüne düşürdüğüne dair genel bir Yargıtay formülü bu kararlarda yer almaz; değerlendirme karar karar yapılır.
Kurul kararlarının iptaline ilişkin davalar, kat maliklerini temsilen yöneticiye, toplu yapılarda ise ada veya toplu yapı temsilciler kurulunca seçilen yöneticiye husumet yöneltilerek açılabilir; yönetici davayı bütün kat maliklerine duyurur ve kurul kararı iptal edilirse bu konudaki yargılama giderleri ortak giderlerden karşılanır (m. 38/2). Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6325 m. 18/B/1-c); arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar hak düşürücü süre işlemez (6325 m. 18/A/15).
Site ile toplu yapı arasındaki fark nedir ve Kat Mülkiyeti Kanunu çok parselli siteyi nasıl yönetir?
Hukuk Genel Kurulu'nun aktardığına göre birden çok imar parseli üzerindeki toplu yapılar 5711 sayılı Kanun'la Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamına alınmıştır.4 Aynı karara göre bir sitenin toplu yapı sayılması için birbirine bitişik veya komşu bir ya da birden çok imar parseli üzerinde birden fazla yapı bulunması, yapıların onaylı bir yerleşim planına ve mimari projeye göre yapılmış olması ve alt yapı tesisleri, ortak kullanım yerleri, sosyal tesis ve hizmetler ile bunların yönetimi bakımından birbirine bağlı olması gerekir.4 Aynı kararda, parsellerin tapuda birbirine bağlandığına dair şerh ve beyan bulunmayan, birden fazla parsel üzerine kurulu sitenin toplu yapı kapsamında kalmadığı sonucuna varılmıştır.4
Toplu yapıya geçmemiş sitede her parselin yönetim planı yalnız o parseldeki bağımsız bölüm maliklerini bağlar; Hukuk Genel Kurulu'na göre iki ayrı parselin malikleri genel hükümlere göre yalnızca ortak yer olan bağımsız bölümün yönetimi için toplanıp karar alabilir ve her parselin yönetim planına aykırı ortak toplantının ve kararların geçersizliği tespit edilir.1 5. Hukuk Dairesi de toplu yapı yönetimine geçmemiş çok parselli sitede genel hükümlerin uygulanacağını, parsellerin birlikte yönetimi için her parselin kat maliklerince oybirliğiyle karar verilmesi ve birlikte yönetime ilişkin yönetim planının kabul edilmesi gerektiğini, bu yapılmamışsa tüm parselleri kapsayan kurul toplantısının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay 5. HD, E. 2024/9595)8 Hukuk Genel Kurulu'nun benimsediği bir bozma kararında ise 5. Hukuk Dairesi, toplu yapı kapsamında kalmayan çok parselli sitede Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağını, bu tür yapıların yönetimiyle ilgili uyuşmazlıklarda Türk Medeni Kanunu'nun toplu mülkiyete ilişkin hükümlerinin de uygulanmasının mümkün olmadığını belirtmiş; özellikle yönetim ve davada taraf olabilme ehliyeti yönünden doğan boşluğun, benzer kurumlar için öngörülen düzenlemelerden örnekleme yoluyla yararlanılarak doldurulması gerektiğini kabul etmiştir.4
Toplu yapıda tamamını kapsayan tek bir yönetim planı düzenlenir ve bu plan toplu yapı kapsamındaki bütün kat maliklerini bağlar (m. 70/1). Maddenin bugünkü metnine göre planın değiştirilmesi için toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tamsayısının üçte ikisinin oyu şarttır; geçici yönetime ilişkin plan hükümleri de bağımsız bölüm maliklerinin üçte ikisinin oyuyla değiştirilebilir (m. 70/1-2). 7579 sayılı Kanun'la eklenen fıkraya göre yönetim planlarının bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz (m. 70/3).
Bu değişiklik eski kararları okurken önem taşır: 2025 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararında m. 70, oranı beşte dört olan önceki metniyle aktarılmıştır.1 Toplu yapıda oran için bugün maddenin güncel metni esas alınır; tek parseldeki anagayrimenkulde ise m. 28/3'teki beşte dört kuralı devam eder.
Aidat ve ortak giderler: Kat Mülkiyeti Kanunu m. 20'ye göre pay, gecikme tazminatı ve zamanaşımı
Kat malikleri, aralarında başka türlü anlaşma yoksa kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine eşit olarak; sigorta primlerine, ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderlerine, yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine kendi arsa payı oranında katılır (m. 20/1-a, b). Ortak yer veya tesisleri kullanma hakkından vazgeçtiğini ya da bunlara ihtiyacı olmadığını ileri süren malik bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz (m. 20/1-c). (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, çatı onarım masrafını ortak gider borcu olarak değerlendirmiş ve her kat malikinin ortak giderleri kendi arsa payı oranında ödemekle yükümlü olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay 18. HD, E. 2013/3824)9
Gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici dava açabilir, icra takibi yapabilir; payının tamamını ödemeyen malik geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı öder (m. 20/2). (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, 28.11.2007'den sonra oranın aylık yüzde beş olduğunu ve davalının da katılımıyla alınmış bir kurul kararı olmadıkça daha yüksek oranda gecikme tazminatına hükmedilemeyeceğini belirtmiştir. (Yargıtay 18. HD, E. 2012/4324)10 Aynı kararda tazminatın başlangıç günü şu sırayla belirlenir: 1) davalı ortak gidere dayanak kurul kararına katılmışsa karar tarihi, 2) katılmamışsa kararın kendisine tebliğ edildiği ya da borcunu başka biçimde öğrendiği tarih, 3) bunlar da yoksa icra takibindeki ödeme emrinin tebliğ tarihi.10
Bağımsız bölümde kira sözleşmesi, oturma hakkı veya başka bir sebeple sürekli yararlananlar da gider ve avans borcundan ve gecikme tazminatından kat malikiyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur; kiracının sorumluluğu ödemekle yükümlü olduğu kira miktarıyla sınırlıdır ve yaptığı ödeme kira borcundan düşülür (m. 22/1). Borç bu yolla da alınamazsa mahkemece tespit edilen borç tutarı için borçlu malikin bağımsız bölümü üzerine diğer kat malikleri lehine kanuni ipotek tescil edilir (m. 22/2); kat maliklerinin bu alacakları önceliklidir (m. 22/3).
7579 sayılı Kanun'la değiştirilen m. 37/1'e göre işletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanır; kurulca kabul edilmiş işletme projesi yoksa, en geç üç ay içinde kurulda onaylanıncaya kadar yönetici gecikmeksizin geçici bir işletme projesi yapar. Projede her kat malikine m. 20'deki esaslara göre düşecek tahmini gider ve vermesi gereken avans tutarı gösterilir (m. 37/2-b, c). Mevcut işletme projesi varsa geçici işletme projesi için öngörülen bedel, yürürlükteki proje bedelinin, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranından fazla olmamak üzere belirlenir (m. 37/5). Kesinleşen işletme projeleri veya kurulun işletme giderleriyle ilgili kararları, İcra ve İflas Kanunu m. 68/1'de belirtilen belgelerden sayılır (m. 37/4).
Kat Mülkiyeti Kanunu'nda aidat alacağına özgü bir zamanaşımı hükmü yoktur. Yargıtay kararlarında, borçlunun zamanaşımı itirazı üzerine aidata dönemsel edimler için öngörülen beş yıllık zamanaşımı uygulanmıştır: (kapatılan) 20. Hukuk Dairesi, davalının zamanaşımı itirazını incelemeyen kararı bozarken bunu Türk Borçlar Kanunu m. 147/1'e dayandırmış ve takip tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemdeki yükümlülüklerin belirlenmesini istemiştir. (Yargıtay 20. HD, E. 2017/2882)11 (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi aynı sonuca, dava tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 126/1 üzerinden varmıştır; bu hükmün bugünkü karşılığı TBK m. 147/1'dir.9 5. Hukuk Dairesi de 2022 tarihli bir kararında, asıl bozma sebebinin yanında kabule göre de, davalının zamanaşımı def'inde bulunduğunu ve TBK m. 147'ye göre dönemsel edimlerin beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirterek ortak gider alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığının incelenmemesini bozma sebebi saymıştır. (Yargıtay 5. HD, E. 2022/2712)12 Bu üç karar, ilk derece kararının istinafa gitmeden doğrudan Yargıtay'da incelendiği eski usule göre verilmiştir; 18. ve 5. Hukuk Dairelerinin kararları HUMK m. 428'e göre verilmiştir.
Ortak yerlerde değişiklik: Kat Mülkiyeti Kanunu m. 19 hangi çoğunluğu arıyor?
Kat malikleri anagayrimenkulün bakımına, mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını korumaya mecburdur (m. 19/1). Bir kat maliki, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ortak yerlerde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz; ortak yerdeki bir bozukluğun acilen onarılması veya anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğu mahkemece tespit edilmişse bu onarım için kat maliklerinin rızası aranmaz (m. 19/2). Kat maliki kendi bağımsız bölümünde de anayapıya zarar verecek onarım, tesis ve değişiklik yapamaz (m. 19/2).
5. Hukuk Dairesi'ne göre beşte dört yazılı rıza tek başına yetmez: yapılacak tesis ve değişiklik imar mevzuatına aykırı olmamalı, rıza vermeyen malikin bağımsız bölümünü kullanmasını engellememeli ve m. 18 anlamında rahatsız edici nitelikte bulunmamalıdır. (Yargıtay 5. HD, E. 2020/7796)13 Ortak alan bahçenin üstü ve yanları kapatılarak kapalı alan oluşturulması ya da bu alanın bir bağımsız bölüme katılması için ise Daire, tüm kat maliklerinin oybirliğiyle karar alınmasını ve tadilat projesinin belediyece onaylanmasını arar. (Yargıtay 5. HD, E. 2022/766)14 Aynı kararda, ortak alanın kullanım hakkının bir veya birkaç malike verilmesinin o yeri olduğu gibi kullanma hakkı verdiği, projeye aykırı tesis ve değişiklik yapma hakkı vermediği belirtilmiştir.14
Kat malikleri anagayrimenkulün bütün ortak yerlerine arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olur (m. 16/1). Kanun, kullanma hakkının genel kömürlük, garaj, teras gibi yerlerdeki ölçüsünü de aksine sözleşme yoksa arsa payına bağlar (m. 16/2). 5. Hukuk Dairesi, asıl bozma sebebi olan HMK m. 125 incelemesinin yanında kabule göre de m. 16/1'den hareketle ortak alanların münhasıran bir kat maliki tarafından kullanılamayacağını, el atılan ortak alandan davalının arsa payı karşılığı bir kullanım hakkı düşülerek kalan kısım için karar kurulmasının Kanun'a aykırı olduğunu ve ortak alanların mimari proje ile yönetim planındaki kullanım şekline göre tespit edilip müdahalenin men'ine ve eski hâle getirmeye karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 5. HD, E. 2025/10357)15 Daireye göre ortak yerlere müdahalenin önlenmesi ve onaylı mimari projeye aykırılıkların eski hâle getirilmesi davaları mülkiyet hakkına dayanılarak açılır.15
Bağımsız bölüm iş yeri olarak kullanılabilir mi? Kat Mülkiyeti Kanunu m. 24 ve yönetim planı
Kütükte mesken, iş veya ticaret yeri olarak gösterilen bağımsız bölümde hastane, dispanser, klinik, poliklinik, ecza laboratuvarı gibi müesseseler kurulamaz ve kat maliklerinin buna aykırı sözleşmeleri hükümsüzdür; dispanser, klinik, poliklinik niteliğinde olmayan muayenehaneler bu yasağın dışındadır (m. 24/1). Kütükte mesken olarak gösterilen bağımsız bölümde sinema, kahvehane, bar gibi eğlence ve toplantı yerleri, fırın, lokanta, pastahane gibi gıda yerleri ve imalathane, basımevi, dükkân, galeri ve çarşı gibi yerler ancak kat malikleri kurulunun oybirliğiyle vereceği kararla açılabilir (m. 24/2). Bu karar, yöneticinin veya kat maliklerinden birinin istemiyle bütün bağımsız bölümlerin kütük sayfalarına şerh verilir (m. 24/4).
5. Hukuk Dairesi, tapuda mesken olarak kayıtlı bağımsız bölümün iş yeri olarak kullanılmasının önlenmesine ilişkin davada, m. 24 uyarınca tapuda mesken olarak kayıtlı bir bağımsız bölümün “bu amaçla kullanılması”nın tüm bağımsız bölüm maliklerinin oybirliğiyle verecekleri karara bağlı olduğunu belirtmiş; bağımsız bölümlerin ayrı villalar olduğu itirazını kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanmasına engel saymamıştır. (Yargıtay 5. HD, E. 2023/2496)16 Dairenin bu cümlesi, maddedeki sayımdan daha genel bir ifadeyle kurulmuştur; m. 24/2'nin kendisi sayılan yerleri ve benzerlerini oybirliğine bağlar.
Yönetim planı bağımsız bölümlerin nasıl kullanılacağını ayrıca düzenleyebilir. 5. Hukuk Dairesi, tapuya şerh edilmiş yönetim planında bağımsız bölümlerin münhasıran mesken olarak kullanılacağı yazılı olan taşınmazda, m. 28 uyarınca yönetim planının esas alınması gerektiğini ve mesken olan bölümün iş yeri olarak kullanılmasının planın açık hükmüne aykırı olduğunu kabul ederek davanın kabulünü onamıştır.2
Kat malikleri bağımsız bölümlerini, eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla yükümlüdür; bu borçlar kiracılara, oturma hakkı sahiplerine ve bölümden sürekli yararlananlara da uygulanır (m. 18/1-2). (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'ne göre tapu belgesi ve mimari projede dükkân niteliğiyle kayıtlı bağımsız bölümün fırın olarak faaliyet göstermesinde Kanun'a aykırı yön yoktur; ancak diğer kat maliklerine rahatsızlık ve zarar verilmesini engelleyecek tedbirler tespit ettirilmeli ve bu durumlar giderilmezse faaliyetin durdurulmasına karar verilmelidir. (Yargıtay 20. HD, E. 2019/5619)17
Kat Mülkiyeti Kanunu m. 33'teki hâkimin müdahalesi nedir, yönetici hangi davaları açabilir?
Bir kat malikinin ya da onun bölümünden kira sözleşmesi, oturma hakkı veya başka bir sebeple sürekli yararlanan kişinin borç ve yükümlerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya kat malikleri, anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarak hâkimin müdahalesini isteyebilir (m. 33/1). Hâkim ilgilileri dinledikten sonra Kanun'a ve yönetim planına, bunlarda hüküm yoksa genel hükümlere ve hakkaniyet kaidelerine göre derhal kararını verir ve kararın tespit edeceği kısa bir süre içinde yerine getirilmesi gerektiğini ilgiliye bildirir (m. 33/2). Belirlenen sürede karara uymayanlara aynı mahkemece idari para cezası verilir (m. 33/3).
Süre verilmesi bu kararın parçasıdır. 5. Hukuk Dairesi, yapılmasına hükmedilen işlemlerin yerine getirilmesi için davalıya m. 33 uyarınca uygun süre verilmemesini doğru bulmamış; eksiklik yeniden yargılamayı gerektirmediği için hükme davalıya 20 gün süre verildiğini ekleyerek kararı düzeltip onamıştır.13
Yöneticinin dava açma yetkisi davanın türüne göre değişir. Gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında yönetici Kanun gereği dava açabilir ve icra takibi yapabilir (m. 20/2). Mülkiyete dayanan davalarda ise Hukuk Genel Kurulu, oy çokluğuyla verdiği kararda, ana taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve eski hâle getirme davasını yöneticinin açabilmesi için ya ana taşınmazda kat maliki olmasını ya da kendisine kat malikleri kurulunca bu konuda özel yetki verilmesini aramış; somut olayda kurul kararı bütüncül değerlendirildiğinde site yönetimine yetki verildiğini kabul etmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2025/144)18
Kat mülkiyeti davalarında ispat: Yargıtay hangi delilleri ve incelemeyi arıyor?
Ortak gider alacağında (kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, ortak giderlerin her türlü delille ispat edilebileceğini belirtmiş; borç miktarının her yıla ait aidat miktarları, harcamalar, makbuz gibi belgeler toplanarak ve davalının yaptığı ödemeler mahsup edilerek tespit edilmesini istemiştir.9 (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi de aidat takibine itirazın iptali davasında, takibe dayanak kurul kararının getirtilmesini, davalının yaptığı ödemeler ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesini aramıştır.11
Rahatsızlık iddialarında yalnız projeye aykırılığın tespiti yetmez. (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi, yerinde inceleme yaptırılarak rahatsızlık verici hususlar ve alınacak tedbirler hakkında uzman teknik bilirkişilerden ayrıntılı rapor alınmasını istemiştir.17 Ortak alan müdahalelerinde muvafakatname ileri sürülmüşse 5. Hukuk Dairesi, muvafakatnamede tarih yoksa kira sözleşmesi tarihindeki tüm kat maliklerini gösteren tapu kayıtlarının getirtilip 4/5 muvafakatin bulunup bulunmadığının denetlenmesini ve muvafakatnamenin kapsamı dışındaki projeye aykırılıkların eski hâle getirilmesini arar.14 Ortak alanların sınırı ise anataşınmazın mimari projesi ve yönetim planındaki kullanım şekline göre belirlenir.15
Kurul kararının iptali davasında davacının kat maliki olup olmadığı ve davayı açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı mahkemece araştırılır; Hukuk Genel Kurulu bu araştırma yapılmadan verilen direnme kararını bozmuştur.4 Karara aykırı oyun nasıl kayda geçeceği de Kanun'da düzenlenmiştir: kurul kararları sayfaları noter mühürüyle tasdikli bir deftere yazılır, toplantıda bulunan bütün kat maliklerince imzalanır ve aykırı oy verenler aykırılığın sebebini belirterek imza koyar (m. 32/4).
İlgili mevzuat
Madde 33 – (Değişik birinci fıkra: 14/11/2007-5711/17 md.) Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32 nci madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz. Kat maliklerinden birinin yahut onun katından kira akdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı surette faydalanan kimsenin, borç ve yükümlerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya kat malikleri, anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarak hâkimin müdahalesini isteyebilir.
Hakim, ilgilileri dinledikten sonra, bu kanuna ve yönetim planına ve bunlarda bir hüküm yoksa, genel hükümlere ve hakkaniyet kaidelerine göre derhal kararını verir ve bunun, tesbit edeceği kısa bir süre içinde yerine getirilmesi lüzumunu ilgiliye tefhim veya tebliğ eder.
(Değişik üçüncü fıkra: 14/11/2007-5711/17 md.) Tespit edilen süre içinde hâkimin kararını yerine getirmeyenlere, aynı mahkemece, ikiyüz elli Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. 25 inci madde hükmü saklıdır.
Kaynak: Kat Mülkiyeti Kanunu (634)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 20 – (Değişik birinci fıkra: 13/4/1983-2814/9 md.) Kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça:
a) Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak;
b) Anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında;
Katılmakla yükümlüdür.
c) Kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz.
(Değişik: 13/4/1983-2814/9 md.) Gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında, diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici tarafından, yönetim planına, bu Kanuna ve genel hükümlere göre dava açılabilir, icra takibi yapılabilir. Gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür.
Birinci fıkradaki giderlere, kat maliklerinden birinin veya onun bağımsız bölümünden herhangi bir suretle faydalanan kişinin kusurlu bir hareketi sebep olmuşsa, gidere katılanların yaptıkları ödemeler için o kat malikine veya gidere sebep olanlara rücu hakları vardır.
Kaynak: Kat Mülkiyeti Kanunu (634)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 19 – Kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar.
(Değişik ikinci fıkra: 14/11/2007-5711/8 md.) Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz. Kat maliki kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir.
Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur.
Kaynak: Kat Mülkiyeti Kanunu (634)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 28 – Yönetim planı yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime ait diğer hususları düzenler.Yönetim planı, bütün kat maliklerini bağlıyan bir sözleşme hükmündedir.
Yönetim planında hüküm bulunmıyan hallerde, anagayrimenkulün yönetiminden doğacak anlaşmazlıklar bu kanuna ve genel hükümlere göre karara bağlanır.
(Değişik: 13/4/1983 - 2814/11 md.) Yönetim planının değiştirilmesi için bütün kat maliklerinin beşte dördünün oyu şarttır. Kat maliklerinin 33 üncü maddeye göre mahkemeye başvurma hakları saklıdır.
Yönetim planı ve bunda yapılan değişiklikler, bütün kat malikleriyle onların külli ve cüzi haleflerini ve yönetici ve denetçileri bağlar.
Yönetim planının ve onda sonradan yapılan değişikliklerin tarihi, kat mülkiyeti kütüğünün (Beyanlar) hanesinde gösterilir ve bu değişiklikler yönetim planına bağlanarak kat mülkiyetinin kuruluş belgeleri arasında saklanır.
Kaynak: Kat Mülkiyeti Kanunu (634)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 24 – Anagayrimenkulün, kütükte mesken, iş veya ticaret yeri olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde hastane, dispanser, klinik, poliklinik, ecza laboratuvarı gibi müesseseler kurulamaz; kat maliklerinin buna aykırı sözleşmeleri hükümsüzdür; dispanser, klinik, poliklinik niteliğinde olmıyan muayenehaneler bu hükmün dışındadır.
Anagayrimenkulün, kütükte mesken olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde sinema, tiyatro, kahvehane, gazino, pavyon, bar, kulüp, dans salonu ve emsali gibi eğlence ve toplantı yerleri ve fırın, lokanta, pastahane, süthane gibi gıda ve beslenme yerleri ve imalathane, boyahane, basımevi, dükkan, galeri ve çarşı gibi yerler, ancak kat malikleri kurulunun oybirliği ile vereceği kararla açılabilir.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/194 md.) 1136 sayılı Avukatlık Kanununda avukatlık büroları ve hukuk büroları ile ilgili düzenleme yapılıncaya kadar meskenlerdeki avukatlık ve hukuk büroları faaliyetlerine devam ederler. Bu süre, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıldır. Bu hüküm 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda ilgili düzenleme yapılıncaya kadar meslek mensupları tarafından açılan bürolar hakkında da uygulanır.
Bu karar yöneticinin veya kat maliklerinden birinin istemi üzerine bütün bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti kütüğündeki sahifelerine şerh verilir.
Kaynak: Kat Mülkiyeti Kanunu (634)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1.Toplu yapıya geçmemiş sitede yönetim planının bağlayıcılık sınırıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/658 · K. 2025/297 ·
İki ayrı parselde ayrı kat mülkiyeti ve ayrı yönetim planı bulunan, toplu yapıya geçmemiş bir sitede iki parselin tümü hakkında karar alan ortak toplantının iptali istendi. Hukuk Genel Kurulu, yönetim tarzı ve kullanım şekline ilişkin anlaşmazlıklarda öncelikle yönetim planının uygulanacağını, birlikte yönetime ilişkin düzenleme bulunmayan yönetim planlarının yalnız ilgili parseldeki malikleri bağlayacağını belirtti. İki parselin maliklerinin genel hükümlere göre yalnız ortak yer olan bağımsız bölümün yönetimi için toplanıp karar alabileceğini, her parselin yönetim planına aykırı toplantının ve kararların geçersizliğinin tespiti gerektiğini belirterek direnme kararını oybirliğiyle bozdu.
Sonuç: Toplu yapıya geçmemiş sitede parsellerin malikleri ortak bir kurul gibi bütün site hakkında karar alamaz.
2.Yönetim planının mesken kullanımı hükmünün bağlayıcılığıYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2025/8131 · K. 2026/179 ·
Tapuda mesken olarak kayıtlı bağımsız bölüm bir şirket tarafından iş yeri olarak kullanılıyordu; tapuya şerh edilmiş yönetim planı bağımsız bölümlerin münhasıran mesken olarak kullanılacağını öngörüyordu ve kurulun oybirliğiyle alınmış bir izni sunulmamıştı. Daire, m. 28'e göre yönetim planında hüküm bulunmayan hâllerde Kanun ve genel hükümlerin uygulanacağını, planda bağımsız bölümlerin kullanım şekli tarif edildiği için planın esas alınması gerektiğini ve iş yeri kullanımının planın açık hükmüne aykırı olduğunu belirterek davanın kabulünü onadı.
Sonuç: Yönetim planı bağımsız bölümün nasıl kullanılacağını tarif ediyorsa uyuşmazlık önce o plana göre çözülür.
3.Süresinde iptal edilmeyen yönetici seçimi ve mahkemeden yönetici atanmasıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2019/34 · K. 2022/654 ·
Davacı, m. 34 uyarınca mahkemece yönetici atanmasını istedi; oysa dava tarihinden önce kat malikleri kurulu yönetim planına göre yaptığı toplantıda bir yönetici seçmişti. Hukuk Genel Kurulu, m. 33'teki süreleri ve sekiz veya daha fazla bağımsız bölümde yönetici atanmasının zorunlu olduğunu hatırlattı; yönetici seçimine ilişkin karara karşı yasal sürede iptal davası açılmadığı için kararın geçerliliğini koruduğunu ve mahkemenin yalnız tarafların getirdiği vakıalara göre karar vereceğini belirterek davanın reddine ilişkin direnme kararını oy çokluğuyla onadı. Karar HUMK'un geçici olarak uygulanan hükümlerine göre verilmiştir.
Sonuç: Dava tarihinden önce kurulun seçtiği yöneticiye karşı süresinde iptal davası açılmamış ve kararın geçersizliğine dair bir vakıa ileri sürülmemişse, mahkemeden yönetici atanması istemi reddedilir.
4.Kurul kararının iptali davasının şartları ve toplu yapının unsurlarıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/377 · K. 2026/57 ·
Birden fazla parsel üzerine kurulu bir sitenin toplu yapı temsilciler kurulu toplantısındaki kararların iptali istendi. Hukuk Genel Kurulu, toplu yapı için bitişik veya komşu parsellerde onaylı yerleşim planına göre yapılmış ve alt yapı, ortak kullanım yerleri ile yönetim bakımından bağlantılı birden fazla yapı bulunması gerektiğini; parsellerin tapuda bağlandığına dair şerh bulunmayan sitenin toplu yapı sayılmayacağını belirtti. İptal davası için kurul kararı bulunması, davacının kat maliki olması ve karara aykırı oy vermiş ya da toplantıya katılmamış olması gerektiğini ekleyerek, davacının kat malikliği ve davalıların sıfatı araştırılmadan verilen direnme kararını oybirliğiyle bozdu.
Sonuç: Kurul kararına karşı iptal davasını ancak karara aykırı oy veren veya toplantıya katılmayan kat maliki açabilir.
5.İptal davasını açabilecek kişi: kat malikiYargıtay 20. Hukuk Dairesi · E. 2017/1138 · K. 2018/364 ·
Bir sitedeki kat malikleri kurulu toplantılarının kararlarının iptali istendi; dosyada davacının kat maliki olduğunu gösteren belge yoktu. (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi, m. 33'ün kurul toplantılarına ilişkin iptal davalarının ancak kat maliklerince açılabileceğini hükme bağladığını belirtti. Önce davacının kat maliki olup olmadığının, sonra toplantıya katılıp katılmadığının ve iptalini istediği kararlara muhalif kalıp kalmadığının araştırılmasını istedi; ayrıca talep edilmeyen bir karar maddesinin iptaline hükmedilmesini HMK m. 297'ye aykırı buldu.
Sonuç: Kurul kararının iptalini kat maliki olmayan biri isteyemez; mahkeme önce kat malikliğini araştırır.
6.İptal davasında bir ve altı aylık sürelerin niteliğiYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2020/7921 · K. 2021/481 ·
Davacı, yeter sayı, sahte imza ve çağrı usulsüzlüğü iddiasıyla 30/09/2011 tarihli kat malikleri kurulu toplantısının kararlarının iptali için 04/06/2012'de dava açtı; mahkeme davayı kabul etmişti. Daire, m. 33'teki bir ve altı aylık sürelerin hak düşürücü olduğunu, süreler geçtiği için mahkemenin ancak yokluk veya mutlak butlanla batıl kararları inceleyebileceğini belirtti. Kararların her birinin ayrı ayrı değerlendirilmesini, böyle bir karar yoksa davanın süresinde açılıp açılmadığına göre hüküm kurulmasını isteyerek kararı bozdu.
Sonuç: Altı aylık süre geçtikten sonra yalnız yok veya mutlak butlanla sakat kurul kararlarının iptali istenebilir.
7.Nitelikli çoğunluk olmadan yönetim planının değiştirilmesiYargıtay 18. Hukuk Dairesi · E. 2015/4800 · K. 2015/18113 ·
Bir sitede yönetim planının değiştirilmesine ilişkin kurul kararının iptali istenmiş, mahkeme bir aylık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davayı reddetmişti. (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, m. 28 gereğince yönetim planının tüm kat maliklerinin beşte dört çoğunluğuyla değiştirilebileceğini, bu nitelikli çoğunlukla alınmamış kararın yok hükmünde olduğunu ve bu tür kararların iptalinde süre koşulu aranmayacağını belirterek kararı bozdu. Karar HUMK döneminde verilmiştir; toplu yapılarda bugün m. 70 uygulanır.
Sonuç: Beşte dört çoğunluk olmadan değiştirilen yönetim planına karşı süre sınırı olmaksızın dava açılabilir.
8.Çok parselli sitede birlikte yönetim için oybirliğiYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/9595 · K. 2025/3512 ·
Yedi ayrı parsel üzerine kurulu, toplu yapıya geçmemiş ve parsellerin yönetim planlarında birlikte yönetim hükmü bulunmayan bir sitede, tüm parselleri kapsayan kurul toplantısının iptali istendi. Daire, bu durumda genel hükümlerin uygulanacağını, TMK m. 689/1 uyarınca parsellerin birlikte yönetimi için her parselin kat maliklerince oybirliğiyle karar verilmesi ve birlikte yönetime ilişkin yönetim planının kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Böyle bir plan olmadığından her parselin kendi yönetim planına göre yönetileceğini, hukuki dayanaktan yoksun toplantının iptal edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini bozdu.
Sonuç: Ayrı parsellerdeki binalar, her parselin oybirliğiyle kabul ettiği ortak bir plan olmadan tek site olarak yönetilemez.
9.Çatı onarımı ortak gideri, ispatı ve zamanaşımıYargıtay 18. Hukuk Dairesi · E. 2013/3824 · K. 2013/6206 ·
Kat malikinin binanın çatısını onartması nedeniyle diğer maliklerin payına düşen masrafın tahsili istendi; mahkeme bir davalı yönünden alacağın zamanaşımına uğradığını kabul etmişti. (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, m. 20'ye göre her kat malikinin ortak giderleri arsa payı oranında ödemekle yükümlü olduğunu ve ortak giderlerin her türlü delille ispat edilebileceğini belirtti. Dava tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı BK m. 126/1'e göre aidat (ortak gider) alacağının beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, alacağın zamanaşımına uğramadığını kabul ederek kararı bozdu. Karar HUMK döneminde verilmiştir.
Sonuç: Çatı onarımı gibi ortak giderler arsa payı oranında paylaşılır ve her türlü delille ispat edilebilir.
10.Aidatta gecikme tazminatının oranı ve başlangıcıYargıtay 18. Hukuk Dairesi · E. 2012/4324 · K. 2012/6265 ·
Ortak gider alacağı için yapılan takibe itirazın iptali davasında mahkeme, davalının katılmadığı kurul kararındaki yüzde on oranını uygulamıştı. (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, 5711 sayılı Kanunla değişik m. 20'ye göre 28.11.2007'den sonra gecikme tazminatının aylık yüzde beş olduğunu ve davalının da katıldığı bir kurul kararı olmadıkça daha yüksek orana hükmedilemeyeceğini belirtti. Tazminatın başlangıcında karar tarihinin, tebliğ veya öğrenme tarihinin, bunlar da yoksa ödeme emrinin tebliğ tarihinin esas alınmasını istedi. Karar HUMK döneminde verilmiştir; Daire kapatılmış, bu işler bugün 5. Hukuk Dairesi'ndedir.
Sonuç: Gecikme tazminatı aylık yüzde beştir; borçlunun katılmadığı bir kurul kararıyla daha yüksek orana hükmedilemez.
11.Aidat alacağında beş yıllık zamanaşımıYargıtay 20. Hukuk Dairesi · E. 2017/2882 · K. 2018/2438 ·
Site aidatı ve ortak gider alacağı için başlatılan takibe itirazın iptali davasında davalı zamanaşımı itirazında bulunmuş, mahkeme bunu incelememişti. (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi, takibin aidat borçlarına ilişkin olduğunu ve TBK m. 147/1'e (818 sayılı BK m. 126/1) göre dönemsel edimlere ilişkin davaların beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirtti. Takibe dayanak kurul kararının getirtilmesini, ödemelerin ve diğer delillerin değerlendirilmesini ve takip tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemdeki yükümlülüklerin tespitini istedi.
Sonuç: Aidat alacağında beş yıllık zamanaşımı uygulanır; borçlu zamanaşımı itirazında bulunmuşsa takip tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemdeki yükümlülükler esas alınır.
12.İki parselli sitede ortak gider alacağı ve zamanaşımı def'iYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2022/2712 · K. 2022/6385 ·
Ayrı kat mülkiyeti ve ayrı yönetim planı bulunan iki parselden birinin yönetimi, diğer parseldeki malikten ortak gider alacağı için takip yapmıştı. Daire, karar düzeltme istemini kabul ederek önceki onama kararını kaldırdı; bir parselin kurulunun ortak gider kararlarının diğer parseldeki malikleri etkilemeyeceğini, hizmetten fiilen yararlananın bunun karşılığını sebepsiz zenginleşme veya vekâletsiz iş görme hükümlerine göre ödeyeceğini belirterek davalının hizmetlerden yararlanıp yararlanmadığının araştırılmasını istedi. Kabule göre de, davalının zamanaşımı def'ine rağmen dönemsel edimler için öngörülen beş yıllık zamanaşımının incelenmemesini bozma sebebi saydı. Karar HUMK m. 428'e göre verilmiştir.
Sonuç: İki parseli kapsayan ortak bir yönetim planı yoksa, bir parselin kurulunun ortak gider kararları diğer parseldeki malikleri etkilemez; o malik fiilen yararlandığı hizmetin karşılığını sebepsiz zenginleşme veya vekâletsiz iş görme hükümlerine göre öder. Daire, kabule göre de, zamanaşımı def'i ileri sürülmüşken ortak gider alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığının incelenmemesini bozma sebebi saymıştır.
13.Ortak yerde tesis için beşte dört rızanın sınırları ve hâkimin vereceği süreYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2020/7796 · K. 2020/9682 ·
Davalı, apartmanın ortak duvarından tünel açıp köprü kurarak karşı binadaki ofisine geçiş sağlamıştı. Daire, m. 19/2 uyarınca kat malikinin beşte dört yazılı rıza olmadan ortak yerlerde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yaptıramayacağını; rıza bulunsa bile değişikliğin imar mevzuatına aykırı olmaması, rıza vermeyen malikin kullanımını engellememesi ve m. 18 anlamında rahatsız edici olmaması gerektiğini belirtti. İmara aykırı müdahalenin menine ilişkin hükmü, davalıya m. 33 uyarınca 20 gün süre eklenerek düzeltip onadı. Karar HUMK'un geçici olarak uygulanan hükümlerine göre verilmiştir.
Sonuç: Beşte dört rıza, imara aykırı veya diğer malikleri rahatsız eden bir değişikliği hukuka uygun hâle getirmez.
14.Ortak bahçenin kapatılıp bağımsız bölüme katılmasıYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2022/766 · K. 2022/2918 ·
Ortak bahçenin yanları ve üstü kapatılarak zemindeki iş yerlerine katılmıştı; bölge adliye mahkemesi muvafakatname bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire, ortak bahçede kapalı alan oluşturulması veya bu alanın bir bağımsız bölüme katılması için tüm kat maliklerinin oybirliğiyle karar alıp tadilat projesini belediyeye onaylatmaları gerektiğini, kullanım hakkının projeye aykırı tesis ve değişiklik yapma hakkı vermediğini belirtti. Tarihsiz muvafakatnamede beşte dört rızanın kira sözleşmesi tarihindeki tapu kayıtlarıyla denetlenmesini ve muvafakatname kapsamı dışındaki aykırılıkların eski hâle getirilmesini istedi.
Sonuç: Ortak alanın kullanım hakkı, o alanı kapatıp bağımsız bölüme katma hakkı vermez.
15.Ortak alanın arsa payı oranında paylaştırılamamasıYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2025/10357 · K. 2026/4721 ·
Kurul kararının iptali ile ortak alana müdahalenin önlenmesi ve eski hâle getirme davasında Daire, önce bazı tarafların bağımsız bölümlerini yargılama sırasında devrettiği iddiası üzerine güncel tapu kaydı getirtilip HMK m. 125'e göre işlem yapılması gerektiğinin gözetilmemesini bozma sebebi saydı. Kabule göre de, bölge adliye mahkemesinin el atılan ortak alandan davalının arsa payına düşen kısmı ayırıp kalan alan için müdahalenin önlenmesine karar vermesini Kanun'a aykırı buldu: ortak alanlar bütün kat maliklerince arsa payları oranında kullanılacak yerlerdir ve münhasıran bir malik tarafından kullanılamaz; ortak alanlar mimari proje ve yönetim planına göre tespit edilmelidir.
Sonuç: Kat maliki ortak alanda arsa payı kadar bir bölümü kendine ayıramaz; ortak alanlar proje ve yönetim planına göre korunur.
16.Mesken olarak kayıtlı bağımsız bölümün başka amaçla kullanılmasıYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2023/2496 · K. 2023/8415 ·
Tapuda mesken olarak kayıtlı bağımsız bölümün iş yeri olarak kullanılmasının önlenmesi istendi. Daire, m. 24 uyarınca tapuda mesken olarak kayıtlı bir bağımsız bölümün bu amaçla kullanılmasının tüm bağımsız bölüm maliklerinin oybirliğiyle verecekleri karara bağlı olduğunu, yönetim planında da dairelerin mesken olarak kullanılacağının kabul edildiğini belirtti. Bağımsız bölümlerin ayrı villalar olduğu, bu yüzden kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanmayacağı itirazını yerinde görmedi ve bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Sonuç: Tapuda mesken olan ve yönetim planında mesken olarak kullanılacağı yazılı bölümün iş yeri olarak kullanılması, oybirliğiyle alınmış kurul kararı yoksa önlenebilir; bölümlerin ayrı villa olması buna engel değildir.
17.Dükkân nitelikli bölümde fırın ve rahatsızlığın giderilmesiYargıtay 20. Hukuk Dairesi · E. 2019/5619 · K. 2020/1845 ·
Apartmanın zemin katındaki pide fırınının binada is, duman ve yangın tehlikesi yarattığı ileri sürülerek hâkimin müdahalesi istendi; mahkeme bozmadan sonra yalnız bacanın ve tesislerinin eski hâle getirilmesine karar vermişti. (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi, tapu ve mimari projede dükkân olarak kayıtlı bölümün fırın olarak faaliyet göstermesinde Kanun'a aykırılık bulunmadığını, ancak m. 18'deki yükümlülük gereği yerinde inceleme ve uzman teknik bilirkişi raporuyla rahatsızlık verici durumlar ve tedbirlerin tespit edilmesini, bunlar giderilmezse faaliyetin durdurulmasına karar verilmesini istedi.
Sonuç: İzinli bir işletme de diğer malikleri rahatsız ediyorsa tedbir alınması istenir; tedbir alınmazsa faaliyet durdurulur.
18.Site yönetiminin müdahalenin önlenmesi davası açma yetkisiYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/144 · K. 2026/56 ·
Site yönetimi, ana taşınmaza yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hâle getirilmesi için dava açmış; bölge adliye mahkemesi site yönetiminin aktif husumet ehliyeti bulunmadığı görüşünde direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, m. 35'te sayılan yönetici görevlerini hatırlatarak, mülkiyet hakkına dayanan bu tür bir davayı yöneticinin açabilmesi için ana taşınmazda kat maliki olması ya da kendisine kat malikleri kurulunca bu konuda özel yetki verilmesi gerektiğini belirtti. Somut olayda kurul kararı bütüncül değerlendirildiğinde site yönetimine yetki verildiğini kabul ederek direnme kararını oy çokluğuyla bozdu.
Sonuç: Yönetici, ortak alana müdahale davasını ancak kat maliki ise ya da kurul kendisine bu konuda yetki verdiyse açabilir.
19.Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan ve para alacağı olmayan davada maktu harçYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/5300 · K. 2024/9397 ·
Apartmanın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi, eski hâle getirme ve maddi tazminat istendi; tapuda garaj olarak kayıtlı bölümler iş yerine dönüştürülmüştü. Daire, bağımsız bölümün tapudaki niteliğine aykırı kullanıldığını ve bu kullanıma ilişkin oybirliğiyle alınmış bir kurul kararı bulunmadığını, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan ve konusu doğrudan para alacağı olmayan davalarda maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığını belirtti. Hükmün projeye aykırılıkların ne şekilde eski hâle getirileceğini açıkça göstermemesini HMK m. 297'ye aykırı bularak kararı bozdu.
Sonuç: Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan ve konusu doğrudan para alacağı olmayan davada maktu harç ve vekâlet ücreti uygulanır.
20.Toplu yapıya geçmemiş çok parselli sitede görevli mahkemeYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2022/9420 · K. 2023/1227 ·
Birden fazla parsel üzerine kurulu bir sitede mimari projeye aykırı imalatların eski hâle getirilmesi ve müdahalenin önlenmesi istendi. Daire daha önce, site toplu yapı yönetimine geçmediği için davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmek üzere görev yönünden reddedilmesi gerektiğini belirterek sulh hukuk mahkemesinin esas hakkındaki kararını bozmuştu. Bozmaya uyularak verilen görevsizlik kararını, iki parsel üzerindeki sosyal tesis ve ortak alanların tapu kayıtlarında bağımsız bölümlerle bağlantısının sağlandığına dair belge sunulmadığı gerekçesiyle onadı.
Sonuç: Toplu yapı yönetimine geçilmemiş çok parselli sitede ortak alana müdahale davası asliye hukuk mahkemesinde görülür.
21.Tek parselde çok bloklu sitede ortak alana el atma davasında görevYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1258 · K. 2025/693 ·
Tek parsel üzerinde üç bloktan oluşan ve kat mülkiyetine geçilmiş bir sitenin ortak bahçesini bir işletmenin masa ve sandalye koyarak kullandığı ileri sürülerek el atmanın önlenmesi istendi. Hukuk Genel Kurulu, çekişmenin ana taşınmazdaki ortak yerle ilgili olduğunu, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre çözülmesi gerektiğini ve Ek m. 1 gereğince görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu belirterek asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik yönündeki direnme kararını oy çokluğuyla onadı. Karar HUMK döneminde açılmış bir davada verilmiştir.
Sonuç: Kat Mülkiyeti Kanunu uygulanacak bir ortak alan uyuşmazlığında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.
22.Kurul kararının iptali davasında temyiz yolu ve ortak yerde değişiklik nisabıYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2020/10123 · K. 2021/1254 ·
Tek parsel üzerindeki bir sitede alınan kurul kararlarının iptali istendi; bölge adliye mahkemesi kararın HMK m. 362/1-b gereğince kesin olduğunu kabul etmişti. Daire, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğup taşınmazın aynına ilişkin davaların temyize tabi olduğunu, kurul kararlarının iptali davasında alınan kararlardan taşınmazın aynına ilişkin olanı bulunup bulunmadığına bakılması gerektiğini belirtti; kanalizasyon hattı döşenmesine ve merdiven girişine sundurma yapılmasına ilişkin kararları bu nitelikte saydı. Esasa ilişkin olarak, süre koşulu aranmayan yok veya mutlak butlan hâli bakımından bu kararların m. 19'daki nisapla alınıp alınmadığının incelenmesini isteyerek kararı bozdu.
Sonuç: Kurul kararının iptali davasında bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz yolu, iptali istenen kararlar taşınmazın aynına ilişkinse açıktır.
Sık sorulan sorular
Kat malikleri kurulu kararına itiraz etmek için ne kadar sürem var?
Toplantıya katılıp karara karşı oy verdiyseniz karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinde iptal davası açabilirsiniz. Toplantıya katılmadıysanız bir aylık süre kararı öğrendiğiniz günden başlar, ama her durumda karar tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Yok veya mutlak butlanla hükümsüz kararlarda süre koşulu aranmaz. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak gerekir; arabuluculuk sürerken bu süre işlemez.
Toplantıya katılıp karar lehine oy verdim; sonradan iptal davası açabilir miyim?
Kanun iptal davası hakkını, toplantıya katılıp karara aykırı oy kullanan ve toplantıya hiç katılmayan kat maliklerine tanır. Yargıtay da iptal davası için davacının karara aykırı oy kullanmış veya toplantıya katılmamış olmasını arar. Karara olumlu oy veren malik, kural olarak bu iki grubun dışında kalır.
Aidatı geç ödeyen kat malikinden ne kadar gecikme tazminatı istenebilir?
Gider ve avans payını ödemeyen kat maliki, geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı öder. (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012 tarihli bir kararında, borçlunun da katıldığı bir kurul kararı olmadıkça bu oranın üzerinde gecikme tazminatına hükmedilemeyeceğini belirtmiştir. Diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici borçlu malik hakkında dava açabilir ya da icra takibi yapabilir.
Kiracı apartman aidatından sorumlu mu?
Evet, sınırlı olarak. Bağımsız bölümde kira sözleşmesiyle oturan kişi, kat malikinin gider ve avans borcundan ve gecikme tazminatından kat malikiyle birlikte sorumludur. Ancak kiracının sorumluluğu ödemekle yükümlü olduğu kira miktarıyla sınırlıdır ve yaptığı ödeme kira borcundan düşülür.
Asansörü ya da bahçeyi kullanmıyorum; aidat ödemek zorunda mıyım?
Evet. Kat malikleri ortak yer veya tesisleri kullanma hakkından vazgeçtiklerini ya da kendi bölümlerinin durumu nedeniyle bunlara ihtiyaç duymadıklarını ileri sürerek gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz. Başka türlü anlaşma yoksa kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderleri eşit, bakım, onarım ve işletme giderleri arsa payı oranında paylaşılır.
Apartmanda yönetici seçmek zorunlu mu?
Binada sekiz veya daha fazla bağımsız bölüm varsa yönetici atanması zorunludur. Yönetici, kat maliklerinin hem sayı hem arsa payı bakımından çoğunluğuyla atanır ve her yıl yeniden atanır. Kat malikleri anlaşamaz veya yönetici atayamazsa, bir kat malikinin başvurusu üzerine sulh hukuk mahkemesi yönetici atar.
Tapuda mesken olarak kayıtlı daire iş yeri olarak kullanılabilir mi?
Kanun, mesken olarak kayıtlı bölümde dükkân, lokanta, imalathane, kahvehane gibi yerlerin ancak kat malikleri kurulunun oybirliğiyle vereceği kararla açılabileceğini söyler. Hastane, klinik, poliklinik gibi müesseseler ise hiç kurulamaz; bu niteliği taşımayan muayenehaneler yasağın dışındadır. Yönetim planı bölümlerin yalnız mesken olarak kullanılacağını söylüyorsa Yargıtay plana göre karar verir.
Ortak alanda değişiklik yapmak için kaç kat malikinin izni gerekir?
Bir kat malikinin ortak yerlerde inşaat, onarım veya tesis yaptırması ya da binayı farklı renge boyatması, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızasına bağlıdır. 5. Hukuk Dairesi'ne göre bu rıza bulunsa bile değişiklik imara aykırı olmamalı ve diğer malikleri rahatsız etmemelidir. 5. Hukuk Dairesi bir kararında ortak bahçeyi kapatıp bir bağımsız bölüme katmak için tüm kat maliklerinin oybirliğiyle karar almasını ve tadilat projesinin belediyece onaylanmasını aramıştır.
Kat mülkiyeti davalarına hangi mahkeme bakar?
Kural olarak Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanmasından doğan her türlü anlaşmazlık sulh hukuk mahkemesinde görülür. Kurul kararının iptali ve hâkimin müdahalesi davaları anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh hukuk mahkemesinde açılır. Bu davalar basit yargılama usulüne tabidir. Birden fazla parsel üzerine kurulu ve toplu yapı yönetimine geçilmemiş sitelerde Kat Mülkiyeti Kanunu doğrudan uygulanmaz; 5. Hukuk Dairesi böyle bir sitedeki ortak alan davasının asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Kat mülkiyeti uyuşmazlığında dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Evet. 1 Eylül 2023'ten beri Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir. O tarihte zaten görülmekte olan davalara bu şart uygulanmaz.
Site ya da apartmanın yönetim planı nasıl değiştirilir?
Tek bir binada yönetim planının değiştirilmesi için bütün kat maliklerinin beşte dördünün oyu gerekir. (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2015 tarihli bir kararında, bu beşte dört çoğunluk sağlanmadan yönetim planını değiştiren kararı yok hükmünde saymış ve iptalinde süre aramamıştır. Toplu yapılarda ise maddenin bugünkü metnine göre toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin üçte ikisinin oyu aranır.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Gayrimenkul Hukuku alanına dön
Bu alandaki diğer rehberler
- Kira tespit davası: kira bedeli ne zaman ve hangi ölçüyle belirlenir
- Tapu iptal davası: yolsuz tescil, iyi niyetli üçüncü kişi ve tapu iptal ve tescil davasının usulü
- Muris muvazaası davası: mirastan mal kaçırma, İçtihadı Birleştirme Kararı, ispat ve tapu iptali
- Satış vaadi sözleşmesi: noterde düzenleme şekli, tapuya şerh ve vaade dayalı tescil davası
- Tapusuz arazi tescil davası: zilyetliğe dayalı tescilin şartları, süresi ve ispatı
- Geçit hakkı: zorunlu geçit, mecra ve zorunlu su hakkı davası
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.