İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

İntifa hakkı ve irtifak hakkı: kurulması, sona ermesi ve mahkeme kararıyla kaldırılması

Yayın tarihi:

Bir taşınmazın mülkiyeti bir kişide kalırken kullanma ve yararlanma yetkisi başka bir kişiye ya da başka bir taşınmaza tanınabilir. Bu rehber, Türk Medeni Kanunu'ndaki irtifak türlerini (taşınmaz lehine irtifak, intifa, oturma, üst hakkı ve diğer irtifaklar), bu hakların nasıl kurulduğunu, intifa hakkı sahibi ile malikin hak ve yükümlülüklerini, hakların nasıl sona erdiğini ve mahkeme kararıyla kaldırılmasının şartlarını, davanın hangi mahkemede ve hangi usulle görüldüğünü Yargıtay kararlarıyla anlatır.

Kısaca

İntifa hakkı, başkasına ait bir taşınmazdan ya da başka bir maldan kural olarak tam yararlanma yetkisi veren bir haktır. Taşınmaz lehine irtifak hakkı ise bir taşınmazın malikini, başka bir taşınmaz lehine bazı kullanımlara katlanmaya veya bazı yetkilerini kullanmaktan kaçınmaya zorlar. Taşınmaz üzerindeki bu haklar kural olarak tapuya yazılmakla (tescil) kurulur. Gerçek kişinin intifa hakkı ölümüyle sona erer. Lehine kurulduğu taşınmaza hiçbir yarar sağlamayan irtifakın tapudan silinmesi (terkini) kural olarak mahkemeden istenebilir; kamulaştırmayla kurulan irtifaklarda Hukuk Genel Kurulu farklı bir sonuca varmıştır. Taşınmaz üzerindeki bu haklara ilişkin davalar kural olarak taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde görülür.

İlgili rehberler: Kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma davaları

Bu sayfada

Dava, süre ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Görevli mahkeme

Kural olarak asliye hukuk mahkemesi: dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesidir; intifa, irtifak ve üst hakkının kurulması, terkini veya bu haklara dayalı el atmanın önlenmesi davaları HMK m. 4'te sulh hukuk mahkemesine verilen davalar arasında sayılmaz. İstisnalar: intifa hakkı sahibi güvence göstermez ya da malı malikin itirazına rağmen hukuka aykırı kullanmaya devam ederse zilyetliği kaldırıp malı kayyıma tevdi eden sulh hâkimidir (TMK m. 810); kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi davaları ile yalnız zilyetliğin korunmasına yönelik davalar da sulh hukuk mahkemesinin görevindedir (HMK m. 4/1-a, b, c). Uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse ya da TTK m. 4/1'de sayılan bir düzenlemeden doğuyorsa ticari davadır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür (TTK m. 4/1, m. 5/1).

Dayanak: HMK m. 2/1, m. 4/1; TMK m. 810; TTK m. 4/1, m. 5/1

Yetkili mahkeme

Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Dava birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da açılabilir. Taşınmaz dışındaki mallar, haklar veya malvarlığı üzerindeki intifaya ilişkin davalar için bu kesin yetki kuralı öngörülmemiştir; bu davalarda genel yetkili mahkeme, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6/1).

Dayanak: HMK m. 12/1-3, m. 6/1

Dava şartı

Dava şartı arabuluculuk kural olarak yoktur: 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1 zorunlu arabuluculuğu kira ilişkisinden, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasından ve ortaklığın giderilmesinden, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarla sınırlar; intifa, irtifak ve üst hakkı bu listede ayrıca sayılmaz. Uyuşmazlık bu bentlerden birine giriyorsa (ör. intifa hakkı sahibinin kiraya verdiği taşınmazdaki kira uyuşmazlığı) m. 18/B/1'e göre, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit veya istirdat davasıysa TTK m. 5/A/1'e göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bunların dışında arabulucuya başvurmak isteğe bağlıdır.

Dayanak: 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1, m. 3/1; TTK m. 5/A/1

Süre ve zamanaşımı

TMK m. 785 ve m. 796/2, terkin istemini bir dava açma süresine bağlamaz. Kanundaki süreler şunlardır: 1) intifa hakkı sona erip mal geri verildiğinde malik ve intifa hakkı sahibinin ileri sürebileceği bütün istem hakları, geri verme anından başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 802); 2) intifa sözleşmesini yanılma, aldatma veya korkutma sonucu yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmezse sözleşmeyi onamış sayılır (TBK m. 39/1); 3) sona eren üst hakkı için kararlaştırılan bedel ödenmemişse bedel alacağını güvenceye alan ipotek, üst hakkının sona ermesinden başlayarak üç ay içinde tescil edilir (TMK m. 829/3). Kamulaştırma yoluyla kurulan irtifaklarda Hukuk Genel Kurulu, 11.09.2014'ten sonra açılan davalarda dava tarihinde kamulaştırmanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçmiş ve taraflar anlaşamamışsa, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 22 nedeniyle m. 785'e dayalı terkin isteminin reddedileceğini oy çokluğuyla kabul etmiştir.

Dayanak: TMK m. 785, m. 796/2, m. 802, m. 829/3; TBK m. 39/1; 2942 sayılı Kanun m. 22

Yargılama usulü

Asliye hukuk mahkemesinde görülen intifa, irtifak ve üst hakkı davaları HMK m. 316/1'de basit yargılama usulüne bağlanan dava ve işler arasında sayılmaz; yazılı yargılama usulüyle görülür. Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren dava ve işler (ör. kira uyuşmazlığı, ortaklığın giderilmesi) ise basit yargılama usulüne tabidir. Ticari davalarda TTK m. 4/2'deki parasal sınırı geçmeyenler de basit yargılama usulüne tabidir.

Dayanak: HMK m. 316/1; TTK m. 4/2

Harç

Nispi harç: yargı harcı değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden alınır. Müdahalenin men'i, tescil ve tapu kaydının iptali gibi taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın değeri esas alınır; bu davada ecrimisil veya tazminat da istenirse harç, taşınmazın değeri ile istenen tutarlar üzerinden alınır. 7. Hukuk Dairesi bir kararında, intifa hakkının terkini davasında dava değerini bu hakkın değerinin belirlediğini kabul etmiş; resmî senette intifa bedeli yazılı olan o olayda harç ve vekâlet ücretinin bu bedel üzerinden hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.

Dayanak: Harçlar Kanunu m. 15, m. 16/1-2

Kanun yolu

Nihai karara karşı istinaf; m. 341/2'deki parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bölge adliye mahkemesinin kararı, m. 362/1-a'daki temyiz sınırını geçmeyen davalarda kural olarak temyiz edilemez. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul edip yeniden esas hakkında karar vermişse, kabul edilen ya da reddedilen kısım m. 341/2'deki sınırın üzerindeyse karar temyiz edilebilir (m. 362/3); temyiz sınırının altında kalan bu kararlarda iki karar arasındaki fark m. 341/2'deki sınırı geçmiyorsa ya da karar yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz yolu kapalıdır. Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davalarda (HMK m. 4 ve özel kanunlar; Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğup taşınmazın aynına ilişkin davalar hariç) bölge adliye mahkemesi kararları, kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olan diğer kira davaları dışında temyiz edilemez (m. 362/1-b). Parasal sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.

Dayanak: HMK m. 341/1-a, m. 341/2, m. 362/1-a, b, m. 362/3, ek m. 1

İntifa, irtifak, oturma ve üst hakkı nedir; Türk Medeni Kanunu m. 779-838 bu hakları nasıl ayırır?

İrtifak hakları, başkasına ait bir eşya üzerinde hak sahibine sınırlı kullanma ve yararlanma yetkisi veren ya da malikin bazı yetkilerini kullanmasını yasaklayan sınırlı ayni haklardır. (Yargıtay HGK, E. 2022/677)1 Hukuk Genel Kurulu'na göre Türk Medeni Kanunu m. 779 ve devamı maddelerinde irtifak türleri taşınmaz lehine irtifak hakkı, intifa hakkı, oturma hakkı, üst hakkı, kaynak hakkı ve diğer irtifaklar olarak belirlenmiş; kanun, mülkiyetten farklı olarak irtifaklar için genel hüküm koymamış, eşyaya bağlı irtifaklara ilişkin hükümlerin diğer kişisel irtifaklarda da uygulanacağını m. 838'in son fıkrasında belirtmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2017/2641)2

Taşınmaz lehine irtifak hakkı, TMK m. 779/1'e göre bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmaz lehine konulmuş bir yüktür; yüklü taşınmazın malikini mülkiyetin sağladığı bazı yetkileri kullanmaktan kaçınmaya veya yararlanan taşınmaz malikinin yüklü taşınmazı belirli şekilde kullanmasına katlanmaya mecbur kılar. Yapma borçları irtifaka başlı başına konu olamaz, ancak yan edim olarak bağlanabilir (m. 779/2). Hukuk Genel Kurulu bu ayrımı hak sahibine göre yapar: intifa, sükna, kaynak ve üst hakkı gibi kişiye bağlı irtifaklarda hak doğrudan belirli bir gerçek veya tüzel kişiye ya da topluluğa tanınmışken, eşyaya bağlı irtifaklarda hak sahipliği bir şeyin maliki olma olgusuna bağlıdır ve mülkiyet el değiştirdikçe irtifak da el değiştirir.1 Kurul başka bir kararında intifa ve sükna (oturma) hakkını kişiye bağlı düzenli, kaynak ve üst hakkını kişiye bağlı düzensiz irtifaklar olarak nitelendirmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2022/476)3

İntifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir malvarlığı üzerinde kurulabilir ve aksine düzenleme yoksa sahibine konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlar (TMK m. 794). Hukuk Genel Kurulu'na göre intifa hakkının kurulmasıyla çıplak mülkiyet sahibinin yararlanma ve kullanma yetkisi kaldırılır; intifa hakkı üzerine yüklendiği mülkiyet hakkını içi boşalmış bir hak durumuna sokar ve kuru mülkiyet hakkı sahibinin yalnız bu mülkiyet hakkını başkasına devretme yetkisi kalır.2 7. Hukuk Dairesi de aynı tespitleri yapmıştır. (Yargıtay 7. HD, E. 2023/1629)4

Oturma hakkı bir binadan veya onun bir bölümünden konut olarak yararlanma yetkisi verir, başkasına devredilemez ve mirasçılara geçmez; kanunda aksine hüküm yoksa intifa hakkına ilişkin hükümler oturma hakkına da uygulanır (TMK m. 823). Üst hakkı, taşınmaz malikinin üçüncü kişi lehine arazisinin altında veya üstünde yapı yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi veren bir irtifaktır (m. 826/1). Malik ayrıca herhangi bir kişi veya topluluk lehine atış eğitimi, spor alanı ya da geçit olarak kullanılmak gibi belirli bir yararlanmaya hizmet eden başka irtifaklar da kurabilir; bunlara taşınmaz lehine irtifaklara ilişkin hükümler uygulanır (m. 838/1, m. 838/3).

Geçit, mecra ve su hakkı gibi komşuluk ilişkisinden doğan zorunlu haklar ayrı bir dava türüdür ve bu rehberde ele alınmamıştır. Sağ kalan eşin miras hukukundan doğan intifa seçimi miras davaları rehberinin, intifa hakkı bulunan paylı taşınmazın paylaşılması ortaklığın giderilmesi rehberinin konusudur.

İntifa ve irtifak hakkı nasıl kurulur; resmî şekil, tapuya tescil ve süre koşulları nelerdir?

İrtifak hakkının kurulması için tapu kütüğüne tescil şarttır; kazanılmasında ve tescilinde, aksi öngörülmedikçe taşınmaz mülkiyetine ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 780/1-2). İrtifak hakkının kurulmasına ilişkin sözleşmenin geçerli olması resmî şekilde düzenlenmesine bağlıdır (m. 781). İntifa hakkı taşınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulur ve kazanılmasında ve tescilinde, aksine düzenleme olmadıkça mülkiyete ilişkin hükümler uygulanır (m. 795/1-2).

Yargıtay kararlarında taşınmaz üzerindeki intifa hakkının resmî senet düzenlenerek tapuya tescil ile kurulduğu belirtilmektedir. (Yargıtay 7. HD, E. 2024/2232)5 (Yargıtay 7. HD, E. 2021/2711)6 Hukuk Genel Kurulu, ayni hakların kütüğe tescil ile doğduğunu, kurulması kanunen tescile tabi ayni hakların tescil edilmedikçe varlık kazanamayacağını hatırlatarak bir hakkın tescil edilmedikçe ayni hak niteliğini kazanamayacağını vurgulamıştır.2 Kanundan doğan intifa hakkı için ayrı bir kural vardır: taşınmaz üzerindeki yasal intifa hakkı tapu kütüğüne tescil edilmemiş olsa bile durumu bilenlere karşı, tescil edilmişse herkese karşı ileri sürülebilir (m. 795/3).

İntifa hakkı süreyle sınırlıdır. Gerçek kişilerde hak sahibinin ölümüyle; tüzel kişilerde kararlaştırılan sürenin dolması, süre kararlaştırılmamışsa kişiliğin ortadan kalkmasıyla sona erer (TMK m. 797/1). Tüzel kişilerin intifa hakkı en çok yüz yıl devam edebilir (m. 797/2). Hukuk Genel Kurulu, intifa hakkının sonsuz kurulamayacağı yolundaki hükmün Medeni Kanun'un emredici hükümlerinden olduğunu belirtmiştir.2

Üst hakkında süre iki yönden önemlidir. En az otuz yıl için kurulan üst hakkı sürekli niteliktedir ve bağımsız ve sürekli nitelikteki üst hakkı, hak sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilir (TMK m. 826/3). Bağımsız bir hak olarak üst hakkı en çok yüz yıl için kurulabilir (m. 836/1).

Kurulan hakkın kapsamı önce tescile bakılarak belirlenir: tescil irtifaktan doğan yetki ve yükümlülükleri açıkça belirlediği ölçüde esas oluşturur; açık değilse kapsam, tescilin sınırları içinde irtifakın kazanılma sebebine veya uzun süreden beri davasız ve iyiniyetle kullanılış biçimine göre belirlenir (TMK m. 787). 7. Hukuk Dairesi, tapu kaydındaki sınırlı kayıt nedeniyle içeriğin tam saptanamaması hâlinde irtifak sözleşmesine, tarafların sözleşmedeki amaçlarına ve çekişmesiz kullanıla gelen duruma bakılacağını; taşınmazı sonradan satın alan kişilerin de bu şekilde belirlenen irtifak kapsamıyla bağlı olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay 7. HD, E. 2021/3150)7

İntifa hakkı sahibinin ve çıplak malikin hak ve yükümlülükleri nelerdir (TMK m. 803-813)?

İntifa hakkı sahibi, hakkın konusu olan malı zilyetliğinde bulundurma, yönetme, kullanma ve ondan yararlanma yetkilerine sahiptir ve bu yetkileri kullanırken iyi bir yönetici gibi özen göstermek zorundadır (TMK m. 803). 7. Hukuk Dairesi'ne göre hak sahibi tam yararlanma yetkisi kapsamında haksız elatmanın önlenmesini ve ecrimisil isteyebilir; bu istek hakkı üzerinde muaraza çıkaran kişiye yöneltilir, yani davadaki hasım, intifa hakkı sahibinin o eşyadan tam yararlanmasını engelleyen kişidir.4 Daire bu açıklamayı, intifa hakkı sahibinin taşınmazın maliki olan eski eşine karşı açtığı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında yapmış; hükmü vekâlet ücretinin ayrı ayrı hesaplanması ve infazda tereddüt yaratan hüküm fıkrası nedeniyle bozmuştur.4

Hak kişiye bağlıdır, ama kullanılması devredilebilir. Sözleşmede aksine hüküm yoksa veya durum ve koşullardan hak sahibince şahsen kullanılması gerektiği anlaşılmıyorsa intifa hakkının kullanılması başkasına devredilebilir; bu durumda malik haklarını devralana karşı doğrudan ileri sürebilir (TMK m. 806). Hukuk Genel Kurulu'na göre intifa hakkı devredilemez ve mirasçıya geçmez, buna karşılık kullanılması başkasına devredilebilir; kira sözleşmesi de intifa hakkı sahibinin m. 806 çerçevesinde yaptığı, kullanmanın devrine ilişkin hukuki işlemlerden biridir.2

Aynı kararda Kurul, intifa hakkının sona ermesinin kira sözleşmesini sona erdirmeyeceğini; bu durumda malikin kira sözleşmesiyle bağlı olacağını ve sözleşmenin tarafı hâline geleceğini kabul etmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş ve kira sözleşmelerinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 254 kıyasen uygulanmıştır; Kurul, benzer hükmün bugün TBK m. 310'da “Sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur.” şeklinde düzenlendiğini de belirtmiştir.2 Kurul'a göre malik, kira konusunu devralan yeni malik gibi mülga BK m. 254/2'deki konumdadır; bu hükme göre yeni malik, sözleşme daha önce feshe elverişli değilse kanunen fesih bildirimi yapılabilecek tarihe kadar kira sözleşmesine uymakla yükümlüdür.2

Giderler ve bakım bakımından kanun ayrıntılıdır. İntifa hakkı sahibi malın muhafazası ve olağan bakımı için gerekli onarım ve yenilemeleri yapmakla yükümlüdür; daha önemli işler gerekiyorsa durumu malike bildirir ve bunların yapılmasına izin verir, malik kaçınırsa bu işleri onun hesabına kendisi yapabilir (TMK m. 812). Malın olağan bakım ve işletme giderleri, güvencesini oluşturduğu borçların faizleri, vergi ve resimleri intifa süresince intifa hakkı sahibine aittir; vergi ve resimleri malik ödemişse intifa hakkı sahibi bunları malike tazmin eder; diğer bütün yükümlülükler malike aittir (m. 813/1-3). Ancak intifa hakkı sahibi bu yükümlülükler için gereken parayı malikin istemi üzerine karşılıksız sağlamazsa malik, malı bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi için kısmen veya tamamen paraya çevirebilir (m. 813/3).

Malikin korunması için de özel bir yol vardır: intifa hakkı sahibi kendisine tanınan uygun süre içinde güvence göstermez veya malı malikin itirazına rağmen hukuka aykırı şekilde kullanmaya devam ederse, sulh hâkimi yeni bir karara kadar hak sahibinin zilyetliğini kaldırarak malı atayacağı bir kayyıma tevdi eder (TMK m. 810). Hak sona erince hak sahibi malı malike geri verir; geri verme anında malik ve intifa hakkı sahibi tarafından ileri sürülebilecek bütün istem hakları bu andan başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (m. 802).

İntifa hakkı nasıl sona erer; intifa hakkının kaldırılması (terkini) için Yargıtay hangi sebepleri arıyor?

İntifa hakkı konusunun tamamen yok olması ve taşınmazlarda tescilin terkini ile, yasal intifa hakkı ise sebebinin ortadan kalkmasıyla sona erer (TMK m. 796/1). Sürenin dolması, hak sahibinin vazgeçmesi ya da ölümü gibi diğer sona erme sebepleri taşınmazlarda malike terkini isteme yetkisi verir (m. 796/2). 7. Hukuk Dairesi'ne göre intifa hakkı, hak sahibi vefat ettiğinde başka bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer ve niteliği gereği şahsa sıkı sıkıya bağlı olduğundan mirasçılara intikal edemez; Daire, muvazaa iddiasıyla açılan terkin davası sürerken intifa hakkı sahibi öldüğü için davanın konusuz kaldığını kabul etmiştir.6

Kanunun intifa bölümünde, taşınmaz lehine irtifaktaki gibi malikin mahkeme kararıyla terkin isteyebileceği bir hüküm yoktur. 7. Hukuk Dairesi kararlarında, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hâle gelmişse malikin bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hâkimden sözleşmeye müdahale edilmesini isteyebileceği ve bu durumda TMK m. 785'in intifa hakkına kıyasen uygulanması gerektiği belirtilmiştir.54 Bu açıklamalar iki kararda da genel açıklama niteliğindedir; iki davanın sonucu da bu kıyasla terkine karar verilmesi değildir.

7. Hukuk Dairesi 2024/3311 sayılı kararında ayrıca, sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) kuralı uyarınca intifa süresi taraflarca başlangıçta özgür iradeleriyle kararlaştırıldığından, taşınmaz malikinin m. 796'da sayılan terkin nedenleri ortaya çıkmadan intifa süresinden önce terkin isteyemeyeceğini belirtmiştir.5 Bu kararda 49 yıllık intifa hakkının davalı tarafından tek taraflı fesihle tapudan terkin ettirildiği bir olayda Daire, fesih işleminin m. 796'daki nedenlerle ilgili olup olmadığının ve geçerli olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, tek taraflı fesih işleminin ivazlı sözleşmelerde geçerli olmayacağının dikkate alınması gerektiğini ve geçerliliği belirlenmemiş terkin tarihinden itibaren zamanaşımı başlatılmasının doğru olmadığını belirterek ret kararını bozmuştur. Karar, mülga 1086 sayılı HUMK'un geçici olarak uygulanan temyiz hükümlerine göre verilmiştir; uygulanan maddi hukuk TMK'dır.5

İntifa sözleşmesinin irade bozukluğuyla yapıldığı da ileri sürülebilir. TBK m. 36/1'e göre taraflardan biri diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir; aldatmayı öğrendiği andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmez veya verdiğini geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır (TBK m. 39/1). 7. Hukuk Dairesi, hilenin her türlü delille ispat edilebileceğini, iptal hakkının şekle bağlı olmadığını ve hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde irade açıklaması, def'i veya dava yoluyla kullanılabileceğini belirtmiştir. (Yargıtay 7. HD, E. 2024/922)8

İntifa hakkının terkini davasında harç ve vekâlet ücretinin hangi değer üzerinden hesaplanacağı da Yargıtay'ın önüne gelmiştir. 7. Hukuk Dairesi, intifa hakkının terkini isteminde dava değerini bu hakkın değerinin belirlediğini ve harç ile vekâlet ücretinin resmî senette yazılı intifa bedeli nazara alınarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiş; bu yanlışlığı yeniden yargılama gerektirmediği için düzelterek onamıştır. (Yargıtay 7. HD, E. 2025/4214)9

Taşınmaz lehine irtifak hakkının mahkeme kararıyla kaldırılmasının şartları nelerdir (TMK m. 785)?

İrtifak hakkı tescilin terkini veya yüklü ya da yararlanan taşınmazın yok olmasıyla sona erer (TMK m. 783). Hak sahibi terkine yanaşmazsa yüklü taşınmazın maliki m. 785'e dayanabilir: lehine irtifak kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı hiçbir yarar kalmamışsa terkini isteyebilir (m. 785/1); yüküne oranla çok az yarar sağlayan bir irtifakın ise bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebilir (m. 785/2).

Hukuk Genel Kurulu iki fıkrayı ayrı şartlara bağlar. Birinci fıkra yararın tamamen ortadan kalkmasını öngörür; terkin için irtifakın diğer taşınmaz için hiçbir yarar sağlamaz hâle gelmiş olması gerekir. İkinci fıkra bakımından yararın kısmen ortadan kalkması yeterli değildir; irtifakın sağladığı yarar ile yüklü taşınmaz malikine yüklediği külfet arasında aşırı bir orantısızlık da doğmuş olmalıdır. Hak sahibinin yararı aynı kaldığı hâlde fiili durumun değişmesiyle külfetin artması ve bu yüzden bir oransızlık doğması ise hakkın ortadan kalkması için sebep değildir.1 Kurul aynı ölçütleri sonraki kararlarında da tekrarlamıştır. (Yargıtay HGK, E. 2023/1066)10 (Yargıtay HGK, E. 2024/215)11

Yarar, irtifakın kuruluş amacına göre ölçülür. Hukuk Genel Kurulu'na göre yararın ortadan kalkıp kalkmadığı yahut azalıp azalmadığı irtifakın kurulmasıyla sağlanmak istenen amaca göre değerlendirilir; tapu kütüğünde kuruluştaki çıkarı belirten aydınlatıcı bir kayıt yoksa irtifakın şimdiye kadar nasıl kullanıldığına bakılır.1 Kurul, 1951'de bir apartmanın manzarasının kapanmaması için kurulan “hiçbir surette inşaat yapmamak” irtifakında yapılaşma arttıkça faydanın azalmak bir yana daha da belirginleştiğini; taşınmazı irtifakı bilerek satın alan ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altındaki davacının yakındığı külfetin irtifakın tabii bir neticesi olduğunu belirterek terkin kararında direnen ilk derece kararını oy birliğiyle bozmuştur.1

7. Hukuk Dairesi de irtifakın, zamanın akışı içinde hak sahibi için kesin ve sürekli biçimde faydasını yitirmesi ve kuruluş amacının ortadan kalkması hâlinde terkin edilebileceğini, yararın kısmen ortadan kalkmasının yeterli olmadığını belirtmiştir. Daire, 1969'da belediye lehine “spor tesislerinden başka bir inşaat yapılmamak üzere” kurulan irtifakta, taşınmazın imar planında açık spor alanında kaldığını ve kamunun spor alanı ihtiyacının devam ettiğini gözeterek yararın sürdüğünü kabul etmiş ve bedelsiz terkin kararını bozmuştur.7

Kişiye bağlı “diğer irtifaklar” için de aynı hükümler kıyasen uygulanır. Hukuk Genel Kurulu, m. 838/3 nedeniyle özel düzenleme bulunmayan hâllerde eşyaya bağlı irtifak hükümlerinin kıyasen uygulanacağını; m. 786 uyarınca hak sahibinin irtifakın sağladığı yararlanma yetkisini aşmaması gerektiğini, aşma hâlinin mülkiyete tecavüz ve hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirtmiştir. Hazine taşınmazında bir vakıf lehine kültür ve sanat merkezi olarak kullanılmak üzere kurulan irtifakta, sahil kenarına lokanta olarak kullanılan yapılar yapılması ve sözleşmede amaç dışı kullanımda irtifakın iptal edileceğinin kararlaştırılmış olması karşısında terkin isteminin kabulü gerektiğine oy çokluğuyla karar vermiştir.3

Kamulaştırmayla kurulan irtifaklarda farklı bir çizgi vardır. Hukuk Genel Kurulu, enerji nakil hattı için kamulaştırma yoluyla kurulan ve hat yer altına alındıktan sonra terkini istenen irtifaklarda, davanın 11.09.2014 tarihinden sonra açıldığını, kamulaştırmanın kesinleşmesinden itibaren beş yıllık sürenin geçtiğini ve tarafların anlaşamadığını gözeterek m. 785'in uygulanma yerinin bulunmadığını ve davanın reddi gerektiğini kabul etmiştir; iki karar da oy çokluğuyla verilmiş, Özel Daire her ikisinde 5. Hukuk Dairesi'dir.1110 Kurul bu sonuca, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 22'ye 6552 sayılı Kanunla eklenen “Bu madde hükümleri, kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması hâlinde uygulanmaz.” hükmüne dayanarak varmış; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle bu değişikliğin yalnız 11.09.2014'ten sonra açılan davalara uygulanacağını belirtmiştir.11 2025/513 sayılı kararda ayrıca, terkin karşılığında idarenin belirlediği bedelin taşınmaz malikince ödendiğine dair belge bulunmadığından TBK anlamında icap ve kabulden de söz edilemeyeceği belirtilmiştir.10 Kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma ayrı bir rehberde anlatılır.

Üst hakkı nasıl kurulur, bağımsız ve sürekli hak olarak nasıl tescil edilir ve süresinden önce hangi şartlarla sona erdirilir?

Üst hakkı, aksi kararlaştırılmadıkça devredilebilir ve mirasçılara geçer (TMK m. 826/2). Bağımsız ve sürekli nitelikteyse, üst hakkı sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilir (m. 826/3). En az otuz yıl için kurulan üst hakkı sürekli niteliktedir (m. 826/3). Kapatılan 14. Hukuk Dairesi, üst hakkının bağımsız sayılabilmesi için başkasına devrinin taraflarca kısıtlanmamış olması gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 14. HD, E. 2017/58)12

Kuruluş resmî şekil ve tescil ister. Kapatılan 14. Hukuk Dairesi'ne göre üst hakkı tesisi, tarafların anlaşması, tapu sicilinde resmî senet düzenlemeye yetkili memur huzurunda üst hakkı kuruluş senedi yapılması ve sonra hakkın taşınmaz kaydına şerh edilmesi veya tescilinin istenmesiyle olur; taraflar arasında üst hakkı kurmayı amaçlayan irade birliği yoksa ve bina sahibi başkasının taşınmazına rızaya dayanmadan yapı yapmışsa bu haksız inşaattır ve kayıt maliki elatmanın önlenmesini dava edebilir. Daire, kamunun yararlanmasına terk edilen yol üzerinde tescil hükmü kurulamayacağını ve üst hakkı irtifakı tesis edilemeyeceğini belirterek üst hakkı kurulmasına ilişkin kabul kararını bozmuştur (karar HUMK döneminde verilmiştir).12 7. Hukuk Dairesi de üst hakkı tesisinin önce resmî şekle tabi bir üst hakkı sözleşmesi, sonra bu sözleşmeye dayanan kurucu nitelikteki tescil ile gerçekleştiğini belirtmiştir. (Yargıtay 7. HD, E. 2023/3489)13

Üst hakkı bağımsız bir hak olarak en çok yüz yıl için kurulabilir; süresinin dörtte üçü dolduktan sonra, kurulması için öngörülen şekle uyularak en çok yüz yıllık yeni bir süre için uzatılabilir ve bu konuda önceden yapılan taahhüt bağlayıcı değildir (TMK m. 836). Üst hakkı sona erdiğinde taşınmaz maliki, aksi kararlaştırılmadıkça kendisine kalan yapılar için üst hakkı sahibine bedel ödemez (m. 829/1). Kararlaştırılan bedel ödenmez veya güvence altına alınmazsa istenebilecek ipotek, üst hakkının sona ermesinden başlayarak üç ay içinde tescil edilir (m. 829/3).

Malik, üst hakkını süresinden önce ancak m. 831'deki şartlarla geri alabilir: üst hakkı sahibi haktan doğan yetkilerinin sınırını ağır şekilde aşar veya sözleşmeden doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranırsa malik, üst hakkının ona bağlı bütün hak ve yükümlülükleriyle birlikte süresinden önce kendisine devrini isteyebilir. Malik bu devri, kendisine geçecek yapılar için uygun bir bedel ödemek kaydıyla isteyebilir ve devir bedelin ödenmesine veya güvence altına alınmasına bağlıdır (m. 832).

7. Hukuk Dairesi'ne göre eşyaya bağlı irtifakın sona erme sebepleri kıyasen üst hakkında da söz konusudur; m. 831 emredici niteliktedir ve borca aykırılık ile haklı nedenle fesih kurumlarına göre özel hükümdür. Üst hakkı sahibi yetkilerini veya borcunu o derece ihlal etmelidir ki yüklü taşınmaz maliki bakımından üst hakkı ilişkisinin sürdürülmesi çekilmez hâle gelsin; bu değerlendirmeyi hâkim TMK m. 4 çerçevesinde yapar.13 Daire, 30 yıllık üst hakkının kira bedeli ödenmediği için terkin edildiği bir olayda değerlendirmede tarafların adi yazılı kira sözleşmesinin değil üst hakkına dayanak resmî senedin içeriğinin esas alınması gerektiğini belirterek terkin kararını bozmuştur.13

İntifa ve irtifak davalarında ispat yükü kimdedir ve Yargıtay hangi delillere bakar?

HMK m. 190/1'e göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Terkini isteyen malik, dayandığı sona erme sebebinin veya m. 785 ya da m. 831'deki şartların gerçekleştiğini ispatlar. 7. Hukuk Dairesi, üst hakkının terkini istenen davada resmî senedin içeriği ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının terkin koşullarının oluştuğunu ispatlayamadığını belirtmiştir.13

7. Hukuk Dairesi, hilenin her türlü delille ispat edilebileceğini kabul etmekle birlikte, tapu siciline güven ilkesinin gayrimenkul hukukunun temel taşlarından biri olduğunu belirttikten sonra, davacının okur-yazar olduğunun kendi beyanlarından, vekâletnameleri bizzat imzalamasından ve eğitim durumuna ilişkin yazı cevabından anlaşıldığı bir olayda, resmî şekle uyularak yapılan bir işlemin intifa hakkı tesisi değil de kira sözleşmesi yapıldığı inancıyla yapıldığının kabulünü hayatın olağan akışına aykırı bulmuş ve hile nedeniyle terkin kararını bozmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.8

Hakkın kapsamı ve amacı belgeden okunur. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmeyle kurulan bir irtifakta hakkın kapsamının ve buna aykırı bir kullanım olup olmadığının irtifak hakkı sözleşmesinin hükümleri esas alınarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiş; denetim raporu, tutanak ve bilirkişi raporlarındaki tespitleri birlikte değerlendirmiştir.3 Manzara irtifakı davasında ise Kurul, irtifakın 1951'de tapu memurluğu önünde yapılan ifraz ve satış işlemiyle birlikte kurulduğunu ve önceki maliklerin açtığı terkin davalarının reddedilip kesinleştiğini birlikte değerlendirmiştir.1 7. Hukuk Dairesi de spor sahası irtifakında imar planını ve fen bilirkişisi raporunu esas almıştır.7

Terkinin nasıl gerçekleştiği de ispat konusudur. İntifa hakkının tek taraflı işlemle tapudan terkin edildiği olayda 7. Hukuk Dairesi, terkin işleminin m. 796'daki nedenlerle ilgili olup olmadığının ve geçerli bir fesih bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini, davacının terkin işleminden haberdar edildiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığını vurgulamıştır.5

İlgili mevzuat

TMK m. 794 — İntifa hakkı — konusu

Madde 794- İntifa hakkı, taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir malvarlığı üzerinde kurulabilir.

Aksine düzenleme olmadıkça bu hak, sahibine, konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlar.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 795 — İntifa hakkı — kurulması

Madde 795- İntifa hakkı, taşınırlarda zilyetliğin devri, alacaklarda alacağın devri, taşınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulur.

Taşınır ve taşınmazlarda intifa hakkının kazanılması ve tescilinde, aksine düzenleme olmadıkça, mülkiyete ilişkin hükümler uygulanır.

Taşınmaz üzerindeki yasal intifa hakkı tapu kütüğüne tescil edilmemiş olsa bile, durumu bilenlere karşı ileri sürülebilir. Tescil edilmiş ise, herkese karşı ileri sürülebilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 796 — İntifa hakkı — sona erme sebepleri

Madde 796- İntifa hakkı, konusunun tamamen yok olması ve taşınmazlarda tescilin terkini; yasal intifa hakkı, sebebinin ortadan kalkması ile sona erer.

Sürenin dolması veya hak sahibinin vazgeçmesi ya da ölümü gibi diğer sona erme sebepleri, taşınmazlarda malike terkini isteme yetkisi verir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 797 — İntifa hakkı — süresi

Madde 797- İntifa hakkı, gerçek kişilerde hak sahibinin ölümü; tüzel kişilerde kararlaştırılan sürenin dolması, süre kararlaştırılmamışsa kişiliğin ortadan kalkmasıyla sona erer.

Tüzel kişilerin intifa hakkı, en çok yüz yıl devam edebilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 785 — İrtifakın mahkeme kararıyla terkini

Madde 785- Lehine irtifak kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı hiç bir yarar kalmamışsa, yüklü taşınmazın maliki bu hakkın terkinini isteyebilir.

Yüküne oranla çok az yarar sağlayan bir irtifak hakkının, bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 826 — Üst hakkı — konu ve tapu kütüğüne kayıt

Madde 826- Bir taşınmaz maliki, üçüncü kişi lehine arazisinin altında veya üstünde yapı yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi veren bir irtifak hakkı kurabilir.

Aksi kararlaştırılmış olmadıkça bu hak, devredilebilir ve mirasçılara geçer.

Üst hakkı, bağımsız ve sürekli nitelikte ise üst hakkı sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilir. En az otuz yıl için kurulan üst hakkı, sürekli niteliktedir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 831 — Üst hakkının süresinden önce devri — koşulları

Madde 831- Üst hakkı sahibi, bu haktan doğan yetkilerinin sınırını ağır şekilde aşar veya sözleşmeden doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranırsa; malik, üst hakkının ona bağlı bütün hak ve yükümlülükleri ile birlikte süresinden önce kendisine devrini isteyebilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.TMK m. 785 ile irtifakın terkini: yarar ölçütü ve kuruluş amacıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/677 · K. 2024/28 ·

    Yüklü taşınmazın maliki, 1951'de komşu parsel lehine kurulan “hiçbir surette inşaat yapmamak” irtifakının TMK m. 785 uyarınca terkinini istemişti. Kurul, m. 785/1'in yararın tamamen ortadan kalkmasını, m. 785/2'nin ise yarar ile külfet arasında aşırı bir orantısızlığı aradığını; yarar aynı kaldıkça külfetin artmasının terkin sebebi olmadığını ve yararın irtifakın kuruluş amacına göre ölçüleceğini açıkladı. Yapılaşma arttıkça irtifakın amacına daha da hizmet ettiğini belirterek terkin kararında direnen ilk derece kararını oy birliğiyle bozdu. Karar HUMK'un geçici olarak uygulanan hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Kuruluş amacı süren irtifak, taşınmazı irtifakı bilerek alan malikin külfeti arttı diye kaldırılmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.İntifa hakkının niteliği, süresi ve intifa sahibinin kiraya vermesiYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2641 · K. 2021/411 ·

    Belediyenin taşınmazı üzerinde 49 yıllık intifa hakkı bulunan şirketin kiracısı, intifa hakkı terkin edildikten sonra kiracılık sıfatının tespitini istemişti. Kurul, intifa hakkının niteliğini, tüzel kişilerde süresinin 100 yılı aşamayacağını ve hakkın devredilemeyip kullanılmasının devredilebileceğini açıkladı; kira sözleşmesinin m. 806 kapsamında kullanmanın devri olduğunu, intifa hakkının sona ermesinin kira sözleşmesini sona erdirmeyeceğini, malikin kira konusunu devralan yeni malik gibi mülga BK m. 254/2'deki konumda olacağını ve sözleşmenin tarafı hâline geleceğini kabul ederek direnme kararını genişletilmiş gerekçeyle onadı. Mülga 818 sayılı BK m. 254 kıyasen uygulandı; karar oy çokluğuyla verildi.

    Sonuç: İntifa hakkı sahibi taşınmazı kiraya verebilir; intifanın sona ermesi kira sözleşmesini sona erdirmez ve malik, kiralananı devralan yeni malik konumuna geçer.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Diğer irtifaklarda amaç dışı kullanım ve terkin (TMK m. 838, m. 786)Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/476 · K. 2023/981 ·

    Hazine, taşınmazında bir vakıf lehine kültür ve sanat merkezi amacıyla kurulan 49 yıllık irtifakın, sahil kenarında lokanta olarak kullanılan yapılar nedeniyle terkinini istemişti. Kurul, m. 838/3 uyarınca eşyaya bağlı irtifak hükümlerinin diğer irtifaklara kıyasen uygulanacağını, hak sahibinin yararlanma yetkisini aşmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirtti. İrtifakın kapsamını sözleşme hükümlerine göre belirleyerek amaca aykırı kullanımın sürdüğünü ve sözleşmede bu hâlde iptal kaydı bulunduğunu gözetti; terkin isteminin kabulü gerektiğine oy çokluğuyla karar verdi.

    Sonuç: İrtifakı kuruluş amacı dışında kullanan hak sahibi hakkını kötüye kullanmış olur; sözleşmedeki iptal kaydıyla birlikte terkin sebebidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.İntifa hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisilYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2023/1629 · K. 2023/3254 ·

    Payını eşine devrederken intifa hakkını üzerinde bırakan kişi, boşandıktan sonra taşınmazı kullanan eski eşi ve çocuğuna karşı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiş, karşı davada intifanın terkini istenmişti. Daire, intifa hakkı sahibinin tam yararlanma yetkisi kapsamında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteyebileceğini, davalının hakkı engelleyen kişi olduğunu ve m. 785'in intifaya kıyasen uygulanabileceğini genel açıklama olarak belirtti. Diğer temyiz itirazlarını reddetti; hükmü vekâlet ücretinin ayrı ayrı hesaplanması ve infazda tereddüt yaratan hüküm fıkrası nedeniyle bozdu. Karar HUMK'un geçici olarak uygulanan hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Daire, intifa hakkı sahibinin hakkını engelleyen kişiden el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteyebileceğini belirtmiş; taşınmaz maliki davalının bozma sebepleri dışındaki temyiz itirazlarını reddetmiştir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.TMK m. 785'in intifaya kıyasen uygulanması ve ahde vefaYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/2232 · K. 2024/3311 ·

    Davacı lehine 49 yıllığına kurulan intifa hakkı davalının tek taraflı fesih işlemiyle tapudan terkin edilmiş, davacı bu nedenle uğradığı zararın tazminini istemişti; mahkeme davayı zamanaşımıyla reddetmişti. Daire genel açıklamalarında m. 785'in intifaya kıyasen uygulanabileceğini, ancak süre özgür iradeyle kararlaştırıldığından malikin m. 796'daki sebepler ortaya çıkmadan süreden önce terkin isteyemeyeceğini belirtti. Feshin m. 796 sebeplerine dayanıp dayanmadığı ve geçerliliği belirlenmeden terkin tarihinden zamanaşımı başlatılamayacağı gerekçesiyle kararı bozdu. Karar HUMK'un geçici olarak uygulanan hükümlerine göre verildi.

    Sonuç: Süresi kararlaştırılmış ivazlı intifada, malikin tek taraflı feshinin m. 796 sebeplerine dayanıp dayanmadığı ve geçerliliği belirlenmeden terkin tarihinden zamanaşımı işletilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.İntifa hakkının ölümle kendiliğinden sona ermesiYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2021/2711 · K. 2021/2433 ·

    İhalede bağımsız bölümü satın alan kişi, önceki malikin kurduğu intifa hakkının muvazaa nedeniyle terkinini istemişti. Daire, taşınmazlarda intifa hakkının resmî senet ve tescille kurulduğunu, terkin için yasal bir sebep gerektiğini sayarak açıkladı; intifa hakkının hak sahibinin ölümüyle başka bir işleme gerek olmadan kendiliğinden sona erdiğini ve mirasçılara geçmediğini belirtti. İntifa hakkı sahibi yargılama sürerken öldüğü için davanın konusuz kaldığını kabul ederek karar düzeltme istemini kabul etti, önceki bozma kararını kaldırdı ve ilk derece kararını bozdu. Karar HUMK dönemindeki karar düzeltme yoluyla verildi.

    Sonuç: İntifa hakkı sahibinin ölümüyle hak kendiliğinden sona erer ve mirasçılara geçmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Spor sahası irtifakında yararın devamıYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2021/3150 · K. 2021/3095 ·

    Taşınmaz maliki, 1969'da belediye lehine “spor tesislerinden başka bir inşaat yapılmamak üzere” kurulan süresiz irtifakın m. 785 ve m. 831'e dayanarak bedelsiz terkinini istemiş; ilk derece mahkemesi kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetmişti. Daire, irtifakın kapsamının tescil, sözleşme ve çekişmesiz kullanımla belirleneceğini, yararın kısmen ortadan kalkmasının terkin için yeterli olmadığını açıkladı. Taşınmazın imar planında açık spor alanında kaldığını ve kamunun spor alanı ihtiyacının sürdüğünü gözeterek davanın reddi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.

    Sonuç: Kuruluş amacı olan kamu ihtiyacı sürdükçe irtifakın yararı devam eder ve terkin istenemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.Hile iddiasıyla intifa hakkının terkini ve ispatYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/922 · K. 2024/5785 ·

    Bağımsız bölüm maliki, 35 yıl süreyle bedelsiz kurulan intifa hakkını kira sözleşmesi yaptığı inancıyla kurduğunu ileri sürerek hile nedeniyle terkin ve ecrimisil istemişti; ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kabul etmişti. Daire, TBK m. 36/1'i ve hilenin her türlü delille ispat edilebileceğini, bir yıllık hak düşürücü süreyi açıkladı. Davacının okur-yazar olduğu anlaşıldığından resmî şekilde yapılan işlemin kira sanılarak yapıldığının kabulünü hayatın olağan akışına aykırı bularak kararı bozdu. Karar oy çokluğuyla verildi.

    Sonuç: Okuma yazma bilen kişinin tapuda yaptığı intifa işlemini kira sandığı iddiası kolayca kabul edilmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.İntifa hakkının terkini davasında dava değeri ve harçYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/4214 · K. 2025/4751 ·

    Asıl davada intifa hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, birleştirilen davada intifa hakkının terkini ve tazminat istenmişti. Daire, tarafların diğer temyiz itirazlarını reddetti; birleştirilen davanın intifa hakkının terkinine ilişkin olduğunu, dava değerini bu hakkın değerinin belirlediğini ve harç ile vekâlet ücretinin resmî senette yazılı intifa bedeli nazara alınarak belirlenmesi gerektiğini belirtti. Yanlışlık yeniden yargılama gerektirmediği için kararı harç ve vekâlet ücreti yönünden düzelterek onadı.

    Sonuç: İntifa hakkının terkini davasında dava değerini hakkın değeri belirler; kararda harç ve vekâlet ücreti resmî senetteki intifa bedeline göre düzeltildi.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Kamulaştırma kaynaklı irtifakta bedel ödenmeden terkinYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/1066 · K. 2025/513 ·

    1961'de kamulaştırma yoluyla kurulan enerji iletim hattı irtifakının, hat 2012'de yer altına alındıktan sonra terkini istenmişti. Kurul, 12.10.2017'de açılan davada kamulaştırmanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçtiğini ve tarafların anlaşamadığını, bu nedenle m. 785'in uygulanamayacağını; terkin karşılığında idarenin belirlediği bedelin taşınmaz malikince ödendiğine dair belge de bulunmadığından TBK anlamında icap ve kabulden söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğine karar verdi. Karar oy çokluğuyla verildi.

    Sonuç: 11.09.2014'ten sonra açılan davada, kamulaştırmanın kesinleşmesinden beş yıl geçmiş ve idareyle anlaşma yoksa m. 785'e dayalı terkin istemi reddedilir; idarenin belirlediği terkin bedeli ödenmemişse icap ve kabulden de söz edilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.Kamulaştırmayla kurulan enerji hattı irtifakında TMK m. 785Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/215 · K. 2025/749 ·

    1968'de kamulaştırma yoluyla idare lehine kurulan enerji nakil hattı irtifakının, hat yer altına alınarak söküldükten sonra terkini istenmişti. Kurul, m. 785'in iki fıkrasının şartlarını açıkladıktan sonra, davanın 11.09.2014'ten sonra açıldığını, kamulaştırmanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçtiğini ve tarafların anlaşamadığını gözeterek m. 785'in uygulanma yerinin bulunmadığını ve davanın reddi gerektiğini kabul etti. Özel Daire 5. Hukuk Dairesi'dir; karar oy çokluğuyla verildi.

    Sonuç: Kamulaştırmayla kurulan irtifakta, 11.09.2014'ten sonra açılan davada kamulaştırmanın kesinleşmesinden beş yıl geçmiş ve anlaşma yoksa m. 785'e dayalı terkin davası reddedilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12.Üst hakkının kurulması ve kamuya terk edilmiş yolYargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2017/58 · K. 2020/7710 ·

    Davacı üst hakkı kurulmasını istemiş; mahkeme bir alanın yol vasfıyla tapuya tesciline ve üzerinde başka bir parselin maliki adına üst hakkı tesisine karar vermişti. Kapatılan 14. Hukuk Dairesi, üst hakkının bağımsız ve sürekli nitelikteyse tapuya taşınmaz olarak kaydedilebileceğini, en az otuz yıl için kurulanların sürekli sayıldığını ve kuruluşun resmî senet ile tescile bağlı olduğunu açıkladı. Kamunun yararlanmasına terk edilen yol üzerinde tescil ve üst hakkı kurulamayacağı gerekçesiyle kararı bozdu. Karar HUMK döneminde, karar düzeltme yolu açık olarak verildi.

    Sonuç: Üst hakkı resmî senetle kurulur; kamunun kullanımına terk edilmiş yol üzerinde üst hakkı tesis edilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13.Üst hakkının m. 831'e göre terkini: resmî senet esas alınırYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2023/3489 · K. 2024/4539 ·

    Güneş enerjisi tesisi için 30 yıllık üst hakkı kuran malik, adi kira sözleşmesindeki bedelin ödenmediğini ileri sürerek üst hakkının terkinini istemiş; ilk derece mahkemesi kabul etmişti. Daire, üst hakkının resmî şekle tabi sözleşme ve kurucu tescille kurulduğunu, m. 831'in emredici ve özel hüküm olduğunu, ihlalin üst hakkı ilişkisini çekilmez kılacak ağırlıkta olması gerektiğini açıkladı. Değerlendirmede adi kira sözleşmesinin değil resmî senedin içeriğinin esas alınacağını ve terkin koşullarının ispatlanamadığını belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: Üst hakkının süresinden önce sona erdirilmesi ağır ihlal şartına bağlıdır; ölçü, resmî senetteki yükümlülüklerdir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

İntifa hakkı nedir, kira sözleşmesinden farkı nedir?

İntifa hakkı, sahibine bir taşınmaz, taşınır, hak veya malvarlığı üzerinde aksine düzenleme yoksa tam yararlanma yetkisi veren bir ayni haktır ve taşınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Kira ise kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da kira bedelini ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, intifa hakkı sahibinin kullanmayı başkasına devretmesinin yalnız borçlandırıcı etki doğurduğunu, ayni hak doğurmadığını belirtmiştir. 7. Hukuk Dairesi oy çokluğuyla verdiği bir kararda, okuma yazma bilen bir kişinin tapuda resmî şekilde yaptığı intifa işlemini kira sözleşmesi sandığı iddiasını hayatın olağan akışına aykırı bulmuştur.

İntifa hakkı mirasçılara geçer mi?

Hayır. Gerçek kişinin intifa hakkı hak sahibinin ölümüyle sona erer. Yargıtay, bu durumda hakkın başka bir işleme gerek kalmadan kendiliğinden sona erdiğini ve mirasçılara geçmediğini kabul etmektedir. Tapudaki intifa kaydının silinmesini taşınmaz maliki isteyebilir. Oturma hakkı da mirasçılara geçmez.

İntifa hakkı nasıl kaldırılır?

Sürenin dolması, hak sahibinin vazgeçmesi veya ölümü, taşınmazda malike terkini isteme yetkisi verir. Yargıtay, süresi taraflarca serbestçe kararlaştırılmış bir intifa hakkının terkinini malikin kanundaki sona erme sebepleri ortaya çıkmadan süresinden önce isteyemeyeceğini belirtmiştir. Aynı kararda, intifanın devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hâle gelmişse malikin hâkimden sözleşmeye müdahale edilmesini, kendisi için çekilmez hâle gelmişse terkini isteyebileceği de kabul edilmiştir. İntifa sözleşmesinin aldatma gibi bir irade bozukluğuyla yapıldığı da ileri sürülebilir. Aldatma her türlü delille ispat edilebilir; aldatılan taraf aldatmayı öğrendiği andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmez veya verdiğini geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır.

Şirket veya vakıf gibi tüzel kişiler lehine intifa hakkı en fazla kaç yıl sürer?

Tüzel kişilerin intifa hakkı en çok yüz yıl devam edebilir. Süre kararlaştırılmışsa hak sürenin dolmasıyla, kararlaştırılmamışsa tüzel kişiliğin sona ermesiyle sona erer.

İntifa hakkı sahibi taşınmazı kiraya verebilir mi?

Sözleşmede aksine hüküm yoksa veya hakkın şahsen kullanılması gerekmiyorsa intifa hakkının kullanılması başkasına devredilebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kira sözleşmesini bu devrin bir türü saymış ve intifa hakkı sona erse de kira sözleşmesinin sona ermeyeceğini, malikin sözleşmenin tarafı hâline geleceğini oy çokluğuyla kabul etmiştir. Kurul'a göre malik, kiralananı devralan yeni malik konumundadır; mülga Borçlar Kanunu'na göre yeni malik, sözleşme daha önce feshe elverişli değilse kanunen fesih bildirimi yapılabilecek tarihe kadar kira sözleşmesine uymakla yükümlüydü.

İntifa hakkı olan taşınmazın vergisini ve bakım giderlerini kim öder?

Olağan bakım ve işletme giderleri, güvencesini oluşturduğu borçların faizleri, vergi ve resimleri intifa süresince intifa hakkı sahibine aittir; malik ödemişse intifa hakkı sahibi bunları malike tazmin eder. Olağan bakım için gerekli onarım ve yenilemeleri de intifa hakkı sahibi yapar. Diğer bütün yükümlülükler malike aittir. Ancak intifa hakkı sahibi bu yükümlülükler için gereken parayı malikin istemi üzerine karşılıksız sağlamazsa malik, malı bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi için kısmen veya tamamen paraya çevirebilir.

Artık işe yaramayan bir irtifak hakkı tapudan nasıl sildirilir?

Lehine kurulan taşınmaza hiçbir yarar sağlamayan irtifakın terkini kural olarak mahkemeden istenebilir; yüküne oranla çok az yarar sağlayan irtifak ise bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkin edilebilir. Yargıtay, yararın kısmen azalmasını yeterli saymaz; yarar ile yük arasında aşırı bir oransızlık arar ve yararı irtifakın kuruluş amacına göre değerlendirir. Kamulaştırmayla kurulan irtifaklarda Hukuk Genel Kurulu farklı bir sonuca varmıştır (aşağıdaki soru).

Kamulaştırmayla kurulan enerji hattı irtifakı, hat kaldırılınca mahkemeden terkin ettirilebilir mi?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 11.09.2014 tarihinden sonra açılan davalarda, dava tarihinde kamulaştırmanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçmişse ve taraflar anlaşamamışsa, Türk Medeni Kanunu m. 785'e dayalı terkin isteminin reddedilmesi gerektiğini oy çokluğuyla verdiği iki kararda kabul etmiştir. Kurul bu sonuca, Kamulaştırma Kanunu m. 22'ye eklenen ve kamulaştırmanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçmişse maddenin uygulanmayacağını öngören hükme dayanarak varmıştır.

Üst hakkı kaç yıl için kurulur, tapuya ayrı bir taşınmaz olarak yazılabilir mi?

Üst hakkı bağımsız bir hak olarak en çok yüz yıl için kurulabilir ve süresinin dörtte üçü dolduktan sonra aynı şekle uyularak en çok yüz yıl daha uzatılabilir. En az otuz yıl için kurulan üst hakkı sürekli niteliktedir; Yargıtay'a göre bağımsız sayılması için devrinin taraflarca kısıtlanmamış olması gerekir. Bağımsız ve sürekli nitelikteki üst hakkı, hak sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilir.

İntifa veya irtifak davası hangi mahkemede açılır, arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Kural olarak asliye hukuk mahkemesinde ve taşınmazın bulunduğu yerde açılır; taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin davalarda bu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Dava şartı arabuluculuk kural olarak yoktur. Uyuşmazlık kira ilişkisinden, paylaştırmadan veya ortaklığın giderilmesinden, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan ya da komşu hakkından doğuyorsa ya da konusu bir miktar para olan ticari bir alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit veya istirdat davasıysa dava açmadan önce arabulucuya başvurmak gerekir.

İntifa hakkının terkini davasında harç neye göre alınır?

Harç nispidir. 7. Hukuk Dairesi bir kararında, intifa hakkının terkini davasında dava değerini hakkın değerinin belirlediğini ve resmî senette intifa bedeli yazılı olan o olayda harç ile vekâlet ücretinin bu bedel esas alınarak hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. Taşınmazın aynına ilişkin davada ecrimisil veya tazminat da istenirse bu tutarlar da harca esas değere eklenir.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Gayrimenkul Hukuku sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Gayrimenkul Hukuku alanına dön

Rehberler

Bu alandaki diğer rehberler

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp