Kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma davaları
Yayın tarihi:
Kamulaştırmada bedel mahkemede tespit edilir; kamulaştırmasız el atmada ise malik bedeli dava yoluyla ister. Bu rehber, Kamulaştırma Kanunu'nun (2942) satın alma, bedel tespiti, dava hakkı ve acele kamulaştırma hükümlerini, bedelin arsa ve arazide nasıl hesaplandığını ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel Kurulunun el atma, bilirkişi raporu, faiz ve harç konusunda aradığı ölçütleri anlatır.
Kısaca
Kamulaştırma, idarenin kamu yararı için özel mülkiyetteki bir taşınmazı bedelini ödeyerek edinmesidir. İdare önce taşınmazı pazarlıkla satın almaya çalışır; anlaşma olmazsa taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinden bedelin tespitini ve taşınmazın kendi adına tescilini ister. Kamulaştırma işlemine karşı iptal davası idari yargıda, maddi hatalara karşı düzeltim davası adli yargıda otuz gün içinde açılır. İdare taşınmazı kamulaştırmadan kullanmaya başlarsa buna kamulaştırmasız el atma denir; malik bu durumda taşınmazın bedelini dava yoluyla isteyebilir.
Bu sayfada
- Kısaca
- Dava, süre ve usul
- Kamulaştırma ile kamulaştırmasız el atma arasındaki fark nedir?
- 2942 sayılı Kanun m. 8 ve m. 10'a göre kamulaştırma bedeli nasıl tespit edilir?
- Kamulaştırma bedeli m. 11'e göre nasıl belirlenir; arsa ile arazi ayrımı neden önemlidir?
- 2942 sayılı Kanun m. 27'ye göre acele kamulaştırma hangi koşullarda yapılır?
- Kamulaştırmasız el atma tazminatının şartları nelerdir: fiilî ve hukuki el atma
- Kamulaştırmasız el atma davasında ispat: el atma ve bedel nasıl kanıtlanır?
- Kamulaştırmasız el atmada süre, faiz ve harç nasıl uygulanır?
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Dava, süre ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Görevli mahkeme
Bedel tespiti ve tescil davası ile fiilî el atma davaları: asliye hukuk mahkemesi. Kamulaştırma işleminin iptali ise idari yargıda istenir. İmar planından doğan hukuki el atmada adli yargıyı görevli kılan Ek m. 1 cümlesi Anayasa Mahkemesinin 16/1/2025 tarihli, E. 2024/135, K. 2025/20 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; iptal 30/1/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten sonra açılan hukuki el atma davalarında görevli yargı yeri bu rehberde netleştirilmemiştir.
- Yetkili mahkeme
Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi. Taşınmazın idare adına tescilinin istendiği davalar gibi ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda HMK m. 12 bu yer mahkemesini kesin yetkili kılar.
Dayanak: 2942 sayılı Kanun m. 37; HMK m. 12
- Dava şartı
Zorunlu arabuluculuk yoktur. Kamulaştırmada idare önce satın alma usulünü uygular; anlaşma olmazsa m. 10 davası açılır. 9/10/1956-4/11/1983 arasındaki el atmalarda uzlaşma usulü dava şartıdır.
Dayanak: 2942 sayılı Kanun m. 8, geçici m. 6
- Süre ve zamanaşımı
İptal ve düzeltim davası: tebligat veya ilandan itibaren otuz gün. El atmada hak düşürücü süre öngören m. 38 iptal edilmiştir. Geçici m. 6 kapsamındaki bedel davası: uzlaşmazlık tutanağından itibaren üç ay. 8/10/1956'ya kadar fiilen kamu hizmetine tahsis edilen taşınmazlarda 12/1/1963'ten sonra ileri sürülen bedel talepleri kabul edilmez.
Dayanak: 2942 sayılı Kanun m. 14, m. 38, geçici m. 6, geçici m. 20
- Yargılama usulü
Basit yargılama usulü
Dayanak: 2942 sayılı Kanun m. 37
- Harç
Kanun kapsamındaki bedel ve tazminat kararlarında harç maktudur ve davalı idarece ödenir; geçici m. 6 ve geçici m. 20 davalarında da maktudur. Yargıtay 4/11/1983 sonrası fiilî el atma davalarında, konusu belli bir değerle ilgili davalar için öngörülen nispi karar ve ilam harcını uygular.
Dayanak: 2942 sayılı Kanun Ek m. 4, geçici m. 6, geçici m. 20; Harçlar Kanunu (1) sayılı tarife
- Kanun yolu
m. 10'un yürürlükteki metnine göre tescil hükmü kesindir; tarafların bedele ilişkin istinaf ve temyiz hakkı saklıdır. Bedele ilişkin kanun yolunda istinafta HMK m. 341/2, temyizde m. 362/1-a parasal sınırları uygulanır; Bölge Adliye Mahkemesinin istinafı kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararlarda m. 362/3 ayrıca uygulanır. Sınırlarda davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır (HMK Ek m. 1).
Dayanak: 2942 sayılı Kanun m. 10; HMK m. 341, m. 362, Ek m. 1
Kamulaştırma ile kamulaştırmasız el atma arasındaki fark nedir?
Kamulaştırma, idarenin kamu yararı için özel mülkiyetteki bir taşınmazı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942) öngördüğü işlemleri yaparak ve bedelini ödeyerek edinmesidir. Kamulaştırmasız el atma ise kamulaştırma yetkisi bulunan bir idarenin bu işlemleri yapmadan bir kişinin taşınmazına kalıcı olarak el koyması, üzerine yapı veya tesis kurması ya da onu bir hizmete özgülemesi suretiyle malikin taşınmazı dilediği gibi kullanmasını engellemesidir. (Yargıtay HGK, E. 2024/440)1
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu iki kurumun konu, amaç ve yetki yönünden benzediğini vurgular: ikisinde de kamu yararının bulunması zorunludur ve ikisinin de konusu yalnız özel mülkiyetteki taşınmazlardır. (Yargıtay HGK, E. 2023/1137)2 Kamulaştırmasız el atma hâlinde malike, dava yoluyla mülkiyetin bedele çevrilmesi ya da el koyma eylemine son verilmesi yolu açıktır.2
Bu iki yolda dava açan taraf da farklıdır. Kamulaştırmada satın alma usulüyle anlaşma sağlanamazsa idare, m. 10 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine başvurarak bedelin tespitini ve taşınmazın kendi adına tescilini ister. Kamulaştırmasız el atmada ise malik, taşınmazına el atan idareye karşı tazminat davası açar.1
Davalı idarenin hangisi olduğu dava tarihine göre belirlenir. Hukuk Genel Kurulu, el atılan yolun güzergâhı dava açılmadan önce başka bir idarenin sorumluluğuna geçtiği ve idareler arasındaki protokol kendi kapsam hükmü gereği bu durumu kapsamadığı için, dava tarihi itibarıyla sorumlu olan idareye göre karar verilmesi gerektiğini söyledi.2
2942 sayılı Kanun m. 8 ve m. 10'a göre kamulaştırma bedeli nasıl tespit edilir?
m. 8'e göre idareler tapuda kayıtlı taşınmazlarda satın alma usulünü öncelikle uygular. İdare kendi bünyesinden en az üç kişilik bir kıymet takdir komisyonuyla tahmini bedeli belirler, ayrıca bir uzlaşma komisyonu görevlendirir ve tahmini bedeli belirtmeden pazarlıkla satın alma teklifini resmi taahhütlü yazıyla malike bildirir.
Malik bu yazının tebliğinden itibaren on beş gün içinde başvurursa pazarlık görüşmesi yapılır. Anlaşmaya varılırsa düzenlenen tutanak malikin ferağ beyanı sayılır; idare tutanaktan itibaren en geç kırk beş gün içinde bedeli hazır eder ve taşınmaz idare adına tescil edilir. Bu yolla satın alınan taşınmaz için kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davası açılamaz.
Anlaşma olmazsa m. 10 işler. Mahkeme idarenin başvurusundan itibaren en geç otuz gün sonrası için duruşma günü belirler ve malike gönderilen davetiyede savunma ve delillerin tebliğden itibaren on gün içinde bildirilmesi gerektiğini yazar. Duruşmada hâkim tarafları bedel konusunda anlaşmaya davet eder; anlaşma olmazsa on gün içinde keşif yapılır ve bilirkişiler raporlarını onbeş gün içinde verir.
Taraflar yine anlaşamazsa gerektiğinde yeni bir bilirkişi kurulu atanır ve hâkim adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. İdareye bedeli bankaya yatırması için onbeş gün süre verilir; makbuz ibraz edilince taşınmazın idare adına tesciline ve bedelin hak sahibine ödenmesine karar verilir. Hak sahibi tespit edilemiyorsa bedel üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılır.
m. 14'e göre malik, mahkemenin tebligatından ya da gazete ilanından itibaren otuz gün içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal, maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açabilir. İdare de kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği günden itibaren otuz gün içinde düzeltim davası açabilir. Paylı veya elbirliği mülkiyetinde paydaşlar tek başına dava açabilir.
Kanunun m. 10’daki, idari yargıda açılan iptal davasının bekletici mesele yapılmasına ilişkin ibare ile m. 14’teki, açılan davaların sonuçlarının dava açmayanları etkilemeyeceğine ilişkin ibare Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli, E. 2024/101, K. 2024/232 sayılı kararıyla iptal edildi. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlandığı 27.03.2025'ten önce açılmış bir davada, dava tarihindeki hukuki duruma göre işin esasına girilmesi ve mülkiyeti ihtilaflı taşınmazın bedelinin ileride belirlenecek hak sahibine ödenmek üzere nemalandırılması gerektiğini belirterek davayı reddeden kararı bozdu. (Yargıtay 5. HD, E. 2024/8201)3
Kamulaştırma bedeli m. 11'e göre nasıl belirlenir; arsa ile arazi ayrımı neden önemlidir?
m. 11, bilirkişi kurulunun taşınmazın başında şu unsurları ayrı ayrı cevaplamasını ister: 1) cins ve nevi, 2) yüzölçümü, 3) kıymetini etkileyen bütün nitelik ve unsurlar, 4) varsa vergi beyanı, 5) resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirleri, 6) arazilerde olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir, 7) arsalarda özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, 8) yapılarda resmi birim fiyatlar ve yıpranma payı, 9) etkisi açıklanmak kaydıyla diğer objektif ölçüler. Rapor Sermaye Piyasası Kurulunun kabul ettiği değerleme standartlarına uygun ve gerekçeli olmalıdır.
Kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün yaratacağı değer artışı ile ileride düşünülen kullanım şeklinin getireceği kâr bedele katılmaz. İrtifak hakkı kurulmasında bedel, taşınmazda meydana gelecek kıymet düşüklüğüdür.
Taşınmazın arsa mı arazi mi sayıldığı hesap yöntemini değiştirir. Arsa niteliğindeki taşınmaza m. 11/1-g uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslama yapılarak değer biçilir; Daire bu yöntemi ve üzerindeki ağaçlara maktuen değer biçilmesini yerinde buldu. (Yargıtay 5. HD, E. 2025/9329)4 Tarım arazisine ise m. 11/1-f uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilir; Daire bu dosyada uygulanan kapitalizasyon faiz oranını ve objektif değer artış oranını raporda belirtilen özelliklere uygun buldu. (Yargıtay 5. HD, E. 2025/3848)5
Hukuk Genel Kurulu arazide net gelirin, taşınmazın mevkii ve şartlarına göre ekilecek ürünler, münavebeye alınan ürünler ve bunlar için yapılacak harcamalar göz önünde tutularak bilimsel yolla hesaplanması, her unsurun gerekçesinin ve değere katkı oranının ayrı ayrı gösterilmesi ve bu unsurların dayanağı olan belgelerin getirtilmesi gerektiğini belirtir.1
Aynı kararda Kurul, ana ilkenin taşınmazın ve üzerindeki muhdesatın gerçek değerinin tespiti olduğunu söyledi. Taşınmazı dava sürerken satın alan davacının payından %20 hakkaniyet indirimi yapan Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını, gerçek karşılığın ödenmesi ilkesine aykırı bularak bozdu.1
Kamulaştırmasız el atma davasında değer biçme esaslarını düzenleyen ayrı bir kanun hükmü yoktur; Yargıtay bu davalarda da kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını uygular. Ödenecek bedel, taşınmazın el koyma tarihindeki özelliklerine göre dava tarihindeki değeridir.1 Daire, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulduğu ilk davadan sonra açılan ek davada taşınmaza ilk dava tarihi esas alınarak değer biçildiğini gözeterek faizi de ilk dava tarihinden başlattı. (Yargıtay 5. HD, E. 2025/17804)6
2942 sayılı Kanun m. 27'ye göre acele kamulaştırma hangi koşullarda yapılır?
m. 27, üç hâlde acele kamulaştırmaya izin verir: 1) 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacı, 2) aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınan hâller, 3) özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlar. Bu hâllerde kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, idarenin istemiyle mahkeme yedi gün içinde bilirkişilere taşınmazın değerini tespit ettirir; idare bu değeri mal sahibi adına bankaya yatırınca taşınmaza el konulabilir.
2018'de eklenen fıkraya göre el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir, taşınmazın başkasına devredilemeyeceği tapu kütüğüne şerh edilir ve taşınmaz m. 20 uyarınca boşaltılır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, muhdesata ilişkin acele el koyma kararının tapuya şerh edildiği bir dosyada, fiilî el atma olmasa bile malikin tasarruf yetkisinin kısıtlandığını ve taşınmazın m. 20 uyarınca boşaltılabileceğini belirterek kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmesini yerinde buldu. (Yargıtay 5. HD, E. 2023/10949)7
Başka bir dosyada ise taşınmazın bir bölümüne acele el koyma kararı verilmiş, ancak bilirkişi raporlarına göre fiilî bir el atma olmadığı ve taşınmazın tarla olarak kullanıldığı, bunun davacı tarafın da kabulünde olduğu anlaşılmıştı; Daire bu durumda davanın reddi gerektiğini belirterek kabul kararını bozdu. (Yargıtay 5. HD, E. 2023/2773)8 Bu kararda tapu şerhine değinilmemiştir.
Kamulaştırmasız el atma tazminatının şartları nelerdir: fiilî ve hukuki el atma
Hukuk Genel Kurulunun tarifine göre kamulaştırmasız el atma olgusu şu hâlde gerçekleşir: 1) kamulaştırma yapmaya yetkili bir idare, 2) Anayasa ve kanunlara uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın, 3) bir kimsenin maliki olduğu taşınmaza sahiplenme kastı ile ve kalıcı olarak el koyar, 4) taşınmaz üzerine tesis veya bina yapar ya da taşınmazı bir hizmete tahsis eder, 5) böylece malikin taşınmazı dilediği gibi kullanma hakkını engeller.2
Fiilî el atma, idarenin taşınmazı yol, park, okul gibi bir amaçla fiilen kullanmasıdır. Daire, imar planında yol ve park alanı olarak ayrılan taşınmaza yol yapılmak suretiyle fiilen el atılmaya başlandığında, proje bütünlüğü gereği taşınmazın tamamındaki davacı payının bedeline hükmedilmesini yerinde buldu. (Yargıtay 5. HD, E. 2025/5755)9
Hukuki el atma ise taşınmaza fiilen dokunulmadan, uygulama imar planıyla kamu hizmetine ayrılması nedeniyle malikin tasarrufunun kısıtlanmasıdır. Ek m. 1'e göre umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılan taşınmazlar hakkında, planın yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır; taşınmaz kamulaştırılır ya da kısıtlılığı kaldıran plan değişikliği yapılır.
Daire, keşif tarihinde fiilî el atma bulunmayan ancak uygulama imar planında eğitim alanı olarak ayrılan bir taşınmazda, makul süre içinde plana uygun hiçbir işlem yapılmadığı için bedelin ilgili Bakanlıktan tahsilini yerinde buldu. (Yargıtay 5. HD, E. 2024/13710)10 Spor alanında kalan bir taşınmazda ise plan değişikliği idare mahkemesince iptal edilmişti; Daire, taşınmazın ilk plana alındığı tarihten bu yana kamu hizmetine ayrıldığını ve malikin tasarrufunun yıllarca hukuken kısıtlandığını belirterek kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğini kabul etti ve davayı reddeden kararı bozdu. (Yargıtay 5. HD, E. 2025/8354)11
Hukuki el atmada yargı yolu değişken bir konudur. Daire 2024 tarihli bir kararında, özel spor alanında kalan taşınmaz için Ek m. 1'e 7421 sayılı Kanunla eklenen cümle gereği adli yargının görevli olduğunu belirtti. (Yargıtay 5. HD, E. 2024/1476)12 O cümle daha sonra Anayasa Mahkemesinin 16/1/2025 tarihli, E. 2024/135, K. 2025/20 sayılı kararıyla iptal edildi. Bu iptalin görev üzerindeki etkisi, incelenen Yargıtay kararlarında tartışılmamıştır.
El atmanın tarihi de önemlidir. Geçici m. 6, 9/10/1956 ile 4/11/1983 arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan taşınmazlar için ayrı bir usul öngörür: önce uzlaşma yoluna gidilmesi dava şartıdır, uzlaşma sağlanamazsa uzlaşmazlık tutanağından itibaren üç ay içinde bedel tespiti davası açılabilir. Daire, 4/11/1983'ten sonraki el atmalar için 2942 sayılı Kanunda başkaca bir düzenleme bulunmadığını, bu davaların kaynağının 1956 tarihli Yargıtay içtihadı birleştirme kararları olduğunu belirtir.9
Daha eski el atmalar için 7588 sayılı Kanunla 2026'da eklenen geçici m. 20 ayrı bir kural koyar: 6830 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8/10/1956 tarihine kadar kamulaştırma işlemine dayanmaksızın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazlar, tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır. Taşınmazda kamu hizmetinin nitelik ve amacına uygun tesis veya yapının inşa edilmiş olması fiilî tahsis kabul edilir. Hak sahipleri, maddede sayılan koşullarla yalnız taşınmazın fiilî tahsis tarihindeki rayiç bedelini isteyebilir. 12/1/1963 tarihinden sonra bu taşınmazlara bağlı olarak ileri sürülen, bedel dâhil talepler kabul edilmez; bu hüküm kanun yolundakiler dâhil görülmekte olan davalara da uygulanır. Bu madde kapsamındaki davalarda harç ve vekâlet ücretleri maktudur.
Kamulaştırmasız el atma davasında ispat: el atma ve bedel nasıl kanıtlanır?
Bu davalarda Yargıtay'ın ilk baktığı şey el atmanın somut olarak gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Bozma sonrasında alınan bilirkişi raporlarıyla fiilî el atma olmadığı ve taşınmazın tarla olarak kullanıldığı anlaşılan dosyada Daire, davanın reddedilmesi gerektiğini söyledi.8 Fiilî el atma yoksa hukuki el atma için de imar planının kamu hizmetine ayırdığı alanın ve kısıtlamanın süresinin gösterilmesi gerekir.10
El atmanın yeri ve genişliği keşif ve fen bilirkişisi raporuyla belirlenir. Daire, taşınmazın el atılan bölümlerinin koordinatlı bilgilerini içeren ölçekli krokinin hükme esas alınmamasını kamu düzenine ilişkin bir eksiklik saydı. (Yargıtay 5. HD, E. 2025/14946)13 Hukuki el atmada ise fen bilirkişisinin keşif tarihinde fiilî el atma bulunmadığını saptaması, imar planındaki ayrılış amacıyla birlikte değerlendirilir.10
Bedelin ispatında m. 10 ve m. 11 birlikte işler. Keşif, m. 15'te sayılan bilirkişilerle ve tüm ilgililerin huzurunda yapılır; köy veya mahalle muhtarının beyanı da alınır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilir, itirazlar duruşmada dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanı alınır. Geçici m. 6 davalarında da m. 15'teki bilirkişilik hükümleri uygulanır.
Raporun denetlenebilirliği m. 11'in, her unsurun ayrı ayrı cevaplanmasını isteyen hükmüne dayanır. Hukuk Genel Kurulu, arazide değerin her unsurunun gerekçesinin ve değere katkı oranının ayrı ayrı gösterilmesini ve dayanak belgelerin getirtilmesini zorunlu sayar.1 Arsada ise emsalin taşınmaza göre üstün ve eksik yönlerinin belirlenip kıyaslanması beklenir.4
Tapu kaydındaki şerhler de delildir. Acele el koyma kararının tapu kütüğüne şerh edilmiş olması, fiilî el atma bulunmasa da tasarruf yetkisinin kısıtlandığını gösterir.7
Kamulaştırmasız el atmada süre, faiz ve harç nasıl uygulanır?
Kamulaştırma Kanunu'nun “Hak düşürücü süre” başlıklı m. 38'i, Anayasa Mahkemesinin 10/4/2003 tarihli, E. 2002/112, K. 2003/33 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Rehberde ele alınan davalar bakımından Kanunda süre öngören hükümler m. 14'teki otuz günlük iptal ve düzeltim davası süresi ile geçici m. 6'daki üç aylık dava süresidir; geçici m. 20 ise 8/10/1956'ya kadar fiilen kamu hizmetine tahsis edilen taşınmazlarda 12/1/1963'ten sonra ileri sürülen talepleri kabul etmez. 4/11/1983'ten sonraki fiilî el atmalara uygulanacak bir zamanaşımı süresi incelenen kararlarda ele alınmamıştır.
Kamulaştırma bedeline işleyecek faiz konusunda m. 10'a 2013'te eklenen dokuzuncu fıkra, Anayasa Mahkemesinin 5/4/2023 tarihli, E. 2022/83, K. 2023/69 sayılı kararıyla iptal edildi. Daire, 01.08.2023'ten önce açılan bedel tespiti davalarında, iptal kararlarının geriye yürümemesi ve her davanın açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanması ilkesi gereğince bedele dava tarihinden dört ay sonrasından başlayarak yasal faiz işletilmesi gerektiğini söyledi. (Yargıtay 5. HD, E. 2025/5163)14 Bu tarihten sonra açılan bedel tespiti davalarında faizin nasıl işleyeceği, incelenen kararlarda ele alınmamıştır.
Kamulaştırmasız el atma tazminatında Daire, imar planında lise alanına ayrılan ve fiilen el atılmayan bir taşınmaz için, davacının talebi ve davanın açıldığı tarih gözetilerek bedele dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesini isabetli buldu. (Yargıtay 5. HD, E. 2025/17963)15 Fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulduğu ilk davadan sonra açılan ek davada ise Daire, faizin kesinleşen önceki davanın açıldığı tarihteki fiilî ve hukuki duruma göre belirlenmesi gerektiğini belirterek, ilk dava tarihinden itibaren yasal faiz yerine kamu alacakları için uygulanan en yüksek faize hükmeden kararı düzeltti.6
Harçta Ek m. 4 belirleyicidir: Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir. Geçici m. 6 davalarında da harçlar ve vekâlet ücretleri maktudur. Daire ise 4/11/1983'ten sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda harç ve vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğini, bu davalarda Ek m. 4'ün uygulanma imkânı bulunmadığını belirtir.9 Fiilî el atma bulunmayan, imar planı nedeniyle hukuki el atmaya dayanan davada ise Ek m. 4'ün uygulanmasını doğru buldu.12 Fiilen el atılmayan, tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazda Ek m. 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca nispi değil maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini de belirtti.15
Bedel tespiti davasında idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesini Daire, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarını gözeterek doğru buldu.5 Kanun yolu bakımından m. 10'un yürürlükteki metni, tescil hükmünün kesin olduğunu, tarafların bedele ilişkin istinaf ve temyiz haklarının saklı olduğunu öngörür.
İlgili mevzuat
Madde 11 – (Değişik: 24/4/2001 - 4650/6 md.)
15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;
a) Cins ve nevini,
b) Yüzölçümünü.
c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,
d) Varsa vergi beyanını,
e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,
f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın (…) mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini.
g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,
h) Yapılarda, (…) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,
ı) (Değişik: 19/4/2018-7139/27 md.) (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 10/4/2019 tarihli ve E.:2018/156; K.:2019/22 Sayılı kararı ile) (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 10/4/2019 tarihli ve E.:2018/156; K.:2019/22 Sayılı kararı ile) her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,
Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler.
Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz.
Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir.
Kaynak: Kamulaştırma Kanunu (2942)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 14 – (Değişik: 24/4/2001 - 4650/7 md.)
Kamulaştırmaya konu taşınmaz malın maliki tarafından 10 uncu madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzere mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açılabilir.
İdari yargıda açılan davalar öncelikle görülür.
İştirak halinde veya müşterek mülkiyette, paydaşların tek başına dava hakları vardır.
İdare, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği günden itibaren otuz gün içinde maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açabilir.
İdare tarafından, bu Kanun hükümlerine göre tespit olunan malike ve zilyede karşı açılan davaların görülmesi sırasında, taşınmaz malın gerçek malikinin başka bir şahıs olduğu anlaşıldığı takdirde, davaya bu gerçek malik, tapu malikinin daha önce öldüğü sabit olursa mirasçıları da dahil edilmek suretiyle devam olunur.
(İptal altıncı fıkra: Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 Tarihli ve E: 2024/101, K: 2024/232 Sayılı Kararı ile.)
Kaynak: Kamulaştırma Kanunu (2942)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 27 – 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın (Değişik ibare: 24/4/2001 - 4650/15 md.) 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına (Değişik ibare: 24/4/2001 - 4650/15 md.) 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.
(Ek fıkra: 19/4/2018-7139/29 md.) Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır.
Bu Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir.
Kaynak: Kamulaştırma Kanunu (2942)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 37 – Bu Kanundan doğan tüm anlaşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesi gerekenleri, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulü ile görülür.
Kaynak: Kamulaştırma Kanunu (2942)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Ek Madde 1- (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile) (Ek cümle:16/11/2022-7421/3 md.) (İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesinin 16/1/2025 tarihli ve E.: 2024/135; K.: 2025/20 sayılı Kararı ile.)
(İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile)
(İptal üçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile)
(İptal dördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile)
Kaynak: Kamulaştırma Kanunu (2942)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1.Kamulaştırmasız el atmada gerçek karşılık ödenir; hakkaniyet indirimi yapılamazYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/440 · K. 2025/763 ·
Göl ile sedde arasında kalarak su altında kalan tarım arazileri için açılan kamulaştırmasız el atma davasında Bölge Adliye Mahkemesi, davacının taşınmazları dava sürerken satın aldığını gerekçe göstererek hesaplanan bedelden %20 hakkaniyet indirimi yapmış ve bozmaya karşı direnmişti. Kurul, kamulaştırmasız el atma davalarında da kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarının uygulandığını, ana ilkenin taşınmazın gerçek değerinin tespiti olduğunu ve Anayasa m. 46'daki gerçek karşılık ilkesinin bu davalarda da geçerli olduğunu belirterek direnme kararını bozdu.
Sonuç: Bilirkişinin hesapladığı gerçek değerden hakkaniyet gerekçesiyle indirim yapılamaz.
2.Kamulaştırmasız el atmanın tanımı; davalı idare dava tarihine göre belirlenirYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/1137 · K. 2025/527 ·
Taşınmazın bir bölümüne yol yapılarak el atılmış, yol güzergâhının sorumluluğu idareler arasında protokollerle birkaç kez el değiştirmişti. Kurul, kamulaştırmasız el atmanın yetkili idarenin kamulaştırma yapmaksızın taşınmaza sahiplenme kastıyla ve kalıcı olarak el koyması olduğunu açıkladı; her davanın açıldığı tarihteki hâl ve şartlara göre inceleneceğini, yol güzergâhı dava tarihinden önce büyükşehir belediyesinin sorumluluğuna geçtiği için sorumluluğun ona ait olacağını belirterek direnme kararını bozdu.
Sonuç: El atma davasında husumet, dava tarihinde yol veya tesisten sorumlu olan idareye yöneltilir.
3.Bekletici mesele hükmünün iptali ve mülkiyeti ihtilaflı taşınmazın bedeliYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/8201 · K. 2025/8765 ·
İlk derece mahkemesi, kamulaştırma kararının idare mahkemesince iptal edildiği gerekçesiyle bedel tespiti ve tescil davasını reddetmişti. Daire, iptal davasını açanların bu davanın davalıları olan tapu malikleriyle farklı kişiler olduğunu, m. 10 ve m. 14'teki ilgili ibarelerin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, davanın 27.03.2025'ten önce açıldığını belirterek esasa girilmesi, mülkiyeti ihtilaflı taşınmazın bedelinin üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılması ve idare adına tescil kararı verilmesi gerektiğine hükmetti.
Sonuç: Başkalarının açtığı iptal davası, bedel tespiti ve tescil davasının reddi için tek başına yeterli değildir.
4.Arsada emsal kıyaslaması; ağaçlara maktuen değerYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2025/9329 · K. 2026/405 ·
İdare, yol olarak terkin edilecek taşınmaz için bedel tespiti davası açmıştı; taraflar emsalin ve birim değerin hatalı olduğunu ileri sürdü. Daire, arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine m. 11/1-g uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslama yapılarak, üzerindeki ağaçlara ise maktuen değer biçilmesini ve adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin ödenmesini yerinde buldu.
Sonuç: Arsa değeri emsalle kıyaslanarak bulunur; ağaç gibi muhdesata ayrıca değer biçilir.
5.Tarım arazisinde net gelir yöntemi; idare lehine vekâlet ücreti yokYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2025/3848 · K. 2025/14425 ·
İdare, yol olarak terkin edilecek tarım arazisi için bedel tespiti davası açmış ve net gelirle kapitalizasyon oranının hatalı hesaplandığını ileri sürmüştü. Daire, taşınmaza m. 11/1-f uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesini, uygulanan kapitalizasyon faiz oranını ve objektif değer artış oranını uygun buldu; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarını gözeterek idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesini de doğru saydı.
Sonuç: Arazide değer net gelirden bulunur; bedel davasında idare lehine vekâlet ücreti çıkmaz.
6.Ek davada faiz, ilk dava tarihindeki hukuki duruma göre belirlenirYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2025/17804 · K. 2026/4569 ·
İmar planında okul alanına ayrılan taşınmaz için daha önce açılan davada fazlaya ilişkin hak saklı tutulmuş, saklı kısım ek davayla istenmişti. Daire, taşınmaza ilk dava tarihi esas alınarak değer biçildiğini ve ek davada saklı tutulan bölümün talep edildiğini gözeterek, kesinleşen önceki davanın açıldığı tarihteki fiilî ve hukuki duruma göre ilk dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken kamu alacakları için uygulanan en yüksek faize hükmedilmesini hatalı buldu ve hükmü düzelterek onadı.
Sonuç: Saklı tutulan kısım için açılan ek davada faiz, ilk dava tarihindeki hukuki duruma göre işler.
7.Acele el koyma şerhi tasarrufu kısıtlarYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2023/10949 · K. 2024/3084 ·
Taşınmaz üzerindeki muhdesata ilişkin acele el koyma kararı verilmiş ve tapuya şerh düşülmüştü. Daire, m. 27/2 uyarınca devir yasağı veya acele el koyma kararı tapu kütüğüne şerh edildiğinde, fiilî el atma olmasa bile tapu malikinin veya muhdesat sahibinin tasarruf yetkisinin kısıtlandığını ve idarenin taşınmazı m. 20 uyarınca boşaltabileceğini belirterek kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmesini onadı.
Sonuç: Tapuya işlenen acele el koyma şerhi, fiilî el atma olmasa da tazminat için yeterli görülebilir.
8.El koyma kararı olsa da fiilî el atma yoksa dava reddedilirYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2023/2773 · K. 2023/10492 ·
Taşınmazın bir bölümü için acele el koyma kararı verilmişti; malik, idarenin makul süre içinde bedel tespiti davası açmadığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atma tazminatı istedi. Daire, bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarına göre taşınmaza fiilî bir el atma olmadığını ve taşınmazın tarla olarak kullanıldığını, bunun davacı vekilinin beyanıyla da kabul edildiğini belirterek davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesini bozdu.
Sonuç: Acele el koyma kararı verilmiş olsa da fiilî el atmanın bulunmadığı davacı tarafça da kabul edilmişse dava reddedilir.
9.1983 sonrası fiilî el atmada nispi harç ve proje bütünlüğüYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2025/5755 · K. 2026/797 ·
İmar planında yol ve park alanı olarak ayrılan taşınmaza yol yapılarak fiilen el atılmaya başlanmıştı. Daire, proje bütünlüğü gereği taşınmazın tamamındaki davacı payının bedeline hükmedilmesini yerinde buldu. 2942 sayılı Kanunda 4/11/1983'ten sonraki fiilî el atmalara ilişkin başkaca düzenleme bulunmadığını, bu davaların kaynağının 1956 tarihli içtihadı birleştirme kararları olduğunu ve harç ile vekâlet ücretinin nispi uygulanması gerektiğini belirterek nispi harca hükmedilmesini onadı.
Sonuç: Fiilen başlayan el atmada bedel taşınmazın tamamı için istenebilir; harç nispidir.
10.Fiilî el atma olmadan eğitim alanında kalan taşınmazın bedeliYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/13710 · K. 2025/11843 ·
Fen bilirkişi raporuna göre keşif tarihinde taşınmaza fiilen el atılmamıştı, ancak taşınmaz yürürlükteki uygulama imar planında eğitim alanı olarak ayrılmıştı. Daire, emsal kıyaslamasıyla değer biçilmesini ve makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediği için bedelin ilgili Bakanlıktan tahsiline karar verilmesini isabetli buldu.
Sonuç: Plan kısıtlaması makul sürede kamulaştırmayla sonuçlanmazsa fiilî el atma olmadan da bedel istenebilir.
11.İmar planında uzun yıllar kamuya ayrılan taşınmazda hukuki el atmaYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2025/8354 · K. 2026/5032 ·
Uygulama imar planında spor alanında kalan taşınmaz için yapılan plan değişikliği idare mahkemesince iptal edilmiş, yeni plan yapılmamıştı; Bölge Adliye Mahkemesi kesinleşmiş plan olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire, taşınmazın ilk plana alındığında da kamu hizmetine tahsisli alanda kaldığını, uzun yıllar kamuya özgülendiğini ve malikin tasarrufunun yıllarca hukuken kısıtlandığını belirterek kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulüyle esasa girilmesi gerektiğine karar verdi.
Sonuç: Plan değişikliğinin iptali, taşınmazın ilk plandan bu yana süren hukuki kısıtlanmasını ortadan kaldırmaz.
12.Hukuki el atma davasında Ek m. 4 uyarınca maktu harçYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/1476 · K. 2024/6907 ·
Taşınmaz uygulama imar planında önce spor alanı, sonra özel spor alanı olarak ayrılmıştı. Daire, Ek m. 1 ve 7421 sayılı Kanunla eklenen cümle gereği adli yargının görevli olduğunu belirtti. 4/11/1983'ten sonra fiilen el atılan taşınmazlarda harcın nispi olması gerektiğini, bu davalarda Ek m. 4'ün uygulanamayacağını; ancak fiilî el atma bulunmayan ve hukuki el atma nedeniyle bedele hükmedilen bu dosyada Ek m. 4'ün uygulanmasının doğru olduğunu söyledi.
Sonuç: Harç el atmanın türüne bağlıdır: hukuki el atmada maktu, 1983 sonrası fiilî el atmada nispi.
13.El atılan bölüm koordinatlı ölçekli krokiyle gösterilmelidirYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2025/14946 · K. 2026/5157 ·
Bölge Adliye Mahkemesi, okul alanında kalan taşınmazın bir bölümüne fiilen el atıldığını, kalan bölümü için makul sürede kamulaştırma yapılmadığını kabul etmişti. Daire, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslamasıyla değer biçilmesini isabetli buldu; kamu düzenine ilişkin inceleme sonucunda taşınmazın el atılan bölümlerinin koordinatlı bilgilerini içeren ölçekli krokinin hükme esas alınmamasının bozmayı gerektirdiğini, ancak bu yanılgının yeniden yargılama gerektirmediğini belirterek hükmü düzelterek onadı.
Sonuç: El atılan alan, koordinatlı ölçekli krokiyle hükümde gösterilmelidir.
14.01.08.2023'ten önce açılan bedel davasında faiz dava tarihinden dört ay sonra başlarYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2025/5163 · K. 2025/14016 ·
Arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemiyle değer biçilmiş, ancak hükümde faizin başlangıç tarihi belirtilmemişti. Daire, davanın 01.08.2023'ten önce açıldığını, iptal kararlarının geriye yürümediğini ve her davanın açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanacağını belirterek bedele dava tarihinde yürürlükte olan m. 10'un dokuzuncu fıkrası uyarınca dava tarihinden dört ay sonrasından karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğine hükmetti.
Sonuç: Eski tarihli bedel davalarında faiz, dava tarihinden dört ay sonra başlar ve yasal faizdir.
15.Hukuki el atmada bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2025/17963 · K. 2026/3776 ·
Taşınmaz uygulama imar planında lise alanı olarak ayrılmış, fiilen el atılmamıştı. Bölge Adliye Mahkemesi, idarenin uzun yıllar plana uygun işlem yapmadığını belirterek kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğini kabul etmiş ve bedele dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine hükmetmişti. Daire, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslamasıyla değer biçilmesini ve bedelin davacının talebi ile dava tarihi gözetilerek bu faizle tahsilini isabetli buldu; fiilî el atma bulunmadığı için Ek m. 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca nispi değil maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek hükmü düzelterek onadı.
Sonuç: Hukuki el atma tazminatına, davacının talebi üzerine dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilebilir.
Sık sorulan sorular
Kamulaştırma bedelini hangi mahkeme belirler?
Satın alma yoluyla anlaşma sağlanamazsa idare, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine başvurur ve bedelin tespitini ile taşınmazın kendi adına tescilini ister. Dava basit yargılama usulüyle görülür.
Kamulaştırma kararına karşı ne kadar sürede dava açılır?
Malik, mahkemenin tebligatından veya gazete ilanından itibaren otuz gün içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası, maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açabilir.
İdarenin satın alma teklifine ne kadar sürede cevap verilir?
Malik, idarenin yazısının tebliğinden itibaren on beş gün içinde pazarlıkla satmak veya trampa isteğiyle başvurabilir. Anlaşma olursa tutanak düzenlenir ve bu yolla satılan taşınmaz için sonradan bedele itiraz davası açılamaz.
Kamulaştırmasız el atma ne demektir?
Kamulaştırma yetkisi olan bir idarenin, kamulaştırma işlemi yapmadan bir taşınmaza kalıcı olarak el koyması, üzerine yapı veya tesis kurması ya da onu bir hizmete ayırarak malikin kullanmasını engellemesidir. Malik bu durumda taşınmazın bedelini dava yoluyla isteyebilir.
Taşınmaza fiilen dokunulmadıysa da bedel istenebilir mi?
Yargıtay, imar planında okul veya spor alanı gibi kamu hizmetine ayrılan ve makul sürede kamulaştırılmayan taşınmazlarda, fiilî el atma olmasa da malikin tasarrufunun hukuken kısıtlandığını kabul ederek bedele hükmedilebileceğini kabul etmektedir. Buna hukuki el atma denir. Bu davalarda adli yargıyı görevli kılan Ek m. 1 cümlesi Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş, iptal 30/1/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir; bu tarihten sonra açılan hukuki el atma davalarında hangi yargı yerinin görevli olduğu bu rehberde netleştirilmemiştir.
Acele kamulaştırmada taşınmaza nasıl el konulur?
Yurt savunması ihtiyacı, Cumhurbaşkanınca aceleliğine karar verilen hâller veya özel kanunlardaki olağanüstü durumlarda mahkeme yedi gün içinde bilirkişilere değeri tespit ettirir. İdare bu değeri bankaya yatırınca taşınmaza el konulabilir; el koyma kararı tapuya şerh edilir.
Kamulaştırmasız el atma davası belli bir sürede açılmak zorunda mı?
Kamulaştırma Kanunu'ndaki hak düşürücü süre maddesi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. 1956-1983 arasındaki el atmalar için ise önce uzlaşma yoluna gidilmesi gerekir ve uzlaşmazlık tutanağından itibaren üç ay içinde bedel tespiti davası açılabilir. 8 Ekim 1956'ya kadar fiilen kamu hizmetine tahsis edilen taşınmazlar tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır ve 12 Ocak 1963'ten sonra ileri sürülen bedel talepleri kabul edilmez.
Bedel neye göre hesaplanır?
Arsalarda benzer taşınmazların özel amaç taşımayan satışlarıyla karşılaştırma yapılır; tarım arazilerinde taşınmazın olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınır. Kamulaştırmayı gerektiren projenin yaratacağı değer artışı hesaba katılmaz.
Kamulaştırmasız el atma davasında harç ne kadar?
Kamulaştırma Kanunu kapsamındaki bedel ve tazminat kararlarında harç maktudur ve davalı idare öder. Yargıtay ise 4 Kasım 1983'ten sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda harcın nispi olarak alınması gerektiğini kabul etmektedir.
Kamulaştırma kararında tescil kısmına itiraz edilebilir mi?
Kamulaştırma Kanunu m. 10'un yürürlükteki metnine göre mahkemenin taşınmazın idare adına tesciline ilişkin hükmü kesindir; taraflar bedele ilişkin olarak istinaf ve temyiz yoluna başvurabilir.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Gayrimenkul Hukuku alanına dön
Bu alandaki diğer rehberler
- Reddi miras, tenkis, vasiyetnamenin iptali ve mirasçılık belgesi
- Ortaklığın giderilmesi davası (izale-i şuyu): aynen taksim, satış ve muhdesat
- Tahliye davası: kiracının hangi sebeplerle ve hangi sürede çıkarılabileceği
- Ecrimisil davası: haksız işgal tazminatının şartları, hesaplanması ve zamanaşımı
- İntifa hakkı ve irtifak hakkı: kurulması, sona ermesi ve mahkeme kararıyla kaldırılması
- Kat karşılığı inşaat sözleşmesi: şekil, geç teslim, fesih ve müteahhitten daire alanın hakları
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.