İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Reddi miras, tenkis, vasiyetnamenin iptali ve mirasçılık belgesi

Yayın tarihi:

Miras davalarının çoğu kısa ve kendiliğinden işleyen sürelere bağlıdır. Bu rehber, Türk Medeni Kanunu'nun mirasın reddi, saklı pay, tenkis, ölüme bağlı tasarrufun iptali ve mirasçılık belgesi hükümlerini, bu davaların hangi mahkemede ve hangi usulle görüldüğünü ve Yargıtay'ın bu davalarda aradığı ölçütleri anlatır.

Kısaca

Mirasçı, mirası üç ay içinde sulh mahkemesine yapacağı beyanla reddedebilir; bu süre içinde reddetmeyen mirasçı mirası kazanmış olur. Ölüm tarihinde borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğu açıkça belli olan kişinin mirası ise reddedilmiş sayılır ve bunun tespiti için mahkemeye her zaman başvurulabilir, yeter ki mirasçı mirası sahiplenmemiş olsun. Altsoyun, ana babanın ve eşin kanunla korunan bir payı vardır; bu payı zedeleyen bağış ve vasiyetler dava yoluyla indirilebilir. Vasiyetnamenin iptali ve indirim davası, öğrenmeden başlayarak bir yıl içinde açılmalıdır. Mirasçılık belgesinin hatalı olduğu her zaman ileri sürülebilir.

Bu sayfada

Dava, süre ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Görevli mahkeme

Tenkis, vasiyetnamenin iptali, mirasın hükmen reddinin tespiti ile mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesi davalarında asliye hukuk mahkemesi; ret beyanının tespiti ve tescili ile mirasçılık belgesi verilmesi gibi çekişmesiz işlerde sulh hukuk mahkemesi. HMK m. 382'nin çekişmesiz işler listesinde mirasçılık belgesinin yalnız verilmesi sayılır; iptal davası hasımlı açılır.

Dayanak: HMK m. 2, m. 382, m. 383

Yetkili mahkeme

Ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi davalarında ölenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir; mirasçılık belgesinin iptali davasında mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

Dayanak: HMK m. 11

Dava şartı

Zorunlu arabuluculuk yoktur: 6325 sayılı Kanun m. 18/B'nin saydığı uyuşmazlıklar arasında tenkis, vasiyetnamenin iptali, mirasın reddi ve mirasçılık belgesi yer almaz. Mirastaki taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi ise bu maddeye göre arabuluculuğa tabidir.

Dayanak: 6325 sayılı Kanun m. 18/B

Süre ve zamanaşımı

Mirasın reddi üç ay; vasiyetnamenin iptali ve tenkis davası öğrenmeden başlayarak bir yıl (her hâlde tenkiste on yıl, iptalde iyiniyetli davalıya on yıl, iyiniyetli olmayana yirmi yıl). Bu süreler hak düşürücüdür.

Dayanak: TMK m. 606, m. 559, m. 571

Yargılama usulü

Tenkis, vasiyetnamenin iptali, hükmen ret ve mirasçılık belgesinin iptali davaları HMK m. 316'daki basit yargılama listesinde yer almadığından yazılı yargılama usulüyle görülür; mirasçılık belgesi verilmesi ve ret beyanının tespiti gibi çekişmesiz işlerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır.

Dayanak: HMK m. 316, m. 385

Harç

Harç davanın türüne göre değişir: konusu belli bir değerle ilgili davalarda esas hakkında verilen kararlarda nispi, bunun dışındaki davalarda maktu karar ve ilam harcı alınır; tenkis veya iptal sonucunda tapu kaydının iptali istendiğinde taşınmazın değeri esas alınır.

Dayanak: Harçlar Kanunu m. 15, m. 16, (1) sayılı tarife

Kanun yolu

Nihai kararlara karşı istinaf, bölge adliye mahkemesinin temyizi kabil nihai kararlarına karşı tebliğden başlayarak iki hafta içinde temyiz; çekişmesiz yargı işlerinde verilen bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez. Miktar veya değeri kanundaki kesinlik sınırını aşmayan malvarlığı davalarında ilk derece kararı kesindir; temyiz için de ayrı bir parasal sınır vardır ve bu sınırlar her yıl yeniden değerlenir. Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararlarda HMK m. 362/3'teki istisna saklıdır.

Dayanak: HMK m. 341, m. 361, m. 362, ek m. 1

Reddi miras nedir ve Türk Medeni Kanunu m. 606'ya göre üç aylık süre ne zaman başlar?

Mirasın reddi, mirasçının miras bırakanın malvarlığını borçlarıyla birlikte almayı istemediğini bildirmesidir. TMK m. 605/1 yasal ve atanmış mirasçılara mirası reddetme hakkı tanır. Kanun iki ayrı yol öngörür: 1) mirasçının açık beyanıyla yapılan gerçek ret (m. 605/1), 2) ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olduğu hâlde mirasın reddedilmiş sayılması, yani hükmen ret (m. 605/2).

Gerçek ret için süre üç aydır (TMK m. 606/1). Sürenin başlangıcı mirasçının türüne göre değişir: yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarih, vasiyetname ile atanmış mirasçılar için ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarih esas alınır (m. 606/2). Yargıtay bu üç aylık sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir. (Yargıtay 7. HD, E. 2021/8299)1 Aynı nitelendirme 7. Hukuk Dairesinin 2015 tarihli bir kararında da yer almıştır. (Yargıtay 7. HD, E. 2015/19767)2

Ret beyanı sulh mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır ve kayıtsız şartsız olmalıdır (TMK m. 609). Sulh hâkimi beyanı tutanakla tespit eder; süresi içinde yapılan ret mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılır. Hukuk Genel Kurulu, ret beyanının bozucu yenilik doğuran bir beyan olduğunu, yetkili sulh mahkemesine yapıldığı andan itibaren hüküm doğurduğunu ve tutanağa geçirilmemiş ya da kütüğe kaydedilmemiş olsa da geçerliliğini koruduğunu kabul etmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2022/527)3 Aynı kararda, ret beyanının geçerliliğinin ne sulh mahkemesinin ne de diğer mirasçıların veya tereke alacaklılarının kabulüne bağlı olduğu vurgulanmıştır; bu nedenle ret beyanından sonra açılan alacak davasında sulh mahkemesi kararının beklenmesine gerek görülmemiştir.3

Süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (TMK m. 610/1). En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilen miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m. 612/1). Yargıtay bu durumda terekenin TMK m. 612 uyarınca sulh hukuk mahkemesince resen tasfiye edilmesi gerektiğini ve alacak davasının terekeye atanacak tasfiye memuru huzurunda görülmesi gerektiğini belirtmiştir.2

Mirası reddetme hakkının şartları nelerdir: süre, kayıtsızlık ve terekeye karışmama (TMK m. 609-610)?

Gerçek ret için üç şart birlikte aranır: 1) beyanın üç aylık süre içinde yapılması (TMK m. 606), 2) beyanın sulh mahkemesine yapılması ve kayıtsız şartsız olması (m. 609), 3) mirasçının ret süresi dolmadan terekeyi sahiplenmemiş olması (m. 610/2). Kanun, ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçının mirası reddedemeyeceğini açıkça söyler. Buna karşılık zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasını önlemek için dava açmak ve icra takibi yapmak ret hakkını ortadan kaldırmaz (m. 610/3).

Yargıtay, terekeyi sahiplenen mirasçının bundan sonra terekenin borca batık olduğunu ileri sürmesini dürüstlük kuralına aykırı saymaktadır. (Yargıtay 14. HD, E. 2019/809)4 Bir kararda, miras bırakanın şirketteki hissesinin mirasçılara devredildiği ticaret sicili kaydıyla anlaşılınca, terekeyi sahiplenen mirasçının borca batıklık iddiasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu belirtilerek kabul kararı bozulmuştur.4 Başka bir kararda, tereke borca batık olsa bile tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen veya kendine mal eden mirasçının mirası reddedemeyeceği tekrarlanmıştır. (Yargıtay 7. HD, E. 2021/8309)5

Mirasın reddi, alacaklıları her durumda korumasız bırakmaz. TMK m. 617'ye göre malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı kendi alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, bu alacaklılar veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptalini dava edebilir. Miras bırakanın alacaklıları bakımından ise TMK m. 618 devreye girer: ödemeden aciz bir miras bırakanın mirasını reddeden mirasçılar, ölümden önceki beş yıl içinde ondan aldıkları ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde alacaklılara karşı sorumludur. Yargıtay bu sorumluluk için mirasın açılmış olmasını, ödemeden aciz bir murisin bulunmasını, mirasın süresinde reddedilmiş olmasını ve reddeden mirasçıya kazandırma yapılmış olmasını aramakta, davanın tüm mirasçılara yöneltilmesi gerektiğini belirtmektedir. (Yargıtay 7. HD, E. 2024/4628)6 Aynı kararda terekenin borca batık olup olmadığının bankalar, tapu, trafik tescil, vergi daireleri ve belediyeler gibi kurumlardan yapılacak araştırmayla, aktif ve pasif tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlenmeden hüküm kurulamayacağı sonucuna varılmıştır.6

Hükmen ret (TMK m. 605/2) süreye bağlı mıdır, hangi mahkemede görülür ve ispat yükü kimdedir?

Hükmen ret, miras bırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olmasına bağlanan bir sonuçtur (TMK m. 605/2). Yargıtay, mirasçıların TMK m. 610'daki aykırılık bulunmadıkça, yani mirası zımnen kabul etmiş duruma düşmedikçe her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebileceklerini ve m. 606'daki üç aylık sürenin bu davada uygulanmayacağını kabul etmektedir.5 Bu davada mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının da önemi yoktur.4

Gerçek ret ile hükmen ret farklı mahkemelerin görevindedir. Ret beyanının tespiti ve tescili HMK m. 382'de sayılan bir çekişmesiz yargı işidir ve sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m. 383). Hükmen ret ise alacaklılara husumet yöneltilerek görülen bir davadır. (Yargıtay 7. HD, E. 2022/447)7 Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir (HMK m. 2). Yargıtay, asliye hukuk mahkemesinde görülen bir hükmen ret davasında m. 606'daki sürenin bu davada uygulanmadığını, yetkili mahkemenin alacaklıların davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu ve vekil aracılığıyla açılan davada mirasın reddi yetkisini içeren özel vekâletnamenin zorunlu olduğunu belirterek kabul kararını onamıştır.7 Aynı ölçütler 14. Hukuk Dairesinin bir kararında da yer almıştır.4

Borca batıklık ölüm tarihine göre belirlenir: ölüm tarihindeki malvarlığı terekenin aktifini, borçlar pasifini oluşturur ve pasifin aktiften fazla olması ödemeden aczi gösterir.5 İspat yükü davacı mirasçılardadır. Yargıtay, miras bırakana ait taşınmazların değerinin keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiği hâlde kesin süreye rağmen keşif avansını yatırmayan mirasçıların davasının reddini, HMK m. 190/1'deki ispat yükü kuralına dayanarak onamıştır.5 Alacaklı tarafın TMK m. 618'e dayanan davasında ise terekenin aktif ve pasifinin kurumlardan yapılacak araştırmayla belirlenmesi mahkemenin görevidir.6

Saklı pay oranları Türk Medeni Kanunu m. 506'da nedir ve kardeşlerin saklı payı var mıdır?

Saklı pay, kanunun belirli yasal mirasçılara ayırdığı ve miras bırakanın ölüme bağlı tasarruflarıyla dokunamayacağı paydır. TMK m. 505'e göre mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan miras bırakan mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir; bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasının tamamında tasarruf edebilir.

TMK m. 506'daki oranlar şunlardır: 1) altsoy için yasal miras payının yarısı, 2) ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri, 3) sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü. Maddenin kardeşlere ilişkin 3. bendi 5650 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır.

Hukuk Genel Kurulu da saklı pay hakkının yalnız altsoy, ana-baba ve eş için söz konusu olduğunu, kardeşlerin saklı payının 04.05.2007 tarihli ve 5650 sayılı Kanunla kaldırıldığını, bu nedenle bu tarihten sonra yapılacak hesaplamalarda kardeşlerin saklı pay sahibi olamayacağını ve saklı paylarının ihlal edildiğinden bahisle tenkis davası açamayacaklarını belirtmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2022/380)8 Mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlendiğinden, hangi oranın uygulanacağı ölüm tarihine göre tespit edilir. (Yargıtay 3. HD, E. 2020/3118)9

Eşin saklı payı, yasal miras payına bağlı bir oran olarak yalnız TMK'nın miras hükümlerinden hesaplanır; boşanma, nafaka ve mal rejimi uyuşmazlıkları bu rehberin kapsamı dışındadır.

Tenkis davasının koşulları nelerdir ve saklı payı zedeleme kastı nasıl belirlenir (TMK m. 560, m. 565)?

TMK m. 560'a göre saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilir. Hukuk Genel Kurulu bu hükümden iki koşul çıkarmaktadır: miras bırakanın tasarruf nisabını aşması ve mirasçının saklı payını elde edememiş olması. Mirasçı temlik dışı terekeden saklı payını alabiliyorsa tenkis davası açılamaz ve saklı payın zedelenip zedelenmediği mirasın açıldığı tarihteki terekeye göre belirlenir.8

Tenkise tabi tasarruflar ikiye ayrılır. Tasarruf nisabını aşan bütün ölüme bağlı tasarruflar tenkise tabidir; sağlararası tasarruflar ise yalnız TMK m. 565'te sayılan gruplardan birine girerse tenkis edilir.8 Maddenin ilk üç bendinde (mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya mahsuben kazandırmalar, miras haklarının ölümden önce tasfiyesi, dönme hakkı saklı tutulan bağışlamalar ile ölümden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışındaki bağışlamalar) miras bırakanın amacı aranmaz; 4. bentteki kazandırmalar ise ancak saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacının açık olması hâlinde tenkis edilir.8

Yargıtay'a göre tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payı zedeleme kastı bulunduğu söylenemez; kastın varlığı nesnel ve öznel unsurlar birlikte değerlendirilerek belirlenir. (Yargıtay 7. HD, E. 2022/4507)10 Hukuk Genel Kurulu, araştırılacak olanın yalnız kazandırmada bulunanın amacı olduğunu, kazandırma yapılan kişinin bu kastı paylaşması veya saklı payın ihlal edileceğini bilmesinin gerekmediğini belirtmiştir.8 Aynı kararda Yargıtay'ın kast için dikkate aldığı ölçütler sayılmıştır: malvarlığının tamamının veya büyük bölümünün elden çıkarılması, taşınmazın değerinin çok altında satılması, karma bağışlama, bağışlamanın muvazaalı satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesinin arkasına gizlenmesi, kız çocuklarından mal kaçırılarak erkek çocuklara verilmesi, kazandırma yapılanla yakın hısımlık ve yalnız ikinci eşten olan çocuklara kazandırma yapılması.8

Birden çok tasarruf varsa sıra kanunla belirlenmiştir: önce ölüme bağlı tasarruflar tenkis edilir; saklı pay yine karşılanmazsa sağlararası kazandırmalardan ölüm gününe en yakın olandan başlanarak eskiye doğru gidilir.8 Birden çok kişiye yapılan kazandırma tenkise tabi olduğunda alınanla orantılı sorumluluk kuralı (TMK m. 563) gözetilir.10

Saklı payı zedeleme kastının ispatı nasıl yapılır ve tenkis oranı nasıl hesaplanır?

TMK m. 565/4'e dayanan tenkis davasında davacı, saklı payının ihlal edildiğini ve tasarrufun saklı pay kurallarını ihlal amacıyla yapıldığını ispat eder. Hukuk Genel Kurulu, saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacının tanık ve yemin dahil her türlü delille ispatlanabileceğini ve mahkemenin bu konuda etraflı araştırma yapması gerektiğini belirtmiştir.8 Somut olayda, evlatlık ilişkisinin bozulduğu yıl yapılan ve malvarlığının çok büyük bölümünü oluşturan taşınmazların intifa hakkı saklı tutularak bir vakfa bağışlanması, kastın varlığına yeterli görülmüştür.8

Hesap net terekenin belirlenmesiyle başlar. Miras bırakanın ölüm tarihindeki malvarlığına, tenkise tabi sağlararası kazandırmalar eklenir; borçlar, cenaze ve tereke giderleri ile birlikte yaşayanların üç aylık geçim giderleri indirilir. Tenkise tabi ölüme bağlı tasarruflar ise aktife eklenmez, çünkü miras açıldığında henüz terekeden çıkmamışlardır.8 Tereke, mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre parasal olarak değerlendirilir ve saklı payın ihlal edilip edilmediği bu rakam üzerinden hesaplanır. (Yargıtay 7. HD, E. 2023/2844)11

Tenkise sıra geldiğinde sabit tenkis oranı hesaplanır. Yargıtay'a göre bu oran, her davalı yönünden ayrı ayrı, davacının saklı payının davalıya yapılan kazandırma tutarından davalının kendi saklı payı çıkarılarak bulunacak miktara oranlanmasıyla bulunur; davacının saklı payını net terekeye oranlayan hesap hatalıdır.10 Tasarrufa konu mal bu oranda bölünebiliyorsa bölünerek taraflar adına tescil edilir; bölünemiyorsa TMK m. 564'teki seçimlik hak gündeme gelir ve seçim kullanılmadan önce yapılan tercih sonuç doğurmaz.10 Bölünemeyen malın karar tarihindeki değeri belirlenir ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımı tenkis alacağını oluşturur.11

Seçimlik hak mahkemece kullandırılır: davalı, tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malı alabilir veya tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilir; ihtara rağmen uygun sürede seçim yapmazsa hak saklı paylı davacıya geçer.11 HMK m. 107 yürürlükteyken verilen aynı kararda, tenkis hesabı uzmanlık gerektirdiğinden dava dilekçesinde gösterilen miktarın harca esas tahmini değer olduğu ve davacının bu değerle talebini sınırladığının söylenemeyeceği belirtilmiştir.11 Daire bu davaları HMK m. 107'deki belirsiz alacak davasının örneği saymıştır.11 HMK m. 107 ise 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun m. 19 ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle kararın dava değerine ilişkin kısmı, maddenin kaldırılmasından sonra açılan davalar bakımından doğrudan bir ölçüt olarak okunmamalıdır; kaldırılan maddenin daha önce açılmış davalara uygulanıp uygulanmayacağı bu rehberde ele alınmamıştır.

Vasiyetnamenin iptali hangi sebeplere dayanır ve TMK m. 559'daki süre ne zaman başlar?

TMK m. 557 ölüme bağlı tasarrufun iptal sebeplerini dört başlıkta sayar: 1) tasarrufun miras bırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılması, 2) yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılması, 3) içeriğin, koşulların veya yüklemelerin hukuka veya ahlâka aykırı olması, 4) kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılması.

Yargıtay, vasiyet yapabilmek için öncelikle vasiyetname yapma ehliyetinin bulunması gerektiğini ve bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğunu vurgulamaktadır. Mahkeme önce ehliyeti araştırmalı, ehliyet varsa şekil şartlarına geçmelidir; ehliyet araştırılmadan el yazısının miras bırakana ait olmadığı gerekçesiyle şekil yönünden verilen iptal kararı bozulmuştur. (Yargıtay 3. HD, E. 2011/11228)12 El yazılı vasiyetnamenin, yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar miras bırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur (TMK m. 538/1).

İptal sebepleri birbirinden bağımsızdır. Yargıtay, adli tıp raporuna göre fiil ehliyeti bulunduğu kabul edilse bile, vasiyetnamenin korkutma ve zorlama altında yapıldığı iddiasının ilk derece mahkemesince ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirterek bu iddiayı karşılamayan kararı bozmuştur. (Yargıtay 7. HD, E. 2025/4072)13

İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer; hükümsüzlük def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 559). Tenkis davası için de öğrenmeden başlayan bir yıl ve her hâlde on yıl süre öngörülmüştür (m. 571). Yargıtay, bir yıllık sürenin vasiyetnamenin okunmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden değil, iptal davasında davacının vasiyetnameyi, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten, tenkis davasında ise saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başladığını kabul etmiş; vasiyetnamenin sulh mahkemesince davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl geçtikten sonra açılan davanın reddini onamıştır.9 Aynı kararda bu sürelerin hak düşürücü olduğu ve hâkim ile Yargıtay tarafından kendiliğinden dikkate alındığı belirtilmiştir.9 7. Hukuk Dairesi de 2026 tarihli bir kararında aynı ölçütü uygulamıştır: Daire bu dosyada önce süreyi vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden başlatarak bozma kararı vermiş, ilk derece mahkemesinin tebliğ tarihini esas alan direnme kararı üzerine ise sürenin öğrenmeden başladığını belirterek direnme kararını onamıştır. (Yargıtay 7. HD, E. 2026/304)14

Mirasçılık belgesi (TMK m. 598) kim tarafından verilir ve iptali süreye bağlı mıdır?

Mirasçılık belgesi, yasal mirasçı oldukları belirlenenlere başvuruları üzerine sulh mahkemesince veya noterlikçe verilir (TMK m. 598/1). Atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı belgesi ise yalnız sulh mahkemesince ve ölüme bağlı tasarrufun bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmemesi hâlinde verilir (m. 598/2). Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir ve ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır (m. 598/3-4).

Yargıtay'a göre mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar adına düzenlenen kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur ve hem soy ilişkisini gösterir hem de terekenin mirasçılara intikalini sağlar. (Yargıtay 7. HD, E. 2025/146)15 Belge verilmesine ilişkin işler kural olarak hasımsız açılır ve çekişmesiz yargı yoluyla sonuçlandırılır; bu nedenle verilen kararlar kesin hüküm oluşturmaz ve hatalı oldukları ileri sürülerek her zaman iptalleri istenebilir.15 Mirasçılık belgesinin iptali davası ise hasımlı açılır ve çekişmeli yargı niteliği kazanır. Yargıtay'ın bir dosyasında (kapatılan) 14. Hukuk Dairesi bu gerekçeyle HMK m. 382/2-c-6 uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararını bozmuş; 7. Hukuk Dairesi de bozmaya uyularak verilen iptal kararını esas yönünden incelemiştir. (Yargıtay 7. HD, E. 2024/4529)16 Mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, iptali istenen belgede mirasçı gösterilen kişilerin, ölmüşlerse mirasçılarının davada taraf olması zorunludur ve taraf koşulu mahkemece kendiliğinden incelenir.16

İptal davasında re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Davacı yalnız miras bırakanın öldüğünü, kendisinin soybağı, evlilik veya evlat edinme nedeniyle mirasçı olduğunu ve diğer iddialarını kanıtlamak zorundadır; nüfus kayıtlarını getirterek diğer mirasçıları ve payları belirlemek hâkimin görevidir.15 Mirasçılardan birinin miras bırakandan sonra ölmesi ve vasiyetname ile mirasçı ataması yapılmış olması hâlinde, payın atanmış mirasçılara dağıtılarak gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir.15 Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesi davalarında ölenin son yerleşim yeri mahkemesinin yanında mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 11/3).

İlgili mevzuat

TMK m. 605 — Ret hakkı

Madde 605-Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler.

Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 606 — Ret süresi — genel olarak

Madde 606- Miras, üç ay içinde reddolunabilir.

Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 610 — Ret hakkının düşmesi

Madde 610- Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.

Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.

Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 506 — Saklı pay

Madde 506- Saklı pay aşağıdaki oranlardan ibarettir:

1. Altsoy için yasal miras payının yarısı,

2. Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri,

3. (Mülga: 4/5/2007-5650/2 md.)

4. Sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 557 — Ölüme bağlı tasarrufun iptal sebepleri

Madde 557- Aşağıdaki sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabilir:

1. Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa,

2. Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa,

3. Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise,

4. Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 559 — İptal davasında hak düşürücü süreler

Madde 559- İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer.

Hükümsüzlük, def"i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 571 — Tenkis davasında hak düşürücü süreler

Madde 571- Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer.

Bir tasarrufun iptali bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlarsa, süreler iptal kararının kesinleşmesi tarihinde işlemeye başlar.

Tenkis iddiası, def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 598 — Mirasçılık belgesi

Madde 598- Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.

Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir.

Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.

Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Üç aylık ret süresi hak düşürücüdür ve kendiliğinden gözetilirYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2021/8299 · K. 2022/406 ·

    Anne ve babası aynı olayda ölen küçüklere atanan vasi, vesayet süresi içinde terekenin resmî defterinin tutulmasını istemiş, ardından mirasın gerçek reddini talep etmişti. Sulh hukuk mahkemesi, davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle talebi reddetti. Daire, gerçek reddin sulh mahkemesine yapılan beyanla gerçekleştiğini, üç aylık sürenin hak düşürücü olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınacağını ve hâkimin görevinin reddin süresinde olup olmadığını ve mirasçılık sıfatını incelemek olduğunu belirtti; resmî defter talebi üzerine TMK m. 626 ve m. 627'deki ihtarlar yapılmadan hukuki nitelendirme hatasıyla hüküm kurulduğu gerekçesiyle kararı bozdu.

    Sonuç: Ret süresi hak düşürücüdür; resmî defter istenmişse mahkeme TMK m. 626 ve m. 627'deki ihtarları yaptıktan sonra karar verir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.Üç aylık ret süresi hak düşürücüdür; tüm mirasçılar reddederse tasfiyeYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2015/19767 · K. 2015/12610 ·

    Alacak davası sürerken davalı öldü; çocukları mirası üç ay içinde reddetti ve mahkeme davayı sağ olan babaya yöneltti. Daire, TMK m. 606'daki üç aylık sürenin hak düşürücü olduğunu ve başlangıcını, hükmen reddin tespiti için her zaman dava açılabileceğini ve m. 617'deki reddin iptali davasını aktardı; en yakın mirasçıların tamamının mirası reddettiği durumda terekenin m. 612 uyarınca resen tasfiye edilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozdu.

    Sonuç: En yakın mirasçıların hepsi mirası reddederse dava terekenin tasfiye memuru huzurunda görülür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Ret beyanı sulh mahkemesine yapıldığı anda hüküm doğururYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/527 · K. 2023/31 ·

    Kefil olan miras bırakanın mirasçıları hakkında icra takibi başlatılmış, mirasçılar itirazlarında mirası reddettiklerini bildirmişti. Banka itirazın iptali davası açtıktan sonra sulh mahkemesi ret kararlarını verdi. Hukuk Genel Kurulu, ret beyanının bozucu yenilik doğuran bir beyan olarak yetkili sulh mahkemesine yapıldığı andan itibaren hüküm doğurduğunu, tutanağa geçirilmemiş veya kütüğe kaydedilmemiş olsa da geçerli olduğunu belirterek davanın açıldığı anda reddi gereken bir dava olduğunu kabul etti ve yargılama giderlerinin bankaya yükletilmesini onadı.

    Sonuç: Süresinde yapılan ret beyanı, sulh mahkemesinin kararını beklemeden hüküm doğurur.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Terekeyi sahiplenen mirasçı borca batıklığı ileri süremezYargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2019/809 · K. 2020/110 ·

    Mirasçı, miras bırakanın terekesinin borca batık olduğunun tespitini ve mirasın hükmen reddini istemişti. Ticaret sicili kaydından miras bırakanın bir limited şirketteki hissesinin mirasçılara devredildiği anlaşıldı. Daire, hükmen ret davasının süreye tabi olmadığını, alacaklılara karşı açılacağını, yetkili mahkemenin alacaklıların yerleşim yeri mahkemesi olduğunu ve özel vekâletname gerektiğini belirtti; terekeyi sahiplenen mirasçının sonradan borca batıklığı ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu kabul ederek davayı kabul eden kararı bozdu.

    Sonuç: Tereke malını sahiplenen mirasçı, sonradan mirasın borca batık olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Hükmen ret: süre yok, ispat yükü mirasçıdaYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2021/8309 · K. 2023/195 ·

    Mirasçılar, miras bırakanın terekesinin borca batık olduğunun ve mirasın hükmen reddedildiğinin tespitini istemişti. Terekedeki taşınmazların değerinin belirlenmesi için keşif gerektiği hâlde mirasçılar kesin süreye rağmen keşif avansını yatırmadı. Daire, TMK m. 606'daki sürenin hükmen ret davasında uygulanmadığını, borca batıklığın ölüm tarihine göre belirlendiğini, terekeye karışan mirasçının mirası reddedemeyeceğini ve ispat yükünün davacı mirasçılarda olduğunu belirterek davanın reddini onadı.

    Sonuç: Hükmen ret her zaman istenebilir, ama terekenin borca batık olduğunu ispat etmek mirasçıya düşer.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Miras bırakanın alacaklılarının TMK m. 618 davasıYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/4628 · K. 2024/6006 ·

    Miras bırakanın alacaklısı, mirasçıların mirası reddetmesinin gerçeğe dayanmadığını ve terekedeki malları benimsediklerini ileri sürerek mirasın reddi işleminin iptalini istemişti. Daire, uyuşmazlığı TMK m. 618 kapsamında nitelendirdi; bu sorumluluk için mirasın açılmış olmasını, ödemeden aciz bir murisin bulunmasını, mirasın süresinde reddedilmesini ve reddeden mirasçıya kazandırma yapılmış olmasını aradı. Terekenin ölüm tarihindeki aktif ve pasifi kurumlardan yapılacak araştırmayla belirlenmeden karar verildiği için hükmü bozdu.

    Sonuç: Alacaklının m. 618 davasında önce terekenin ölüm tarihindeki aktif ve pasifi eksiksiz belirlenmelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Hükmen ret: husumet, yetki ve özel vekâletnameYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2022/447 · K. 2023/1834 ·

    Mirasçılar, miras bırakanın terekesinin borca batık olduğunun tespitini ve mirasın hükmen reddini istemişti. Asliye hukuk mahkemesi, tereke aktifinin tespit edilen borçları karşılamadığı gerekçesiyle davayı kabul etti. Daire, TMK m. 606'daki sürenin bu davada uygulanmadığını, davanın alacaklılara husumet yöneltilerek görüleceğini, yetkili mahkemenin alacaklıların davanın açıldığı zamandaki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu ve mirasın reddi yetkisini içeren özel vekâletnamenin zorunlu olduğunu belirterek kararı onadı.

    Sonuç: Hükmen ret davası alacaklılara karşı, onların yerleşim yeri mahkemesinde ve özel yetkili vekâletnameyle açılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.Tenkiste saklı payı zedeleme kastı ve kardeşlerin saklı payıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/380 · K. 2024/192 ·

    Miras bırakan, ölümünden yaklaşık dört yıl önce ve evlatlığı olan tek mirasçısıyla arasının açıldığı yıl, malvarlığının büyük bölümünü oluşturan iki taşınmazın çıplak mülkiyetini intifa hakkını saklı tutarak bir vakfa bağışlamıştı. Hukuk Genel Kurulu, tenkisin koşullarını, TMK m. 565/4'teki kastın yalnız kazandırmada bulunan açısından arandığını, her türlü delille ispatlanabileceğini ve Yargıtay'ın kast için kullandığı ölçütleri açıkladı; kardeşlerin saklı payının 5650 sayılı Kanunla kaldırıldığını da belirterek yerel mahkemenin kastı kabul eden direnme kararını yerinde buldu.

    Sonuç: Tasarruf nisabını aşan her kazandırma kastlı sayılmaz; kast, olayın bütün ölçütleriyle ve her türlü delille araştırılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Vasiyetname iptali ve tenkiste bir yıllık sürenin başlangıcıYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2020/3118 · K. 2020/6145 ·

    Davacı, el yazılı vasiyetnamenin ehliyetsizlik, irade fesadı ve şekil eksikliği nedenleriyle iptalini, olmazsa tenkisini istemişti. Vasiyetname sulh mahkemesince davacıya tebliğ edilmiş, dava bu tarihten bir yılı aşkın süre sonra açılmıştı. Daire, önceki görüşünü değiştirerek bir yıllık hak düşürücü sürenin vasiyetnamenin okunmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden değil, iptal davasında davacının tasarrufu ve iptal sebebini öğrendiği, tenkis davasında saklı payın zedelendiğini öğrendiği tarihten başladığını kabul etti ve direnme kararını onadı.

    Sonuç: Bir yıllık süre, vasiyetnamenin mirasçıya tebliğiyle öğrenildiği tarihten işlemeye başlar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Sabit tenkis oranı ve TMK m. 564Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2022/4507 · K. 2023/211 ·

    Miras bırakan vasiyetname ile üç katlı bir taşınmazın katlarını bazı mirasçılara bırakmış, diğer mirasçılar saklı paylarının aşıldığını ileri sürerek tenkis istemişti. Daire, tenkis davasının koşullarını ve tenkis sırasını açıkladı; sabit tenkis oranının her davalı yönünden ayrı ayrı, davacının saklı payının davalıya yapılan kazandırmadan davalının saklı payı çıkarılarak bulunacak miktara oranlanmasıyla hesaplanacağını, saklı payı net terekeye oranlayan bilirkişi hesabının hatalı olduğunu ve taşınmazın bölünebilirliğinin araştırılması gerektiğini belirterek hükmü bozdu.

    Sonuç: Sabit tenkis oranı davalı başına ayrı hesaplanır; bölünebilirlik araştırılmadan seçimlik hak kullandırılamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.Seçimlik hakkın mahkemece kullandırılması ve bölünebilirlikYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2023/2844 · K. 2023/4536 ·

    Miras bırakan noterde düzenlenen vasiyetname ile tüm malvarlığını ikinci eşinden olan çocuklarına bırakmış, diğer çocuğu saklı payının zedelendiğini ileri sürmüştü. Daire, saklı payın ihlal edildiğini kabul eden kararı bu yönüyle yerinde buldu; ancak sabit tenkis oranında bölünebilirlik araştırılmadan taşınmaz paylarının doğrudan davacı adına tesciline karar verilemeyeceğini ve TMK m. 564'teki seçimlik hakkın mahkemece kullandırılması gerektiğini belirterek hükmü bozdu.

    Sonuç: Tenkiste saklı pay oranında doğrudan tescil yerine önce bölünebilirlik ve davalının seçimlik hakkı ele alınır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12.Vasiyetnamede ehliyet şekilden önce incelenirYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2011/11228 · K. 2011/18612 ·

    Doksan iki yaşında el yazısıyla düzenlendiği ileri sürülen vasiyetnamenin hem ehliyetsizlik hem de yazının miras bırakana ait olmaması nedeniyle iptali istenmişti. Mahkeme yalnız el yazısını inceleyerek şekil eksikliğinden iptale karar verdi. Daire, vasiyetname yapma ehliyetinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve kanun sistematiğinde şekil şartlarından önce incelenmesi gerektiğini belirterek ehliyet araştırılmadan verilen kararı bozdu.

    Sonuç: Vasiyetnamenin iptali davasında mahkeme önce ehliyeti, sonra şekli inceler.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13.İrade fesadı iddiası ehliyetten ayrı değerlendirilirYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/4072 · K. 2026/2805 ·

    Mirasçılar, noterde düzenlenen vasiyetnamenin hem fiil ehliyeti noksanlığı hem de baskı ve korkutma nedeniyle iptalini, olmazsa tenkisini istemişti. İlk derece mahkemesi adli tıp raporuna dayanarak iptal talebini reddetmiş, irade fesadı iddiasını hiç değerlendirmemişti. Daire, TMK m. 557'deki iptal sebeplerini aktararak korkutma ve zorlama iddiasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını kaldırmadan ona gerekçe ekleyemeyeceğini belirterek hükmü bozdu.

    Sonuç: Ehliyetin varlığı, korkutma ve zorlama iddiasını incelemekten kurtarmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14.Bir yıllık sürenin başlangıcı: öğrenme tarihiYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2026/304 · K. 2026/694 ·

    Davacı, vasiyetnamenin iptalini, olmazsa tenkisini istemişti. Vasiyetname davacıya tebliğ edilmiş, dava tebliğden bir yılı aşkın süre sonra açılmıştı. Daire aynı dosyada önce süreyi vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden başlatarak bozma kararı vermişti. İlk derece mahkemesi tebliğ tarihini esas alarak direnince Daire, bir yıllık hak düşürücü sürenin iptal davasında vasiyetnamenin, iptal sebebinin ve hak sahipliğinin, tenkis davasında saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başladığını belirterek direnme kararını onadı.

    Sonuç: Vasiyetnamenin mirasçıya tebliği, bir yıllık sürenin başlangıcı olarak esas alınabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 15.Mirasçılık belgesi karinedir ve her zaman iptali istenebilirYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/146 · K. 2025/3729 ·

    Davacı, kök miras bırakana ait mirasçılık belgesinde, miras bırakandan sonra ölen ve düzenleme şeklinde vasiyetname ile iki kardeşini mirasçı atayan mirasçının payının gösterilmediğini ileri sürerek belgenin iptalini ve yeni belge verilmesini istemişti. Daire, mirasçılık belgesinin aksi ispat edilinceye kadar karine oluşturduğunu, çekişmesiz yargı kararı olduğu için kesin hüküm oluşturmadığını ve her zaman iptalinin istenebileceğini, re'sen araştırma ilkesinin uygulanacağını belirterek payın atanmış mirasçılara dağıtılarak gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.

    Sonuç: Hatalı mirasçılık belgesinin iptali süreye bağlı değildir; payları belirlemek hâkimin görevidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 16.Mirasçılık belgesinin iptali: görev ve zorunlu dava arkadaşlığıYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/4529 · K. 2025/172 ·

    Davacı, mirasçılık belgesinin iptalini istemişti. Asliye hukuk mahkemesinin ilk kararı olan görevsizlik kararı, bu davaların hasımlı açıldığı, çekişmeli yargı niteliği kazandığı ve HMK m. 382/2-c-6 uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle (kapatılan) 14. Hukuk Dairesince bozulmuş; bozmaya uyularak belgenin iptaline karar verilmişti. Daire, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, taraf koşulunun kendiliğinden incelendiğini ve payları belirlemenin hâkimin görevi olduğunu belirterek iptal kararını yerinde buldu; miras paylarının hatalı hesaplanması nedeniyle hükmü bozdu.

    Sonuç: Mirasçılık belgesinin iptali davası asliye hukukta, belgede adı geçen bütün mirasçılar taraf yapılarak görülür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Reddi miras süresi kaç aydır ve ne zaman başlar?

Miras üç ay içinde reddedilebilir. Yasal mirasçılar için süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihte başlar. Vasiyetname ile atanmış mirasçılar için süre, tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihte başlar (TMK m. 606).

Mirası reddetmek için nereye başvurulur?

Ret, sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır ve kayıtsız şartsız olmalıdır. Sulh hâkimi beyanı tutanakla tespit eder; süresinde yapılan ret mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğe yazılır (TMK m. 609).

Üç ay geçerse miras reddedilemez mi?

Süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (TMK m. 610). Ancak ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır ve Yargıtay bunun tespitinin süreye bağlı olmadığını kabul etmektedir; bunun için mirasçının terekeyi sahiplenmemiş olması gerekir.

Hükmen ret davası hangi mahkemede açılır ve kime karşı açılır?

Yargıtay kararlarına göre terekenin borca batık olduğunun tespiti istenen hükmen ret davası alacaklılara karşı açılır. Malvarlığı haklarına ilişkin bu dava, HMK m. 2 uyarınca asliye hukuk mahkemesinde görülür. Terekenin borca batık olduğunu ispat yükü davacı mirasçılardadır.

Hangi davranışlar mirasın reddini engeller?

Ret süresi dolmadan tereke işlemlerine karışmak, olağan yönetim dışında işler yapmak, tereke mallarını gizlemek veya kendine mal etmek ret hakkını düşürür (TMK m. 610/2). Zamanaşımını kesmek için dava açmak veya icra takibi yapmak ise ret hakkını ortadan kaldırmaz.

Saklı pay oranları nedir?

Altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için dörtte biri, sağ kalan eş için altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçıysa yasal payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçüdür (TMK m. 506).

Kardeşlerin saklı payı var mı?

Hayır. Kardeşlere ilişkin saklı pay bendi 4/5/2007 tarihli ve 5650 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre bu değişiklikten sonra yapılacak hesaplamalarda kardeşler saklı pay sahibi değildir ve saklı pay ihlali iddiasıyla tenkis davası açamaz.

Tenkis davası hangi sürede açılmalıdır?

Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl geçmekle düşer. Tenkis iddiası def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 571).

Vasiyetnamenin iptali hangi sebeplerle ve hangi sürede istenebilir?

Ehliyetsizlik, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama, hukuka veya ahlâka aykırılık ve şekle aykırılık iptal sebepleridir (TMK m. 557). Dava, iptal sebebini ve hak sahipliğini öğrenmeden başlayarak bir yıl, her hâlde vasiyetnamenin açılmasından itibaren iyiniyetli davalıya karşı on, iyiniyetli olmayana karşı yirmi yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 559).

Mirasçılık belgesini kim verir?

Yasal mirasçılara mirasçılık belgesi sulh mahkemesince veya noterlikçe verilir. Atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı belgesini ise yalnız sulh mahkemesi verir ve bunun için ölüme bağlı tasarrufa bir ay içinde itiraz edilmemiş olması gerekir (TMK m. 598).

Hatalı mirasçılık belgesinin iptali için süre var mı?

Yoktur. Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 598). Yargıtay da belgenin kesin hüküm oluşturmadığını ve hatalı olduğu ileri sürülerek her zaman iptalinin istenebileceğini kabul etmektedir.

Miras davalarında dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Tenkis, vasiyetnamenin iptali, mirasın reddi ve mirasçılık belgesi uyuşmazlıkları 6325 sayılı Kanun m. 18/B'deki zorunlu arabuluculuk listesinde yer almaz. Mirastaki taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi ise bu listededir ve dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Gayrimenkul Hukuku sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Gayrimenkul Hukuku alanına dön

Rehberler

Bu alandaki diğer rehberler

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp