Ecrimisil davası: haksız işgal tazminatının şartları, hesaplanması ve zamanaşımı
Yayın tarihi:
Bir taşınmazı hakkı olmadan ve kötüniyetle kullanan kişiden malikin ya da paydaşın isteyebildiği kullanma tazminatına ecrimisil denir. Bu rehber, ecrimisilin Türk Medeni Kanunu'ndaki dayanağını, iyiniyetli ve kötüniyetli zilyet ayrımını, paydaşlar arasında aranan intifadan men koşulunu, ecrimisilin nasıl hesaplandığını, zamanaşımını ve davanın hangi mahkemede, hangi usulle görüldüğünü Yargıtay kararlarıyla anlatır.
Kısaca
Ecrimisil, başkasının taşınmazını hakkı olmadan ve kötüniyetle kullanan kişiden (kötüniyetli zilyetten) malikin isteyebildiği kullanma tazminatıdır. Kanundaki dayanağı, iyiniyetli olmayan zilyedin verdiği zararları ve elde ettiği ürünleri tazmin etmesini öngören Türk Medeni Kanunu hükmüdür. İyiniyetle kullanan kişi kural olarak tazminat ödemez. Paydaşlar arasında ecrimisil istenebilmesi için kural olarak kullanan paydaşa önce yararlanma isteğinin bildirilmesi gerekir. Yargıtay kararlarına göre ecrimisil kural olarak beş yıllık zamanaşımına tabidir ve bu süre dava tarihinden geriye doğru hesaplanır. Dava kural olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır.
Bu sayfada
- Kısaca
- Dava, süre ve usul
- Ecrimisil nedir, kimden istenir ve Türk Medeni Kanunu m. 995 ile bağı nedir?
- Ecrimisil istemenin şartları nelerdir; iyiniyetli ve kötüniyetli zilyet ayrımı neden belirleyicidir (TMK m. 993-995)?
- Paydaş diğer paydaştan ecrimisil isteyebilir mi; intifadan men koşulu ve istisnaları nelerdir (TMK m. 693)?
- Ecrimisil nasıl hesaplanır: emsal kira, arsa ve arazi ayrımı, sonraki dönemlerde ÜFE ve TÜFE artışı
- Ecrimisil davasında ispat yükü kimdedir ve Yargıtay hangi delilleri yetersiz bulmuştur?
- Ecrimisilde zamanaşımı kaç yıldır ve süre dava tarihinden geriye nasıl hesaplanır (TBK m. 147)?
- Ecrimisil davası hangi mahkemede açılır; arabuluculuk, harç ve kanun yolu nasıl işler?
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Dava, süre ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Görevli mahkeme
Kural olarak asliye hukuk mahkemesi: dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesidir; ecrimisil, HMK m. 4'te sulh hukuk mahkemesine verilen davalar arasında sayılmaz. Davacı kira sözleşmesine dayanıp kira alacağı istiyorsa, kira ilişkisinden doğan alacak davaları sulh hukuk mahkemesinin görevindedir. Uyuşmazlık her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğuyorsa ticari dava sayılır ve asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
- Yetkili mahkeme
Kural olarak davalının dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi. Ecrimisil haksız fiil tazminatı sayıldığından, tek başına açılan ecrimisil davasında taşınmazın bulunduğu yer (haksız fiilin işlendiği yer) ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir; bu davada kesin yetki yoktur. Ecrimisil, taşınmaza elatmanın önlenmesi istemiyle birlikte ileri sürülürse, taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Dayanak: HMK m. 6/1, m. 12/1, m. 16/1
- Dava şartı
Dava şartı arabuluculuk kural olarak yoktur: 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1 zorunlu arabuluculuğu kira ilişkisinden, ortaklığın giderilmesinden, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarla sınırlar; haksız işgalden doğan ecrimisil bu listede sayılmaz. Uyuşmazlık kira ilişkisinden ya da Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanıyorsa m. 18/B/1'e göre, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak veya tazminat davasıysa TTK m. 5/A'ya göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Yargıtay 6. ve 11. Hukuk Daireleri, ecrimisilin elatmanın önlenmesi ya da tapu iptali ve tescil gibi arabuluculuğa tabi olmayan bir istemle aynı dilekçede istendiği davalarda ticari davalardaki bu dava şartının (TTK m. 5/A) aranmayacağını kabul etmiştir.
- Süre ve zamanaşımı
Kanunda ecrimisile özgü bir süre yoktur. Yargıtay, kira bedelleri gibi dönemsel edimler için TBK m. 147/1'de öngörülen beş yıllık zamanaşımını ecrimisile uygular ve süreyi dava tarihinden geriye doğru hesaplar. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden dikkate alamaz.
Dayanak: TBK m. 147/1, m. 161
- Yargılama usulü
Asliye hukuk mahkemesinde görülen ecrimisil davası HMK m. 316/1'de basit yargılama usulüne bağlanan davalar arasında sayılmaz; yazılı yargılama usulüyle görülür. Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren kira alacağı davası ise basit yargılama usulüne tabidir. Asliye ticaret mahkemesinde görülen ticari davada miktar veya değer TTK m. 4/2'deki parasal sınırı geçmiyorsa basit yargılama usulü uygulanır; bu sınır HMK ek m. 1/1'e göre artırılır.
Dayanak: HMK m. 316/1; TTK m. 4/2
- Harç
Nispi harç: yargı harcı değer ölçüsüne göre istenen ecrimisil tutarı üzerinden alınır. Ecrimisil, elatmanın önlenmesi gibi taşınmazın aynına ilişkin bir istemle birlikte istenirse harç, taşınmazın değeri ile istenen ecrimisil tutarı üzerinden alınır.
Dayanak: Harçlar Kanunu m. 15, m. 16/2
- Kanun yolu
Nihai karara karşı istinaf; m. 341/2'deki parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bölge adliye mahkemesinin kararı, m. 362/1-a'daki temyiz sınırını geçmeyen davalarda kural olarak temyiz edilemez. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul edip yeniden esas hakkında karar vermişse, kabul edilen ya da reddedilen kısım m. 341/2'deki sınırın üzerindeyse karar temyiz edilebilir (m. 362/3); temyiz sınırının altında kalan bu kararlarda iki karar arasındaki fark m. 341/2'deki sınırı geçmiyorsa ya da karar yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz yolu kapalıdır. Parasal sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.
Dayanak: HMK m. 341/1-a, m. 341/2, m. 362/1-a, m. 362/3, ek m. 1
Ecrimisil nedir, kimden istenir ve Türk Medeni Kanunu m. 995 ile bağı nedir?
Ecrimisil, başkasının taşınmazını hukuken geçerli bir hakka dayanmadan kullanan kişiden hak sahibinin isteyebildiği kullanma tazminatıdır. Hukuk Genel Kurulu ecrimisili, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi ve hak sahibinin kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tür tazminat olarak tanımlamaktadır; kavram Mecelle'den günümüz hukukuna aktarılmış, eski hukukta “emsal mal kıymeti karşılığı” olarak kullanılmıştır. (Yargıtay HGK, E. 2025/59)1
Kanundaki dayanak TMK m. 995/1'dir: iyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. Malik ayrıca malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabilir ve her türlü haksız elatmanın önlenmesini dava edebilir (TMK m. 683/2). Hukuk Genel Kurulu ecrimisili TMK m. 995/1'e bağlamış; haksız işgalin haksız eylem niteliğinde olduğunu ve ecrimisilin tahsili için genel mahkemelerde genel hükümlere göre dava açılabileceğini belirtmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2025/175)2 (Yargıtay HGK, E. 2023/235)3
Yargıtay kararlarında sürekli anılan 08.03.1950 tarihli, E. 1945/22, K. 1950/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre fuzuli işgal, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleriyle kurdukları kira sözleşmesine benzetilemez ve niteliği itibarıyla haksız eylemdir.2 (Yargıtay 7. HD, E. 2025/4255)4 Aynı karara göre kötüniyetli işgalci, taşınmazı elinde tutmasından doğan zararları ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği semereleri tazminle yükümlüdür; buna karşılık zarara uğramamış malik veya zilyede ecrimisil adı ya da başka bir ad altında tazminat ödenmez.2
Ecrimisil kira bedeli değildir. Yukarıda anılan 1950 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararına göre fuzuli işgal, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleriyle kurdukları kira sözleşmesine benzetilemez.2 (Yargıtay HGK, E. 2022/301)5 Hukuk Genel Kurulu'na göre ecrimisilde bir malın hak sahibinin izni ve rızası dışında kötüniyetli olarak işgal ve kullanımı söz konusuyken, kira ilişkisinde kiralayan ile kiracının karşılıklı anlaşması ve belli bir bedel karşılığında malın kullanımı vardır. (Yargıtay HGK, E. 2017/1257)6 Görevli mahkemeye ilişkin bir kararında Kurul, ikisinin farklı kanun ve koşullara tabi olduğunu da belirtmiştir.3
Devletin özel mülkiyetindeki veya hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar, özel bütçeli idarelerin taşınmazları ile Vakıflar Genel Müdürlüğü ve idare ettiği mazbut vakıfların taşınmazları için kanun ayrı bir idari yol öngörür. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu m. 75/1'e göre bu taşınmazları işgal eden fuzuli şagilden, idarenin taşınmaz ve değerleme konusunda uzman üç kişiden oluşan komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilen ecrimisil istenir; bu rejimde idarenin işgalden dolayı zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz. Ecrimisile itiraz edilmezse yüzde yirmi, peşin ödenirse ayrıca yüzde on beş indirim uygulanır; rızaen ödenmeyen ecrimisil 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir (m. 75/2). Bu rehber, dava yoluyla istenen özel hukuk ecrimisilini anlatır.
İdare bir taşınmaza kamulaştırma yapmadan el atmışsa malik, idarenin kullandığı dönem için de ecrimisil isteyebilir. 5. Hukuk Dairesi, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atma nedeniyle ecrimisilin tahsiline ilişkin bir davada hesaplama yöntemini denetleyerek hükmü bozmuştur. (Yargıtay 5. HD, E. 2024/1122)7 Taşınmazın bedelinin idareden istenmesi ise ayrı bir davadır ve kamulaştırma rehberinde anlatılır.
Ecrimisil istemenin şartları nelerdir; iyiniyetli ve kötüniyetli zilyet ayrımı neden belirleyicidir (TMK m. 993-995)?
Kanunda ve kararlarda aranan başlıca unsurlar şunlardır: 1) davacının taşınmaz üzerinde malik veya paydaş gibi hak sahibi olması, 2) davalının taşınmazı hukuken geçerli bir hakka dayanmadan kullanması ya da ona el atması, 3) kullananın iyiniyetli olmaması (TMK m. 993/1, m. 995/1), 4) hak sahibinin zarara uğramış olması: 1950 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararına göre zarara uğramamış malike ecrimisil adı altında tazminat ödenmez; Hukuk Genel Kurulu'na göre bu zararın en azı kira bedelidir.2 Hukuk Genel Kurulu, taşınmaza hukuken geçerli herhangi bir hakka dayanılmaksızın davalı tarafından el atıldığının davacı tarafça ispatlanması gerektiğini belirtmektedir.1 25.05.1938 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı da fuzuli işgali, bir hakka veya zımni ya da açık bir akde dayanmaksızın başkasının malını izinsiz ve rızasız işgal veya kullanma olarak tanımlamıştır.2
İyiniyet ayrımı sonucu doğrudan belirler. TMK m. 993/1'e göre iyiniyetle zilyedi bulunduğu şeyi karineyle mevcut hakkına uygun şekilde kullanan veya ondan yararlanan zilyet, o şeyi geri vermekle yükümlü olduğu kimseye karşı bu yüzden herhangi bir tazminat ödemek zorunda değildir. Kanunun iyiniyete sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır; ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz (TMK m. 3). İyiniyetli olmayan zilyet ise m. 995/1'e göre verdiği zararları ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünleri tazmin eder.
Giderler de aynı ayrıma göre çözülür. İyiniyetli zilyet, geri vermeyi isteyenden şey için yaptığı zorunlu ve yararlı giderleri isteyebilir ve bu tazminat ödeninceye kadar şeyi geri vermekten kaçınabilir; elde ettiği ürünler bu giderlerden doğan alacağına mahsup edilir (TMK m. 994/1, m. 994/3). İyiniyetli olmayan zilyet ise yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanları isteyebilir (TMK m. 995/2).
Uygulamada en çok tartışılan soru, kullanımın hangi andan itibaren haksız sayılacağıdır. 7. Hukuk Dairesi, malikin bir süre sessiz kalarak taşınmazda oturulmasına rıza gösterdiği ve rızasını sonradan ihtarnameyle geri aldığı bir olayda, ihtarnameden önceki kullanımda haksızlık unsuru bulunmadığını ve ecrimisilin ihtarnamenin tebliği ile ihtarnamede verilen süre gözetilerek hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 7. HD, E. 2024/4777)8 Davacının kendi ihtarnamesinde kullanımın haklı bir yanılgıya dayandığını belirttiği başka bir olayda Daire, ihtarname tebliğ tarihine kadar kullananların haksız sayılamayacağını ve ecrimisil döneminin, ihtarname tebliğ tarihine kullanıma son verilmesi için tanınan sürenin eklenmesiyle ulaşılan tarihten dava tarihine kadar olduğunu kabul etmiştir. (Yargıtay 7. HD, E. 2025/1214)9
Akrabalar arasında uzun süre ses çıkarılmamışsa sonuç daha da ileri gidebilir. 7. Hukuk Dairesi, mülkiyetin davacıya temlik tarihi (10.09.2013) ile dava tarihi (31.10.2017) arasındaki süreyi uzun bir süre sayarak bu dönemdeki sessizliği davacının zımni muvafakatine bağlamış; tarafların akraba olması ve kullananların davadan önce hiç uyarılmaması karşısında ecrimisil istemenin TMK m. 2'deki dürüstlük kuralına aykırı olacağını, zımni rızanın dava tarihi itibarıyla geri alındığını ve dava tarihinden önceki dönem için ecrimisil istenemeyeceğini belirterek ecrimisil hükmünü bozmuştur. (Yargıtay 7. HD, E. 2025/3588)10 Daire bu sonuca akrabalığı ve davadan önce hiçbir uyarı yapılmamasını birlikte gözeterek ulaşmıştır.
Kullanım geçerli bir hukuki ilişkiye dayanıyorsa ecrimisil doğmaz. Hukuk Genel Kurulu'na göre müdahale yasadan veya sözleşmeden kaynaklanan aynî ya da şahsî bir hakka dayanmamalıdır.2 Paylı taşınmaz pay ve paydaş çoğunluğuyla geçerli biçimde kiraya verilmişse Kurul ecrimisil davasının reddi gerektiğini kabul etmiştir.5 Görevli mahkemeye ilişkin bir kararında da Kurul, taraflar arasında hukuken geçerli bir kira ilişkisi saptanırsa ecrimisil davasının reddedileceğini belirtmiştir.3
Paydaş diğer paydaştan ecrimisil isteyebilir mi; intifadan men koşulu ve istisnaları nelerdir (TMK m. 693)?
TMK m. 693/1'e göre paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir; uyuşmazlık hâlinde yararlanma ve kullanma şeklini hâkim belirler (m. 693/2). Hukuk Genel Kurulu bu hükümden, paydaşlardan birinin diğer paydaşın kullanma hakkını engellemesi ya da ihlal etmesi durumunda yararlanamayan paydaşın payına yönelik el atmanın önlenmesini de, ecrimisil de isteyebileceği sonucunu çıkarmıştır.5 Elbirliği mülkiyetinde de ortaklardan biri, diğerlerinin olurunu almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan, taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. (Yargıtay 7. HD, E. 2026/1787)11
Paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir yer varsa açacağı ecrimisil davası dinlenmez; payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu, taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davasıyla çözülür.11 (Yargıtay 7. HD, E. 2023/5128)12
Paydaşlar arasındaki ecrimisilin ayırıcı şartı intifadan mendir. Yargıtay kararlarına göre kural olarak intifadan men edilmedikçe paydaşlar birbirinden ecrimisil isteyemez; bu koşulun gerçekleşmesi, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın taşınmazdan ya da gelirinden yararlanma isteğini davalı paydaşa bildirmiş olmasına bağlıdır.1112 İntifadan men iddiası her türlü delille kanıtlanabilir.1112
Kararlarda sayılan şu hâllerde intifadan men aranmaz: 1) taşınmazın kamu malı olması, 2) bağ, bahçe gibi doğal ürün veren ya da işyeri, konut gibi kiraya verilerek hukuki semere elde edilen yerlerden olması, 3) işgalci paydaşın taşınmazın tamamında hak iddia edip diğerlerinin paydaşlığını inkâr etmesi, 4) paydaşlar arasındaki kullanım anlaşmasıyla her paydaşın yararlanacağı yerin belli olması, 5) davacının daha önce aynı taşınmaz için diğer paydaşlara karşı el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açmış ya da icra takibi yapmış olması.1112 Ayrıca biçilen ot, toplanan fındık ve çay gibi kendiliğinden oluşan ürünlerde, mirasbırakanın kurduğu işletmenin ya da başlı başına gelir getiren işletmelerin işgalinde de intifadan men koşulu aranmaz.11
Konut istisnası, kiraya verilerek hukuki semere elde edilen konutu kapsar. 7. Hukuk Dairesi, mirasbırakandan kalan ve tamamı paydaşlardan biri tarafından konut olarak kullanılan taşınmazda ecrimisile hükmedilebilmesi için davalının intifadan men edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Aynı kararda intifadan men şartının, yararlanma isteğini bildiren ihtarnamede verilen yedi günlük sürenin dolduğu tarihte gerçekleştiği kabul edilmiş; ecrimisilin başlangıcı olarak mirasbırakanın ölüm tarihinin esas alınması bozma sebebi yapılmıştır.11
Paylı taşınmaz geçerli biçimde kiraya verilmişse paydaşın isteyebileceği şey ecrimisil değil kira bedelindeki payıdır. Hukuk Genel Kurulu, 06.05.1955 tarihli ve 12/18 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına dayanarak paylı taşınmazın pay ve paydaş çoğunluğu kararıyla kiraya verilebileceğini, sözleşmeye taraf olmayan paydaşların açık ya da üstü kapalı onaylarıyla sözleşmeye geçerlik kazandırabileceklerini belirtmiş; pay ve paydaş çoğunluğunun sağlandığı olayda davacının ecrimisil değil kira bedelinden payına düşen tutarı isteyebileceğini ve ecrimisil davasının reddi gerektiğini kabul etmiştir.5 Bu karar oy çokluğuyla verilmiştir.
Kat malikleri arasında ortak alanların kullanımı kat mülkiyeti rehberinde, paylı mülkiyetin taksim veya satışla sona erdirilmesi ortaklığın giderilmesi rehberinde anlatılır.
Ecrimisil nasıl hesaplanır: emsal kira, arsa ve arazi ayrımı, sonraki dönemlerde ÜFE ve TÜFE artışı
Ecrimisilin kapsamı kira bedeliyle sınırlı değildir. Hukuk Genel Kurulu'na göre ecrimisil en azı kira bedeli, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı karşılığı zarardır; haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklindeki olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler.23 Zarar her zaman kira geliri karşılığı olan zarar kadar olmayıp çok daha kapsamlı olabilir.5
Hesap uzmanlık gerektirir. Hukuk Genel Kurulu, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi aracılığıyla keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarının belirlenmesini; bilirkişi raporunun somut bilgi ve belgeye dayanmasını, tarafların ve hâkimin denetimine açık olmasını ve HMK m. 266 vd. hükümlerine uygun olmasını aramaktadır.1 (Yargıtay HGK, E. 2025/553)13
5. Hukuk Dairesi, kamulaştırmasız el atma nedeniyle ecrimisil istenen bir davada izlenecek yolu sıralamıştır. Önce taşınmazın niteliği belirlenir: değerlendirme tarihinde imar planı içinde olup olmadığı ve plandaki konumu ilgili belediyeden sorulduktan sonra arsa mı arazi mi olduğu tespit edilir ve buna göre seçilecek bilirkişi kuruluyla keşif yapılır.7 Arsa niteliğindeki taşınmazda, taşınmazın el atmadan önce nasıl kullanıldığı ve çevredeki taşınmazların ecrimisil istenen dönemdeki kullanma biçimleri araştırılır, bu kullanma şekillerine uygun kira sözleşmeleri taraflardan istenir ve bilirkişilerin kendiliğinden bulacağı emsaller de dikkate alınır.7 Arazi niteliğindeki taşınmazda ise İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre ekilebilecek münavebe ürünleri üzerinden gelir metoduyla taşınmazın ilk dönem getirebileceği ecrimisil hesaplanır; takip eden dönemler için Üretici Fiyat Endeksi'ndeki artış oranları dikkate alınır.7
Emsal, taşınmazın fiili kullanımına uygun olmalıdır. Hukuk Genel Kurulu, paydaşlar arasındaki bir davada dükkân niteliğindeki bağımsız bölümün fiili kullanım alanı dikkate alınarak ve taraflardan ticari kullanıma ilişkin emsaller istenerek ecrimisilin belirlenmesi gerekirken brüt alan ve konut amaçlı kira geliri üzerinden hesaplanan ecrimisile hükmedilmesini doğru bulmamıştır.13
Önceki bir dönem için ecrimisil kesinleşmişse sonraki dönemin hesabında o karar esas alınabilir. 7. Hukuk Dairesi, sonraki dönem için açılan davada önceki dönemin son dönemi için kabul edilen miktarın esas alınmasında isabetsizlik görmemiş; ancak TBK m. 344'te 01.01.2019'dan geçerli olmak üzere yapılan değişiklik nedeniyle bu tarihten öncesi için ÜFE, sonrası için TÜFE artış oranının uygulanması gerektiğini ve talep edilen dönemin tamamına ÜFE uygulanmasının doğru olmadığını belirterek hükmü bozmuştur.4 5. Hukuk Dairesi'nin 2024 tarihli yukarıdaki kararında ise arazi niteliğindeki taşınmaz için takip eden dönemlerde yalnız Üretici Fiyat Endeksi'ndeki artış oranlarından söz edilmiştir.7
Ecrimisil davasında ispat yükü kimdedir ve Yargıtay hangi delilleri yetersiz bulmuştur?
HMK m. 190/1'e göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Hukuk Genel Kurulu buna dayanarak ecrimisil davasında ispatın kural olarak davacıya ait olduğunu; taşınmaza hukuken geçerli herhangi bir hakka dayanılmaksızın davalı tarafından el atıldığını davacının ispatlaması gerektiğini belirtmektedir.113 Elatmanın önlenmesi davasında da davacı ayni hakkını ve davalının bu hakka elattığını, davalı ise elatmadığını veya elatmasının haksız olmadığını ispatla yükümlüdür.2
El atanın kim olduğu tereddüde yer bırakmadan belirlenmelidir. Bir vakıf taşınmazının yol olarak kullanıldığı ileri sürülen davada Hukuk Genel Kurulu, haksız işgale konu yolun davalı tarafından açıldığına dair somut bir delil ortaya konulamadığını; ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken soyut veriler ve tahmine dayalı gerekçeyle kabul kararı verilmesinin isabetli olmadığını belirtmiştir.1 Bu karar oy çokluğuyla verilmiştir.
Başka bir davada bir alışveriş merkezinin yanındaki taşınmaza mıcır dökülüp araç park edildiği ileri sürülmüştü. Hukuk Genel Kurulu, mıcırın davalı tarafından döküldüğünün ispatlanamadığını, tanığın “mıcırı kimin serdiğini gözümle görmedim” diyen beyanından tahmin yürütüldüğünü, araçların park edilmesinin davalının bir davranışından ya da sorumluluğuna giren bir durumdan kaynaklandığının ortaya konulamadığını ve bu nedenle davalının alanı otopark olarak kullandığı sonucuna varılamayacağını belirtmiştir.2
Paylı bağımsız bölümlerin kiraya verildiği iddiasında da ispat davacıdadır. Hukuk Genel Kurulu, mesken niteliğindeki bağımsız bölümlerin dava tarihinden geriye beş yıllık dönemde tek tek kimin kullanımında olduğunun, kiraya verilip verilmediklerinin, kimin tarafından kiraya verildiklerinin, kira döneminin ve kira bedellerini kimin tahsil ettiğinin davacı tarafından usulünce ispatlanamadığını belirterek bu bölümler yönünden davanın reddine ilişkin direnme kararını onamıştır.13
Paydaşlar arasında intifadan men iddiası her türlü delille kanıtlanabilir.1112 7. Hukuk Dairesinin şu üç kararında yararlanma isteği, rızanın geri alınması ya da kullanıma son verilmesi talebi ihtarnameyle bildirilmiş ve ecrimisilin başlangıcı ihtarnamenin tebliği ile ihtarnamede verilen süreye göre belirlenmiştir.1189
Ecrimisilde zamanaşımı kaç yıldır ve süre dava tarihinden geriye nasıl hesaplanır (TBK m. 147)?
Kanunda ecrimisile özgü bir zamanaşımı hükmü yoktur. Yargıtay, 25.05.1938 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ve yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davalarının beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve bu sürenin dava tarihinden geriye doğru işlemeye başladığını kabul etmektedir.112 Hukuk Genel Kurulu'nun incelediği paydaşlar arası bir davada da istem, dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem için ileri sürülmüş ve ispat bu dönem üzerinden değerlendirilmiştir.13
Hukuk Genel Kurulu bu sürenin kaynağını da açıklamıştır: 1938 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı, başkasının malı üzerindeki haksız zilyetlikten doğan tazminat alacağını kira sözleşmesinden doğan alacağa benzetmiş ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 126'da (bugün TBK m. 147) kira alacakları için kabul edilen beş yıllık süreyi ecrimisil davalarına uygulamıştır. (Yargıtay HGK, E. 2017/2407)14 TBK m. 147/1'e göre kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler için beş yıllık zamanaşımı uygulanır. Madde ecrimisili saymaz; bağlantı Yargıtay'ın kurduğu benzetmedir.
Aynı kararda bir ayrıma daha yer verilmiştir. 04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre haksız zilyet malı başkasına kiralamış veya maldan başka surette kazanç sağlamışsa davacının davayı nitelendirmesine bakılır: dava mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 414'teki gerçek olmayan vekâletsiz iş görmeye dayandırılırsa on yıllık zamanaşımı, TMK m. 995'e dayanan dava olarak nitelendirilirse haksız fiil zamanaşımı uygulanır; tereddüt hâlinde m. 414 uygulanır.14 Karar, ecrimisil olmayan bir olayda (limanda haksız alıkonulan konteynerler) ve oy çokluğuyla verilmiştir; Kurul o olayda haksız fiil zamanaşımını uygulamıştır.14
Bu ayrım bugün de davanın nitelendirilmesine göre tartışılmaktadır. Hukuk Genel Kurulu, TBK'nın vekâletsiz iş görme hükümlerini anarak, elbirliği ortaklarından bir kısmının taşınmazı diğerlerinin onayı olmadan kiraya verdiği bir olayda diğer ortakların kiraya veren ortaktan veya kiracıdan ecrimisil, kiraya veren ortaktan ayrıca gerçek olmayan vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca elde edilen menfaatin kendilerine düşen kısmının devrini isteyebileceklerini belirtmiş; olaydaki istemi ecrimisil değil, TBK m. 530'da düzenlenen gerçek olmayan vekâletsiz iş görmeden doğan menfaatin devri istemi olarak nitelendirmiştir.6 Bu karar oy çokluğuyla verilmiştir. 3. Hukuk Dairesi, paydaşlardan birinin paylı taşınmazları kiraya verip kira gelirini topladığı ve diğer paydaşa payını eksik ödediği ileri sürülen bir davayı vekâletsiz iş görme hükümlerine tabi saymış ve TBK m. 146'daki on yıllık zamanaşımını uygulamıştır. (Yargıtay 3. HD, E. 2023/372)15 7. Hukuk Dairesi ise ilk derece mahkemesinin kira gelirlerinin davalılarca toplandığını kabul ettiği, elbirliği malikleri arasındaki bir davada, davanın vekâletsiz iş görmeye değil paya elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olduğunu belirterek on yıllık süre uygulanmasını doğru bulmamıştır. (Yargıtay 7. HD, E. 2023/1188)16
Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m. 161).
Devlete ve bazı idarelere ait taşınmazlarda idarenin kendisi belirlediği ecrimisilde süre dava tarihinden değil tespit tarihinden geriye işler: 2886 sayılı Kanun m. 75/1'e göre ecrimisil tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilir.
Ecrimisil davası hangi mahkemede açılır; arabuluculuk, harç ve kanun yolu nasıl işler?
HMK m. 2/1'e göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Hukuk Genel Kurulu, taşınmazın haksız kullanıldığı ileri sürülerek ecrimisil istenen bir davada, davacı kira sözleşmesine dayanmadığı için istemin TMK hükümlerinden kaynaklandığını ve uyuşmazlığın HMK m. 2/1 uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevinde olduğunu kabul etmiştir; Kurul'a göre kira alacağı sözleşmeye göre belirlenirken ecrimisil rayice göre hesaplanır.3 O olayda davalı, taşınmazı ihaleyle kiraladığını ve sonraki yılların ihalelerini de alarak kullanmaya devam ettiğini savunmuştu; Kurul, mahkemenin kira sözleşmesinin devam edip etmediğini tartışması, hukuken geçerli bir kira ilişkisi saptanırsa ecrimisil davasını reddetmesi, saptanmazsa ecrimisil hakkında karar vermesi gerektiğini ve kira ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.3 Bu karar oy çokluğuyla verilmiştir. Davacı kira sözleşmesine dayanıp kira alacağı isterse, HMK m. 4/1-a kira ilişkisinden doğan alacak davalarını sulh hukuk mahkemesine verir. Kat mülkiyeti kurulmuş taşınmazda ortak yere elatmaya ilişkin uyuşmazlığı ise Hukuk Genel Kurulu, Kat Mülkiyeti Kanunu Ek m. 1 uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevinde saymıştır; o davada ecrimisil istemi ayrılmıştı ve karar oy çokluğuyla verilmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2017/1258)17
Genel yetkili mahkeme, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6/1). Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 16/1). 5. Hukuk Dairesi ecrimisili bir tür haksız fiil tazminatı saymış; tek başına açılan ecrimisil davasının taşınmaz üzerindeki bir ayni hakka ilişkin olmadığını ve kesin yetkiyi düzenleyen HMK m. 12'ye tabi olmadığını, taşınmazın bulunduğu yer haksız fiilin işlendiği yer olduğundan davanın orada da açılabileceğini belirtmiş; davacının davayı kendi yerleşim yerinde açmasını HMK m. 16'daki seçimlik hakkın kullanılması saymıştır. (Yargıtay 5. HD, E. 2025/13736)18 Ecrimisil elatmanın önlenmesi istemiyle birlikte de istenebilir. Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12/1); 5. Hukuk Dairesi, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil birlikte istenen bir davada yetkili mahkemeyi HMK m. 12'ye göre belirlemiştir. (Yargıtay 5. HD, E. 2024/2831)19 Hukuk Genel Kurulu da harç ve kesinlik sınırı bakımından böyle bir davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2025/225)20
6325 sayılı Kanun m. 18/B/1, dava açılmadan önce arabulucuya başvurmayı dört grup uyuşmazlıkta dava şartı yapar: 1) kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, 2) taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar, 3) Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar, 4) komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar. Haksız işgalden doğan ecrimisil bu listede sayılmaz. Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında ise TTK m. 5/A/1 arabulucuya başvurmayı dava şartı yapar. 6. Hukuk Dairesi, müdahalenin men'i ve ecrimisil birlikte istenen bir davada, müdahalenin men'i talebinin arabuluculuğa tabi olmadığını ve arabuluculuğa tabi olmayan bir davayla birlikte açılan tazminat davasının da arabuluculuk dava şartına tabi olmayacağını belirterek davanın usulden reddine ilişkin kararı bozmuştur. (Yargıtay 6. HD, E. 2025/1956)21 11. Hukuk Dairesi de tacirler arasında tapu iptali ve tescil istemiyle aynı dilekçede istenen ecrimisil için, ecrimisil davasından önce arabulucuya başvurmak zorunlu olsa da tapu iptali ve tescil davasıyla birlikte açılması hâlinde bu yola başvurulmasının gerekmeyeceğini belirtmiştir. (Yargıtay 11. HD, E. 2025/5093)22
Yargı harçları değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden alınır (Harçlar Kanunu m. 15). Taşınmazın aynına ilişkin davalarda ecrimisil de istenmişse harç, taşınmazın değeri ile istenen ecrimisil tutarı üzerinden alınır (Harçlar Kanunu m. 16/2).
Nihai kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m. 341/1-a); m. 341/2'deki parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Elatmanın önlenmesi ve ecrimisil birlikte istenmişse Hukuk Genel Kurulu, kesinlik sınırının tespitinde iki istemin dava değerlerinin toplanmasıyla ortaya çıkan değerin esas alınması ve bölge adliye mahkemesinin ecrimisile yönelik istinaf istemini de esastan incelemesi gerektiğini kabul etmiştir.20 Bu karar oy çokluğuyla verilmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz, m. 362/1-a'daki temyiz sınırı ve 7589 sayılı Kanunla eklenen m. 362/3 çerçevesinde açıktır; parasal sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır (HMK ek m. 1).
İlgili mevzuat
Madde 995- İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.
İyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir.
İyiniyetli olmayan zilyet, şeyi kime geri vereceğini bilmediği sürece ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur.
Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 993- İyiniyetle zilyedi bulunduğu şeyi, karineyle mevcut hakkına uygun şekilde kullanan veya ondan yararlanan zilyet, o şeyi geri vermekle yükümlü olduğu kimseye karşı bu yüzden herhangi bir tazminat ödemek zorunda değildir.
İyiniyetli zilyet, şeyin kaybedilmesinden, yok olmasından veya hasara uğramasından sorumlu olmaz.
Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 994- İyiniyetli zilyet, geri vermeyi isteyen kimseden şey için yapmış olduğu zorunlu ve yararlı giderleri tazmin etmesini isteyebilir ve bu tazminat ödeninceye kadar şeyi geri vermekten kaçınabilir.
İyiniyetli zilyet, diğer giderler için tazminat isteyemez. Ancak, şeyin geri verilmesinden önce kendisine bu giderler için bir tazminat önerilmezse, kendisi tarafından o şeyle birleştirilen ve zararsızca ayrılması mümkün bulunan eklemeleri o şeyi geri vermeden önce ayırıp alabilir.
Zilyedin elde ettiği ürünler, yaptığı giderler sebebiyle doğan alacaklarına mahsup edilir.
Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 693- Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.
Uyuşmazlık hâlinde yararlanma ve kullanma şeklini hâkim belirler. Bu belirleme, paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyla paydaşlar arasında bölünmesi biçiminde de olabilir.
Paydaşlardan her biri, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir.
Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 683- Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.
Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 147- Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır:
1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler.
2. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri.
3. Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar.
4. Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar.
5. Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar.
6. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.
Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1.Ecrimisilin tanımı, ispat yükü ve bilirkişi incelemesiYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/59 · K. 2026/62 ·
Vakıf adına kayıtlı taşınmazın bir bölümünün yol olarak kullanıldığı ileri sürülerek ecrimisil istenmişti. Kurul, ecrimisili hak sahibinin kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tür tazminat olarak tanımladı; ecrimisil davalarının dava tarihinden geriye işleyen beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, ispatın kural olarak davacıya ait olduğunu ve hesabın bilirkişiyle yapılacağını belirtti. Yolun davalı tarafından açıldığına dair somut delil bulunmadığı hâlde tahmine dayalı gerekçeyle verilen kabul kararını değişik gerekçeyle bozdu. Karar oy çokluğuyla verildi.
Sonuç: El atanın davalı olduğu somut delille ispatlanmalıdır; tahmine dayalı gerekçeyle ecrimisile hükmedilemez.
2.Elatmanın önlenmesi ve ecrimisilde ispat; 1938 ve 1950 İçtihadı Birleştirme KararlarıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/175 · K. 2026/83 ·
Davacı, taşınmazına davalı tarafından mıcır dökülerek alanın otopark olarak kullanıldığını ileri sürmüştü. Kurul, 1938 ve 1950 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararlarını aktararak ecrimisilin niteliğini ve kapsamını açıkladı; elatmanın önlenmesi davasında ispat yükünün davacıda olduğunu belirtti. Mıcırın davalı tarafından döküldüğünün ispatlanamadığını, tanık beyanının tahmine dayandığını ve davalının alanı kullandığı sonucuna varılamayacağını belirterek direnme kararını bozdu.
Sonuç: Taşınmazı üçüncü kişilerin kullanması, davalının el attığını göstermez; davalının fiili ya da sorumluluğu ispatlanmalıdır.
3.Görevli mahkeme: ecrimisil ile kira alacağının farkıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/235 · K. 2024/195 ·
İhale ile kiralanan taşınmazı kullanmaya devam eden davalıdan ecrimisil istenmiş, asliye hukuk mahkemesi kira ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermişti. Kurul, ecrimisil ile kira ilişkisinin farklı kanun ve koşullara tabi olduğunu, kira alacağının sözleşmeye göre, ecrimisilin rayice göre belirlendiğini belirtti. Davacı kira sözleşmesine dayanmadığından uyuşmazlığın HMK m. 2/1 uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevinde olduğunu, geçerli kira ilişkisi saptanırsa davanın reddedilmesi gerektiğini kabul ederek direnme kararını bozdu. Karar oy çokluğuyla verildi.
Sonuç: Haksız işgale dayanan ecrimisil davası asliye hukukta görülür; kira savunması görevsizlik sebebi değil, esasa ilişkin bir savunmadır.
4.Sonraki dönem ecrimisili: ÜFE ve TÜFE ayrımıYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/4255 · K. 2026/2527 ·
Malik, önceki bir davada kesinleşen ecrimisilden sonraki dönem için yeniden ecrimisil istemişti; mahkeme önceki dönemin miktarına dönemin tamamı için ÜFE artışı uygulamıştı. Daire, önceki dönemin son dönemi için kabul edilen miktarın esas alınmasında isabetsizlik görmedi; ancak TBK m. 344'te 01.01.2019'dan geçerli olarak yapılan değişiklik nedeniyle bu tarihten önce ÜFE, sonra TÜFE artış oranı uygulanması gerektiğini belirterek hükmü bozdu.
Sonuç: 7. Hukuk Dairesi'ne göre sonraki dönem ecrimisilinde artış, 01.01.2019 öncesi için ÜFE, sonrası için TÜFE oranıyla yapılır.
5.Paydaşlar arasında ecrimisil ve kira payı ayrımıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/301 · K. 2023/1139 ·
Paylı bir işhanının bir paydaşın ortağı olduğu şirkete kiralanması üzerine diğer paydaş ecrimisil istemişti. Kurul, TMK m. 693'e göre kullanımı engellenen paydaşın ecrimisil isteyebileceğini, ancak 1955 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca pay ve paydaş çoğunluğuyla yapılan kira sözleşmesinin geçerli olduğunu belirtti. Olayda paydaşların icazetiyle çoğunluk sağlandığından davacının ecrimisil değil kira bedelinden payına düşeni isteyebileceğini kabul ederek direnme kararını bozdu. Karar oy çokluğuyla verildi.
Sonuç: Paylı taşınmaz pay ve paydaş çoğunluğuyla geçerli biçimde kiraya verilmişse paydaş ecrimisil değil kira payı isteyebilir.
6.Elbirliği mülkiyetinde kiraya verme: ecrimisil ve menfaatin devriYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1257 · K. 2020/661 ·
Elbirliği mülkiyetindeki dükkânlar bazı ortaklarca kiraya verilmiş, diğer ortaklar son beş yılın kira bedellerinden paylarına düşeni ecrimisil olarak istemişti. Kurul, ecrimisil ile kira ilişkisini ayırdı; onay vermeyen ortakların kiraya veren ortaktan veya kiracıdan ecrimisil, kiraya veren ortaktan ayrıca gerçek olmayan vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca menfaatin devrini isteyebileceğini belirtti. Olaydaki istemin menfaatin devri istemi olduğunu kabul ederek direnme kararını değişik gerekçeyle bozdu. Karar oy çokluğuyla verildi.
Sonuç: Elbirliği ortaklarından bazılarının onaysız kiraya verdiği taşınmazda diğer ortaklar ecrimisil ya da menfaatin devrini isteyebilir; hangisinin istendiği dilekçe içeriğine göre belirlenir.
7.Ecrimisil hesabı: arsa ve arazi ayrımıYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/1122 · K. 2024/7400 ·
Uyuşmazlık, tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atma nedeniyle ecrimisilin tahsiline ilişkindi. Daire, ecrimisil tespit edilirken önce taşınmazın imar durumu araştırılarak arsa mı arazi mi olduğunun belirlenmesi gerektiğini; arsada el atmadan önceki ve çevredeki kullanım biçimlerine uygun kira emsallerinin, arazide münavebe ürünlerine göre gelir metodunun esas alınacağını ve takip eden dönemlerde ÜFE artışının dikkate alınacağını belirtti. Bu hususlara uyulmadan hazırlanan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasını bozma sebebi saydı.
Sonuç: Ecrimisil hesabında önce taşınmazın arsa mı arazi mi olduğu belirlenir; yöntem bu niteliğe göre seçilir.
8.Rızanın ihtarnameyle geri alınmasıYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/4777 · K. 2025/2656 ·
Boşanmadan sonra malikin dairesinde oturmaya devam eden eski eşten el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmişti. Daire, malikin bir süre sessiz kalarak oturulmasına rıza gösterdiğini ve rızasını ihtarnameyle geri aldığını, ihtarnameden önceki kullanımda haksızlık unsuru bulunmadığını belirtti. Ecrimisilin ihtarnamenin tebliği ve verilen süre gözetilerek hesaplanması gerektiği gerekçesiyle hükmü bozdu.
Sonuç: Rızayla başlayan kullanımda ecrimisil, rızanın geri alındığı ihtarnamenin tebliği ve verilen süreden sonrası için istenebilir.
9.Haklı yanılgıyla kullanım ve ecrimisil dönemiYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/1214 · K. 2025/5118 ·
Davalılar, davacıların taşınmazının bir kısmındaki fıstık ağaçlarının mahsulünü topluyordu; davacıların gönderdiği noter ihtarnamesinde bu kullanımın haklı bir yanılgıya dayandığı belirtilmişti. Daire, ihtarname tebliğ tarihine kadar davalıların haksız olduğundan söz edilemeyeceğini, ecrimisil döneminin ihtarname tebliğ tarihine kullanıma son verilmesi için tanınan sürenin eklenmesiyle ulaşılan tarihten dava tarihine kadar olduğunu belirterek ecrimisil hükmünü bozdu.
Sonuç: Malik kendi ihtarnamesinde kullanımın haklı yanılgıya dayandığını kabul etmişse ecrimisil, ihtarnamede verilen süre dolduktan sonrası için istenebilir.
10.Akrabalar arasında uzun sessizlik ve dürüstlük kuralıYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/3588 · K. 2026/1098 ·
Kendisine devredilen dairede yakınlarının oturmaya devam ettiğini ileri süren malik, tapuyu edindiği tarihten itibaren ecrimisil istemişti. Daire, el atmanın önlenmesine ilişkin temyiz itirazlarını reddetti; ecrimisil yönünden ise temlikten dava tarihine kadar geçen uzun süredeki sessizliği zımni muvafakat saydı. Tarafların akraba olması ve davadan önce hiçbir uyarı yapılmaması karşısında ecrimisil istemenin TMK m. 2'deki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, dava tarihinden önceki dönem için ecrimisil istenemeyeceğini belirterek hükmü bozdu.
Sonuç: Akrabalar arasında uzun süre ses çıkarılmayan ve davadan önce uyarı yapılmayan kullanımda, dava tarihinden önceki dönem için ecrimisil istenemez.
11.Paydaşın oturduğu konutta intifadan men ve ecrimisilin başlangıcıYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2026/1787 · K. 2026/2440 ·
Mirasbırakandan kalan evin tamamını paydaşlardan biri konut olarak kullanıyordu; mahkeme ecrimisili mirasbırakanın ölüm tarihinden başlatmıştı. Daire, intifadan men kuralını ve istisnalarını sıraladıktan sonra taşınmazın davalı tarafından konut olarak kullanıldığı bu olayda intifadan menin gerektiğini, bu şartın ihtarnamede verilen yedi günlük sürenin dolduğu tarihte gerçekleştiğini belirtti. Ecrimisilin ölüm tarihinden başlatılmasını doğru bulmayarak hükmü bozdu.
Sonuç: Paydaşın kendisinin oturduğu konutta ecrimisil, yararlanma isteğinin bildirildiği ihtarda verilen sürenin dolmasından başlar.
12.İntifadan men kuralı ve istisnalarıYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2023/5128 · K. 2024/255 ·
Paydaşlar arası ecrimisil davasında mahkeme, bozmaya uyarak intifadan men koşulunun gerçekleşmediği sonucuna varmış ve davayı reddetmişti. Daire, ecrimisili malikin kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tür haksız işgal tazminatı olarak tanımladı; intifadan men kuralını, istisnalarını, bu iddianın her türlü delille kanıtlanabileceğini ve beş yıllık zamanaşımını açıkladı. İntifadan menin gerçekleşmediğini kabul eden kararı onadı. Karar, bozmaya uyulduktan sonra verilen hükmün onanmasıdır.
Sonuç: Kural olarak intifadan men edilmedikçe paydaşlar birbirinden ecrimisil isteyemez; istisnalar kararlarda sayılmıştır.
13.Paydaşlar arasında ispat ve ticari kullanıma uygun emsalYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/553 · K. 2026/301 ·
Paydaş, paylı binadaki bir dükkân ve dört dairenin diğer paydaşlarca kiraya verildiğini ileri sürerek dava tarihinden geriye beş yıllık ecrimisil istemişti. Kurul, ispatın kural olarak davacıya ait olduğunu ve hesabın taşınmazın niteliğine uygun bilirkişiyle yapılacağını belirtti. Kiraya verildiği kabul edilen dükkân yönünden ticari kullanıma ilişkin emsaller yerine konut kira geliri esas alındığı için direnme kararını bozdu; daireler yönünden kimin kullandığı ve kiraya verdiği ispatlanamadığından direnme kararını onadı.
Sonuç: Ecrimisil, taşınmazın fiili kullanımına uygun emsalle hesaplanır; kullanımı ispatlanamayan bölümler için istem reddedilir.
14.Ecrimisilde zamanaşımının kaynağı ve 1958 İçtihadı Birleştirme KararıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2407 · K. 2021/502 ·
Limanda haksız alıkonulan konteynerler nedeniyle yoksun kalınan kazanç istenmiş, uyuşmazlık uygulanacak zamanaşımında toplanmıştı. Kurul, TMK m. 995'e dayanan davalarda kötüniyetli zilyedin malı kullanmasının İçtihadı Birleştirme Kararlarıyla farklı sürelere bağlandığını açıkladı: 1938 kararı ecrimisile kira alacakları için öngörülen beş yıllık süreyi (mülga BK m. 126, TBK m. 147) uygulamış, 1958 kararı ise malı kiralayıp kazanç sağlayan haksız zilyede karşı davada on yıllık süreye imkân tanımıştır. Olayda davalı konteynerleri kullanmadığından haksız fiil zamanaşımının uygulanması gerektiğini belirterek direnme kararını bozdu. Karar mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu dönemine ilişkindir ve oy çokluğuyla verildi.
Sonuç: Kullanılan taşınmaz için ecrimisilde beş yıllık süre, kira alacaklarına ilişkin zamanaşımına yapılan benzetmeden gelir.
15.Paydaşın topladığı kira gelirinde vekâletsiz iş görme ve on yıllık zamanaşımıYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2023/372 · K. 2024/468 ·
Kardeşlerden biri, babalarından kalan paylı taşınmazları kiraya verip geliri toplamış; diğer kardeş payına düşen kiranın eksik ödendiğini ileri sürerek alacak istemişti. Daire, davanın niteliği gereği vekâletsiz iş görme hükümlerine tabi olduğunu ve TBK m. 146 uyarınca zamanaşımının on yıl olduğunu belirtti. Kira gelirinin ve giderlerin eksik incelendiği gerekçesiyle hükmü bozdu.
Sonuç: Paydaşın paylı taşınmazları kiraya verip topladığı kira gelirinden pay istemini Daire vekâletsiz iş görme sayarak on yıllık zamanaşımına bağlamıştır.
16.Paya elatmanın önlenmesi ve ecrimisilde on yıllık süre uygulanmazYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2023/1188 · K. 2023/2136 ·
Elbirliği malikleri arasındaki davada ilk derece mahkemesi, davalıların binanın kira gelirlerini alıp davacıya ödemediğini kabul ederek istemi vekâletsiz iş görmeye dayalı tazminat saymış ve on yıllık süre uygulamıştı. Daire, davanın vekâletsiz iş görmeye değil paya elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olduğunu, hatalı nitelendirmeyle zamanaşımı süresinin on yıl olarak belirlenmesinin doğru olmadığını belirtti; hükmü başka eksikler yönünden de bozdu.
Sonuç: Paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası vekâletsiz iş görme sayılarak on yıllık zamanaşımına bağlanamaz.
17.Kat mülkiyetinde ortak yere elatma: görevli mahkemeYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1258 · K. 2025/693 ·
Kat mülkiyeti kurulu sitede bir bağımsız bölümün kiracısının ortak alanı kullandığı ileri sürülerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmiş; ecrimisil istemi yargılama sırasında ayrılmıştı. Kurul, çekişmenin ortak yerle ilgili olduğunu ve uyuşmazlığa Kat Mülkiyeti Kanunu uygulanacağını, KMK Ek m. 1 uyarınca bu Kanunun uygulanmasından doğan her türlü anlaşmazlığa sulh hukuk mahkemesinin baktığını belirterek elatmanın önlenmesi istemi yönünden verilen görevsizlik kararını onadı. Karar oy çokluğuyla verildi.
Sonuç: Kat mülkiyeti kurulmuş taşınmazda ortak yere elatmanın önlenmesi uyuşmazlığı sulh hukuk mahkemesinde görülür.
18.Tek başına açılan ecrimisil davasında yetkiYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2025/13736 · K. 2026/4286 ·
Davacı ecrimisil davasını kendi yerleşim yerinde açmış, iki asliye hukuk mahkemesi de yetkisizlik kararı vermişti. Daire, ecrimisili bir tür haksız fiil tazminatı saydı; ecrimisil davasının taşınmaz üzerindeki bir ayni hakka ilişkin olmadığını ve kesin yetkiyi düzenleyen HMK m. 12'ye tabi olmadığını, taşınmazın bulunduğu yerde de açılabileceğini belirtti. Kesin yetki kuralı bulunmayan bu davada davacının HMK m. 16'daki seçimlik hakkını yerleşim yerinde dava açarak kullandığını kabul ederek ilk mahkemeyi yargı yeri olarak belirledi.
Sonuç: Tek başına açılan ecrimisil davasında kesin yetki yoktur; dava davalının yerleşim yerinde, taşınmazın bulunduğu yerde veya davacının yerleşim yerinde açılabilir.
19.Elatmanın önlenmesi ve ecrimisil birlikte istenince yetkiYargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/2831 · K. 2024/6073 ·
Farklı illerdeki taşınmazlar için el atmanın önlenmesi ve ecrimisil birlikte istenmiş, iki asliye hukuk mahkemesi yetkisizlik kararı vermişti. Daire, taşınmazın aynından doğan davalarda yetkiyi düzenleyen HMK m. 12'yi aktardı ve taşınmazlardan biri yönünden yetkili olan mahkemenin m. 12'nin üçüncü fıkrası gereğince diğer taşınmazlar yönünden de yetkili olduğunu belirterek davanın açıldığı mahkemeyi yargı yeri olarak belirledi.
Sonuç: Elatmanın önlenmesiyle birlikte istenen ecrimisilde yetkili mahkeme, taşınmazın aynından doğan davalardaki HMK m. 12'ye göre belirlenir.
20.Kesinlik sınırı: elatmanın önlenmesi ve ecrimisil birlikte isteninceYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/225 · K. 2026/196 ·
Bölge adliye mahkemesi, elatmanın önlenmesiyle birlikte hükmedilen ecrimisilin tek başına istinaf sınırının altında kaldığını kabul ederek bu yöndeki istinafı reddetmişti. Kurul, kesinlik sınırının belirlenmesinin kamu düzeninden olduğunu, davanın değerinin taleplerin toplamı olduğunu ve Harçlar Kanunu m. 16'ya göre harcın da elatılan yerin değeri ile ecrimisilin toplamı üzerinden alındığını belirtti. İki istemin değerleri toplanarak kesinlik sınırının belirlenmesi ve ecrimisile yönelik istinafın esastan incelenmesi gerektiğini kabul ederek direnme kararını bozdu. Karar oy çokluğuyla verildi.
Sonuç: Elatmanın önlenmesi ve ecrimisil birlikte istenmişse kesinlik sınırı iki istemin toplam değerine göre belirlenir.
21.Arabuluculuk dava şartı: müdahalenin men'i ile birlikte istenen ecrimisilYargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2025/1956 · K. 2025/2914 ·
Müdahalenin men'i ve ecrimisil birlikte istenen davada ilk derece mahkemesi, TTK m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmişti. Daire, davada davaların yığılması bulunduğunu, müdahalenin men'i talebinin arabuluculuğa tabi olmadığını ve arabuluculuğa tabi olmayan bir davayla birlikte açılan tazminat davasının da arabuluculuk dava şartına tabi olmayacağını belirterek kararı bozdu.
Sonuç: Müdahalenin men'i ile birlikte açılan ecrimisil davasında ticari davalardaki arabuluculuk dava şartı aranmaz.
22.Arabuluculuk dava şartı: tapu iptali ve tescil ile birlikte istenen ecrimisilYargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2025/5093 · K. 2026/1800 ·
Tacirler arasında tapu iptali ve tescil ile ecrimisil aynı dilekçede istenmiş; ilk derece mahkemesi ecrimisil istemini ayırıp zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle usulden reddetmişti. Daire, davaların yığılmasında miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren davaların arabuluculuğa tabi olmaksızın çözülmesi gerektiğini; ecrimisil davasından önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu olsa da tapu iptali ve tescil davasıyla birlikte açılması hâlinde bu yola başvurulmasının gerekmeyeceğini belirterek hükmü bozdu.
Sonuç: Ecrimisil, arabuluculuğa tabi olmayan tapu iptali ve tescil istemiyle aynı dilekçede istenmişse ticari davalardaki arabuluculuk dava şartı aranmaz.
Sık sorulan sorular
Ecrimisil ile kira bedeli arasındaki fark nedir?
Kira bedeli taraflar arasındaki sözleşmeye göre ödenir. Ecrimisil ise sözleşme olmadan, malikin izni ve rızası dışında taşınmazı kullanan kişiden istenen tazminattır; Hukuk Genel Kurulu'na göre en azı kira bedeli kadardır ve yoksun kalınan geliri de kapsayabilir. Paylı taşınmaz pay ve paydaş çoğunluğuyla geçerli biçimde kiraya verilmişse paydaş ecrimisil değil, kira bedelinden payına düşen tutarı isteyebilir.
Ecrimisil kaç yıl geriye dönük istenebilir?
Yargıtay kararlarına göre ecrimisil davaları kural olarak beş yıllık zamanaşımına tabidir ve bu süre dava tarihinden geriye doğru hesaplanır. Zamanaşımını davalı ileri sürmelidir; hâkim kendiliğinden dikkate almaz. Paydaşlardan birinin taşınmazı kiraya verip kira gelirini topladığı durumlarda sonuç davanın nitelendirilmesine bağlıdır: 3. Hukuk Dairesi böyle bir davayı vekâletsiz iş görme sayarak on yıllık süre uygulamış, 7. Hukuk Dairesi ise paya elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin bir davada on yıllık süre uygulanmasını doğru bulmamıştır.
İyiniyetle oturan kişiden ecrimisil istenebilir mi?
İyiniyetle ve karineyle mevcut hakkına uygun şekilde kullanan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu kişiye bu yüzden tazminat ödemek zorunda değildir (TMK m. 993). 7. Hukuk Dairesi, malikin rızasına dayanan ya da malikin kendi ihtarnamesinde haklı bir yanılgıya dayandığını kabul ettiği kullanımda ecrimisili ihtarnamenin tebliği ve ihtarnamede verilen sürenin dolmasından sonrası için hesaplamıştır. Akrabalar arasında davadan önce hiç uyarı yapılmamış bir olayda ise Daire, rızanın dava tarihinde geri alındığını kabul etmiştir.
Hisseli tapuda diğer hissedar evi kullanıyorsa ecrimisil istenebilir mi?
İstenebilir; ancak kural olarak önce kullanan paydaşa taşınmazdan yararlanma isteğinin bildirilmesi (intifadan men) gerekir. Taşınmazın kiraya verilerek gelir elde edilen ya da bağ ve bahçe gibi doğal ürün veren bir yer olması veya kullanan paydaşın diğerlerinin paylarını inkâr etmesi gibi hâllerde bu bildirim aranmaz. Davacı paydaşın payına karşılık çekişmesiz kullandığı bir yer varsa ecrimisil davası dinlenmez; bu durumda çözüm ortaklığın giderilmesidir.
Ecrimisil nasıl hesaplanır?
Mahkeme bilirkişiyle keşif yaptırır. Arsada taşınmazın ve çevresindeki taşınmazların kullanım biçimine uygun kira emsallerine, tarım arazisinde ekilebilecek ürünlerden elde edilebilecek gelire bakılır. İlk dönem bulunduktan sonra sonraki dönemler endeks artışıyla hesaplanır. Ecrimisil en az kira bedeli kadardır ve yoksun kalınan geliri de kapsayabilir.
Önceki dönem için ecrimisil alındıysa sonraki dönem nasıl istenir?
Sonraki dönem için ayrıca dava açılabilir. 7. Hukuk Dairesi, önceki davada kesinleşen son dönem miktarının esas alınmasını kabul etmiş, ancak artış hesabında 1 Ocak 2019 öncesi için ÜFE, sonrası için TÜFE oranının uygulanması gerektiğini belirtmiştir. 5. Hukuk Dairesinin incelenen bir kararında ise arazi niteliğindeki taşınmaz için takip eden dönemlerde yalnız Üretici Fiyat Endeksi artışından söz edilmiştir.
Ecrimisil davası için arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Kural olarak hayır; zorunlu arabuluculuğu düzenleyen 6325 sayılı Kanun m. 18/B haksız işgalden doğan ecrimisili saymaz. Uyuşmazlık kira ilişkisinden veya Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğuyorsa ya da ticari davalardan konusu bir miktar para olan bir alacaksa, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. 6. ve 11. Hukuk Daireleri, ecrimisilin elatmanın önlenmesi ya da tapu iptali ve tescil gibi arabuluculuğa tabi olmayan bir istemle aynı dilekçede istendiği davalarda ticari davalardaki bu dava şartının (TTK m. 5/A) aranmayacağını kabul etmiştir.
Ecrimisil davası hangi mahkemede açılır?
Kural olarak asliye hukuk mahkemesinde; uyuşmazlık her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgiliyse asliye ticaret mahkemesinde. Dava davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi, taşınmazın bulunduğu yerde ya da davacının yerleşim yerinde de açılabilir; ecrimisil elatmanın önlenmesiyle birlikte istenirse taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Kira sözleşmesine dayanan kira alacağı ise sulh hukuk mahkemesinde istenir.
Ecrimisil davasında harç nasıl alınır?
Harç, istenen ecrimisil tutarı üzerinden nispi olarak alınır. Elatmanın önlenmesi gibi taşınmazın aynına ilişkin bir istemle birlikte açılan davada harç, taşınmazın değeri ile ecrimisil tutarı üzerinden alınır (Harçlar Kanunu m. 16).
Ecrimisil davasında neyi ispatlamak gerekir?
Davacı, taşınmaza hukuken geçerli bir hakka dayanmadan davalı tarafından el atıldığını ispatlamalıdır. Yargıtay, el atanın davalı olduğu somut delille ortaya konulamadığında tahmine dayalı tanık beyanlarıyla kabul kararı verilmesini doğru bulmamaktadır.
Devlete ait bir yeri kullanana idarenin istediği ecrimisil de aynı dava mıdır?
Her zaman değil. Devletin özel mülkiyetindeki veya hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar ile bazı idarelerin ve vakıfların taşınmazları için kanun ayrıca idari bir yol öngörür: ecrimisil, dava açılmadan idarenin komisyonu tarafından tespit tarihinden geriye en çok beş yıl için belirlenir; bu yolda idarenin zarara uğramış olması ve işgalcinin kusuru aranmaz (2886 sayılı Kanun m. 75). İdarenin genel mahkemede ecrimisil davası açtığı durumlar da vardır.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Gayrimenkul Hukuku alanına dön
Bu alandaki diğer rehberler
- İntifa hakkı ve irtifak hakkı: kurulması, sona ermesi ve mahkeme kararıyla kaldırılması
- Kat karşılığı inşaat sözleşmesi: şekil, geç teslim, fesih ve müteahhitten daire alanın hakları
- Kat Mülkiyeti Kanunu: apartman ve site yönetiminde kurul kararları, aidat ve ortak yerler
- Kira tespit davası: kira bedeli ne zaman ve hangi ölçüyle belirlenir
- Tapu iptal davası: yolsuz tescil, iyi niyetli üçüncü kişi ve tapu iptal ve tescil davasının usulü
- Muris muvazaası davası: mirastan mal kaçırma, İçtihadı Birleştirme Kararı, ispat ve tapu iptali
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.