İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Ortaklığın giderilmesi davası (izale-i şuyu): aynen taksim, satış ve muhdesat

Yayın tarihi:

Hisseli bir taşınmazda paydaşlar malı nasıl paylaşacaklarında anlaşamazsa, paylaşmayı hâkim yapar. Bu rehber, Türk Medeni Kanunu'nun paylaşma istemine ilişkin hükümlerini, davadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğunu, davanın hangi mahkemede ve hangi usulle görüldüğünü ve Yargıtay'ın aynen taksim, satış ve muhdesat konusunda aradığı ölçütleri anlatır.

Kısaca

Birden çok kişinin birlikte malik olduğu bir taşınmazda her paydaş, ortaklığı sürdürme yükümlülüğü yoksa malın paylaşılmasını isteyebilir. Bu istek bir süreye bağlı değildir. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Dava taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinde görülür. Hâkim malı önce aynen bölmeye çalışır; bölme uygun değilse ya da mal önemli ölçüde değer kaybedecekse açık artırmayla satışa karar verir. Satış bedeli paydaşlara payları oranında dağıtılır.

Bu sayfada

Dava, süre ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Görevli mahkeme

Değere bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesi: taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalar sulh hukuk mahkemesinin görevindedir.

Dayanak: HMK m. 4/1-b

Yetkili mahkeme

Taşınmazlarda paylaşma ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açtığından taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; dava birden fazla taşınmaza ilişkinse taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde hepsi için açılabilir.

Dayanak: HMK m. 12

Dava şartı

Zorunlu arabuluculuk vardır: taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7445 sayılı Kanunla eklenen hüküm). Arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir.

Dayanak: 6325 sayılı Kanun m. 18/B, m. 18/A

Süre ve zamanaşımı

Zamanaşımı veya hak düşürücü süre yoktur: mirasçılar her zaman paylaşma isteyebilir; paydaşlar da ortaklığı sürdürme yükümlülüğü yoksa paylaşma isteyebilir. Paylaşma hakkı hukuki işlemle en çok on yıl sınırlandırılabilir; uygun olmayan zamanda paylaşma istenemez.

Dayanak: TMK m. 642, m. 698

Yargılama usulü

Basit yargılama usulü: sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler basit yargılama usulüne tabidir.

Dayanak: HMK m. 316/1-a

Harç

Nispi karar ve ilam harcı: satış yoluyla ortaklığın giderilmesinde satış bedeli üzerinden binde 11,38, aynen taksimde taksim edilen taşınmazın değeri üzerinden binde 4,55 (tarifede uygulanan oranlar).

Dayanak: Harçlar Kanunu m. 15, (1) sayılı tarife A-III-1-b, c

Kanun yolu

Nihai karara karşı istinaf; ortaklığın giderilmesi davası HMK m. 4'te sayıldığı için bölge adliye mahkemesinin kararı kural olarak temyiz edilemez (m. 362/1-b). 7589 sayılı Kanunla eklenen m. 362/3, bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği kararın kabul veya reddedilen kısmı m. 341/2'deki parasal sınırı aşıyorsa temyiz yolunu açar; bu fıkranın m. 4 davalarına uygulanıp uygulanmayacağı henüz içtihatla netleşmemiştir.

Dayanak: HMK m. 341, m. 362/1-b, m. 362/3

Ortaklığın giderilmesi davası nedir; paylı ve elbirliği mülkiyetinde paylaşma istemi kime tanınır (TMK m. 698, m. 642)?

Ortaklığın giderilmesi (eski adıyla izale-i şuyu), birden çok kişinin birlikte malik olduğu bir mal üzerindeki ortaklığı sona erdirip her birini ferdi malik yapan davadır. Hukuk Genel Kurulu bu davaları, paylı ya da elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı ve taraflar için benzer sonuçlar doğuran bir dava türü olarak tanımlamaktadır. (Yargıtay HGK, E. 2017/1753)1

Kanun iki birlikte mülkiyet türünü ayrı düzenler. Paylı mülkiyette her paydaşın belirli bir payı vardır ve TMK m. 698/1'e göre paydaşlardan her biri, paylı mülkiyeti sürdürme yükümlülüğü bulunmadıkça malın paylaşılmasını isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde ise ortakların belirlenmiş payları yoktur, her birinin hakkı malın tamamına yaygındır (TMK m. 701/2). Mirasın en tipik görünümü budur: birden çok mirasçı varsa mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında bir ortaklık doğar ve mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur (TMK m. 640/1-2). Elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete geçilmesiyle sona erer ve paylaştırma, aksine hüküm yoksa paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılır (TMK m. 703).

Mirasçılar için TMK m. 642/1 aynı hakkı tanır: mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir ve terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasını sulh mahkemesinden isteyebilir (m. 642/2). Hukuk Genel Kurulu, paylaşmayı isteme hakkının yenilik doğuran ve paya bağlı bir hak olduğunu, bir paydaşın bu hakkı kullanmasının bütün paydaşlar için paylaşmayı yerine getirme borcu doğurduğunu belirtmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2017/2791)2

Davanın iki taraflı olması usulde sonuç doğurur. Yargıtay'a göre bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir; davacının satış istemesi, davalının aynen paylaşma istemesine engel değildir. (Yargıtay 7. HD, E. 2022/4245)3 Hukuk Genel Kurulu da davacının satış talebine karşılık davalı aynen taksim isterse, inceleme sonunda aynen taksim mümkün değilse ancak o zaman satışa karar verilebileceğini kabul etmiştir.1

Paylaşma isteminin şartları nelerdir ve hangi hâllerde paylaşma istenemez (TMK m. 698/2-3)?

TMK m. 698 paylaşma istemini tek bir olumsuz şarta bağlar: paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğünün bulunmaması. Bu yükümlülük iki kaynaktan doğabilir: 1) paydaşlar arasında yapılmış bir hukuki işlem, 2) paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması. Paylaşmayı isteme hakkı hukuki bir işlemle en çok on yıllık süreyle sınırlandırılabilir; taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir (m. 698/2). Son olarak uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz (m. 698/3).

Mirasçılar arasındaki ortaklıkta kanun ayrıca bir erteleme imkânı tanır: paylaşmanın derhâl yapılması paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa, sulh hâkimi mirasçılardan birinin istemi üzerine paylaşmanın ertelenmesine karar verebilir (TMK m. 642/3). Yargıtay bir kararında ortaklığın satış yoluyla giderilmesini isabetli bulurken, taraflar arasında ortaklığın devamı için bir anlaşma olmadığını ve paylaştırmanın uygun olmayan bir zamanda da istenmediğini ayrıca tespit etmiştir. (Yargıtay 7. HD, E. 2023/2021)4

Ortaklığın giderilmesini paydaşın alacaklısı da isteyebilir, ama yalnız sınırlı bir durumda. Yargıtay'a göre borçlu ortağın alacaklısı, İcra ve İflas Kanunu m. 121'e göre icra mahkemesinden alacağı yetki belgesine dayanarak elbirliği mülkiyetine konu ve borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir; paylı mülkiyette ise borçlu payının satışı mümkün olduğundan bu dava açılamaz. (Yargıtay 7. HD, E. 2022/1294)5 Alacaklının açtığı davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmişse, borç miktarına göre borçlunun payına düşecek değer belirlenerek yalnız borca yetecek kadar taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddi gerekir. (Yargıtay 7. HD, E. 2023/1376)6

Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu mu ve başvurmadan açılan davaya ne olur (6325 sayılı Kanun m. 18/A, m. 18/B)?

Evet. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na 7445 sayılı Kanunla eklenen m. 18/B/1-b'ye göre taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Kanunun geçici 3. maddesi, bu dava şartının, maddenin yürürlüğe girdiği tarihte (1/9/2023; 7445 sayılı Kanun m. 43/1-a) ilk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtay'da görülmekte olan davalar hakkında uygulanmayacağını belirtir.

Dava şartı olarak arabuluculuğun işleyişi m. 18/A'dadır. Davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır; eklemezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir ve ihtarın gereği yerine getirilmezse dava usulden reddedilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir (m. 18/A/2). Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir (m. 18/A/9).

Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa anlaşma belgesi, taşınmazla ilgili kanuni sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilerek düzenlenir (m. 18/B/2). Bu belgeye icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur; taşınmazla ilgili anlaşma belgelerinde şerh, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır ve mahkeme anlaşmanın taşınmazla ilgili kanuni sınırlamalara uyup uymadığını da denetler (m. 18/B/3). Taşınmazın devrine ilişkin anlaşma belgesinin taraflarından biri, şerh verildikten sonra tapu müdürlüğünden tescil isteyebilir ve tescil resmî senet düzenlenmeksizin yapılır (m. 18/B/5).

Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (m. 18/A/15). Ortaklığın giderilmesi istemi zaten bir süreye bağlı olmadığından bu hüküm bu davada pratik önem taşımaz.

Hangi mahkeme görevli ve yetkilidir; taraf teşkili nasıl sağlanır ve mirasçılık belgesi neden gerekir?

HMK m. 4/1-b'ye göre sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları görür. Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; dava birden fazla taşınmaza ilişkinse taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da açılabilir (HMK m. 12/1, 12/3).

Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Yargıtay, İcra ve İflas Kanunu m. 121'e dayanan bir ortaklığın giderilmesi davasında borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmesinin zorunlu olduğunu ve taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceğini belirtmiştir.6 Aynı kararda, bir taşınmazda kayıt malikleri ve intikal yoluyla elbirliği hâlinde paydaş olan bazı mirasçılar davaya dahil edilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş; mahkemenin güncel tapu kaydını getirterek taraf teşkilini denetlemesi ve davada yer almayan kayıt maliklerinin katılımını sağladıktan sonra işin esası hakkında karar vermesi gerektiği belirtilmiştir.6

Tapuda ölmüş bir malik adına kayıtlı pay varsa bu pay mirasçılar arasında elbirliği hâlindedir. Mirasçılardan biri bu payın paylı mülkiyete dönüştürülmesini isterse sulh hâkimi diğer mirasçıları itirazlarını bildirmeye çağırır; haklı bir itiraz ileri sürülmez veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmazsa elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülür (TMK m. 644/1-2).

Mülkiyet türü, satış bedelinin nasıl dağıtılacağını da belirler. Yargıtay'a göre satışına karar verilen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise satış bedeli paydaşların tapudaki payları oranında, elbirliği mülkiyetine tabi ise mirasçılık belgesindeki paylar oranında, ikisi bir arada ise tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar birlikte gözetilerek dağıtılır. (Yargıtay 7. HD, E. 2022/57)7

Aynen taksim mi satış mı: TMK m. 699'a göre hâkim hangi koşulda malı böler, hangi koşulda satar?

TMK m. 699/1'e göre paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleşir. Paydaşlar paylaşma biçiminde uyuşamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verir; bölünen parçaların değerleri denk değilse eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanır (m. 699/2). Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle mal önemli bir değer kaybına uğramadan bölünemiyorsa açık artırmayla satışa hükmolunur; satışın yalnız paydaşlar arasında artırmayla yapılması bütün paydaşların rızasına bağlıdır (m. 699/3).

Yargıtay aynen taksime karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı, tarım arazilerinin niteliği ve imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılmasını aramaktadır; taşınmaz önemli ölçüde değer kaybına uğrayacaksa aynen bölünemez.3 Paydaşlar rıza göstermedikçe taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. (Yargıtay 7. HD, E. 2022/1761)8 Aynen taksim hâlinde teknik bilirkişiye ifraz projesi hazırlatılır ve taşınmaz belediye ve mücavir alan sınırları içindeyse belediyeden, dışındaysa İl İdare Kurulundan taksimin mümkün olup olmadığı sorulur; onay makamından olumsuz cevap gelirse satışa karar verilir.3 Hukuk Genel Kurulu da mahkemenin önce taşınmazın son tapu kayıtlarını ve varsa çaplarını getirtip bu kayıtların taşınmazla uyuşup uyuşmadığını araştırması, tapu kayıtlarında düzeltilmesi gereken bir durum varsa bunu belirlemek için keşif yapması, ardından taşınmazın yürürlükteki kanun ve yönetmeliklere göre aynen bölüşmeye uygun olup olmadığını saptaması gerektiğini belirtmiştir.2

Yargıtay taksimin nasıl yapılacağını da ayrıntılandırmıştır. Bilirkişi birden çok alternatif hazırlayıp seçimi mahkemeye bırakamaz; yapması gereken en uygun aynen taksim alternatifini belirlemektir. Onaylanan tek ifraz krokisi üzerinden tarafların uyuşup uyuşmadığı sorulur, uyuşmazlarsa bölümler hakkında bu tek kroki üzerinden kura çekilir; birden fazla alternatif üzerinden kura çekilmesi usulü yoktur.3 Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hâkim kendiliğinden bazı taşınmazları bir kısım paydaşlara, kalanını diğerlerine vererek paylaştırma yapamaz.8

Aynen taksim, taşınmazın bir kısmının kamuya terkini gerektiriyorsa tarafların rızasına bağlıdır. Yargıtay, ifraz krokisinde imar planında yol olarak görünen ve kamuya terki gereken bir alan bulunduğu hâlde davalının yola terke rıza göstermediği bir olayda aynen taksim kararını bozmuş; ayrıca bölünen parçalar üzerinde yapılabilecek bina sayısı arasındaki farkın ivaz hesabında gözetilmediğini belirtmiştir.8

Miras ortaklığında kanun bir adım daha ileri gider: hâkim, mirasçılardan birinin istemi üzerine terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamını bir mirasçıya vererek paylaştırma yapar ve değer farkı para ödenmesiyle denkleştirilir (TMK m. 642/2). Hukuk Genel Kurulu, dört bağımsız bölümün mirasçılar arasındaki ortaklığının giderilmesinde, davalıların aynen taksim istemine rağmen her bağımsız bölümün bir paydaşa düşecek şekilde, gerekirse ivaz ilavesiyle aynen taksimin mümkün olup olmadığı araştırılmadan satışa karar verilmesini doğru bulmamıştır.1

Taşınmaz üzerinde bağımsız bölümlere ayrılabilen bir yapı varsa ortaklık kat mülkiyeti kurularak da giderilebilir. Hukuk Genel Kurulu'na göre bunun için 1) mirasçılar ya da ortak maliklerden birinin kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesini istemesi, 2) yapının kat mülkiyeti kurulmasına elverişli olması ve bağımsız bölümler içermesi, 3) bağımsız bölümlerin sayısının her paydaşa en az bir bağımsız bölüm tahsis edilmesine olanak vermesi, 4) 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m. 12'de belirtilen belgelerin ibraz edilmesi gerekir; bu hâlde taşınmazın kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilerek bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı tahsisine karar verilebilir. (Yargıtay HGK, E. 2021/99)9 Bu yolun kanuni dayanağı KMK m. 10/7'dir: mirasçılardan veya ortak maliklerden biri paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması ve bağımsız bölümlerin tahsisi suretiyle yapılmasını isterse hâkim, m. 12'de yazılı belgelere dayanarak taşınmazın kat mülkiyetine çevrilmesine ve bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı tahsisine karar verebilir. Aynı kararda, hükme esas alınan bağımsız bölüm sayısıyla yönetim planı ve yapı kullanma izin belgesindeki sayı arasındaki çelişkinin nedeni araştırılmadan hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır.9

Tarım arazilerinde bölünmezlik: 5403 sayılı Kanun m. 8 aynen taksimi nasıl sınırlar?

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m. 8'e göre asgari tarımsal arazi büyüklüğü Bakanlık tarafından belirlenir ve bu büyüklüğe erişmiş tarımsal araziler bölünemez eşya niteliği kazanır. Asgari büyüklük mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemez; tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez ve Hazine taşınmazlarının satışı hariç pay ve paydaş adedi artırılamaz. Ayrıca tarım arazilerinde ifraz, hisselendirme, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi ve taksim işlemleri Bakanlığın izniyle yapılır (m. 8/B/3).

Bu sınır aynen taksimi doğrudan etkiler. Yargıtay, tapuda tarım arazisi niteliğinde görünen bir taşınmazda, yüzölçümü ve hisse oranları dikkate alındığında asgari tarımsal arazi büyüklüğü altında bölünemeyeceği gözetilmeden aynen taksim kararı verilmesini doğru bulmamış ve hükmü bu taşınmaz yönünden bozmuştur. (Yargıtay 7. HD, E. 2024/3419)10 Yargıtay'ın aynen taksim için aradığı araştırma listesinde tarım arazilerinin niteliği ayrıca sayılır.3

5403 sayılı Kanun'daki 2014 değişikliği paydaşın payını satabilmesini de etkilemiştir. Yargıtay, 6537 sayılı Kanunla yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki arazilerde de payın üçüncü kişilere satışı ve devrinin mümkün hâle geldiğini belirtmiştir.5 Bu nedenle borçlunun müstakil payı bulunan tarım arazisinde alacaklının artık ortaklığın giderilmesini istemekte hukuki yararı kalmadığı ve davanın bu yönden reddi gerektiği sonucuna varmıştır.5

Muhdesat (bina, ağaç) iddiası nasıl ispat edilir ve satış bedeli nasıl paylaştırılır?

Muhdesat, taşınmaz üzerine sonradan yapılan bina, dikilen ağaç gibi bütünleyici parçalardır. Yargıtay'a göre ortaklık satış yoluyla giderilirken taşınmaz üzerinde muhdesat varsa bunlar arzla birlikte satılır.4 Muhdesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bütün paydaşlar bu konuda ittifak ediyorsa ve muhdesat arzın değerini artırıyorsa, dava tarihi itibarıyla arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı belirlenir, aralarında yüzdelik oran kurulur ve satış bedelinin muhdesata isabet eden kısmı muhdesat sahibi paydaşa, kalanı paylar oranında paydaşlara dağıtılır.4

Muhdesatın kime ait olduğu konusunda anlaşma yoksa taşınmaz bir bütün olarak değerlendirilir ve satış bedeli paydaşlara payları oranında dağıtılır.4 Aidiyet uyuşmazlığının çözümü ise ayrı bir davaya bırakılır: Yargıtay'a göre bazı paydaşlar muhdesat üzerinde hak iddia eder ve önce bu uyuşmazlığın giderilmesini isterse, o paydaşa görevli mahkemede dava açması için HMK m. 165 uyarınca uygun bir süre verilir; dava açılırsa sonucu beklenir, açılmazsa o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilir. (Yargıtay 7. HD, E. 2026/389)11

İspat bakımından kritik olan, iddianın yargılama içinde tartışılmasıdır. Yargıtay, keşifte taşınmazda beş yığma kargir bina bulunduğu tutanağa geçirilmiş ve tapunun beyanlar hanesinde muhdesat şerhleri bulunduğu hâlde, bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmeden, her muhdesat için tarafların beyanı alınmadan ve itiraz hâlinde aidiyet davası için süre tanınmadan verilen satış kararını bozmuştur.11 Bütünleyici parça arzın paydaşlarına değil üçüncü bir kişiye aitse, bu kişi muhdesat sahibi olarak davaya dahil edilemez ve satış bedelinden pay alamaz.4

Harç, yargılama giderleri ve kanun yolu: ortaklığın giderilmesi davasında kim ne öder, karar nereye taşınır?

Yargı harçları Harçlar Kanunu m. 15'e göre değer ölçüsüne göre nispi, işlemin niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır. (1) sayılı tarifenin karar ve ilam harcı bölümü ortaklığın giderilmesi için iki ayrı nispi oran öngörür: bir taşınmazın hissedarlar arasında satış suretiyle şuyuunun izalesine dair hükümlerde satış bedeli üzerinden binde 11,38, taşınmazın hissedarlar arasında taksimine dair hükümlerde taksim edilen taşınmazın değeri üzerinden binde 4,55 (tarifedeki uygulanan oranlar).

Yargılama giderleri kaybeden tarafa yüklenmez. Yargıtay'a göre ortaklığın giderilmesi davalarında sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekâlet ücreti taraflara payları oranında yükletilir; karar ve ilam harcı da taşınmazın satış bedeli üzerinden hesaplanıp taraflardan payları oranında tahsil edilir.7 Satışa karar verildiğinde satışın nasıl yapılacağı ile satış bedeli, harç ve yargılama giderlerinin nasıl dağıtılacağı hüküm sonucunda gösterilmelidir; aynı kararda hüküm, satışın genel açık artırma biçiminde yapılacağı eklenerek düzeltilmiştir.7

Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler basit yargılama usulüne tabidir (HMK m. 316/1-a). İlk derece mahkemesinin nihai kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m. 341/1-a); miktar veya değeri m. 341/2'deki parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir ve bu sınır HMK ek m. 1 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. HMK m. 362/1-b ise m. 4'te gösterilen davalarla ilgili bölge adliye mahkemesi kararlarını temyiz edilemeyen kararlar arasında sayar; ortaklığın giderilmesi davası m. 4/1-b'de yer aldığından bölge adliye mahkemesinin kararı kural olarak temyiz edilemez. 7589 sayılı Kanunla eklenen m. 362/3 ise bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararın kabul veya reddedilen kısmı m. 341/2'deki parasal sınırın üzerindeyse temyiz yolunu açar; bu fıkranın m. 4'teki davalara uygulanıp uygulanmayacağı henüz Yargıtay kararıyla netleşmemiştir.

Bu rehberdeki kararların bir kısmı, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre sulh hukuk mahkemesi kararının doğrudan Yargıtay'da temyiz edildiği dosyalara aittir.10 Kararlardaki ölçütler ise Türk Medeni Kanunu'nun bugün de yürürlükte olan m. 642, m. 698 ve m. 699 hükümlerine dayanır.

İlgili mevzuat

TMK m. 698 — Paylaşma istemi

Madde 698- Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.

Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir.

Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 699 — Paylaşma biçimi

Madde 699- Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir.

Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir.

Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 642 — Mirasın paylaşılmasını isteme hakkı

Madde 642- Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.

Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim, terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır.

Paylaşmanın derhâl yapılması, paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa; sulh hâkimi, mirasçılardan birinin istemi üzerine bu malın veya terekenin paylaşılmasının ertelenmesine karar verebilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 644 — Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi

Madde 644- Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hâkimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder.

Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.

Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

HMK m. 4 — Sulh hukuk mahkemelerinin görevi

MADDE 4- (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;

a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,

b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,

c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları,

ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları,

görürler.

Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

6325 sayılı Kanun m. 18/B — Bazı uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk

(1) Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır:

a) Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.

b) Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar.

c) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar.

ç) Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar.

Kaynak: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (6325)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Mirasçılar arasında her taşınmazın bir mirasçıya verilmesiYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1753 · K. 2020/279 ·

    Mirasçılar arasında elbirliği hâlinde bulunan dört bağımsız bölümün satış yoluyla ortaklığının giderilmesine karar verilmiş, davalılar aynen taksim istemişti. Hukuk Genel Kurulu, ortaklığın giderilmesi davasının iki taraflı niteliğini, miras ortaklığının elbirliği mülkiyeti olduğunu ve TMK m. 642 ile m. 650 uyarınca hâkimin olanak varsa her taşınmazı bir mirasçıya vererek paylaştırma yapacağını açıkladı; her bağımsız bölümün bir paydaşa düşecek şekilde, gerekirse ivazla aynen taksiminin araştırılmadan verilen satış kararına ilişkin direnme kararını bozdu.

    Sonuç: Terekede birden çok taşınmaz varsa satıştan önce her birinin bir mirasçıya verilip verilemeyeceği araştırılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.Tapu kaydı ile mimari proje çeliştiğinde araştırma ve bekletici meseleYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2791 · K. 2021/875 ·

    Paylı mülkiyetteki iki dükkân ve bir depo niteliğindeki bağımsız bölümlerde ortaklığın giderilmesi istenmiş, mahkeme tapu kaydı ile mimari proje arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş ve Dairenin bozma kararına karşı direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, paylaşmayı isteme hakkının yenilik doğuran ve paya bağlı bir hak olduğunu, mahkemenin önce tapu kayıtlarını getirtip taşınmazla uyuşup uyuşmadığını araştırması gerektiğini açıkladı; davalıların açtığı paydaşlıktan çıkarma davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ve kat mülkiyeti tesisine esas mimari proje incelenmeden çelişki sonucuna varılmasının doğru olmadığını belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle bozdu.

    Sonuç: Pay ve paydaş durumunu değiştirebilecek bir dava bekletici mesele yapılır; tapu kaydı ile proje arasındaki çelişki kat mülkiyetine esas proje incelenmeden kabul edilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Aynen taksimde tek ifraz krokisi ve kuraYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2022/4245 · K. 2022/7337 ·

    İki taşınmazdan birinde ortaklığın aynen taksim yoluyla giderilmesine karar verilmiş, bilirkişilerin hazırladığı üç ayrı taksim alternatifi arasından kura çekilerek birincisi seçilmişti. Daire, aynen taksim için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı, tarım arazisi niteliği ve imar mevzuatına göre araştırma yapılması gerektiğini, ifraz projesinin belediye encümeni veya il idare kuruluna onaylatılacağını açıkladı; bilirkişinin en uygun tek alternatifi belirlemesi ve kuranın yalnız onaylanan tek kroki üzerinden çekilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozdu.

    Sonuç: Aynen taksimde birden çok alternatif arasından kura çekilmez; kura, onaylanmış tek ifraz krokisi üzerinden çekilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Muhdesat oranlaması ve satış bedelinin dağıtımıYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2023/2021 · K. 2023/4336 ·

    Üzerinde paydaşlara ait bina bulunan bir taşınmazda, kat mülkiyeti kurulması için verilen süre kullanılmadığından ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmişti. Daire, ortaklığın devamı için anlaşma bulunmadığını, paylaşmanın uygun olmayan zamanda istenmediğini ve ifrazla taksimin mümkün olmadığını kabul ederek satış kararını yerinde buldu; ancak muhdesatın aidiyeti konusunda taraflar arasında anlaşmazlık bulunmadığı hâlde arz ve muhdesat arasında oran kurulmadan karar verildiği gerekçesiyle hükmü bozdu.

    Sonuç: Muhdesatın aidiyetinde uyuşma varsa satış bedelinin muhdesata düşen kısmı önce muhdesat sahibine verilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Alacaklının İİK m. 121 davası paylı mülkiyette açılamazYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2022/1294 · K. 2022/2459 ·

    Borçlu paydaşın alacaklısı, icra mahkemesinden aldığı yetki belgesine dayanarak ortaklığın giderilmesi davası açmıştı. Daire, İİK m. 121'e dayanan davanın elbirliği mülkiyetine konu taşınmazlar için açılabileceğini, paylı mülkiyette borçlu payının doğrudan satılabileceğini, 5403 sayılı Kanunda 2014'te yapılan değişiklikle asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki arazilerde de payın üçüncü kişilere satışının mümkün hâle geldiğini belirterek borçlunun müstakil payının bulunduğu taşınmazlar yönünden hukuki yarar yokluğundan ret gerektiği gerekçesiyle hükmü bozdu.

    Sonuç: Borçlunun paylı mülkiyetteki payı doğrudan satılabildiğinden, alacaklının ortaklığın giderilmesini istemekte hukuki yararı yoktur.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Alacaklının davasında borca yetecek kadar taşınmaz; tüm paydaşlar davada yer almalıYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2023/1376 · K. 2023/2079 ·

    Alacaklı, borçlunun murisinden kalan altı taşınmazda aldığı yetkiye dayanarak ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istemiş, ilk bozmadan sonra mahkeme beş taşınmazda satışa karar vermişti. Daire, bozma ilamına rağmen bir taşınmazda kayıt malikleri ve elbirliği hâlinde paydaş olan bazı mirasçılar davaya dahil edilmeden hüküm kurulduğunu, borçlunun payı paylı mülkiyette bulunan taşınmaz yönünden hukuki yarar yokluğundan ret gerektiğini ve borca yetecek sayıda taşınmaz yönünden inceleme yapılmadığını belirterek davalının temyiz itirazlarını kabul etti ve hükmü bozdu.

    Sonuç: Alacaklının açtığı davada yalnız borca yetecek sayıda taşınmazın ortaklığı giderilir; bütün paydaşlar davada yer almalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Yargılama giderleri ve satış bedelinin paylar oranında dağıtımıYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2022/57 · K. 2023/1261 ·

    İki paydaşlı bir bağımsız bölümde ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiş, hükümde satışın hangi yöntemle yapılacağı ve harcın kimlerden hangi oranlarda tahsil edileceği yazılmamıştı. Daire, kazanan ve kaybeden taraf bulunmadığından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin taraflara payları oranında yükletileceğini, satış bedelinin paylı mülkiyette tapudaki, elbirliği mülkiyetinde mirasçılık belgesindeki paylara göre dağıtılacağını açıkladı ve hükmü genel açık artırma ibaresi ile harcın taraflardan payları oranında alınacağını ekleyerek düzelterek onadı.

    Sonuç: Ortaklığın giderilmesinde harç ve giderler kaybedene değil, bütün taraflara payları oranında yüklenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.Yola terk gerektiren aynen taksimde rıza ve ivazYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2022/1761 · K. 2022/5219 ·

    İki paydaşlı bir parselde ortaklık ivaz ilavesiyle aynen taksim yoluyla giderilmişti. Belediye, ifraz krokisindeki bir alanın imar planında yol olarak yer aldığını ve kamuya terki gerektiğini bildirmişti. Daire, aynen taksim için yola terkte tarafların rızasının gerektiğini, davalının bu terke rıza gösterdiğine dair beyanı bulunmadığını ve iki parçada yapılabilecek bina sayısı arasındaki farkın ivaz hesabına yansıtılmadığını belirterek hükmü bozdu.

    Sonuç: Kamuya terk gerektiren aynen taksim tarafların rızasına bağlıdır; ivaz, parçaların imar değerindeki farkı yansıtmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Kat mülkiyeti kurularak ortaklığın giderilmesiYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2021/99 · K. 2023/2 ·

    Daire, paylaştırmaya ilişkin hükmün infaza elverişli olmadığı gerekçesiyle kararı bozmuş, bozmaya uyan mahkeme ise bozmadan önceki paylaştırmayı esas almayıp farklı bir paylaştırma yaparak direnme kararı vermişti. Hukuk Genel Kurulu, kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesinin koşullarını ve usuli kazanılmış hak ilkesini açıkladı; önceki paylaştırma esas alınarak taraflara düşen bağımsız bölümler ve arsa paylarının tesciline hükümde ayrı ayrı yer verilmesi gerektiğini, yönetim planı ve yapı kullanma izin belgesindeki bağımsız bölüm sayısıyla hükme esas alınan sayı arasındaki çelişkinin de araştırılmadığını belirterek direnme kararını bozdu.

    Sonuç: Kat mülkiyeti kurularak paylaştırma; istem, elverişli yapı, her paydaşa en az bir bağımsız bölüm ve KMK m. 12 belgeleriyle mümkündür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Tarım arazisi asgari büyüklüğün altında bölünemezYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/3419 · K. 2024/5208 ·

    Birden çok taşınmazın ortaklığının giderilmesi istenmiş, tapuda tarım arazisi niteliğindeki bir parsel için bozmadan sonra yine aynen taksim kararı verilmişti. Daire, 5403 sayılı Kanun hükümlerine göre tarımsal arazi niteliğindeki taşınmazın yüzölçümü ve hisse oranları dikkate alındığında asgari tarımsal arazi büyüklüğü altında bölünemeyeceğini belirterek hükmü bu parsel yönünden bozdu; diğer parsel yönünden hükmü onadı.

    Sonuç: Tarım arazisinde aynen taksim, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altında parsel doğuramaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.Muhdesat uyuşmazlığında aidiyet davası için süre verilmesiYargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2026/389 · K. 2026/996 ·

    Üzerinde beş yığma kargir bina bulunan ve tapusunun beyanlar hanesinde muhdesat şerhleri yer alan bir taşınmazda ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmişti. Daire, muhdesat üzerinde hak iddia eden paydaşa HMK m. 165 uyarınca aidiyet davası açması için süre verilmesi gerektiğini ve muhdesat oranlamasının nasıl yapılacağını açıkladı; bilirkişi raporları tebliğ edilmeden, muhdesat için tarafların beyanı alınmadan ve şerhler gözetilmeden verilen kararı bozdu.

    Sonuç: Muhdesat üzerinde çekişme varsa satış kararından önce aidiyet davası için süre verilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Ortaklığın giderilmesi davası nedir?

Birden çok kişinin birlikte malik olduğu bir malda ortaklığı sona erdirmek için açılan davadır. Paydaşlar paylaşma biçiminde anlaşamazsa hâkim malı aynen böler; bölme uygun değilse açık artırmayla satışa karar verir ve bedel paydaşlar arasında bölüşülür (TMK m. 699).

Ortaklığın giderilmesi davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Evet. Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m. 18/B). Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir.

Ortaklığın giderilmesi davası hangi mahkemede açılır?

Dava konusunun değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde açılır (HMK m. 4). Taşınmazlarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; birden fazla taşınmaz varsa bunlardan birinin bulunduğu yerde hepsi için dava açılabilir (HMK m. 12).

Hisseli tapuda paylardan biri satışa karşı çıkarsa ne olur?

Paydaşlardan biri paylaşma istediğinde diğerlerinin karşı çıkması davayı engellemez; paylı mülkiyeti sürdürme yükümlülüğü yoksa her paydaş paylaşma isteyebilir (TMK m. 698). Karşı çıkan paydaş aynen taksim isteyebilir; mahkeme önce aynen bölmenin mümkün olup olmadığını araştırır.

Ortaklığın giderilmesi davası için bir süre var mı, zamanaşımına uğrar mı?

Hayır. Mirasçılar her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir (TMK m. 642); paydaşlar da ortaklığı sürdürme yükümlülüğü yoksa paylaşma isteyebilir (TMK m. 698). Paylaşma hakkı yalnız hukuki bir işlemle ve en çok on yıl için sınırlandırılabilir; uygun olmayan zamanda paylaşma istenemez.

Mahkeme taşınmazı ne zaman böler, ne zaman satar?

Hâkim önce malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verir; parçaların değeri denk değilse para eklenerek denkleştirme yapılır. Bölme durum ve koşullara uygun değilse, özellikle mal önemli bir değer kaybına uğramadan bölünemiyorsa açık artırmayla satışa karar verilir (TMK m. 699).

Satış sadece paydaşlar arasında yapılabilir mi?

Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi bütün paydaşların rızasına bağlıdır (TMK m. 699). Rıza yoksa satış herkese açık artırmayla yapılır.

Tarla vasıflı taşınmaz aynen bölünebilir mi?

Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altında ifraz edilemez ve hisselendirilemez (5403 sayılı Kanun m. 8). Bölme bu büyüklüğün altında parsel doğuracaksa aynen taksim yapılamaz ve ortaklık satış yoluyla giderilir.

Hisseli taşınmaza ev yapan paydaşın hakkı ne olur?

Yapının bir paydaşa ait olduğu tapuda şerhliyse veya bütün paydaşlar bunu kabul ediyorsa, satış bedelinin yapıya düşen kısmı o paydaşa verilir, kalanı paylar oranında dağıtılır. Aidiyet çekişmeliyse mahkeme o paydaşa aidiyet davası açması için süre verir.

Mirasçılardan biri ölmüşse dava nasıl sürer?

Ölen paydaşın mirasçıları da paydaş olarak davada yer almalıdır. Tüm paydaşların katılımı sağlanmadan esas hakkında karar verilemez; Yargıtay, paydaş mirasçıların bir kısmı davaya dahil edilmeden kurulan hükmü bozmuştur.

Ortaklığın giderilmesi davasında harç ve masrafları kim öder?

Satış kararında satış bedeli üzerinden, aynen taksimde taksim edilen taşınmazın değeri üzerinden nispi karar ve ilam harcı alınır (Harçlar Kanunu (1) sayılı tarife). Kazanan ve kaybeden taraf olmadığı için harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti taraflara payları oranında yüklenir.

Sulh hukuk mahkemesinin ortaklığın giderilmesi kararına itiraz edilebilir mi?

Nihai karara karşı bölge adliye mahkemesine istinaf yoluyla başvurulabilir (HMK m. 341). Ortaklığın giderilmesi davaları HMK m. 4'te sayıldığı için bölge adliye mahkemesinin bu davalardaki kararları kural olarak temyiz edilemez (HMK m. 362). 7589 sayılı Kanunla HMK m. 362'ye eklenen üçüncü fıkranın, bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği kararlar bakımından bu davalara uygulanıp uygulanmayacağı henüz içtihatla netleşmemiştir.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Gayrimenkul Hukuku sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Gayrimenkul Hukuku alanına dön

Rehberler

Bu alandaki diğer rehberler

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp