İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

İhalenin feshi: şikâyet hakkı, süre, fesih sebepleri ve para cezası

Yayın tarihi:

İcra dairesinin yaptığı açık artırmada taşınmaz ihale edildiğinde alıcı mülkiyeti ihaleyle kazanır. Bu rehber, uygulamada “ihalenin feshi davası” olarak anılan ama kanunda icra mahkemesine şikâyet olarak düzenlenen yolu; İcra ve İflas Kanunu m. 134 çerçevesinde talep edebilecek kişileri, süreyi, başlıca fesih sebeplerini, kıymet takdirine itirazı, hukuki yarar şartını, harç, teminat, para cezası ve kanun yolunu Yargıtay kararlarıyla birlikte anlatır.

Kısaca

İcra yoluyla yapılan bir satışta ihalenin feshi, dava açılarak değil icra mahkemesine şikâyet yoluyla istenir. Kanun bu hakkı satış isteyen alacaklıya, borçluya, resmî sicilde kayıtlı ilgililere, sınırlı ayni hak sahiplerine ve ihalede pey sürenlere tanır. Süre kural olarak ihale tarihinden itibaren yedi gündür. Satış ilanı tebliğ edilmemişse ya da ihaledeki fesat veya malın esaslı niteliklerindeki hata sonradan öğrenilmişse süre öğrenmeden başlar, ancak bir yılı geçemez. Talep eden, yolsuzluk nedeniyle kendi menfaatinin zarar gördüğünü ispat etmelidir.

Bu sayfada

Dava, süre ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Görevli mahkeme

İcra mahkemesi (ortaklığın giderilmesi satışlarında sulh hukuk mahkemesi). İhalenin feshi, icra mahkemesinden şikâyet yoluyla istenir; icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikâyetleri icra mahkemesi hâkimi inceler. Ortaklığın giderilmesi için yapılan satışlarda satış İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır; satış memurunu ortaklığın giderilmesine karar veren hâkim görevlendirir ve bu satışlarda ihalenin feshi şikâyeti de o sulh hukuk mahkemesine yapılır (ayrıntısı aşağıda).

Dayanak: İİK m. 134/2, m. 4/1; HMK m. 322/2

Yetkili mahkeme

Her icra mahkemesi hâkimi, kendisine bağlanan icra dairelerinin işlemlerine yönelik şikâyetleri inceler. İhalenin feshine ilişkin şikâyet görevsiz veya yetkisiz bir icra mahkemesine ya da mahkemeye yapılırsa, o mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak başvurudan itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir ve dosyayı resen görevli veya yetkili icra mahkemesine gönderir; bu kararlar kesindir.

Dayanak: İİK m. 4/1, m. 134/7

Dava şartı

İİK m. 134 ihalenin feshi için arabulucuya başvuruyu şart koşmaz; talep doğrudan icra mahkemesine şikâyet olarak yapılır ve talep eden yurt içinde bir adres göstermek zorundadır. Dava şartı arabuluculuk yoktur: İİK m. 134/2 ihalenin feshini icra mahkemesinden şikâyet yolu ile istenen bir talep olarak düzenler. 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1-b'deki arabuluculuk şartı ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce aranır; ortaklığın giderilmesi kararından sonraki satış aşamasına ait ihalenin feshi şikâyeti için kanunda ayrıca arabulucuya başvuru şartı öngörülmemiştir. Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler talepte bulunurken ihale bedeli üzerinden nispi harcın yarısını peşin yatırmak ve ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat göstermek zorundadır; eksiklik hâlinde mahkeme iki haftalık kesin süre verir, süresinde tamamlanmazsa talep dosya üzerinden kesin olarak reddedilir. Kanunda sayılan kişiler dışındakilerin talebi de dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir.

Dayanak: İİK m. 134/2, m. 134/3, m. 134/4; 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1-b

Süre ve zamanaşımı

İhale tarihinden itibaren yedi gün. İhalenin yapıldığı ana kadarki işlemlerdeki yolsuzluklar en geç ihale günü öğrenilmiş sayılır. Satış ilanı tebliğ edilmemişse veya satılan malın esaslı niteliklerindeki hata ya da ihaledeki fesat sonradan öğrenilmişse süre öğrenme tarihinden başlar; ancak ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir yılı geçemez. Kıymet takdirine ilişkin şikâyet ise raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılır.

Dayanak: İİK m. 134/2, m. 134/10, m. 128/a/1

Yargılama usulü

Basit yargılama usulü; icra mahkemesine getirilen işler ivedi işlerdendir. İcra mahkemesi ihalenin feshi talebi üzerine talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmese bile kararını verir; talebin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir.

Dayanak: İİK m. 18/1, m. 134/5

Harç

İcra mahkemesine başvuruda maktu başvurma harcı alınır; icra tetkik mercilerinin tarifenin birinci fıkrası dışında kalan kararlarında karar harcı da maktudur. Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerin ihalenin feshi talebi ise ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir: harcın yarısı talepte bulunulurken peşin yatırılır; talep kabul edilirse harç başkasına yüklenmez ve istem hâlinde iade edilir, reddedilirse iade edilmez ve kalan kısmı da tahsil edilir. Konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde ihalenin feshi talebi hakkında esastan karar verilirse karar harcı nispidir.

Dayanak: Harçlar Kanunu (1) sayılı tarife A-I-1, A-III-1-f, A-III-1-g, A-III-2-a; İİK m. 134/3

Kanun yolu

İcra mahkemesinin kararına karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değeri İİK m. 363/1'deki parasal sınırı geçiyorsa istinaf; süre kararın tebliğinden itibaren iki hafta. Bölge adliye mahkemesinin nihai kararına, değeri İİK m. 364/1'deki sınırı geçiyorsa temyiz; süre tebliğden itibaren iki hafta, başvuru ve inceleme Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre yapılır. Bu parasal sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır; şikâyet başvurusunun yapıldığı tarihteki miktar esas alınır. İstinaf ve temyiz satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. Görevsizlik ve yetkisizlik kararları, kıymet takdirine ilişkin şikâyet üzerine verilen kararlar, kanunda sayılmayan kişilerin talebinin reddi ve süresinde tamamlanmayan harç veya teminat nedeniyle verilen ret kesindir.

Dayanak: İİK m. 363/1, m. 364, ek m. 1, m. 134/2, m. 134/4, m. 134/7, m. 128/a

İhalenin feshi nedir ve neden dava değil şikâyet yoluyla istenir (İcra ve İflas Kanunu m. 134)?

İcra ve İflas Kanunu m. 134/1'e göre icra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı, o taşınmazın mülkiyetini kazanmış olur; ihale kesinleşinceye kadar taşınmazın nasıl muhafaza ve idare edileceğine icra dairesi karar verir. İhalenin feshi bu sonucu ortadan kaldırmaya yönelik yoldur. m. 134/2'ye göre ihalenin feshi, Türk Borçlar Kanunu m. 281'de yazılı sebepler de dâhil olmak üzere, icra mahkemesinden şikâyet yolu ile istenir. Uygulamada “ihalenin feshi davası” denmesine karşın kanun bu talebi bir şikâyet olarak kurar; aşağıda “dava” kelimesi yalnız kararlardan aktarılan ifadelerde geçer.

Hukuk Genel Kurulu, ihalenin feshinin m. 134/2 uyarınca şikâyet yoluyla icra mahkemesinden istendiğini, şikâyet teknik anlamda bir dava olmadığı için uygulanacak usulün şikâyet usulü olduğunu belirtmiş ve ihalenin feshini şikâyetin özel bir hâli olarak nitelemiştir. (Yargıtay HGK, E. 2025/207)1 Kurul bu nitelendirmeden, ihalenin feshi şikâyetinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceği ve bu nedenle Harçlar Kanunu m. 30 ile HMK m. 150'nin uygulanamayacağı sonucunu çıkarmıştır.1 Taşınmazın ihaleden önce kesinleşen bir tapu iptali ve tescil kararıyla başkasına geçtiği bir dosyada da Kurul, inceleme konusu işin şikâyet niteliğinde olduğunu ve bir dava olmadığını tekrarlamıştır. (Yargıtay HGK, E. 2022/331)2

Türk Borçlar Kanunu m. 281/1'e göre hukuka veya ahlaka aykırı yollara başvurularak ihalenin gerçekleştirilmesi sağlanmışsa her ilgili, iptal sebebini öğrendiği günden başlayarak on gün ve her hâlde ihale tarihini izleyen bir yıl içinde ihalenin iptalini mahkemeden isteyebilir. Aynı madde cebrî artırmalar hakkındaki özel hükümleri saklı tutar. İcra yoluyla yapılan satışlar için İİK m. 134/2, TBK m. 281'de yazılı sebepleri de kapsayacak biçimde ihalenin feshini kendi süresi ve usulüyle ayrıca düzenler.

Talep, ihale bedelinin ödenmesini durdurmaz. m. 134'ün sekizinci fıkrasına göre taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben katılmamışlarsa, ihalenin feshi istenmiş olsa bile satış bedelini derhâl veya m. 130'a göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadır; ödenen bedel şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar bankada nemalandırılır. İhale kesinleşmedikçe ve ihale konusu mal alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hâle getirilmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez (m. 134/9). Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat da şikâyet süresinin geçmesinden ya da şikâyeti sonuçlandıran kararın kesinleşmesinden sonra yapılır (m. 134/12).

İhalenin feshini kimler isteyebilir ve talebin şartları nelerdir?

İİK m. 134/2 ihalenin feshini isteyebilecek kişileri tek tek sayar: satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye katılanlar. Bu kişilerin talebi, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla ve ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılır. 7571 sayılı Kanunla aynı fıkraya eklenen cümleye göre, belirtilen kişiler dışında kalanlar ihalenin feshini isterse mahkeme talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddeder; İİK yürürlük tablosuna göre bu değişiklik 25/12/2025'te yürürlüğe girmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'na göre hükümdeki “yalnız” kelimesi, madde metninde sayılmayan kişilerin ihalenin feshi talebinde bulunamayacağını gösterir ve bu düzenlemenin sebebi kötüniyetle ihalenin feshinin istenmesini önlemektir.1 (Yargıtay HGK, E. 2025/466)3 Kurul, 7343 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle “tapu sicilindeki ilgililer” ifadesinin “resmî sicillerdeki ilgililer” olarak genişletildiğini ve sınırlı ayni hak sahiplerinin de ihalenin feshini isteyebileceğinin düzenlendiğini belirtmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2023/958)4 Kurul'un 2025 tarihli bir kararına göre kanun, her hukuki yararı olana değil, hukuki yararı olanlar içinde “ilgili” konumunda bulunan kişilere şikâyet yoluyla ihalenin feshini isteme hakkı tanımıştır. (Yargıtay HGK, E. 2024/524)5

Talepte bulunanın hangi grupta olduğu harç ve teminat yükünü de belirler. m. 134/3'e göre satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebi ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir ve bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin yatırılır. m. 134/4'e göre aynı kişiler, ilgililerin muhtemel zararına karşılık ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat göstermek zorundadır; teminat veya harç yatırılmaz ya da eksik yatırılırsa mahkeme iki haftalık kesin süre içinde tamamlanmasını, aksi hâlde talebin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bir muhtırayla bildirir. Hukuk Genel Kurulu, talepte bulunanın m. 134/2'ye göre ilgili olup olmadığının ya da hangi kategoriye girdiğinin belirlenmesinin nispi harç ve teminat yatırmasının gerekip gerekmediğinin tespiti bakımından önemli olduğunu vurgulamıştır.3

7571 sayılı Kanundan önce yapılan bir ihaleye ilişkin 2026 tarihli kararında Hukuk Genel Kurulu, m. 134/3 uyarınca ödenecek nispi harcın Harçlar Kanunu anlamında olağan bir yargı harcı olmadığını, ihalenin feshi talebinin bir ön şartı olarak düzenlendiğini kabul etmiş; mahkemenin verdiği iki haftalık kesin süreye rağmen peşin nispi harç yatırılmadığından şikâyetin usulden reddini yerinde bulmuştur. Karar ikinci görüşmede oy çokluğuyla verilmiştir.1 Bugün eksik harç ve teminat için kesin süre verilmesi ve süresinde tamamlanmazsa talebin reddedilmesi doğrudan m. 134/4'ün 7571 sayılı Kanunla eklenen cümlelerinden okunur.

Hukuk Genel Kurulu'nun 2024 tarihli bir kararı ise bu değişiklikten önceki metne göre verilmiştir: Kurul, pey sürmek suretiyle ihaleye katılanların ve ihalenin feshini isteyebilecek kişiler arasında sayılmayan kişilerin ihalenin feshi talebinin ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi olduğunu ve bu kişilerin teminat göstermesi gerektiğini, Kanun'un açık hükmü karşısında yorum yoluyla yeni kural konulamayacağını belirtmiş; sayılmayan üçüncü kişinin talebinde de harç ve teminat şartının usulünce yerine getirilerek değerlendirme yapılması gerektiğini oy çokluğuyla kabul etmiştir.4 Bugünkü m. 134/2'ye göre sayılanlar dışındaki kişilerin talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedildiğinden, bu kararın sayılmayan kişilere ilişkin kısmı değişiklikten önceki dönemi yansıtır.

“Borçlu” kavramı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte ipotek veren üçüncü kişiyi de kapsar. Hukuk Genel Kurulu'na göre ipotek veren üçüncü kişi takibin borçlu tarafında yer alır ve kredi borçlusuyla zorunlu takip arkadaşı konumundadır; bu nedenle takibe konu bütün ipotekli taşınmazlar hakkında, taşınmaz kendi mülkiyetinde olsun veya olmasın, ihalenin feshini isteyebilir ve m. 134/3-4 uyarınca nispi harç yatırması ve teminat göstermesi gerekmez.3 Bu 2026 tarihli karar oy çokluğuyla verilmiş; Kurul direnme kararını yerinde bulmuş, işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı 12. Hukuk Dairesine göndermiştir.3 Hukuk Genel Kurulu'na göre malı satın alan ihale alıcısı da malın önemli niteliklerinde hataya düşürüldüğü iddiasıyla ihalenin feshini isteyebilir.2

Hukuki yarar şartı: muhammen bedelin üstünde satılan taşınmazda ihalenin feshi istenebilir mi?

İİK m. 134'ün on birinci fıkrasına göre ihalenin feshini şikâyet yolu ile talep eden ilgili, gerçekleşen yolsuzluk sonucunda kendi menfaatlerinin bozulduğunu ispata mecburdur. Hukuk Genel Kurulu bu hükümden, ihalenin feshini isteyebilecek kişilerin somut bir olayda bunu isteyebilmesi için ihalenin feshedilmesinde hukuki yararlarının bulunmasının şart olduğu (dava şartı), ihalenin feshini isteyenin somut bir fesih sebebine dayanması ve bu yolsuzluk nedeniyle menfaatinin ihlal edilmiş olması gerektiği sonucunu çıkarır. (Yargıtay HGK, E. 2021/345)63

Satılan malın muhammen bedelin altında bir bedelle satılmış olması tek başına ihalenin feshi sebebi değildir.6 Hukuk Genel Kurulu'nun 2022 tarihli kararında, malın muhammen bedelin üstünde bir bedelle satılmış olması hâlinde ihalenin feshini istemekte kural olarak hukuki yarar bulunmadığı, ancak yapılan usulsüzlük malın daha yüksek bedelle satılmasını önlemişse bundan zarar gören ilgilinin (örneğin borçlunun) hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiş;6 kıymet takdirine süresinde şikâyet yoluyla itiraz eden ilgilinin de kıymet takdirinin usulsüzlüğüne dayanarak ihalenin feshini isteyebileceği ve bu durumda ihale bedeli muhammen bedelin üzerinde olsa bile zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.6 Bu kararın hukuki yarar yönünden verilen kısmı oy çokluğuyla, satış ilanının tebliğine ilişkin kısmı oy birliğiyle kurulmuştur ve karar 7343 sayılı Kanundan önce yapılan bir ihaleye ilişkindir.6

Hukuk Genel Kurulu 2023 tarihli bir kararında, taşınmazlar muhammen bedelin üzerinde satılmış olsa da satış ilanı kendisine tebliğ edilmeyen ipotek alacaklısının ihaleye katılıp pey sürme ve talebi artırıcı yönde çalışma imkânı engellendiği için hukuki yararının bulunduğunu kabul etmiş ve ihalenin feshine ilişkin direnme kararını oy çokluğuyla onamıştır. (Yargıtay HGK, E. 2023/253)7 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 09.11.2023 tarihli bozma kararında, muhammen bedelin üstündeki satışta hukuki yararı yalnız kıymete yönelik itiraz, fesat iddiası ya da kamu düzeni gibi istisnai hâllerde kabul eden görüşünü değiştirmiş; usulsüzlüğün malın daha yüksek bedelle satılmasını önlediği durumda bundan zarar gören ilgilinin hukuki yararını kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu 2025 tarihli kararında bu bozmayı benimsemiştir.5 Kurul bu kararında ihale bedelinin malın tahmin edilen değerinden yüksek olduğu her ihalenin feshi isteminin bu gerekçeyle reddedilmesinin doğru olmadığını, asıl olanın malın gerçek değerinden ihale edilmesi olduğunu ve muhammen değerin üzerinde satışın her zaman zarar unsurunun oluşmadığı ve malın gerçek değerini bulduğu anlamına gelmediğini belirtmiş; şikâyetçi borçlunun hukuki yararı bulunduğundan dilekçede ileri sürülen fesih iddialarının incelenmesi gerektiğine oy çokluğuyla karar vermiştir.5 2026 tarihli bir Hukuk Genel Kurulu kararı da bu 2025 kararını anarak, ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu durumda her zaman zarar unsurunun oluşmadığı sonucuna varılamayacağını tekrarlamıştır.3

Kıymet takdiri raporu kendisine usulüne uygun tebliğ edilmeyen borçlu bakımından da Hukuk Genel Kurulu, ihale bedeli muhammen bedelin üzerinde olsa bile satışa esas muhammen bedelin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı inceleneceği için bu aşamada zarar unsurunun gerçekleşmediğinin ve borçlunun hukuki yararının bulunmadığının söylenemeyeceğini oy birliğiyle kabul etmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2023/681)8 Bu nedenle bugünkü içtihatta “muhammen bedelin üstünde satıldı” tespiti tek başına talebi sonuçlandırmaz; ileri sürülen yolsuzluğun satış bedelini etkileyip etkilemediği incelenir.5

İhalenin feshi sebepleri nelerdir: satış ilanının tebliği, ihaleye fesat ve esaslı nitelikte hata

İİK m. 134 fesih sebeplerini tek tek saymaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi iki ayrı kararında, maddede yalnız TBK m. 281'de (2024/8231 sayılı kararda mülga BK m. 226) yazılı sebeplere, satış ilanının tebliğ edilmemesine, satılan malın esaslı niteliklerindeki hataya ve ihaledeki fesada değinildiğini belirtmiş; ihalenin bozulma nedenlerini doktrin ve Yargıtay uygulamasındaki sırasıyla 1) ihaleye fesat karıştırılması, 2) artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler, 3) ihalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler, 4) alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmesi olarak dört grupta toplamıştır. (Yargıtay 12. HD, E. 2024/4755)9 (Yargıtay 12. HD, E. 2024/5808)10 Hukuk Genel Kurulu'na göre kamu düzeni söz konusu olduğunda, fesih sebepleri arasında gösterilmese de icra mahkemesi kendiliğinden ihalenin feshine karar verebilir.5

Satış ilanının tebliği m. 127'de düzenlenir: ilanın birer sureti borçluya, alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı ilgililerine tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslere tebliğ edilir; adres tapuda kayıtlı değilse varsa adres kayıt sistemindeki adresler tebligat adresi sayılır; bunların dışında ayrıca adres araştırması yapılmaz ve gazetede veya elektronik satış portalında yapılan satış ilanı tebligat yerine geçer. Hukuk Genel Kurulu'na göre borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi kural olarak başlı başına ihalenin feshi sebebidir.687 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026 tarihli bir kararında aynı ilkeyi ortaklığın giderilmesi için yapılan satışta paydaş bakımından, süreklilik arz eden içtihadı olarak tekrarlamıştır. (Yargıtay 12. HD, E. 2026/2863)11 Ancak taşınmaz muhammen bedelin üstünde satılmışsa Kurul sonucu m. 134'teki menfaat ihlali şartına bağlamıştır: 2022 tarihli kararda satış ilanı usulsüz tebliğ edildiği hâlde muhammen bedelin üstünde satılan taşınmaz yönünden borçlunun hukuki yararını ispatlayamadığı kabul edilmiş,6 2024 tarihli kararda satış ilanı ve kıymet takdiri raporu usulsüz tebliğ edilmiş olsa da doğrudan fesih yerine değerin keşifle belirlenmesi istenmiş,8 2025 tarihli kararda satış ilanı örneği gönderilmeyen borçlunun satıştan haberi olsaydı satışı önleme fırsatı bulacağını ispat etmesi hâlinde yararının bulunduğu belirtilmiştir.5

Tebliğ gereken ilgililer yalnız borçlu ve alacaklı değildir. Hukuk Genel Kurulu, doktrine dayanarak ipotek alacaklılarına, ipotekli borç senedi ve irat senedi alacaklılarına, irtifak ve intifa hakkı sahiplerine, taşınmazın diğer paydaşlarına ve hacizli taşınmazı satın alan alacaklıya da satış ilanının birer örneğinin tebliğ edilmesi gerektiğini belirtmiştir.7 Aynı kararda Kurul, doktrine dayanarak satış ilanının bir ilgiliye tebliğ edilmemiş olmasının kural olarak yalnız başına fesih sebebi olduğunu, ancak ilanın tebliğ edilmediği ilgili ihaleye katılıp pey sürecek ve talebi artıracak durumda değilse ya da bu çabasıyla sonucu değiştiremeyecek idiyse tebliğ eksikliğinin tek başına fesih sebebi sayılmaması gerektiğini aynı paragrafta açıklamış;7 somut olayda ipotek alacaklısının şikâyet dilekçesinde taşınmazları satın alma niyetinde olduğunu belirtmesini de içeren olay özelliklerini gözeterek hukuki yararını kabul etmiştir.7 Kurul'a göre satış ilanının borçluya tebliğ edilmesindeki amaç, borçlunun satışa hazırlanabilmesi ve katılımı artırarak daha rekabetçi bir ortam yaratılmasına, dolayısıyla ihalenin daha yüksek bedelle yapılmasına fırsat oluşturulmasıdır.5 Tebliğin usulüne uygunluğu da denetlenir: muhatabın tebliğ sırasında adresinde bulunmadığı tespit edilip tutanağa yazılmadan birlikte oturan kişiye yapılan tebliğ usulsüzdür.6

İhaleye fesat bakımından Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ihalenin amacına ulaşmasını, malın gerçek değerine satılmasını ve ihalenin sağlıklı ve normal şartlarda yapılmasını engelleyici, dürüstlük kuralıyla bağdaşmayan davranışları ve ihaleye katılıma engel olunmasını ihaleye fesat karıştırma saymıştır.9 2024 tarihli bu kararda Daire, iddianamedeki tespitleri, kamera kayıtları üzerine alınan bilirkişi raporunu ve taşınmazın muhammen bedelinden oldukça düşük bir bedelle ihale edilmesini birlikte değerlendirerek ihalenin olağan koşullarda yapılmadığı, açık rekabetin engellendiği ve ihaleye fesat karıştırıldığı sonucuna varmış, talebin reddine ilişkin kararı bozmuştur.9 Aynı eylemin ceza yargılaması ayrı bir yoldur ve bu rehberin konusu değildir.

Esaslı nitelikte hata, alıcının ihaleye konu malın önemli nitelikleri hakkında yanıltılmasıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bir aracın satışına ilişkin kararına göre alıcının hataya düşmesi, artırma şartnamesi veya ilanının kanuna uygun yapılmaması ya da artırmayı yapan memurun bir yolsuzluk yapması hâllerinde ortaya çıkar; satış ilanı ve şartnamede gösterilen kilometre ile aracın gerçek kilometresi arasında fark varsa, artırmaya hazırlık aşamasındaki yanlış işlemler nedeniyle satılan malın esaslı niteliklerinde hata söz konusu olur ve bu durum ihalenin feshine sebep olur.10

Kıymet takdirine itiraz ihale öncesinde nasıl yapılır ve ihalenin feshinde ne zaman ileri sürülebilir (İcra ve İflas Kanunu m. 128/a)?

Satışa hazırlık aşamasında icra dairesi taşınmazın kıymetini takdir ettirir; kıymet takdirine ilişkin rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve diğer ipotekli alacaklılara tebliğ edilir (İİK m. 128/2). m. 128/a'ya göre kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikâyette bulunabilir. Şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücret mahkeme veznesine yatırılırsa yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir; yatırılmazsa şikâyet başka bir işleme gerek olmaksızın kesin olarak reddedilir. Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez; doğal afetler ve imar durumunda çok önemli değişiklikler yaratan benzer hâller bunun istisnasıdır. Bu madde gereğince icra mahkemesinin verdiği kararlar kesindir.

Bu ön aşama, ihalenin feshi talebini doğrudan etkiler. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre kanunun tanıdığı bu imkânı kullanmayanlar, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemez. (Yargıtay 12. HD, E. 2026/1548)12 (Yargıtay 12. HD, E. 2025/7465)13 Hukuk Genel Kurulu da kıymet takdirine karşı süresinde (yedi gün içinde) icra mahkemesine şikâyette bulunmayan ilgilinin, kıymet takdirinin usulsüzlüğüne dayanarak ihalenin feshini isteyemeyeceğini belirtmiştir.8 2025 tarihli bir kararda Daire, kıymet takdirine süresinde itiraz eden tek borçlu şirket olduğu için, itiraz etmeyen diğer iki borçlu yönünden de ihalenin feshine karar verilmesini hatalı bulmuş ve kararı bu borçlular yönünden bozmuştur.13

Yargıtay kararlarına göre kıymet takdirine itiraz üzerine verilen kararlar kesin olsa da, süresinde şikâyet edilmişse icra mahkemesinin bu kararı ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenebilir.128 Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre bu durumda mahkemenin yapacağı iş, kıymet takdirine ilişkin itirazları uzman bilirkişi eşliğinde keşif yaparak incelemek, değerin belirlendiği tarihi esas almak ve bilirkişinin bulduğu değer ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerindeyse ihalenin feshine, altındaysa talebin reddine karar vermektir (Daire bu ölçütü Hukuk Genel Kurulunun bir kararına dayandırmıştır; Kurul aynı ölçütü 2024 tarihli kararında da tekrarlamıştır).128 2026 tarihli bu kararda kıymet takdirinde 675.000 TL olarak belirlenen ve muhammen bedel olarak gösterilen değer, keşifte aynı tarih itibarıyla 675.500 TL bulunmuş; Daire, son değerin muhammen bedelin üzerinde olmasını içtihatları gereği başlı başına ihalenin feshi sebebi saymıştır.12

Kıymet takdiri raporu kendisine hiç ya da usulüne uygun tebliğ edilmeyen ilgili bakımından Hukuk Genel Kurulu, bu ilgilinin kıymet takdirine itiraz imkânını satış ilanının tebliği üzerine kullanabileceğini belirtmiştir.8 Kurul, raporun ve satış ilanının takibin diğer borçlusuna bırakılarak yapılan usulsüz tebligatla bildirildiği bir dosyada, borçlunun kıymet takdirine itiraz hakkını kullanamadığı için kıymet takdirinin usulsüzlüğüne dayanarak ihalenin feshini isteyebileceğini kabul etmiş; ancak sonucun kendiliğinden fesih olmadığını, taşınmazın değerinin tespit edilerek muhammen bedelin üzerinde çıkarsa ihalenin feshine, altında çıkarsa zarar unsuru oluşmadığından talebin reddine karar verilmesi gerektiğini oy birliğiyle belirtmiştir.8

İhalenin feshi süresi ne zaman başlar, ne zaman sona erer?

İİK m. 134/2'ye göre ihalenin feshi ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde istenir ve ilgililerin ihalenin yapıldığı ana kadar gerçekleşen işlemlerdeki yolsuzlukları en geç ihale günü öğrendiği kabul edilir. m. 134'ün onuncu fıkrasına göre satış ilanı tebliğ edilmemişse veya satılan malın esaslı niteliklerindeki hata ya da ihaledeki fesat sonradan öğrenilmişse şikâyet süresi öğrenme tarihinden başlar; ancak bu süre ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir yılı geçemez. Bir yıllık sürenin başlangıcı 7343 sayılı Kanunla “ihaleden” ibaresi değiştirilerek bu şekle getirilmiştir. İİK geçici m. 18'e göre 7343 sayılı Kanunla m. 134'ün dokuz ve onuncu fıkralarında yapılan değişiklikler, Adalet Bakanlığınca belirlenen il veya ilçelerde m. 111/b'nin uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanmaya başlanır ve en geç bir yılın sonunda ülke genelinde uygulanır; geçiş tarihinden önce ilanı yapılmış açık artırmalarda değişikliklerden önceki hükümler uygulanmaya devam eder.

Hukuk Genel Kurulu'na göre yedi günlük ihalenin feshi süresi hak düşürücü niteliktedir ve icra mahkemesince kendiliğinden gözetilir; süre kural olarak ihale tarihinden itibaren işlemeye başlar.2 Satılan malın esaslı niteliklerindeki hata sonradan öğrenilmişse yedi günlük süre hatanın öğrenildiği tarihten itibaren işler.2 Satış ilanı ilgiliye tebliğ edilmemişse yedi günlük süre ihaleden gerçekten bilgi sahibi olunduğu tarihten itibaren başlar.7 Bu iki Hukuk Genel Kurulu kararı 7343 sayılı Kanundan önce yapılan ihalelere ilişkindir ve bir yıllık üst sınırın başlangıcını o dönemin metnine göre ihale tarihi olarak anar; bugünkü başlangıç yukarıda aktarılan m. 134'ün onuncu fıkrasından okunur.2 2024 tarihli kararda ihale alıcısı, hatayı en geç icra müdürlüğüne verdiği dilekçeyle öğrendiği hâlde ihalenin feshini aylar sonra istediği için Kurul talebin süreden reddedilmesi gerektiğine oy çokluğuyla karar vermiştir.2

Satış ilanı usulüne uygun tebliğ edilmişse öğrenme tarihi o tebliğ tarihidir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026 tarihli bir kararında, satış ilanı borçlu vekiline ihaleden aylar önce tebliğ edildiği için borçlunun ihale tarihinden o tarihte haberdar olduğunu, ihaleden yaklaşık dört ay sonra yapılan şikâyetin esasa girilmeden süreden reddedilmesi gerektiğini belirtmiş; borçlunun deprem nedeniyle sürelerin durduğuna ilişkin iddiası bu sonucu değiştirmemiştir. (Yargıtay 12. HD, E. 2026/436)14 Aynı Daireye göre alıcı hataya düşürüldüğünü ihale gününden sonra öğrenirse ihalenin feshini isteme süresi hataya düşürüldüğünü öğrendiği günden itibaren yedi gündür.10 Bu iki Daire kararı maddenin 7343 sayılı Kanundan önceki lafzını aktarır ve bir yıllık üst sınırı o lafızdaki yedinci fıkraya göre ihaleden itibaren sayar;1014 bugün bu üst sınır m. 134'ün onuncu fıkrasına göre ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren işler.

İhalenin feshi talebinde ispat yükü kimdedir ve icra mahkemesi nasıl inceleme yapar?

İspat yükü talep edendedir: m. 134'ün on birinci fıkrasına göre ihalenin feshini şikâyet yolu ile talep eden ilgili, gerçekleşen yolsuzluk sonucunda kendi menfaatlerinin bozulduğunu ispat etmek zorundadır. İcra mahkemesine getirilen işler ivedi işlerdendir ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır (İİK m. 18/1). m. 134/5'e göre icra mahkemesi ihalenin feshi talebi üzerine talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmese bile gereken kararı verir; talebin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir.

Hukuk Genel Kurulu'na göre satış ilanı örneği gönderilmeyen borçlu, satıştan haberi olsaydı satışı önleme fırsatı bulacağını ispat ederse ihalenin feshinde hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir.5 Değer iddialarında ispat aracı keşif ve bilirkişidir: Kurul'a göre kıymet takdirinin usulsüzlüğüne dayanılabilen hâllerde, ihalenin feshini inceleyen mahkeme itirazları uzman bilirkişiyle keşif yaparak inceler ve taşınmazın değerinin muhammen bedelin üzerinde olup olmadığını belirler.8 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de kıymet takdirine yönelik fesih iddialarının uzman bilirkişi eşliğinde keşifle incelenmesini ve değerin belirlendiği tarihin esas alınmasını aramaktadır.12

Fesat iddiasında Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, kamera kayıtları üzerine alınan bilirkişi raporunu, iddianamedeki tespitleri ve ihale bedelinin muhammen bedelden oldukça düşük olmasını birlikte değerlendirmiştir.9 Esaslı nitelikte hata iddiasında ise Daire, ilanda gösterilen kilometreyle çelişen eski tarihli muayene raporu karşısında aracın uzman bilirkişi eşliğinde keşfedilerek gerçek kilometresinin tespit edilmesi gerektiğini, bu yapılmadan talebin reddedilmesini eksik inceleme saymıştır.10

Taraf teşkili de mahkemece kendiliğinden incelenir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemede ve temyiz hâlinde Yargıtay'ca kendiliğinden gözetilir; ortaklığın giderilmesi kararına dayalı satışlarda ihalenin feshi talebinde alıcı ile birlikte paydaşların tamamı karşı taraf olarak gösterilmelidir. (Yargıtay 12. HD, E. 2025/6140)15

Ortaklığın giderilmesi için yapılan satışta ihalenin feshi nasıl istenir?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 322/2'ye göre paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hâllerde hâkim satış için bir memur görevlendirir ve taşınır ile taşınmaz malların satışı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır. 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla İİK m. 114/2'ye eklenen ve İİK yürürlük tablosuna göre 31/7/2026'da yürürlüğe giren cümlelere göre, tüm maliklerin miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilirse birinci artırma yalnız malik mirasçılar arasında ve bir defaya mahsus yapılır; m. 126/1 m. 114 hükmünü taşınmazın açık artırma hazırlık tedbirlerine de uygular. Ortaklığın giderilmesi kararının şartları ve satış kararına kadar olan aşama ortaklığın giderilmesi davasının konusudur; bu bölüm yalnız satış memurluğunca yapılan ihaleden sonraki aşamayı ele alır.

Hukuk Genel Kurulu iki kararında, satış memurunun ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin işlemlerine karşı yöneltilecek şikâyetlerin ortaklığın giderilmesine karar vermiş olan sulh hukuk mahkemesince inceleneceğini ve bu nedenle bu satışlarda ihalenin feshi şikâyeti için ortaklığın giderilmesine karar veren sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir.14 Şikâyet görevsiz bir mahkemeye yapılmışsa m. 134/7 uyarınca o mahkeme en geç on gün içinde görevsizlik kararı verip dosyayı resen görevli mahkemeye gönderir.

Bu satışlarda da satış ilanının paydaşlara tebliği zorunludur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre m. 127 gereğince taşınmaz satışlarında satış ilanının bir örneği paydaşa (varsa vekiline) tebliğ edilmelidir; tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi Dairenin süreklilik arz eden içtihadına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir.11 2026 tarihli bu kararda bölge adliye mahkemesinin kararından sonra satış memurluğunun tebligat mazbatalarını gönderdiği anlaşıldığından Daire, tebligatın usulüne uygun olup olmadığının incelenmesi için kararı bozmuştur; kararda ihalenin feshedildiği sonucuna varılmamıştır.11

Taraf teşkili bakımından Daire, ortaklığın giderilmesi kararına dayalı satışlara ilişkin ihalenin feshi taleplerinde alıcı ile birlikte bütün paydaşların karşı taraf olarak gösterilmesi gerektiğini belirtmiş; ortaklığın giderilmesi davasında taraf olan bir paydaşın ihalenin feshi yargılamasında yer almadığı bir dosyada kararı bozmuştur.15 Aynı kararda Daire, yeniden verilecek hükümde para cezasına ilişkin m. 134/5'in “yüzde onuna kadar” düzenlemesinin gözetilmesini istemiştir.15

Talep reddedilirse para cezası verilir mi ve kanun yolu nasıl işler?

İİK m. 134/5'e göre icra mahkemesi talebi 1) satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı ilgililer, sınırlı ayni hak sahipleri ve pey sürenler dışında kalan kişilerce yapılması nedeniyle, 2) satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle veya 3) işin esasına girerek reddederse, talep edeni ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. Konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde bu oran yüzde yirmi olarak uygulanır (m. 134/6). Teminat gösterilen hâllerde talebin reddine ilişkin karar kesinleştikten sonra bir ay içinde genel hükümlere göre tazminat davası açılmazsa, hükmedilen para cezası 6183 sayılı Kanuna göre tahsil için tahsil dairesine bildirilir (m. 134/4). “Yüzde onuna kadar” düzenlemesi 7343 sayılı Kanunla getirilmiştir; İİK geçici m. 18'e göre bu Kanunla m. 134'te yapılan değişiklikler görülmekte olan ihalenin feshi taleplerine uygulanmaz, ancak para cezasına ilişkin hüküm onlara da uygulanır ve Yargıtay değişikliği uygulayarak hükmü düzeltebilir.

Oranın nasıl belirleneceğini Yargıtay 12. Hukuk Dairesi açıklamıştır: düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi reddedilenin ihale sürecini uzatma amacıyla hareket edip etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının takdir edilebilmesini sağlamaktır; mahkeme oranı bu ölçütlere göre ölçülü biçimde belirlemeli ve oran istinaf ile temyiz aşamasında kendiliğinden değerlendirilir. (Yargıtay 12. HD, E. 2022/8577)16 (Yargıtay 12. HD, E. 2025/6594)17 Daire 2022 tarihli kararında davanın ihale sürecini uzatmaya yönelik olmadığını gözeterek yüzde onluk cezayı yüzde beşe indirmiş, 2025 tarihli kararında ise fesih iddialarının ağırlığını ve fesih isteyenin sıfatını gözeterek yüzde birlik cezayı yüzde beşe yükseltmiş; her iki kararda da hükmü düzelterek onamıştır.1617 Bu kararlar sabit bir oran koymaz; oran her dosyada bu ölçütlerle belirlenir.

Esasa girilmeden verilen retlerde para cezası verilmez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, şikâyetçi aleyhine para cezasına hükmedilebilmesi için şikâyetin esasa ilişkin nedenlerle reddedilmesi gerektiğini, istem esasa girilmeksizin süreden reddedildiğinde para cezasına hükmolunamayacağını belirtmiştir; Daire bu sonuca maddenin 7343 sayılı Kanundan önceki lafzını aktararak varmıştır.14 Hukuk Genel Kurulu da 7343 sayılı Kanundan önceki metne göre, hukuki yarar yokluğu nedeniyle işin esasına girilmeden verilen retlerde para cezasına hükmolunamayacağını kabul etmiştir.6 Bugünkü metinde m. 134/5'teki ilk iki bent, kanunda sayılmayan kişilerin talebinde ve bazı kişiler bakımından feragatte esasa girilmeden verilen ret için de para cezasını öngörür.

Kanun yolu İİK'nın kendi hükümlerine tabidir. İcra mahkemesinin kararına karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değeri m. 363/1'deki parasal sınırı geçiyorsa istinaf yoluna başvurulabilir; süre kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. m. 363/1'e göre kıymet takdirine ilişkin şikâyet, satışın durdurulması ve satış ilanının iptali gibi konularda verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bölge adliye mahkemesinin nihai kararlarına karşı, değer m. 364/1'deki sınırı geçiyorsa tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; başvuru ve inceleme Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır. Ek m. 1'e göre bu parasal sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve şikâyet başvurusunun yapıldığı tarihteki miktar esas alınır. Görevsizlik ve yetkisizlik kararları (m. 134/7), kıymet takdirine ilişkin şikâyet üzerine verilen kararlar (m. 128/a) ve kanunda sayılmayan kişilerin talebinin reddi (m. 134/2) kesindir.

İlgili mevzuat

İİK m. 134 — İhalenin neticesi ve feshi

Madde 134 – (Değişik: 18/2/1965-538/63 md.) İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/38 md.) İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır. (Ek cümleler:24/11/2021-7343/27 md.) İhale alıcısının talebi üzerine icra dairesi, satışı yapılan taşınmazda kira sözleşmesine bağlı olarak oturan kişiye kira bedelini, diğer hâllerde ise taşınmazı kullanan kişiye bilirkişi marifetiyle tespit edilen aylık kullanım bedelini icra dairesine yatırmasını emreder. İlgili, ihtara rağmen kirayı veya belirlenen bedeli icra dairesine yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır. Bu şekilde depo edilen bedel, ihalenin sonucuna göre hak sahibine ödenir. (Değişik ikinci fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshini, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. (Ek cümle:24/12/2025-7571/1 md.) Belirtilen kişiler dışında kalan kişilerce ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkemece ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü hâlinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve istem hâlinde iade edilir. Talebin reddi hâlinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebinde, talepte bulunulurken, ilgili kişilerin muhtemel zararına karşılık olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır. Talebin reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde genel hükümlere göre tazminat davasının açılmaması hâlinde hükmedilen para cezasının 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili için durum mahkemece tahsil dairesine bildirilir. Tahsil dairesi alınan teminattan, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde para cezasını tahsil etmezse talep hâlinde teminat ilgilisine iade edilir. (Ek cümleler:24/12/2025-7571/1 md.) Teminatın veya üçüncü fıkra uyarınca yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin talep edilmesi hâlinde mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi hâlde ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirir. Mahkeme, süresi içinde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal ihalenin feshi talebini reddeder. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi; 1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, 2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle, 3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. (Ek fıkra: 21/2/2007-5582/4 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, beşinci fıkrada yer alan oran yüzde yirmi olarak uygulanır. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) İhalenin feshine ilişkin şikâyet görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi veya mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen görevli veya yetkili icra mahkemesine gönderir. Bu kararlar kesindir. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhâl veya 130 uncu maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir. (Değişik fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhale kesinleşmedikçe ve ihale konusu mal alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hâle getirilmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez. İhale konusu malın teslim edilemeyeceği veya teslime hazır hale getirilemeyeceği durumlarda ihale icra müdürü tarafından iptal olunarak ihale bedeli alıcısına ödenir. Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir seneyi geçemez. İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vakı yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur. Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır. (Mülga son fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)

Kaynak: İcra ve İflas Kanunu (2004)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

İİK m. 127 — Ayrıca tebliğler

Madde 127 – (Değişik: 2/7/2012-6352/30 md.) İlanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin tapuda kayıtlı olmaması hâlinde, varsa adres kayıt sistemindeki adresleri tebligat adresleri olarak kabul edilir. Bunların dışında ayrıca adres tahkiki yapılmaz, gazetede veya elektronik satış portalında yapılan satış ilanı tebligat yerine geçer.

Kaynak: İcra ve İflas Kanunu (2004)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

İİK m. 128/a — Kıymet takdirine ilişkin şikâyet

Madde 128/a – (Ek : 17/7/2003-4949/34 md.) Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikâyette bulunabilirler. Şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücretin mahkeme veznesine yatırılması hâlinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir; aksi hâlde başka bir işleme gerek olmaksızın şikâyet kesin olarak reddedilir. (Değişik birinci cümle: 12/2/2004-5092/2 md.) Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Ancak, doğal afetler ve imar durumundaki çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hallerde yeniden kıymet takdiri istenebilir. (Ek fıkra: 21/2/2007-5582/3 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, birinci fıkra uyarınca yaptırılmasına karar verilen bilirkişi incelemesi, aynı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara yaptırılır. Kıymet takdirine ilişkin şikâyet yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, icra mahkemesi evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde yetkisizlik kararı verir ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen yetkili icra mahkemesine gönderir. Bu madde gereğince icra mahkemesinin verdiği kararlar kesindir.

Kaynak: İcra ve İflas Kanunu (2004)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TBK m. 281 — Artırmanın iptali

MADDE 281- Hukuka veya ahlaka aykırı yollara başvurularak ihalenin gerçekleştirilmesi sağlanmışsa her ilgili, iptal sebebini öğrendiği günden başlayarak on gün ve her hâlde ihale tarihini izleyen bir yıl içinde ihalenin iptalini mahkemeden isteyebilir. Cebrî artırmalar hakkında özel hükümler saklıdır.

Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

HMK m. 322 — Uygulanacak hükümler

MADDE 322- (1) Bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. (2) Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hâllerde, hâkim satış için bir memur görevlendirir. Taşınır ve taşınmaz malların satışı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır.

Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.İhalenin feshi şikâyettir; peşin nispi harç talebin ön şartıdır; ortaklığın giderilmesinde sulh hukuk mahkemesi görevlidirYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/207 · K. 2026/54 ·

    Ortaklığın giderilmesi için sulh hukuk satış müdürlüğünce yapılan ihalenin feshini, kanunda sayılan ilgililer dışında kalan bir kişi istemiş; mahkemenin verdiği iki haftalık kesin süreye rağmen peşin nispi harcı yatırmamıştı. Bölge adliye mahkemesi talebi usulden reddetmiş, Özel Dairenin Harçlar Kanunu m. 30'un uygulanması gerektiğine ilişkin bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, ihalenin feshinin teknik anlamda dava olmayan bir şikâyet olduğunu, m. 134/3'teki nispi harcın olağan bir yargı harcı değil talebin ön şartı olduğunu, bu nedenle Harçlar Kanunu m. 30 ile HMK m. 150'nin uygulanamayacağını açıkladı ve direnme kararını ikinci görüşmede oy çokluğuyla onadı. Kurul ayrıca ortaklığın giderilmesi satışlarında ihalenin feshi şikâyeti için ortaklığın giderilmesine karar vermiş sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirtti. Olay 7571 sayılı Kanundan önceki döneme aittir.

    Sonuç: Kanunda sayılanlar dışındaki kişiden istenen peşin nispi harç, talebin ön şartıdır; kesin süreye rağmen yatırılmazsa talep usulden reddedilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.Yedi günlük ve bir yıllık sürenin hak düşürücü niteliği; esaslı nitelikte hatada süreYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/331 · K. 2024/15 ·

    İhaleye çıkarılan taşınmaz, ihaleden önce kesinleşen bir tapu iptali ve tescil kararıyla üçüncü kişiye geçmişti; tescil yapılamayınca ihale alıcısı ihalenin feshini istedi. Dosya iki ayrı bozma kararından sonra Hukuk Genel Kuruluna geldi. Kurul, işin bir dava değil şikâyet olduğunu, yedi günlük ihalenin feshi süresinin hak düşürücü olup icra mahkemesince kendiliğinden gözetileceğini, satılan malın esaslı niteliklerindeki hata sonradan öğrenilmişse sürenin öğrenme tarihinden işleyeceğini belirtti. İhale alıcısı hatayı en geç icra müdürlüğüne verdiği dilekçeyle öğrendiği hâlde aylar sonra başvurduğu için talebin süreden reddedilmesi gerektiğini kabul ederek ilk derece mahkemesinin kararını değişik gerekçeyle, oy çokluğuyla bozdu. Karar 7343 sayılı Kanundan önce yapılan bir ihaleye ilişkindir.

    Sonuç: İhalenin feshi süreleri hak düşürücüdür ve resen gözetilir; hata sonradan öğrenilmişse yedi gün öğrenmeden başlar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.İpotek veren üçüncü kişi “borçlu” sayılır; nispi harç ve teminat gerekmezYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/466 · K. 2026/289 ·

    İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte kendi taşınmazı da ipotekli olan ipotek veren üçüncü kişi, asıl borçlu şirkete ait başka bir taşınmazın ihalesinin feshini istemişti. Özel Daire, şikâyetçinin sayılan ilgililerden olmadığını ve önce nispi harç ile teminat alınması gerektiğini kabul ederek bozmuş, bölge adliye mahkemesi direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, ipotek veren üçüncü kişinin takibin borçlu tarafında yer aldığını ve kredi borçlusuyla zorunlu takip arkadaşı olduğunu, bu nedenle takibe konu bütün ipotekli taşınmazlar hakkında ihalenin feshini isteyebileceğini, nispi harç ve teminat yükümlülüğü bulunmadığını ve hukuki yararının da olduğunu belirterek direnme kararını oy çokluğuyla yerinde buldu; fesih sebeplerinin esası için dosyayı 12. Hukuk Dairesine gönderdi.

    Sonuç: İpotek veren üçüncü kişi m. 134/2 anlamında borçludur ve kendisine ait olmayan ipotekli taşınmazın ihalesinin feshini de harç ve teminat göstermeden isteyebilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Kanunda sayılmayan üçüncü kişinin talebi (7571 sayılı Kanundan önceki dönem); ortaklığın giderilmesinde görevYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/958 · K. 2024/226 ·

    Ortaklığın giderilmesi için satış memurluğunca yapılan ihalenin feshini, tapuda kaydı bulunmayan bir üçüncü kişi istemişti. Bölge adliye mahkemesi şikâyetçinin ilgili olmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiş ve Özel Dairenin bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, 7343 sayılı Kanunla ihalenin feshini isteyebileceklerin genişletildiğini ve bu kişilerin sınırlı olarak sayıldığını, pey sürenlerin ve sayılmayan kişilerin talebinin ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi olduğunu ve teminat göstermeleri gerektiğini, Kanun'un açık hükmü karşısında yorum yoluyla yeni kural konulamayacağını belirterek, harç ve teminat şartı yerine getirildikten sonra değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle direnme kararını oy çokluğuyla bozdu. Karar, 7571 sayılı Kanunla m. 134/2'ye eklenen ve sayılmayan kişilerin talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddini öngören cümleden önceki döneme aittir.

    Sonuç: Kanunda sayılmayan kişilerin talebine ilişkin kısmı bugünkü m. 134/2 karşısında geçmiş dönemi yansıtır; ortaklığın giderilmesi satışlarında sulh hukuk mahkemesinin görevine ilişkin tespiti ise 2026 tarihli Kurul kararında tekrarlanmıştır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Muhammen bedelin üstünde satış hukuki yararı kendiliğinden ortadan kaldırmazYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/524 · K. 2025/70 ·

    İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte taşınmaz muhammen bedelin üzerinde bir bedelle ihale edilmiş, ilk derece mahkemesi borçlunun hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle talebi usulden reddetmiş ve Özel Dairenin bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, ihalenin feshi hakkının hukuki yararı olanlar içinde ilgili konumundaki kişilere tanındığını, ihale bedelinin tahmin edilen değerden yüksek olduğu her ihalede feshin bu gerekçeyle reddedilmesinin doğru olmadığını, asıl olanın malın gerçek değerinden ihale edilmesi olduğunu ve satış ilanının tebliğindeki amacın rekabeti artırmak olduğunu belirtti; şikâyet dilekçesinde ileri sürülen fesih iddialarının incelenmesi gerektiğini kabul ederek direnme kararını oy çokluğuyla bozdu.

    Sonuç: Taşınmazın muhammen bedelin üstünde satılmış olması tek başına zarar yokluğu anlamına gelmez; borçlunun ileri sürdüğü fesih sebepleri incelenmelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Hukuki yarar şartı ve satış ilanının borçluya usulsüz tebliği (iki ayrı uyuşmazlık)Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2021/345 · K. 2022/1820 ·

    Birden çok taşınmazın satıldığı dosyada icra mahkemesi ihalenin feshi talebini reddetmiş ve para cezasına hükmetmiş, Özel Dairenin bozmasına iki kez direnmişti. Hukuk Genel Kurulu iki uyuşmazlığı ayrı ayrı karara bağladı. Birinci uyuşmazlıkta oy çokluğuyla, satış ilanı usulsüz tebliğ edilmiş olsa da muhammen bedelin üstünde satılan taşınmaz yönünden borçlunun hukuki yararını ispatlayamadığını; ihalenin feshini isteyenin hukuki yararının dava şartı olduğunu, muhammen bedelin üstünde satılan mal bakımından kural olarak hukuki yarar bulunmadığını ve işin esasına girilmeden verilen retlerde para cezasına hükmolunamayacağını belirtti. İkinci uyuşmazlıkta oy birliğiyle, satış ilanının borçluya tebliğ edilmemesinin veya usulsüz tebliğinin başlı başına fesih sebebi olduğunu, muhatabın adreste bulunmadığı tutanağa yazılmadan birlikte oturan kişiye yapılan tebliğin usulsüz olduğunu kabul etti. İhale 7343 sayılı Kanundan önce yapılmıştır.

    Sonuç: Satış ilanının borçluya usulsüz tebliği kural olarak başlı başına fesih sebebidir; ancak muhammen bedelin üstünde satılan taşınmaz yönünden Kurul, hukuki yararını ispatlayamayan borçlunun talebinin usulden reddedilmesi gerektiğini kabul etmiştir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Satış ilanı tebliğ edilmeyen ipotek alacaklısının hukuki yararıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/253 · K. 2023/748 ·

    İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte dört taşınmaz muhammen bedelin üzerinde ihale edilmişti; satış ilanı kendisine tebliğ edilmeyen ipotek alacaklısı ihalenin feshini istedi. İlk derece mahkemesi talebi kabul etmiş, Özel Dairenin zarar bulunmadığına ilişkin bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, satış ilanının ipotek alacaklısı gibi tapuda kayıtlı ilgililere de tebliğ edilmesi gerektiğini, tebliğ yapılmamışsa yedi günlük sürenin ihalenin öğrenildiği tarihten başlayacağını, tebliğ eksikliğinin kural olarak yalnız başına fesih sebebi olduğunu ve ilgilinin pey sürme ve talebi artırma imkânı engellendiği için muhammen bedelin üzerindeki satışta da hukuki yararının bulunduğunu belirterek direnme kararını oy çokluğuyla onadı. İhale 7343 sayılı Kanundan önce yapılmıştır.

    Sonuç: Satış ilanı tebliğ edilmeyen tapudaki ilgili, taşınmaz muhammen bedelin üzerinde satılmış olsa da ihalenin feshini isteyebilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.Kıymet takdiri raporunun usulsüz tebliği ve keşifle değer tespitiYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/681 · K. 2024/269 ·

    Kambiyo senetlerine özgü takipte kıymet takdiri raporu ve satış ilanı borçluya, takibin diğer borçlusuna bırakılarak tebliğ edilmişti. Bölge adliye mahkemesi kıymet takdiri kesinleşmeden satış yapıldığı gerekçesiyle ihalenin feshine karar vermiş, Özel Dairenin keşifle değer tespiti gerektiğine ilişkin bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, kıymet takdirine süresinde şikâyet etmeyen ilgilinin bu sebebe dayanamayacağını, rapor tebliğ edilmeyen ilgilinin itiraz imkânını satış ilanı tebliği üzerine kullanabileceğini, usulsüz tebligat nedeniyle itiraz hakkını kullanamayan borçlunun kıymet takdirinin usulsüzlüğüne dayanabileceğini ve bu durumda bilirkişi kuruluyla taşınmazın değerinin belirlenip muhammen bedelin üzerinde çıkarsa ihalenin feshine, altında çıkarsa talebin reddine karar verilmesi gerektiğini açıklayarak direnme kararını oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Usulsüz tebligat nedeniyle kıymet takdirine itiraz edemeyen borçlu değer düşüklüğüne dayanabilir; sonuç keşifle bulunan değerin muhammen bedelin üstünde ya da altında olmasına göre belirlenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.İhaleye fesat karıştırılmasıYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2024/4755 · K. 2024/8118 ·

    Borçlu, ihaleye katılanların birlikte hareket ederek bedelin artmasını engellediğini ileri sürmüştü; ceza soruşturmasında düzenlenen iddianamede katılımcıların borçluyu ihaleye katılmaması yönünde uyardığı ve işaretleştiği tespit edilmişti. İlk derece mahkemesi talebi reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, ihalenin feshi sebeplerinin dört grupta toplandığını ve ihalenin amacına ulaşmasını engelleyen, dürüstlük kuralıyla bağdaşmayan davranışların ihaleye fesat sayıldığını belirtti; iddianamedeki tespitler, kamera kayıtları üzerine alınan bilirkişi raporu ve muhammen bedelin oldukça altındaki ihale bedeli birlikte değerlendirildiğinde ihaleye fesat karıştırıldığı sonucuna vararak bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesinin kararını oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Katılımcıların birlikte hareket ederek rekabeti engellemesi ihaleye fesattır ve ihalenin feshi sebebidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Satılan malın esaslı niteliklerinde hata ve süreYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2024/5808 · K. 2024/8231 ·

    İhale alıcısı, satın aldığı aracın ilan ve şartnamede gösterilen kilometresinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek ihalenin feshini istemişti. İlk derece mahkemesi talebi reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, alıcının hataya düşmesinin şartname veya ilanın kanuna aykırılığından ya da memurun yolsuzluğundan kaynaklanabileceğini, hatayı ihaleden sonra öğrenen alıcı için sürenin öğrenmeden itibaren yedi gün olduğunu, ilandaki ve gerçek kilometre arasında fark varsa esaslı nitelikte hata bulunacağını belirtti; aracın gerçek kilometresi keşif ve uzman bilirkişiyle tespit edilmeden verilen kararı eksik incelemeyle kurulmuş sayarak oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: İlan ve şartnamedeki bilginin malın gerçek niteliğiyle çelişmesi esaslı nitelikte hatadır; iddia keşif ve uzman bilirkişiyle incelenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.Ortaklığın giderilmesi satışında satış ilanının paydaşa tebliğiYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2026/2863 · K. 2026/2562 ·

    Ortaklığın giderilmesi için yapılan satışta bir paydaş, satış ilanının kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshini istemişti. Sulh hukuk mahkemesi talebi reddetmiş, bölge adliye mahkemesi ilanın tebliğ edilmediği gerekçesiyle ihalenin feshine karar vermişti. Daire, m. 127 gereğince satış ilanının paydaşa (varsa vekiline) tebliğ edilmesi gerektiğini ve tebliğ edilmemesinin veya usulsüz tebliğinin Dairenin süreklilik arz eden içtihadına göre başlı başına fesih sebebi olduğunu belirtti; ancak bölge adliye mahkemesinin kararından sonra tebligat mazbatalarının gönderildiği anlaşıldığından tebligatın usulüne uygunluğunun ve diğer istinaf sebeplerinin incelenmesi için kararı oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Ortaklığın giderilmesi satışlarında da satış ilanı paydaşa tebliğ edilmelidir; tebliğ eksikliği veya usulsüzlüğü başlı başına fesih sebebidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12.Kıymet takdirine süresinde itiraz edilmişse keşifle değer ve fesih ölçütüYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2026/1548 · K. 2026/2364 ·

    Borçlu, kıymet takdirinin düşük olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini istemişti; icra mahkemesinin yaptığı keşifte taşınmazın kıymet takdiri tarihindeki değeri ihaleye esas muhammen bedelden yüksek bulunmuştu. İlk derece mahkemesi talebi reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, m. 128/a'daki şikâyet imkânını kullanmayanların kıymet takdirinin usulsüzlüğüne dayanamayacağını, süresinde şikâyet edilmişse mahkemenin uzman bilirkişiyle keşif yaparak değerin belirlendiği tarihi esas alması ve bulunan değer muhammen bedelin üzerindeyse ihalenin feshine karar vermesi gerektiğini belirtti; bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Kıymet takdirine süresinde itiraz edilmişse, keşifle bulunan değerin muhammen bedelin üzerinde çıkması ihalenin feshi sebebidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13.Kıymet takdirine itiraz etmeyen borçlu değer düşüklüğüne dayanamazYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2025/7465 · K. 2025/6265 ·

    Birden çok borçlunun bulunduğu takipte icra mahkemesi, keşifle bulunan değer muhammen bedelin üzerinde çıktığı için ihalenin feshine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, kıymet takdirine süresinde itiraz eden borçlu şirket yönünden temyiz itirazlarını reddetti; m. 128/a kapsamında kıymet takdirine itiraz etmeyen diğer iki borçlunun kıymet takdirinin usulsüz olduğunu ihalenin feshi aşamasında ileri süremeyeceğini belirterek, bu borçlular yönünden bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Kıymet takdirine itiraz hakkı kişiseldir: yalnız süresinde itiraz eden borçlu, ihalenin feshinde kıymet takdirinin usulsüzlüğüne dayanabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14.Tebliğle öğrenilen ihalede süre ve süreden rette para cezasıYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2026/436 · K. 2026/998 ·

    Borçlu, satış ilanının vekiline tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihaleden yaklaşık dört ay sonra ihalenin feshini istemişti. İlk derece mahkemesi talebi esastan reddedip yüzde beş para cezasına hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, satış ilanı borçlu vekiline ihaleden önce tebliğ edildiği için borçlunun ihale tarihinden o tarihte haberdar olduğunu, şikâyetin esasa girilmeden süreden reddedilmesi gerektiğini belirtti; para cezasının ancak esasa ilişkin nedenlerle verilen retlerde söz konusu olabileceğini, süreden retle birlikte para cezasına hükmolunamayacağını kabul ederek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını resen, oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Satış ilanı usulüne uygun tebliğ edilmişse ihale o tarihte öğrenilmiş sayılır; süreden verilen retle birlikte para cezasına hükmedilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 15.Ortaklığın giderilmesi satışında taraf teşkiliYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2025/6140 · K. 2025/6010 ·

    Ortaklığın giderilmesi için satış memurluğunca yapılan ihalenin feshi talebi sulh hukuk mahkemesince reddedilmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmişti. Ortaklığın giderilmesi davasında taraf olan paydaşlardan biri ihalenin feshi yargılamasında yer almıyordu. Daire, taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve kendiliğinden gözetileceğini, ortaklığın giderilmesi kararına dayalı satışlara ilişkin ihalenin feshi taleplerinde alıcı ile birlikte paydaşların tamamının karşı taraf olarak gösterilmesi gerektiğini belirtti; paydaşlar arasındaki miras taksim sözleşmesine ilişkin iddianın incelenerek taraf teşkilinin tartışılması ve para cezasında m. 134/5'teki “yüzde onuna kadar” düzenlemesinin gözetilmesi için kararı oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Ortaklığın giderilmesi satışlarında ihalenin feshi talebi alıcı ile bütün paydaşlara karşı yöneltilir; taraf teşkili eksikliği kendiliğinden gözetilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 16.Para cezasının oranı: yüzde onluk cezanın indirilmesiYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2022/8577 · K. 2022/9596 ·

    İhalenin feshi talebi esastan reddedilmiş ve şikâyetçiler aleyhine ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına hükmedilmişti. Daire, talebin reddine yönelik temyiz itirazlarını yerinde görmedi; para cezasını ise resen değerlendirdi. 7343 sayılı Kanunla getirilen “yüzde onuna kadar” düzenlemesinin amacının, oranın ihale sürecini uzatma amacı ve fesih iddiasının ağırlığına göre takdir edilmesi olduğunu, oranın istinaf ve temyizde resen değerlendirileceğini belirtti; talebin ihale sürecini uzatmaya yönelik olmadığını gözeterek geçici m. 18 uyarınca lehe değişikliği uyguladı ve cezayı yüzde beşe indirerek bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle düzelterek onadı.

    Sonuç: Para cezasının oranı ihale sürecini uzatma amacı ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü belirlenir ve kanun yolunda resen denetlenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 17.Para cezasının oranı: yüzde birlik cezanın artırılmasıYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2025/6594 · K. 2025/6343 ·

    Asıl ve birleşen ihalenin feshi talepleri esastan reddedilmiş, her biri için ihale bedelinin yüzde biri oranında para cezasına hükmedilmişti. Temyiz yalnız şikâyetçiler tarafından yapılmıştı. Daire, talebin reddine yönelik temyiz itirazlarını yerinde görmedi ve para cezasını resen değerlendirdi. Oranın ihale sürecini uzatma amacı ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü biçimde belirlenmesi gerektiğini tekrarlayarak, fesih iddialarının ağırlığı ve fesih isteyenin sıfatı karşısında cezanın yüzde beş olarak belirlenmesinin hakkaniyete ve ölçülülük ilkesine uygun olacağını kabul etti; bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle düzelterek onadı.

    Sonuç: Bu kararda Daire, yalnız şikâyetçilerin temyizi üzerine para cezasının oranını resen değerlendirmiş ve yüzde birden yüzde beşe çıkarmıştır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

İhalenin feshi davası nedir, gerçekten bir dava mıdır?

Uygulamada ihalenin feshi davası denir; ancak İcra ve İflas Kanunu m. 134 bu talebi icra mahkemesine yapılan bir şikâyet olarak düzenler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da şikâyetin teknik anlamda bir dava olmadığını ve şikâyet usulünün uygulanacağını belirtmiştir. Bu nedenle genel dava hükümlerinden bazıları, örneğin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kurallar, ihalenin feshinde uygulanmaz.

İhalenin feshi süresi kaç gündür?

Kural olarak ihale tarihinden itibaren yedi gündür. Satış ilanı tebliğ edilmemişse ya da satılan malın esaslı niteliklerindeki hata veya ihaledeki fesat sonradan öğrenilmişse süre öğrenme tarihinden başlar; ancak ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir yılı geçemez. Yargıtay bu süreleri hak düşürücü sayar ve mahkeme bunları kendiliğinden gözetir.

İhalenin feshini kimler isteyebilir?

Kanun bu hakkı yalnız satış isteyen alacaklıya, borçluya, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı ilgililere, sınırlı ayni hak sahiplerine ve pey sürerek ihaleye katılanlara tanır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte ipotek veren üçüncü kişiyi de borçlu saymıştır. Talep edenin yurt içinde bir adres göstermesi gerekir.

İhaleye katılmayan ve kanunda sayılmayan biri ihalenin feshini isterse ne olur?

7571 sayılı Kanunla eklenen ve İİK yürürlük tablosuna göre 25/12/2025'te yürürlüğe giren hükme göre, kanunda sayılan kişiler dışında kalanların ihalenin feshi talebi mahkemece dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir. Bu hâlde talep eden, ihale bedelinin yüzde onuna (konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde yüzde yirmisine) kadar para cezasına da mahkûm edilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bu değişiklikten önce verdiği ve böyle bir kişiden harç ve teminat alınarak değerlendirme yapılmasını öngören kararı, bugünkü metinden önceki dönemi yansıtır.

Taşınmaz muhammen bedelin üstünde satıldıysa ihalenin feshi istenebilir mi?

Talep eden, yolsuzluk nedeniyle kendi menfaatinin zarar gördüğünü ispat etmek zorundadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025 tarihli kararında, muhammen bedelin üstünde yapılan her satışta zarar bulunmadığının kabul edilemeyeceğini ve ileri sürülen fesih sebeplerinin incelenmesi gerektiğini belirtmiş; 2026 tarihli kararında da muhammen bedelin üstündeki satışta her zaman zarar bulunmadığı sonucuna varılamayacağını tekrarlamıştır. Muhammen bedelin altında satış ise tek başına fesih sebebi değildir.

Satış ilanı tebliğ edilmediyse ihale feshedilir mi?

Satış ilanının borçluya, alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı ilgililerine tebliği İcra ve İflas Kanunu m. 127'de zorunlu tutulmuştur. Yargıtay kararlarına göre ilanın tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi kural olarak başlı başına fesih sebebidir. Bununla birlikte talep eden, İcra ve İflas Kanunu m. 134'e göre yolsuzluk nedeniyle kendi menfaatinin zarar gördüğünü ispat etmek zorundadır; taşınmaz muhammen bedelin üstünde satılmışsa Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tebliğ eksikliği nedeniyle bu zararın ayrıca ortaya konmasını aramıştır. İlan tebliğ edilmemişse yedi günlük süre ihalenin öğrenildiği tarihten başlar; ancak ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir yılı geçemez.

Kıymet takdirine itiraz etmeden ihalenin feshinde değerin düşük olduğu ileri sürülebilir mi?

Kural olarak hayır. Kıymet takdiri raporu tebliğ edilen ilgili, tebliğden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyette bulunmalıdır. Yargıtay kararlarına göre bu imkânı kullanmayan ilgili, kıymet takdirinin usulsüz olduğuna dayanarak ihalenin feshini isteyemez. Rapor kendisine tebliğ edilmemiş ya da usulsüz tebliğ edilmişse ilgili bu itirazı satış ilanının tebliği üzerine yapabilir.

İhalenin feshi talebi reddedilirse para cezası ödenir mi?

Talep işin esasına girilerek reddedilirse ya da kanunda sayılmayan bir kişi tarafından yapıldığı için reddedilirse, talep eden ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm edilir; bazı konut finansmanı ve Toplu Konut İdaresi alacaklarında oran yüzde yirmidir. Yargıtay kararlarına göre oran, ihale sürecini uzatma amacı ve fesih iddiasının ağırlığına göre belirlenir. Talep süreden reddedilmişse para cezası verilmez.

Ortaklığın giderilmesi için yapılan ihalenin feshi hangi mahkemeden istenir?

Ortaklığın giderilmesi için yapılan satışlarda satış İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır. Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre bu satışlarda ihalenin feshi şikâyetine, ortaklığın giderilmesine karar vermiş olan sulh hukuk mahkemesi bakar. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bir kararına göre talepte ihale alıcısıyla birlikte bütün paydaşlar karşı taraf olarak gösterilmelidir; bu eksiklik kendiliğinden gözetilir.

İhalenin feshi istenince alıcı ihale bedelini ödemek zorunda mı?

Evet. İcra ve İflas Kanunu m. 134'e göre taşınmazı satın alan, ihaleye alacağına mahsuben katılmamışsa, ihalenin feshi istenmiş olsa bile satış bedelini derhâl veya icra dairesinin verdiği süre içinde nakden ödemek zorundadır. Ödenen bedel karar kesinleşinceye kadar bankada nemalandırılır ve kararın kesinleşmesinden sonra nemalarıyla birlikte hak sahiplerine ödenir.

İhalenin feshi kararına karşı istinaf ve temyiz süresi nedir?

İcra mahkemesinin kararına karşı istinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır. Her iki yol için İcra ve İflas Kanunu'nda her yıl yeniden değerlenen parasal sınırlar vardır ve şikâyetin yapıldığı tarihteki sınır esas alınır. Görevsizlik ve yetkisizlik kararları kesindir.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Borçlar Hukuku sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Borçlar Hukuku alanına dön

Rehberler

Bu alandaki diğer rehberler

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp