Araç rehin kaldırma: taşıt kredisi bitince rehnin fekki ve rehnin kaldırılması davası
Yayın tarihi:
Bu sayfada
- Başa dön
- Kısaca
- Dava, süre ve usul
- Araç rehni hangi kanuna dayanır: Türk Medeni Kanunu m. 939 ve m. 940/2
- Araç rehninin kaldırılmasının şartları: güvence altındaki borcun sona ermesi (TBK m. 131)
- Tüketici taşıt kredisinde "bütün borçların teminatı" şartı: 6502 sayılı Kanun m. 5 ve haksız şart
- Rehin varken araç satışı: rehinli aracı devralan kişi rehnin kaldırılmasını isteyebilir mi
- Rehnin kaldırılması davasında ispat: ödeme, rehnin kapsamı ve banka kayıtları
- Dava sürerken ödeme, depo ve rehnin kaldırılması: yargılama giderleri kime kalır
- Rehni kaldırmayan alacaklıdan tazminat: somut zararın ispatı
- Zamanaşımı rehni düşürür mü: TBK m. 159 ve rehnin paraya çevrilmesi
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Kısaca
- Kredi için araç üzerine kurulan rehin, Türk Medeni Kanunu m. 940/2 uyarınca aracın kayıtlı olduğu sicile yazılarak kurulur.
- Rehin, güvence altına aldığı borç sona erince sona erer; sicildeki kaydın silinmemiş olması rehnin sürdüğü anlamına gelmez.
- Rehin sözleşmesi başka borçları da kapsıyorsa Yargıtay bu borçlar sürerken rehnin kaldırılmasını kabul etmemiştir.
- Tüketici kredisinde ise bu tür standart şart Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca haksız şart sayılmıştır.
- Alacaklı kaydı kaldırmazsa rehnin kaldırılması davası açılır.
Bu rehber, taşıt kredisi gibi bir borç için araç üzerine kurulan rehnin hangi kanuna dayandığını, borç ödenince rehnin neden sona erdiğini, rehin alacaklısı sicildeki kaydı kaldırmazsa açılan rehnin kaldırılması (rehin fekki) davasını ve rehinli aracın satışında Yargıtay kararlarının vardığı sonuçları anlatır. Anlatım Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun madde metinlerine ve on beş Yargıtay kararına dayanır.
İlgili rehberler: Araç haczi ne zaman düşer: İİK m. 106 ve 110'a göre satış isteme süresi ve haczin kaldırılmasıHaciz kaldırma (haciz fekki): borç ödenince ya da takip düşünce haciz nasıl kalkar?Menfi tespit davası ve istirdat davası: şartlar, ispat yükü, tedbir ve süre
Dava, süre ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Görevli mahkeme
Davacı ile rehin alacaklısı arasındaki işlem bir tüketici işlemiyse tüketici mahkemesi görevlidir (6502 sayılı Kanun m. 3/1, 73/1); uyuşmazlık TTK m. 4'e göre ticari davaysa asliye ticaret mahkemesi (TTK m. 5/1), ikisi de değilse asliye hukuk mahkemesi (HMK m. 2/1) bakar.
Dayanak: 6502 sayılı Kanun m. 3/1, 73/1; TTK m. 4, 5; HMK m. 2
- Yetkili mahkeme
Genel yetkili mahkeme, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6/1); tüketici davası tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir (6502 sayılı Kanun m. 73/5).
Dayanak: HMK m. 6; 6502 sayılı Kanun m. 73/5
- Dava şartı
Tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıkta dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar bunun dışındadır (6502 sayılı Kanun m. 73/A/1); değeri 6502 sayılı Kanun m. 68/1'deki parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur, bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır (m. 68/4). Ticari davada TTK m. 5/A arabuluculuğu konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arar; rehnin kaldırılması istemi bu sayımda geçmez, istem menfi tespit ya da tazminatla birlikte açılıyorsa bu dava türleri bakımından arabuluculuk dava şartıdır.
- Süre ve zamanaşımı
Belirleyici olan borcun sona ermesidir: asıl borç ifa ya da başka bir sebeple sona erince rehin de sona erer (TBK m. 131/1). Alacağın zamanaşımına uğraması ise alacaklının hakkını rehinden alma yetkisini ortadan kaldırmaz (TBK m. 159); zamanaşımı tek başına rehni düşürmez.
Dayanak: TBK m. 131, 159
- Yargılama usulü
Tüketici mahkemesinde HMK'nın Altıncı Kısım hükümleri (basit yargılama usulü) uygulanır (6502 sayılı Kanun m. 73/4); ticari davada miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen davalarda basit usul uygulanır ve bu sınır HMK ek m. 1'e göre artırılır (TTK m. 4/2); bunların dışında, HMK m. 316'da sayılmayan dava yazılı yargılama usulüne tabidir.
- Harç
Konusu belli bir değerle ilgili davada esas hakkında karar verilirse nispi, bunun dışındaki davalarda ve davanın reddinde maktu karar ve ilam harcı alınır (492 sayılı Kanun (1) sayılı Tarife A-III); tüketicinin tüketici mahkemesinde açtığı dava harçtan muaftır (6502 sayılı Kanun m. 73/2).
Dayanak: 492 sayılı Kanun (1) sayılı Tarife; 6502 sayılı Kanun m. 73/2
- Kanun yolu
Nihai karara karşı ilamın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna gidilir (HMK m. 341/1, 345/1); kanun lafzında üç bin Türk lirasını geçmeyen malvarlığı davalarındaki karar kesindir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m. 361/1), m. 362'deki parasal sınırın altındaki kararlar temyiz edilemez; bu sınırlar HMK ek m. 1'e göre her yıl artırılır ve davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.
Dayanak: HMK m. 341, 345, 361, 362, ek m. 1
Araç rehni hangi kanuna dayanır: Türk Medeni Kanunu m. 939 ve m. 940/2
TMK m. 939/1'e göre kanunda öngörülen ayrık durumlar dışında taşınırlar, ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehnedilebilir; m. 939/3'e göre taşınır fiilen yalnız rehnedenin hâkimiyetinde kaldığı sürece rehin hakkı doğmaz. Zilyetlik (aracın fiilen elde tutulması) devredilmeden kurulan araç rehninin dayanağı bu kuralın ayrık durumu olan TMK m. 940/2'dir: gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, aracın trafik siciline kaydı zorunlu taşınırlardan olduğunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 20/d'ye dayanarak kabul etmiş; araç rehin alacaklısına teslim edilmediği için rehni geçersiz sayarak sıra cetvelini iptal eden icra mahkemesi kararını, rehin sözleşmesinin trafik siciline yazıldığını gözeterek bozmuştur. (Yargıtay 19. HD, E. 2006/6788)1
Aynı Daireye göre tescille kazanılan rehin hakkı bakımından trafik sicili kurucudur: noterde düzenlenen ama teslimi gerçekleşmeyen rehinde rehin tarihi, tescilin yapıldığı tarihtir. Bu yüzden aynı araç üzerindeki rehinlerin sırası tartışıldığında trafik sicilinden rehinlerin tescil tarihlerinin sorulması gerekir. (Yargıtay 19. HD, E. 2009/2790)2
TMK m. 940/2'nin son cümlesine göre rehnin kurulmasına ilişkin diğer hususlar Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2015 tarihli kararında aktarılan madde metninde bu cümle "tüzükle belirlenir" biçimindedir; karardaki metin o tarihteki hâldir, bugünkü metin yukarıdaki gibidir. (Yargıtay HGK, E. 2014/596)3
Bu sayfa sözleşmeyle kurulan araç rehnini anlatır. Araç üzerindeki haczin kalkması araç haczi rehberinde, haczin genel olarak kaldırılması haciz kaldırma rehberinde, tapudaki haciz şerhi ve ipotek tapu haciz şerhi rehberinde anlatılmıştır.
Araç rehninin kaldırılmasının şartları: güvence altındaki borcun sona ermesi (TBK m. 131)
TBK m. 131/1'e göre asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur. Rehnin kaldırılması için aranan şart, rehnin güvence altına aldığı borcun sona ermiş olmasıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre motorlu taşıt rehninin sona ermesini gerektiren en doğal sebep, rehnin teminata bağladığı alacağın sona ermesidir; rehin, alacağın varlığıyla doğan ve onun sona ermesiyle biten fer'i (bağlı) bir haktır. İfa, ibra, takas ve kusursuz imkânsızlık gibi alacağı tamamen sona erdiren her sebep rehni de sona erdirir.3
Kurulun aynı kararda vurguladığı ikinci nokta şudur: tescile tabi rehnin sicilden terkin edilmemesi (silinmemesi), rehnin devam ettiği anlamına gelmez. Taşıt kredisinden doğan borcunu ödeyerek sona erdiren kişi yönünden rehin hakkı da sona ermiştir; o dosyada kişi, sicildeki kayıt dururken menfi tespit ve rehnin kaldırılması davası açmıştır.3
Rehin bir ipoteğin teminatı olarak verilmişse sona erme o ipoteğe bağlı borca göre belirlenir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, banka kredisine teminat olarak konulan ipoteğe karşılık araçlar üzerine kurulan rehinlerde, kredi ödenip ipoteğe bağlı borç sona erince araç rehinlerinin de kaldırılması gerektiğine karar vermiştir. (Yargıtay 11. HD, E. 2024/2496)4
Rehin birden fazla borcu güvence altına alıyorsa, rehnin kaldırılması için güvence altındaki borçların sona ermesi aranmıştır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin teminatı olarak konulan rehinde kredi borcu devam ettiği için rehnin kaldırılmasının mümkün olmadığını belirtmiş; rehnin 11 yıldır sürmesi ve aracın üçüncü kişiye satılmış olması gerekçesiyle verilen kabul kararını doğru görmemiştir. (Yargıtay 19. HD, E. 2016/17188)5
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de araçların ticari taşıt kredisi ve genel kredi sözleşmeleriyle her türlü borcun teminatı olarak rehnedildiği bir dosyada, diğer krediler için açılan itirazın iptali davasında verilen ve kesinleşen kabul kararını gözeterek rehinlerin teminat altına aldığı borcun kapsamına bu kredilerin de girdiğini kabul etmiş; ticari taşıt kredilerinden borç kalmasa da diğer krediler nedeniyle borç devam ettiği için üç araç yönünden rehinlerin kaldırılmasını doğru bulmamıştır. (Yargıtay 11. HD, E. 2022/1988)6
Tüketici taşıt kredisinde "bütün borçların teminatı" şartı: 6502 sayılı Kanun m. 5 ve haksız şart
6502 sayılı Kanun m. 5/1'e göre haksız şart, tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartlarıdır. m. 5/2'ye göre tüketiciyle akdedilen sözleşmelerde yer alan haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür, sözleşmenin haksız şartlar dışındaki hükümleri geçerliliğini korur. m. 5/3'e göre standart sözleşmede yer aldığı için tüketicinin içeriğine etki edemediği şart müzakere edilmemiş sayılır; bir standart şartın münferiden müzakere edildiğini iddia eden, sözleşmeyi düzenleyen taraf bunu ispatla yükümlüdür.
Kimin tüketici sayıldığı 6502 sayılı Kanun m. 3/1'de tanımlıdır: tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir; tüketici işlemi, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere tüketiciyle kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemdir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, taşıt kredisini ödedikten yaklaşık iki yıl sonra aynı bankadan kredi kartı alan kişinin kart borcu için bankanın, taşıt kredisi ve rehin sözleşmesindeki "başka sözleşmelerden ve/veya herhangi bir nedenden doğmuş doğacak borçlarının teminatını" kapsayan şarta dayanarak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığı dosyada bu şartı, o tarihte yürürlükte olan 4077 sayılı Kanun m. 6 anlamında haksız şart saymıştır.3
Kurula göre şart banka tarafından karşı tarafla müzakere edilmeden tek taraflı olarak sözleşmeye konulmuş, banka müzakere edildiğini ispat edememiş ve şart tüketici aleyhine dengesizliğe yol açmıştır; bu yüzden tüketici yönünden bağlayıcı sonuç doğurmaz.3 Karar oyçokluğuyla verilmiştir; görüşmelerde bir kısım üyeler Özel Daire bozma ilamını yerinde bulmuş, bu görüş Kurul çoğunluğunca kabul edilmemiştir.3
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi aynı şartı, 6502 sayılı Kanun m. 5'e dayanarak, eşinin taşıt kredisi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalayan ve kendi adına kayıtlı aracı rehin veren kişi bakımından da haksız şart saymış; taşıt kredisi borcu kapatıldığı hâlde eşin başka borçları gerekçesiyle rehni kaldırmayan bankaya karşı açılan davanın reddini bozmuştur. (Yargıtay 13. HD, E. 2016/24610)7
Bu iki kararın konusu tüketici sözleşmesidir. Bir önceki bölümde anılan, genel kredi sözleşmelerine dayanan 11. ve 19. Hukuk Dairesi kararlarında Dairenin gerekçesi haksız şarta değinmez; ticari taşıt kredilerine ilişkin 2023 tarihli dosyada ilk derece mahkemesi, sözleşme maddesinin haksız şart sayılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti.6
Rehin varken araç satışı: rehinli aracı devralan kişi rehnin kaldırılmasını isteyebilir mi
Aracın satılması, güvence altındaki borç sürdükçe rehnin kaldırılması için tek başına sebep sayılmamıştır: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, aracın üçüncü kişiye satılmış olmasını gerekçe yapan kabul kararını, borç devam ettiği için doğru görmemiştir.5
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, dava dışı borçluya ait üç aracı noter satış sözleşmeleriyle bankanın rehin hakkı devam etmek kaydıyla satın alan ve aynı taşıt kredisi ve rehin sözleşmesini kefil olarak imzalamış olan kişinin davasında, sözleşmedeki "başka sözleşmelerden ve/veya herhangi bir nedenden doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını" kapsayan madde nedeniyle diğer borçlar sürdüğü için rehnin kaldırılamayacağı yönündeki ret kararını, özellikle bu maddeyi gözeterek onamıştır. (Yargıtay 19. HD, E. 2013/4818)8
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de önceki malikle birlikte bankaya başvurup aracın rehin hakkı sona erdirilmeksizin kendisine satışına muvafakat alan, sonra taşıt kredisinin bakiyesini ödeyen alıcı şirketin davasında, önceki malikin kredi kartından doğan borcu sürdüğü için rehnin kaldırılamayacağı gerekçesiyle verilen ret kararını onamıştır. (Yargıtay 11. HD, E. 2017/3183)9
Bu iki kararda alıcının tüketici olup olmadığı ve sözleşme şartının haksız şart niteliği tartışılmamıştır.
Rehnin kaldırılması davasında ispat: ödeme, rehnin kapsamı ve banka kayıtları
Yargıtay 19. Hukuk Dairesine göre taşıt kredilerinin ödendiği tartışmasızsa, taraflar arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını ve rehnin o sözleşmelerden doğan borçları da güvence altına aldığını savunan banka bu savunmasını yazılı delillerle kanıtlamalıdır; sözleşmeleri ibraz edemeyen bankanın savunması gözetilmeden verilen ret kararı eksik inceleme sayılarak bozulmuştur. (Yargıtay 19. HD, E. 2009/5266)10
Bankanın rehnin doğmuş ve doğacak borçları da güvence altına aldığını savunduğu, ilk derece mahkemesinin davacının kefalet sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davayı reddettiği bir dosyada aynı Daire, banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak davacının sorumluluğunun devam edip etmediğinin belirlenmesini aramış, bilirkişi incelemesi yapılmadan verilen kararı bozmuştur. (Yargıtay 19. HD, E. 2010/13116)11
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de rehnin kaldırılması sırasında bankanın fazla para tahsil ettiği iddiasında, dosyada rehin sözleşmesi bulunmadan ve araç rehninin hangi borcun teminatı olduğu incelenmeden karar verilmesini doğru bulmamış; bankadan kayıtlar getirtilerek rehnin hangi borç için verildiğinin ve fazla tahsil yapılıp yapılmadığının bilirkişiye incelettirilmesini istemiştir. (Yargıtay 11. HD, E. 2011/12042)12
Ödemenin hangi borca yapıldığı da ispat konusudur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, alacaklının hesabına parça parça yapılan ödemelerin dekontlarına "ARAÇLAR İPOTEK FEKİNE" açıklaması yazıldığı ve alacaklının bu dekontlara itiraz etmediği dosyada, dekont açıklamalarının alacaklıyı bağlayacağını kabul etmiştir.4
Tüketici sözleşmesinde "bütün borçların teminatı" gibi standart bir şartın münferiden müzakere edildiği iddia ediliyorsa, bunu ispat yükü sözleşmeyi düzenleyen taraftadır (6502 sayılı Kanun m. 5/3).
Dava sürerken ödeme, depo ve rehnin kaldırılması: yargılama giderleri kime kalır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, taşıt kredisinden borcu bulunmayan ama açık çek yaprakları nedeniyle bankanın yasal sorumluluğu süren davacının bu sorumluluk bedelini yargılama sırasında depo ettiği dosyada, davalı bankanın diğer temyiz itirazlarını reddetmiş; ancak dava tarihi itibarıyla çek yapraklarından doğan sorumluluk nedeniyle bankanın rehni kaldırmamakta haklı olduğunu, bu yüzden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 11. HD, E. 2018/579)13
Rehin yargılama sırasında kaldırılırsa dava konusuz kalabilir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, rehnin kaldırılmasına bağlanmış bir teminat senedine ilişkin davada, trafik kaydındaki rehnin yargılama sırasında kaldırıldığını tespit etmiş; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretine dava tarihindeki haklılık durumuna göre hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 19. HD, E. 2012/7655)14
Rehnin kaldırılmasıyla birlikte borçlu olmadığının tespiti de istendiğinde bu istemin şartları menfi tespit ve istirdat davası rehberinde anlatılmıştır.
Rehni kaldırmayan alacaklıdan tazminat: somut zararın ispatı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, kredi borcu ödendiği hâlde rehin şerhini kaldırmayan bankaya karşı açılan rehnin kaldırılması ve tazminat davasında, tazminat dışındaki temyiz itirazlarını reddetmiş; tazminat yönünden ise davacı somut zararı olduğunu kanıtlamadıkça lehine tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek kararı bozmuştur. (Yargıtay 19. HD, E. 2007/5014)15
Rehnin kaldırılması karşılığında alacaklıya fazla ödeme yapıldığı iddia ediliyorsa, Yargıtay 11. Hukuk Dairesine göre önce rehnin hangi borcun teminatı olduğu ve o borç nedeniyle fazla para tahsil edilip edilmediği bilirkişi raporuyla belirlenir.12
Zamanaşımı rehni düşürür mü: TBK m. 159 ve rehnin paraya çevrilmesi
TBK m. 159'a göre alacağın bir taşınır rehniyle güvenceye bağlanmış olması, bu alacak için zamanaşımının işlemesine engel olmaz; bununla birlikte alacaklının hakkını rehinden alma yetkisi devam eder. Buna göre güvence altındaki alacağın zamanaşımına uğraması, alacaklının rehinden yararlanma yetkisini ortadan kaldırmaz; rehnin sona ermesi TBK m. 131/1'deki gibi borcun ifa ya da başka bir sebeple sona ermesine bağlıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun incelediği dosyada banka, kredi kartı borcu için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmıştır; Kurul bu takibin dayandığı sözleşme şartını tüketici yönünden bağlayıcı saymamış ve rehnin kaldırılmasına karar veren yerel mahkemenin direnme kararını onamıştır.3
Ödeme emrine itiraz ve icra takibine karşı yollar icra takibine itiraz rehberinde anlatılmıştır.
İlgili mevzuat
TMK m. 939 — Alacaklının zilyetliği
Madde 939 - Kanunda öngörülen ayrık durumlar dışında taşınırlar, ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehnedilebilir.
Rehnedende tasarrufta bulunma yetkisi olmasa bile, rehin konusu taşınıra iyiniyetle zilyet olan kimse, zilyetlik hükümlerine göre edinimi korunduğu ölçüde rehin hakkı kazanır. Üçüncü kişilerin önceki zilyetlikten doğan hakları saklıdır.
Taşınır, fiilen yalnız rehnedenin hâkimiyetinde kaldığı sürece rehin hakkı doğmaz.
Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
TMK m. 940 — Ayrık durumlar
Madde 940- Yetkili makamlar tarafından izin verilen kuruluşlar ile kooperatiflerin alacaklarının güvence altına alınması için, zilyetlik devredilmeden de, icra dairesinde tutulacak özel sicile yazılmak suretiyle hayvanlar üzerinde rehin kurulabilir. Bu amaçla tutulacak sicil Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir. Rehnin kurulmasına ilişkin diğer hususlar Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
TBK m. 131 — Asıl borca bağlı hak ve borçların sona ermesi
MADDE 131- Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur.
İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir.
Taşınmaz rehnine, kıymetli evraka ve konkordatoya ilişkin özel hükümler saklıdır.
Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
TBK m. 159 — Taşınır rehni ile güvenceye bağlanmış alacakta
MADDE 159- Alacağın bir taşınır rehniyle güvenceye bağlanmış olması, bu alacak için zamanaşımının işlemesine engel olmaz; bununla birlikte alacaklının, hakkını rehinden alma yetkisi devam eder.
Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
6502 sayılı Kanun m. 5 — Tüketici sözleşmelerindeki haksız şartlar
MADDE 5- (1) Haksız şart; tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartlarıdır.
(2) Tüketiciyle akdedilen sözleşmelerde yer alan haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin haksız şartlar dışındaki hükümleri geçerliliğini korur. Bu durumda sözleşmeyi düzenleyen, kesin olarak hükümsüz sayılan şartlar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez.
(3) Bir sözleşme şartı önceden hazırlanmış ve standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmeyi düzenleyen, bir standart şartın münferiden müzakere edildiğini iddia ediyorsa bunu ispatla yükümlüdür. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez.
(4) Sözleşme şartlarının yazılı olması hâlinde, tüketicinin anlayabileceği açık ve anlaşılır bir dilin kullanılmış olması gerekir. Sözleşmede yer alan bir hükmün açık ve anlaşılır olmaması veya birden çok anlama gelmesi hâlinde; bu hüküm, tüketicinin lehine yorumlanır.
(5) Faaliyetlerini, kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi veya kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de niteliklerine bakılmaksızın bu madde hükümleri uygulanır.
(6) Bir sözleşme şartının haksızlığı; sözleşme konusu olan mal veya hizmetin niteliği, sözleşmenin kuruluşunda var olan şartlar ve sözleşmenin diğer hükümleri veya haksız şartın ilgili olduğu diğer bir sözleşmenin hükümleri dikkate alınmak suretiyle sözleşmenin kuruluş anına göre belirlenir.
(7) Sözleşme şartlarının haksızlığının takdirinde, bu şartlar açık ve anlaşılır bir dille yazılmış olmak koşuluyla, hem sözleşmeden doğan asli edim yükümlülükleri arasındaki hem de mal veya hizmetin piyasa değeri ile sözleşmede belirlenen fiyat arasındaki dengeye ilişkin bir değerlendirme yapılamaz.
(8) Bakanlık, genel olarak kullanılmak üzere hazırlanmış sözleşmelerde yer alan haksız şartların, sözleşme metinlerinden çıkarılması veya kullanılmasının önlenmesi için gerekli tedbirleri alır.
(9) Haksız şartların tespit edilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile sınırlayıcı olmamak üzere haksız şart olduğu kabul edilen sözleşme şartları yönetmelikle belirlenir.
Kaynak: Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (6502)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1. Araç rehninin dayanağı: TMK m. 940/II ve trafik siciliYargıtay 19. Hukuk Dairesi · E. 2006/6788 · K. 2006/8577 ·
İcra mahkemesi, taşınır rehninin TMK m. 939'a göre ancak teslimle kurulabileceği ve aracın rehinli alacaklının zilyetliğinde bulunmadığı gerekçesiyle sıra cetvelini iptal etmişti. Daire, TMK m. 940/II'ye göre sicile tescili zorunlu taşınırların o sicile yazılarak rehnedilebileceğini, aracın Karayolları Trafik Kanunu m. 20/d uyarınca trafik siciline kaydı zorunlu taşınırlardan olduğunu ve rehnin trafik siciline yazıldığını belirterek kararı bozdu.
Sonuç: Trafik siciline yazılan araç rehni, araç alacaklıya teslim edilmemiş olsa da TMK m. 940/II'ye göre geçerlidir.
2. Trafik sicilinin kurucu niteliği ve rehin tarihiYargıtay 19. Hukuk Dairesi · E. 2009/2790 · K. 2009/3133 ·
Sıra cetveline itiraz davasında davacı, davalının rehninin kendi rehninden önce trafik siciline kaydedilmediğini ileri sürmüştü. Daire, noterde kurulan ama teslimi gerçekleşmeyen rehinde rehin tarihinin tescil tarihi olduğunu, tescille kazanılan rehin hakkı bakımından trafik sicilinin kurucu olduğunu belirtti; çelişkili takyidat listeleri karşısında tescil tarihlerinin trafik sicilinden sorulması gerektiği için kararı bozdu.
Sonuç: Araç rehninde rehin tarihi, rehnin trafik siciline tescil edildiği tarihtir.
3. Borç bitince rehin sona erer; tüketici sözleşmesinde "bütün borçların teminatı" şartı haksızdırYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2014/596 · K. 2015/792 ·
Taşıt kredisini ödeyen kişinin sonradan aldığı kredi kartının borcu için banka, taşıt kredisi ve rehin sözleşmesindeki başka sözleşmelerden doğan borçları da kapsayan şarta dayanarak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmıştı. Kurul, motorlu araç rehninin TMK m. 940/2'de düzenlendiğini, rehnin alacağa bağlı fer'i bir hak olduğunu ve tescile tabi rehnin sicilden terkin edilmemesinin rehnin devam ettiği anlamına gelmediğini belirtti; şartı 4077 sayılı Kanun m. 6 anlamında haksız şart sayarak yerel mahkemenin direnme kararını oyçokluğuyla onadı.
Sonuç: Tüketicinin taşıt kredisi borcu bitince rehin sona erer; banka müzakere edildiğini ispat edemediği için sözleşmedeki "bütün borçların teminatı" şartı haksız şart sayılmış ve tüketiciyi bağlamamıştır.
4. İpoteğe teminat olarak verilen araç rehinleriYargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/2496 · K. 2025/762 ·
Davalının taşınmazı üzerindeki ipoteğe teminat olmak üzere davacıya ait araçlar üzerine rehin kurulmuştu; davacı, ödemeleri dekont açıklamasıyla yapmış, bölge adliye mahkemesi ise açıklamaları tek taraflı beyan sayıp davayı reddetmişti. Daire, davalının itiraz etmediği dekont açıklamalarının onu bağlayacağını, banka kredisinin ödenip ipoteğe bağlı borcun sona erdiğini ve ipoteğe teminat olarak verilen araç rehinlerinin de kaldırılması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
Sonuç: Rehnin güvence altına aldığı borç sona erince araç rehni de kaldırılır; itiraz edilmeyen dekont açıklaması alacaklıyı bağlar.
5. Genel kredi sözleşmesinden borç sürerken rehin kaldırılamazYargıtay 19. Hukuk Dairesi · E. 2016/17188 · K. 2017/4758 ·
Genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin teminatı olarak araca rehin konulmuş, bilirkişi incelemesinde davacının bankaya kredi borcu bulunduğu tespit edilmişti. Mahkeme, rehnin 11 yıldır sürdüğü ve aracın üçüncü kişiye satıldığı gerekçesiyle davayı kabul etmişti. Daire, kredinin teminatını oluşturan rehnin kaldırılmasının mümkün olmadığını, borç devam ettiğinden davanın reddi gerektiğini belirterek kararı doğru görmedi.
Sonuç: Rehnin güvence altına aldığı kredi borcu sürüyorsa rehnin uzun süredir durması ya da aracın satılmış olması rehni kaldırmaz.
6. Taşıt kredisi bitse de diğer kredi borçları sürerken rehinYargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/1988 · K. 2023/5824 ·
Araçlar, ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmeleriyle borçlunun her türlü sözleşmesinden doğmuş veya doğacak borçlarının teminatı olarak rehnedilmişti; diğer krediler için açılan itirazın iptali davası kabul edilip kesinleşmişti. Daire, ticari taşıt kredilerinden borç kalmasa da diğer krediler nedeniyle borcun devam ettiğini ve araçların bu borçların da teminatını oluşturduğunu belirterek üç araç yönünden rehinlerin kaldırılmasına ilişkin kararı bozdu.
Sonuç: Rehin sözleşmesi başka kredileri de kapsıyorsa, yalnız taşıt kredisinin ödenmesi rehnin kaldırılması için yetmez.
7. Kefilin aracındaki rehin ve 6502 sayılı Kanun m. 5Yargıtay 13. Hukuk Dairesi · E. 2016/24610 · K. 2019/1843 ·
Davacı, eşinin taşıt kredisi sözleşmesini kefil olarak imzalamış ve kendi adına kayıtlı aracı rehin vermişti; taşıt kredisi kapatıldığı hâlde banka, sözleşmenin 19. maddesindeki doğmuş doğacak bütün borçların teminatı şartına dayanarak rehni kaldırmamıştı. Daire, dava tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Kanun m. 5'i aktararak bu şartın haksız şart niteliğinde olduğunu, davanın kabulü gerektiğini belirtti ve ret kararını bozdu.
Sonuç: Tüketici taşıt kredisindeki "bütün borçların teminatı" şartı, aracını rehin veren kefil bakımından da haksız şarttır.
8. Rehin hakkı devam etmek kaydıyla araç satın alan kefilYargıtay 19. Hukuk Dairesi · E. 2013/4818 · K. 2013/7305 ·
Davacı, dava dışı borçluya ait üç aracı noter satış sözleşmeleriyle bankanın rehin hakkı devam etmek kaydıyla satın almış ve taşıt kredisi ve rehin sözleşmesini kefil olarak imzalamıştı. İlk derece mahkemesi, sözleşmenin 19. maddesine göre davacının borçlunun diğer borçlarından da yükümlü olacak şekilde araçları devraldığını ve diğer borçlar devam ettiğinden rehnin kaldırılması isteminin yerinde olmadığını kabul etti. Daire, özellikle bu madde hükmünü gözeterek ret kararını onadı.
Sonuç: Aracı rehin devam etmek kaydıyla devralan kişi, rehin sözleşmesinin kapsadığı diğer borçlar sürerken rehnin kaldırılmasını isteyememiştir.
9. Bankanın muvafakatiyle rehinli aracı devralan alıcıYargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2017/3183 · K. 2019/9 ·
Davacı şirket, önceki malikle birlikte bankaya başvurarak aracın rehin hakkı sona erdirilmeksizin kendisine satışına muvafakat almış, taşıt kredisinin bakiyesini ödemişti; önceki malikin kredi kartından doğan borcu sürüyordu. Mahkeme, davacının aracın önceki malikin bütün borçlarının teminatı olarak rehinli olduğunu bildiğini ve sözleşme hükümlerinin davacıyı da bağladığını kabul ederek davayı reddetti. Daire, uyulan bozma kararı gereğince hüküm verildiğini ve delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek kararı onadı.
Sonuç: Rehnin kapsamını bilerek ve bankanın muvafakatiyle rehinli aracı devralan alıcı, önceki malikin diğer borçları sürerken rehnin kaldırılmasını isteyememiştir.
10. Genel kredi sözleşmesini savunan banka yazılı delille kanıtlarYargıtay 19. Hukuk Dairesi · E. 2009/5266 · K. 2009/6697 ·
Taşıt kredilerinin ödendiği tartışmasızdı; uyuşmazlık, taraflar arasında ayrıca genel kredi sözleşmeleri imzalanıp imzalanmadığı noktasındaydı ve banka bu sözleşmeleri ibraz edememişti. Daire, genel kredi sözleşmelerinin imzalandığını ve rehinlerin o sözleşmelerden doğan borçları da güvence altına aldığını savunan bankanın bunu yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği gözetilmeden verilen ret kararını eksik inceleme gerekçesiyle bozdu.
Sonuç: Rehnin başka borçları da kapsadığını savunan banka, bunu yazılı delille kanıtlamak zorundadır.
11. Sorumluluğun sürüp sürmediği banka kayıtları üzerinde bilirkişiyle belirlenirYargıtay 19. Hukuk Dairesi · E. 2010/13116 · K. 2011/7723 ·
Davacı şirket üç taşıtın kredi borcunu ödemişti; banka, rehinlerin doğmuş ve doğacak borçları da güvence altına aldığını savunmuş, mahkeme davacının kefalet sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire, banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılıp davacının sorumluluğunun devam edip etmeyeceği belirlenmeden verilen kararı eksik inceleme gerekçesiyle bozdu.
Sonuç: Banka rehnin doğmuş ve doğacak diğer borçları da güvence altına aldığını savunuyorsa, davacının sorumluluğunun devam edip etmediği banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi incelemesiyle belirlenmeden karar verilmesi eksik incelemedir.
12. Rehnin hangi borcun teminatı olduğu ve fazla tahsilYargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2011/12042 · K. 2012/18538 ·
Davacı, araç kredisi bittiği hâlde rehnin kaldırılması için bankaya ödeme yapmak zorunda kaldığını ve fazla ödediğini ileri sürerek iadesini istemişti; mahkeme, birbirine bağlı kredi sözleşmeleri nedeniyle bankanın haklı olduğunu kabul etmişti. Daire, dosyada rehin sözleşmesi bulunmadığını ve rehnin hangi borcun teminatı olduğunun incelenmediğini belirterek bankadan kayıtlar getirtilip bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.
Sonuç: Rehnin kaldırılması karşılığında yapılan ödemenin fazla olup olmadığı, rehnin hangi borcun teminatı olduğu belirlenmeden çözülemez.
13. Açık çek riski ve yargılama giderleriYargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2018/579 · K. 2019/2482 ·
Davacının taşıt kredisinden borcu kalmamıştı; ancak elindeki açık çek yaprakları nedeniyle bankanın yasal sorumluluğu sürüyordu ve bu bedel yargılama sırasında depo ettirilerek davanın kabulüne karar verilmişti. Daire, diğer temyiz itirazlarını reddetti; çek yapraklarından doğan sorumluluk nedeniyle dava tarihi itibarıyla bankanın rehni kaldırmamakta haklı olduğunu, yargılama giderlerinin haklılık durumuna göre davacı üzerinde bırakılması ve davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını bozdu.
Sonuç: Dava tarihinde rehni kaldırmamakta haklı olan bankaya karşı, sonradan depo üzerine rehin kaldırılsa da yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılır ve bankanın aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.
14. Teminat senedine bağlı davada rehin yargılama sırasında kaldırılınca dava konusuz kalırYargıtay 19. Hukuk Dairesi · E. 2012/7655 · K. 2013/2228 ·
Aracın harici satışında satıcı, araç üzerindeki rehin kaldırıldığında iade edilmek üzere alıcıya teminat bonosu vermişti; alıcı bonoya dayanarak takip yapmış, satıcının mirasçıları borçlu olmadıklarının tespitini istemişti. Daire, takip konusu bononun rehnin kaldırılmasının teminatı olduğunu ve trafik kaydındaki rehnin yargılama sırasında kaldırıldığını belirtti; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretine dava tarihindeki haklılık durumuna göre hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.
Sonuç: Rehnin kaldırılmasına bağlanmış teminat senedine ilişkin davada rehin yargılama sırasında kaldırılınca dava konusuz kalmıştır; giderler dava tarihindeki haklılığa göre paylaştırılır.
15. Rehni kaldırmayan bankadan tazminat için somut zararYargıtay 19. Hukuk Dairesi · E. 2007/5014 · K. 2007/9865 ·
Davacı, taşıt kredisi borcunu ödediği hâlde bankanın araç üzerindeki rehin şerhini kaldırmayarak zararına yol açtığını ileri sürmüş; mahkeme rehnin kaldırılmasına ve maddi tazminata karar vermişti. Daire, tazminat dışındaki temyiz itirazlarını reddetti; tazminat yönünden davacı somut zararı olduğunu kanıtlamadıkça lehine tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek kararı bozdu.
Sonuç: Rehni kaldırmayan alacaklıdan tazminat istenebilmesi için somut zararın kanıtlanması gerekir.
Sık sorulan sorular
Araç rehni hangi kanuna göre kurulur?
Türk Medeni Kanunu m. 939'a göre taşınırlar kural olarak zilyetliğin alacaklıya devriyle rehnedilir. Araç rehni bu kuralın ayrık durumudur: TMK m. 940/2'ye göre kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, malın kayıtlı olduğu sicile yazılarak rehin kurulabilir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi aracın trafik siciline kaydı zorunlu taşınırlardan olduğunu kabul etmiştir.
Taşıt kredisi bitince araç üzerindeki rehin kendiliğinden kalkar mı?
Türk Borçlar Kanunu m. 131/1'e göre asıl borç sona erince rehin de sona erer. Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre tescile tabi rehnin sicilden silinmemiş olması rehnin devam ettiği anlamına gelmez. Rehin alacaklısı sicildeki kaydı kaldırmazsa Yargıtay kararlarına konu olan yol rehnin kaldırılması davasıdır.
Banka başka borçlarım olduğu için rehni kaldırmıyor; haklı mı?
Rehin sözleşmesi başka borçları da güvence altına alıyorsa Yargıtay 11. ve 19. Hukuk Daireleri, genel kredi sözleşmelerinden doğan borçlar sürerken rehnin kaldırılmasını kabul etmemiştir. Tüketici taşıt kredisinde ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, standart sözleşmedeki başka borçları da kapsayan şartı haksız şart sayarak tüketiciyi bağlamayacağına karar vermiştir; 6502 sayılı Kanun m. 5/2'ye göre haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür.
Rehnin kaldırılması davasına hangi mahkeme bakar?
Davacı ile rehin alacaklısı arasındaki işlem bir tüketici işlemiyse tüketici mahkemesi (6502 sayılı Kanun m. 3/1, 73/1), uyuşmazlık Türk Ticaret Kanunu m. 4'e göre ticari davaysa asliye ticaret mahkemesi (TTK m. 5/1), bunların dışında asliye hukuk mahkemesi (HMK m. 2/1) görevlidir.
Dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar bunun dışındadır (6502 sayılı Kanun m. 73/A/1); değeri 6502 sayılı Kanun m. 68/1'deki parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur, bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır (m. 68/4). Ticari davalarda TTK m. 5/A arabuluculuğu konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arar.
Rehnin kaldırılması davası için bir süre var mı?
Belirleyici olan, rehnin güvence altına aldığı borcun sona ermesidir (TBK m. 131/1). Türk Borçlar Kanunu m. 159'a göre alacağın zamanaşımına uğraması alacaklının hakkını rehinden alma yetkisini ortadan kaldırmaz; bu yüzden zamanaşımı tek başına rehni düşürmez.
Rehinli bir araç satın alırsam rehnin kaldırılmasını isteyebilir miyim?
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, aracı bankanın rehin hakkı devam etmek kaydıyla satın alan kişinin davasında, sözleşmenin kapsadığı diğer borçlar sürdüğü için verilen ret kararını onamıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de bankanın muvafakatiyle rehinli aracı devralan ve taşıt kredisinin bakiyesini ödeyen alıcının, önceki malikin kredi kartı borcu sürerken açtığı davanın reddini onamıştır. Bu kararlarda haksız şart tartışılmamıştır.
Borcun ödendiğini mahkemede nasıl ispat ederim?
Yargıtay kararlarında banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması ve rehnin hangi borcun teminatı olduğunun belirlenmesi aranmıştır. Rehnin başka borçları da kapsadığını savunan bankanın bunu yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini Yargıtay 19. Hukuk Dairesi belirtmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de itiraz edilmeyen ödeme dekontu açıklamalarının alacaklıyı bağladığını kabul etmiştir.
Dava sürerken banka rehni kaldırırsa ne olur?
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, rehnin kaldırılmasına bağlanmış bir teminat senedine dayalı takibe karşı açılan menfi tespit davasında rehin yargılama sırasında kaldırılınca, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve giderlere dava tarihindeki haklılık durumuna göre hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, dava tarihinde rehni kaldırmamakta haklı olan bankaya karşı giderlerin davacı üzerinde bırakılması gerektiğine karar vermiştir.
Rehni kaldırmayan bankadan tazminat isteyebilir miyim?
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, kredi borcu ödendiği hâlde rehni kaldırmayan bankaya karşı açılan davada, davacı somut zararını kanıtlamadıkça lehine tazminata hükmedilemeyeceğini belirtmiştir.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Muğla Borçlar Hukuku Avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası
Bu alandaki diğer rehberler
- E tebligat nedir? Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi ve tebliğ tarihi (7201 sayılı Kanun m. 7/a)
- Haciz kaldırma (haciz fekki): borç ödenince ya da takip düşünce haciz nasıl kalkar?
- Tebligat SMS gelir mi? Kısa mesaj ile tebligatın farkı (7201 sayılı Kanun m. 7/a)
- Haciz şerhi nedir? Tapudaki haciz şerhinin ve ipoteğin kaldırılması
- Tebligatı almazsam ne olur? Kapıda bulunmama, imzadan kaçınma ve usulsüz tebligat (Tebligat Kanunu m. 21, 32, 35)
- İtirazın iptali davası: süre, arabuluculuk, ispat ve icra inkâr tazminatı
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.