İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Haciz şerhi nedir? Tapudaki haciz şerhinin ve ipoteğin kaldırılması

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • Haciz şerhi, bir taşınmazın borç yüzünden icra dairesince haczedildiğini tapu kaydına yazan nottur; şerhten sonra taşınmazda hak edinen kişi bu hacze katlanır.
  • Borç ödenir, takip sona erer ya da satış kanuni süre içinde istenmezse haczin tapudan silinmesi istenebilir.
  • Borç bitince taşınmaz sahibi alacaklıdan ipoteğin silinmesini isteyebilir; alacaklı kaçınırsa icra dairesi ya da mahkeme yoluna gidilir.
  • Kira sözleşmesi de tapuya yazdırılabilir ve böylece sonradan hak edinenlere karşı ileri sürülebilir.

Tapu kaydındaki bir haciz şerhi, ipotek ya da kira şerhi taşınmazın satışını, kredi işlemini ve yeni malikin durumunu doğrudan etkiler. Bu rehber Türk Medeni Kanunu, İcra ve İflas Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri ile Yargıtay kararlarına göre tapudaki şerhin ne olduğunu, haciz şerhinin hangi durumda silindiğini, borç bitince ipoteğin icra dairesi ya da mahkeme yoluyla nasıl kaldırıldığını ve kira sözleşmesinin tapuya şerhini anlatır.

İlgili rehberler: Haciz kaldırma (haciz fekki): borç ödenince ya da takip düşünce haciz nasıl kalkar?Menfi tespit davası ve istirdat davası: şartlar, ispat yükü, tedbir ve süreTapu iptal davası: yolsuz tescil, iyi niyetli üçüncü kişi ve tapu iptal ve tescil davasının usulüŞerh ne demek? Mahkemede şerh, muhalefet şerhi ve karşı oy

Dava, süre ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Görevli mahkeme

İpoteğin kaldırılması ve tapudaki şerhin terkini davasında kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir (HMK m. 2); kira ilişkisinden doğan şerh uyuşmazlığında sulh hukuk mahkemesi (HMK m. 4/1-a), her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili davalarda ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına ve finansal kurumlara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan davalarda asliye ticaret mahkemesi (TTK m. 4/1-f, 5/1), tüketici işleminden doğan uyuşmazlıkta tüketici mahkemesi (6502 sayılı Kanun m. 73/1) görevlidir; icra dairesinin işlemine karşı şikâyet icra mahkemesine yapılır (İİK m. 4).

Dayanak: HMK m. 2, m. 4/1-a

Yetkili mahkeme

Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin davalarda, örneğin ipoteğin kaldırılması davasında, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12/1). Kira, TMK m. 1009'da kişisel haklar arasında sayılır; bu nedenle kira şerhinin kaldırılması davasında HMK m. 12/1'deki kesin yetki değil, genel yetki kuralları uygulanır (HMK m. 6). İcra dairesinin işlemine karşı şikâyeti, o icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi inceler (İİK m. 4).

Dayanak: HMK m. 12/1

Dava şartı

İpoteğin kaldırılması ve haciz şerhinin terkini, 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1'deki zorunlu arabuluculuk listesinde sayılmaz; kira ilişkisinden kaynaklanan şerh uyuşmazlığında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (m. 18/B/1-a). Tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıkta da arabuluculuk dava şartıdır, ancak tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar bu şartın dışındadır (6502 sayılı Kanun m. 73/A/1-d); ticari davada şart yalnız konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları içindir (TTK m. 5/A).

Dayanak: 6325 sayılı Kanun m. 18/B

Süre ve zamanaşımı

TMK m. 883/1 ipoteğin terkinini isteme hakkını alacağın sona ermesine bağlar ve bu hak için bir süre öngörmez; süreli kurulan ipotekte sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde İİK m. 150/c şerhi konulmazsa ipotek malikin talebiyle tapu müdürlüğünce terkin edilir (TMK m. 883/2). Haczedilen malın satışı hacizden itibaren bir yıl içinde istenmezse haciz kalkar (İİK m. 106/1, 110/1). İcra dairesinin işlemine şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır; hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde her zaman şikâyet olunabilir (İİK m. 16).

Dayanak: TMK m. 883; İİK m. 16

Yargılama usulü

Asliye hukuk mahkemesinde görülen ipoteğin kaldırılması davası HMK m. 316'daki basit yargılama listesinde sayılmadığından yazılı yargılama usulüne tabidir; sulh hukuk mahkemesinin görevine giren kira şerhi davalarında (HMK m. 316/1-a), tüketici mahkemesinde (6502 sayılı Kanun m. 73/4, HMK'nın Altıncı Kısım hükümleri), miktar veya değeri TTK m. 4/2'deki sınırı (HMK ek m. 1'e göre artırılır) geçmeyen ticari davalarda ve icra mahkemesinde (İİK m. 18/1) basit yargılama usulü uygulanır.

Dayanak: HMK m. 316

Harç

Konusu belli bir değerle ilgili davada esas hakkında verilen kararda nispi karar ve ilam harcı alınır (492 sayılı Kanun (1) sayılı Tarife A-III-1-a); icra mahkemesinin bu fıkra dışında kalan kararları maktu harca tabidir (Tarife A-III-2-a); tüketici mahkemesinde tüketicilerin açtığı davalar harçtan muaftır (6502 sayılı Kanun m. 73/2).

Dayanak: 492 sayılı Kanun (1) sayılı Tarife A-III

Kanun yolu

Nihai kararlara karşı istinaf (HMK m. 341), bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz (HMK m. 362) yolu açıktır; HMK m. 341/2 ve 362/1-a'daki parasal sınırlar HMK ek m. 1'e göre her yıl artırılır ve davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Kira ilişkisinden doğan davalarda bölge adliye mahkemesi kararı kural olarak temyiz edilemez; miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olan diğer kira davaları bunun dışındadır (HMK m. 362/1-b). İcra mahkemesi kararlarında istinaf ve temyiz İİK m. 363 ve 364'teki parasal sınırlara bağlıdır; bu sınırlar da İİK ek m. 1'e göre artırılır.

Dayanak: HMK m. 341, 362

Tapuda şerh ne demek? TMK m. 1009 ve 1010'a göre şerh, beyan ve rehin farkı

Tapu kütüğünde mülkiyet, rehin ve irtifak hakları için ayrı sütunlar vardır; bunların dışında “şerh” ve “beyanlar” adıyla iki sütun daha bulunur. Yargıtay 14. Hukuk Dairesine göre bir hususun şerh veya beyanlar sütununa yazılması, taşınmazın ayni hakka ilişkin statüsünde bir değişiklik meydana getirmez. (Yargıtay 14. HD, E. 2016/654)1

Daireye göre şerhin amacı, ilişkin bulunduğu hukuki durumu üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hâle getirmek ve bu duruma aleniyet kazandırmaktır; şerh bu yönüyle ayni bir etki gösterir. Hangi hakların tapu kütüğüne şerh edileceğini kanun belirler ve kanunun belirlemediği bir hak tapu kütüğüne şerh edilemez.1

Kanun şerhi üç başlıkta düzenler: 1) TMK m. 1009'a göre arsa payı karşılığı inşaat, taşınmaz satış vaadi, kira, alım, önalım ve gerialım sözleşmelerinden doğan haklar ile şerh edilebileceği kanunlarda açıkça öngörülen diğer haklar tapu kütüğüne şerh edilebilir; bunlar şerh verilmekle o taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir. 2) TMK m. 1010'a göre çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararları, haciz, iflas kararı veya konkordato ile verilen süre ve şerhi kanunen öngörülen diğer işlemler, tasarruf yetkisinin kısıtlanması olarak şerh verilebilir; bu kısıtlamalar da şerhle sonradan hak kazananlara karşı ileri sürülebilir. 3) TMK m. 1011'e göre iddia edilen bir aynî hakkın güvence altına alınması gerekiyorsa veya tasarruf yetkisini belirleyen belgelerdeki noksanlıkların sonradan tamamlanmasına kanun olanak tanıyorsa geçici tescil şerhi verilebilir; bu şerh bütün ilgililerin razı olmasına veya hâkimin karar vermesine bağlıdır. Haciz şerhi ikinci gruptadır.

Şerh edilen kişisel hak ayni hakka dönüşmez. Yargıtay 3. Hukuk Dairesine göre tapu siciline şerh edilen kişisel hak ayni hak niteliğini almaz, ancak aynilik güç ve etkisi kazanır; bu durumda da herkese karşı değil, konusu olan taşınmazla ilgili kişilere karşı ileri sürülebilir. (Yargıtay 3. HD, E. 2017/5629)2

İpotek ise bir şerh değil, rehin sütununa tescil edilen bir haktır. Yargıtay'a göre ipotek, kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır; kurulması için rehin sözleşmesinin TMK m. 856 gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir. (Yargıtay 14. HD, E. 2017/2139)3

Bu sayfadaki şerh, tapu kütüğüne yazılan kayıttır. Mahkeme kararındaki muhalefet şerhi, tutanağa düşülen not ya da kesinleşme şerhi ayrı kavramlardır ve terimler sözlüğündeki şerh maddesinde anlatılmıştır.

Taşınmaz haczi tapuya nasıl işlenir? İİK m. 91 ve haciz şerhinin etkisi

İİK m. 91/1'e göre taşınmazın haczi ile tasarruf hakkı kısıtlanır; haczin konulduğu, ne miktar için yapıldığı ve alacaklının adı ile tebliğe yarar adresi icra dairesi tarafından tapu siciline bildirilir. Hacze yeni alacaklılar katılır veya haciz kalkarsa bu durum da tapu siciline haber verilir (İİK m. 91/2). Resmî sicile kayıtlı malların haczi, takibin yapıldığı icra dairesince kaydına işletilmek suretiyle doğrudan da yapılabilir (İİK m. 79/2).

Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için icra müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterlidir; haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir. Tapuya işlenme haczin kurucu unsuru değildir, bildirici niteliktedir; ne var ki haczin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için tapu siciline işlenmesi gerekir. (Yargıtay 12. HD, E. 2016/16051)4

Bu ayrımın sonucu hacizli taşınmazı satın alan kişide ortaya çıkar. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, icra müdürlüğünün haciz müzekkeresini yazdığı günün ertesinde taşınmazı satın alan ve o tarihte tapuda haciz şerhi bulunmayan üçüncü kişinin şikâyetinin kabulü ile haczin kaldırılması gerektiğine karar vermiştir; Daireye göre TMK m. 1023 karşısında tapu sicilinde yazılı olmayan şerh, şikâyet eden iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez. (Yargıtay 12. HD, E. 2019/10277)5

Tapuda haciz şerhi varken taşınmazı edinen kişi ise bu kısıtlamaya katlanır, çünkü şerh verilmiş tasarruf kısıtlaması sonradan hak kazananlara karşı ileri sürülebilir (TMK m. 1010/2). Hacizli taşınmazın el değiştirmesi hâlinde İİK m. 148/a uygulanır (İİK m. 91/3).

Trafik siciline kayıtlı araçlar üzerindeki haciz ve rehin ayrı rehberlerde (araç haczi, araç rehninin kaldırılması) anlatılmıştır.

Haciz şerhinin kaldırılma şartları: İİK m. 106, 110 ve TMK m. 1010'a göre haciz ne zaman silinir?

Yargıtay 7. Hukuk Dairesine göre haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkündür; TMK m. 1010 uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde de haciz şerhinin terkini mümkündür. (Yargıtay 7. HD, E. 2021/653)6

Haciz, satış kanuni süre içinde istenmezse de kalkar. İİK m. 106/1'in bugünkü metnine göre alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir; İİK m. 110/1'e göre bir malın satılması kanuni süre içinde istenmez veya talep geri alınıp da süresinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Bu metin 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunla getirilmiştir; taşınmazlarda bir yıllık süre bu değişiklikten önce de vardı. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre 6352 sayılı Kanunla değişik metinde alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise bir yıl içinde satışını isteyebiliyordu. (Yargıtay 12. HD, E. 2015/17562)7 Taşınmazlar için iki yıllık süre daha eski metindedir; Daire bu süreyi 2010 tarihli bir hacze uygulamıştır.4 Hangi metnin uygulanacağı haciz tarihine göre belirlenir. (Yargıtay 12. HD, E. 2022/13180)8 7343 sayılı Kanunla İİK m. 106 ve 110'da yapılan değişiklikler, uygulamaya geçilen il ve ilçelerde geçiş tarihinden sonra haczedilen mallar hakkında uygulanır; geçiş tarihinden önce haczedilen mallarda değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur (İİK geçici m. 18/2-1).

Daireye göre satış isteme süreleri hak düşürücü niteliktedir ve mahkeme satış talebinin süresinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden gözetir; satış isteme süresinin geçmesine karşın tapu sicilinde şeklen varlığını sürdüren haciz, İİK'nın emredici hükümlerine aykırı bir durum yaratır ve bu husus kamu düzeniyle ilgilidir.4 Sürenin başlangıcı, haczin tapuya şerh verildiği gün değil, icra müdürlüğünün haciz kararını verdiği gündür.48

Haczedilen resmî sicile kayıtlı malın haczinin kalktığı icra dairesiyle yazışma sonucunda tespit edilirse, sicili tutan idare haciz şerhini terkin eder ve işlemi icra dairesine bildirir (İİK m. 110/2). Haczin kalkmasına sebep olan alacaklı, o mala ilişkin haczin konulması ve muhafazası gibi giderlerden sorumludur (İİK m. 110/3). Haczedilmezlik (meskeniyet) şikâyeti incelenirken haciz düşerse şikâyet konusuz kalır; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi böyle bir durumda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.8

Haczin süre geçtiği için düştüğü icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürülebilir; Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin incelediği dosyada taşınmazı haciz yüküyle satın alan üçüncü kişi bu yola başvurmuş ve Daire şikâyetin kabulü gerektiğini söylemiştir.4 İİK m. 16/1'e göre şikâyet işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır; bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı ise her zaman şikâyet olunabilir (İİK m. 16/2). Satış isteme süresi geçtiği hâlde icra müdürünün satış talebini kabul etmesi ise yedi günlük süreye bağlı değildir: Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre bu husus kamu düzeninden olduğu için süresiz şikâyete tabidir. (Yargıtay 12. HD, E. 2017/2250)9

Tapu iptal ve tescil kararı eski malikin borcundan konulmuş hacizleri kendiliğinden silmez. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, tapu iptal ve tescil kararı kesinleşmeden önce eski malikin borcu için işlenmiş kamu haczi şerhlerinin kaldırılmasına karar veren hükmü bozmuştur; Daireye göre bu ilam, taşınmazın tapu kaydında yer alan tüm takyidatlarıyla hüküm ifade eder.1 Davada taşınmazın kaydına ihtiyati tedbir kararı işlenmişse durum farklıdır: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, haciz alacaklısının davaya dahil edildiği ve haczin terkininin de istendiği bir davada, tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davada verilen ihtiyati tedbir kararından sonra konulan haciz şerhinin terkini gerektiğini belirtmiş ve alacaklı hakkındaki davanın husumetten reddini bozmuştur. (Yargıtay 14. HD, E. 2013/8059)10

Haczin genel olarak hangi yollarla kaldırıldığı haciz kaldırma rehberinde, ödeme emrine itiraz icra takibine itiraz rehberinde, tapu iptali ve tescil davası ise kendi rehberinde anlatılmıştır.

İpoteğin kaldırılması (ipotek fekki): TMK m. 883'e göre borç bitince ipotek nasıl silinir?

TMK m. 883/1'e göre alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir. Tapudaki bir kaydın terkini, TMK m. 1014 uyarınca bu kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılır; ipotekte bu kişi ipotek alacaklısıdır. Uygulamada “ipotek fekki” denen işlem budur; fek, çözme ve kaldırma anlamına gelir.

Yargıtay'a göre alacak sona erdiği hâlde alacaklı terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.3 Konut kredisi tamamen ödendikten sonra kaldırılmayan ipotekte Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, alacak sona erdiği için malikin bankadan ipoteği terkin ettirmesini isteyebileceğini ve bankanın bu talebi yerine getirmek zorunda olduğunu kabul eden kararı onamıştır. (Yargıtay 3. HD, E. 2024/545)11

7181 sayılı Kanunla 2019'da eklenen TMK m. 883/2'ye göre ipotek süreli olarak kurulmuşsa ve sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde taşınmaz üzerine İİK m. 150/c'de belirtilen şerh konulmamışsa, ipotek malikin talebiyle tapu müdürlüğünce terkin edilir.

Neyin ödenmesiyle ipoteğin kalkacağı ipoteğin türüne bağlıdır. Belirli bir borç için kurulan kesin borç (karz) ipoteği, Yargıtay 14. Hukuk Dairesine göre TMK m. 875 uyarınca anapara yanında gecikme faizini ve icra takibi yapılmışsa takip masraflarını da güvence altına alır; bu nedenle ipoteğin kaldırılmasına ancak anaparanın, gecikme faizinin ve icra takibi yapılmışsa takip giderlerinin ödenmesi hâlinde karar verilebilir. (Yargıtay 14. HD, E. 2016/12442)12

İleride doğacak veya doğması muhtemel bir alacak için kurulan üst sınır (azami meblağ) ipoteğinde ise borçlu yalnız ipotek akit tablosunda belirtilen miktarla sınırlı olarak sorumludur; ana borç, gecikme faizi ve icra takip giderlerinden oluşan toplam borç bu limiti aşamaz.3 Daireye göre mahkeme teminat altındaki alacağı belirler, limiti aşmamak koşuluyla bu tutarı davacıya depo ettirir ve eksiksiz depo edilirse ipotek şerhini terkin eder; kısmen ödeme yapılmışsa dava reddedilir, ancak ödenen bölümün kütükte gösterilmesine karar verilir.3 (Yargıtay 7. HD, E. 2021/341)13

Teminat ipoteğinin güvence altına aldığı alacak hiç doğmamışsa ipotek kaldırılır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, bir taşeron sözleşmesindeki yükümlülükler için verilen teminat ipoteğinde, ipotek lehtarının ipotekle yükümlü olandan bir alacağı bulunmadığı belirlenirse ipoteğin fekkine, alacak varsa alacak miktarı depo edildikten sonra fekkine karar verilmesi gerektiğini söylemiştir.13

Konut kredisinin teminatı olarak verilen üst sınır ipoteğinde ipotek senedine, kredinin yanında bankaya karşı doğmuş ve doğacak bütün borçları güvence altına alan kayıtlar konabilmektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, konut finansmanı kredi sözleşmesi ve resmî ipotek senedindeki bu tür hükümlerin haksız şart niteliğinde olduğunu kabul eden kararı onamış ve aynı yöndeki önceki kararlarını anmıştır.11 6502 sayılı Kanun m. 5/2'ye göre tüketiciyle akdedilen sözleşmelerde yer alan haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür.

İcra dairesi yoluyla ipoteğin kaldırılması: İİK m. 153 ve icra takibinde ödeme

Alacaklı parayı almaktan ve ipoteği çözmekten kaçınıyorsa ya da gaipse ve yerleşim yeri bilinmiyorsa, İİK m. 153/1'e göre ipotekle güvence altına alınmış ve vadesi gelmiş alacağın borçlusu icra dairesine başvurabilir. İcra dairesi alacaklıya, on beş gün içinde gelip parayı almasını ve ipoteği çözmesini tebliğ eder. Alacaklı bu süre içinde gelmez veya kanunen makbul bir sebep göstermeden kaçınırsa ve borçlu borcunu icra dairesine tamamen yatırırsa, icra mahkemesi paranın alacaklı adına saklanmasına ve ipotek kaydının terkinine karar verir; karar tapu dairesine tebliğ edilerek sicile geçirilir. Vadesi gelmemiş borcu ipotek senedine göre işlemiş ve işleyecek bütün faizleriyle ödemeyi üstlenen borçlu da bu yolu kullanabilir (İİK m. 153/2).

Bu yol, alacaklının kanunen makbul bir sebep ileri sürmediği durumlar içindir (İİK m. 153/1). Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre ipotek alacaklısı, ipotek bedelinin günün koşullarına uyarlanması gerektiği sebebiyle borçlunun yatırdığı parayı almaktan ve ipoteği çözmekten kaçınabilir ve bu sebep İİK m. 153'teki “kanunen makbul” sebep niteliğindedir; uyuşmazlığın çözümü yargılama yapılmasını zorunlu hâle getirdiğinden ipoteğin fekki bu madde kapsamında istenemez. (Yargıtay 12. HD, E. 2019/464)14

Alacaklı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmışsa durum farklıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre takip konusu borç ve fer'ilerinin tamamen ödenmesi hâlinde ipoteğin kaldırılması icra takibinin doğal sonucudur ve borçlu, icra müdürlüğünden ipoteğin kaldırılması için tapu sicil müdürlüğüne yazı yazılmasını isteyebilir. (Yargıtay 12. HD, E. 2023/4454)15

Aynı kararda Daire, ipotekli taşınmazı satın alan kişinin ipotek limitini takip dosyasına ödediği, ancak takip konusu alacağın tamamen tahsil edilmediği ve alacaklının fekke onay vermediği olayda şikâyetin kabulünü bozmuştur: icra müdürlüklerinin ve dar yetkili icra mahkemelerinin İİK m. 153 uygulaması dışında ipoteğin kaldırılmasına karar verme yetki ve görevi yoktur; ipoteğin kaldırılması istemi yargılamayı gerektirdiğinden genel mahkemelerden talep edilebilir.15

İpotekli taşınmazın icra yoluyla satışı ve ihaleye karşı başvuru ihalenin feshi rehberinde anlatılmıştır.

İpoteğin ve tapudaki şerhin kaldırılması davası kime karşı ve hangi mahkemede açılır?

Terkin davası, kaydın kendisine hak sağladığı kişiye karşı açılır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, kira şerhinin terkini davasında husumetin şerh lehtarına yöneltilmesi gerektiğini, subjektif hakla ilgisi olmayan tapu sicil müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığını belirtmiştir. (Yargıtay 14. HD, E. 2008/5422)16

Alacaklısı bilinmeyen çok eski ipoteklerde Hukuk Genel Kurulu farklı bir sonuca varmıştır: tapu kütüğünde ve dayanak belgelerinde alacaklısı yalnız “banka” diye yazılmış, miktarı belli olmayan ve akit tablosu bulunamayan 1328 tarihli ipoteğin terkini davasının, tapu sicilinin tutulmasında görevli ve sorumlu tapu sicil müdürlüğüne yöneltilebileceğine oy çokluğuyla karar vermiştir. (Yargıtay HGK, E. 2013/93)17

İpoteğin kaldırılması taşınmazın mülkiyetiyle ilgilidir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesine göre ipoteğin fekki isteminde taşınmazın bulunduğu yerdeki mahkemelerin yetkisi kamu düzenini ilgilendirir ve resen gözetilir; menfi tespit istemiyle birlikte açılan davada fek talebi ayrılarak yetki yönünden karar verilmelidir. (Yargıtay 19. HD, E. 2016/5700)18 Bu, HMK m. 12/1'deki kesin yetki kuralının sonucudur. Kira şerhinde durum farklıdır: kira, TMK m. 1009'da şerh edilebilecek kişisel haklar arasında sayılır ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesine göre şerh edilen kişisel hak ayni hak niteliğini almaz.2 Kira şerhinin kaldırılması davasında bu nedenle HMK m. 12/1'deki kesin yetki değil, genel yetki kuralları uygulanır (HMK m. 6).

Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir (HMK m. 2); her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili davalar ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına ve finansal kurumlara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan davalar asliye ticaret mahkemesinde (TTK m. 4/1-f, 5/1), tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinde görülür (6502 sayılı Kanun m. 73/1). Konut kredisine bağlı bir ipoteğin kaldırılması davasında Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, uyuşmazlık tüketici kredisi niteliğindeki konut kredisinden kaynaklandığı ve davacı tüketici konumunda bulunduğu için davacının harçtan muaf olduğunu ve aleyhine harca hükmedilemeyeceğini belirtmiştir.3

Zorunlu arabuluculuk bakımından ipoteğin kaldırılması 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1'deki listede sayılmaz. Tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır, ancak tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar bu şartın dışındadır (6502 sayılı Kanun m. 73/A/1-d). Ticari davalarda arabuluculuk şartı, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları içindir (TTK m. 5/A/1); ipoteğin kaldırılması istemiyle birlikte ticari nitelikte bir menfi tespit istemi de ileri sürülüyorsa bu hükme bakılır.

Kira şerhi nedir? TBK m. 312 ve TMK m. 1009'a göre kira sözleşmesinin tapuya şerhi ve kaldırılması

TBK m. 312'ye göre taşınmaz kiralarında, sözleşmeyle kiracının kiracılık hakkının tapu siciline şerhi kararlaştırılabilir; TMK m. 1009 da kira sözleşmesinden doğan hakları tapu kütüğüne şerh edilebilecek haklar arasında sayar. Yargıtay 3. Hukuk Dairesine göre şerh hususundaki sözleşme kira sözleşmesinden bağımsız bir sözleşmedir; kira sözleşmesi içinde veya ondan ayrı olarak düzenlenebilir.2

TBK m. 310'a göre sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Şerh bunun ötesinde, kiracılık hakkını şerh tarihinden sonra taşınmazda ayni hak kazanan kişilere karşı ileri sürülebilir kılar; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bunu, kişisel hakkın tapuya işlenmesiyle sonradan hak kazanan üçüncü kişilerin bu konuda uyarılmış olmasına bağlar.2 Aynı kararda Daire, şerh kararlaştırılmış kira sözleşmesini devralan kiracının şerh istemini reddeden hükmü bozmuştur.2

Şerhi tapuya kim götürebilir? Yargıtay 3. Hukuk Dairesine göre kira sözleşmesinde şerhe ilişkin hüküm bulunsa bile malikin başvurusu olmadan kiracının şerh için başvurabilmesi için kira sözleşmesinin noterde düzenlenmiş ya da sözleşmedeki imzaların noterce onaylanmış olması gerekir; adi yazılı ve yalnız suret onayı yapılmış sözleşmeyle kiracının tek başına koydurduğu şerhin terkinine karar verilmelidir. (Yargıtay 3. HD, E. 2017/5478)19 Kiraya veren şerh yükümlülüğünü yerine getirmezse kiracı bu yükümlülüğün ifası için dava açabilir.19

Kira şerhinin silinmesi için ilgilinin başvurusu gerekir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesine göre tapu kaydına şerh edilen kira sözleşmesinin feshi ya da sürenin sona ermesi gibi nedenlerle kayıtta bulunmasından amaçlanan yarar ortadan kalktığında, ilgilisinin başvurusu üzerine kayıt tapu sicil müdürlüğü tarafından terkin edilir; şerhten yararlanan kişinin oluru alınır, olur yoksa mahkemeden hükmen terkin istenebilir.16 Bu karar 818 sayılı eski Borçlar Kanunu döneminde verilmiştir; dayandığı TMK m. 1009 aynen yürürlüktedir, kiracılık hakkının şerhine ilişkin hüküm bugün TBK m. 312'dedir.

Kira sözleşmesinin tarafları arasındaki şerh uyuşmazlığı kira ilişkisinden doğduğu ölçüde HMK m. 4/1-a uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevine girer ve 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1-a uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira şerhinin terkini ve kira sözleşmesinin tapuya şerhi davalarında harca tabi dava değerinin bir yıllık kira bedeli olduğunu belirtmiştir.19

Ödemenin ve alacağın ispatı: ipotek ve haciz şerhi davalarında Yargıtay'ın aradığı deliller

İpoteğin kaldırılması davasında ödeme iddiası yazılı delille kanıtlanır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesine göre taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur.123

Teminat ve üst sınır ipoteğinde alacağın varlığını kanıtlama yükü alacaklıdadır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesine göre kural olarak davalı ipotek alacaklısının alacak miktarını ve alacağın varlığını yazılı belgeyle kanıtlaması gerekir ve mahkeme ona bu yönden ispat imkânı tanımalıdır.18 Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ise teminat ipoteğine konu imalatların yapılıp yapılmadığının, parasal karşılığının ve bu miktarın ödendiğinin belirlenmesi için davacı ipotek verene ispat imkânı tanınmasını istemiştir.13

Üst sınır ipoteğinde mahkemenin yapacağı iş Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin kararında sırayla sayılmıştır: 1) alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıp yapmadığını sorup saptamak, takip varsa dosyayı getirtmek; 2) resmî akit tablosundaki sözleşme hükmünü gözeterek ipotekle teminat altına alınan anapara alacağını taraflardan delillerini isteyip toplayarak bulmak; 3) gecikme faizi ile takip giderlerini gerek duyulursa bilirkişiye hesaplatmak; 4) toplamı, limiti aşmamak koşuluyla davacıya depo ettirmek.3

Eski tarihli kesin borç ipoteğinde alacaklı ipotek bedelinin günün koşullarına uyarlanmasını isteyebilir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, malikin açtığı ipoteğin fekki davası derdestken alacaklı tarafın açtığı uyarlama davasının fekki davasıyla birleştirilmesini, yapılacak yargılamada ipotek bedelinin ödenip ödenmediğinin ve ödenmediyse ödenmesi gereken bedelin tespit edilmesini istemiştir.12

Haciz şerhinin terkini davasında mahkeme güncel tapu kaydını esas alır ve dava konusu her şerh için ayrı karar verir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, üç haciz şerhinden yalnız birinin terkin edildiği, ikisinin tapuda durduğu bir davada, şerhlerin tamamının terkin edildiği gerekçesiyle verilen ret kararını HMK m. 26'daki taleple bağlılık ilkesini anarak bozmuştur.6

İyiniyetli alıcının durumunda satın alma tarihindeki tapu kaydı belirleyicidir: Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin incelediği olayda haciz müzekkeresi 24.10.2017'de yazılmış, taşınmaz 25.10.2017'de satın alınmış, haciz şerhi ise tapuya 10.08.2018'de işlenmişti ve Daire haczin kaldırılması gerektiğine karar vermiştir.5

İlgili mevzuat

TMK m. 1010 — Tasarruf yetkisinin kısıtlanmasında şerh

Madde 1010- Aşağıdaki sebeplere dayanan tasarruf yetkisi kısıtlamaları, tapu kütüğüne şerh verilebilir:

1. Çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararları,

2. Haciz, iflâs kararı veya konkordato ile verilen süre,

3. Aile yurdu kurulması, artmirasçı atanması gibi şerh verilmesi kanunen öngörülen işlemler.

Tasarruf yetkisi kısıtlamaları, şerh verilmekle taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 1009 — Kişisel hakların şerhi

Madde 1009- Arsa payı karşılığı inşaat, taşınmaz satış vaadi, kira, alım, önalım, gerialım sözleşmelerinden doğan haklar ile şerhedilebileceği kanunlarda açıkça öngörülen diğer haklar tapu kütüğüne şerhedilebilir.

Bunlar şerh verilmekle o taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 26 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

İİK m. 91 — Taşınmaz haczinin tapu siciline bildirilmesi

Madde 91 – (Değişik: 18/2/1965-538/50 md.)

(Değişik: 9/11/1988-3494/10 md.) Taşınmazın haczi ile tasarruf hakkı Medeni Kanunun 920 nci maddesi anlamında tahdide uğrar. Sicile kaydedilmek üzere haciz keyfiyeti, ne miktar meblağ için yapıldığı ve alacaklının adı ile tebliğe yarar adresi icra dairesi tarafından tapu siciline bildirilir. Adresi değişen alacaklı masrafını vermek sureti ile yeni adresinin tapuya bildirilmesini icra dairesinden istemeye mecburdur.

Hacze yeni alacaklılar iştirak eder veya haciz kalkarsa bu hususlar da tapu siciline haber verilir.

(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/23 md.) Hacizli taşınmazın el değiştirmesi hâlinde 148/a maddesi uygulanır.

Kaynak: İcra ve İflas Kanunu (2004)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

İİK m. 110 — Haczin kalkması

Madde 110 – (Değişik: 2/7/2012-6352/22 md.)

Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya (…) talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir.

Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir.

Birinci fıkra gereğince haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik olarak, haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur.

Kaynak: İcra ve İflas Kanunu (2004)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 883 — İpoteğin terkinini isteme hakkı

Madde 883- Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.

(Ek fıkra:4/7/2019-7181/19 md.) İpotek süreli olarak kurulmuşsa, sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde ipotekli taşınmaz üzerinde 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 150/c maddesinde belirtilen şerhin konulmaması hâlinde ipotek, malikin talebiyle tapu müdürlüğünce terkin edilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

İİK m. 153 — İpotekli alacakta alacaklının borcu almaktan kaçınması

Madde 153 – İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse icra dairesi on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder. Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelipte kanunen makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamiyle yatırırsa icra mahkemesi verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir. Bu karar tapu dairesine tebliğ edilerek ipotekli taşınmazın sicilline geçirilir.

Vadesi gelmeyen borcun ipotek senedi mucibince işlemiş ve işleyecek bütün faizleri ile birlikte tediyesini deruhde eden borçlu hakkında da yukarıki hüküm cereyan eder.

Kaynak: İcra ve İflas Kanunu (2004)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

TMK m. 1014 — Terkin ve değişiklik için yazılı beyan

Madde 1014- Bir tescilin terkin edilmesi veya değiştirilmesi, ancak bu kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabilir.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

TBK m. 312 — Kira sözleşmesinin tapu siciline şerhi

MADDE 312- Taşınmaz kiralarında, sözleşmeyle kiracının kiracılık hakkının tapu siciline şerhi kararlaştırılabilir.

Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. Şerh ve beyan ne işe yarar; tapu iptal kararı eski hacizleri siler mi?Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2016/654 · K. 2018/5705 ·

    Taşınmaz, eski malik adına olan tapunun iptali ve davacı adına tescili kararıyla davacıya geçmiş; davacı, eski malikin borcundan işlenmiş kamu haczi şerhlerinin kaldırılmasını istemiş ve ilk derece mahkemesi kabul etmişti. Daire, şerh ve beyanlar sütununa yazılan bir hususun taşınmazın ayni hakka ilişkin statüsünü değiştirmediğini, şerhin amacının hukuki durumu üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir kılmak olduğunu ve kanunun belirlemediği hakkın şerh edilemeyeceğini açıklamıştır. Tapu iptal ve tescil ilamı taşınmazın tapu kaydındaki tüm takyidatlarıyla hüküm ifade ettiğinden davanın reddi gerektiğine karar vermiştir.

    Sonuç: Tapu iptal ve tescil ilamı, taşınmazın kaydındaki takyidatlarla hüküm ifade eder; eski malikin borcundan işlenmiş hacizleri kendiliğinden kaldırmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. Kira sözleşmesinin tapuya şerhinin etkisi ve devralan kiracıYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2017/5629 · K. 2019/4779 ·

    Önceki malikle yapılan ve tapuya şerh edileceği kararlaştırılan uzun süreli kira sözleşmesini devralan kiracı, sözleşmenin kendi lehine tapuya şerhini istemiş, mahkeme davayı reddetmişti. Daire, şerh edilen kişisel hakkın ayni hak niteliğini almadığını ama aynilik güç ve etkisi kazandığını, şerhten sonra taşınmazda ayni hak kazananlara karşı ileri sürülebildiğini, şerh anlaşmasının kira sözleşmesinden bağımsız olduğunu açıklamıştır. Davalının TBK m. 310 gereğince sözleşmenin tarafı olduğu, devralan kiracıya TBK m. 323'e göre tüm hak ve yükümlülüklerin geçtiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

    Sonuç: Şerh kararlaştırılmış kira sözleşmesini devralan kiracı, sözleşmenin kendi lehine tapuya şerhini isteyebilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. Üst sınır ipoteğinin kaldırılması: depo, kısmi ödeme ve tüketiciYargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2017/2139 · K. 2020/8237 ·

    Taşınmaz maliki, ileride doğacak alacak için kurulan ipoteğin kaldırılmasını istemiş, mahkeme davayı reddetmişti. Daire, ipoteğin sınırlı bir ayni hak olduğunu, alacak sona erdiği hâlde alacaklı terkin taahhüdünü yerine getirmezse malikin fekki dava yoluyla isteyebileceğini, üst sınır ipoteğinde borçlunun akit tablosundaki miktarla sınırlı sorumlu olduğunu ve ödeme iddiasının yazılı delille kanıtlanacağını açıklamıştır. Mahkemenin teminat altındaki alacağı bulup limiti aşmamak üzere depo ettirmesi, eksiksiz depoda terkine, kısmi ödemede reddine ve ödenen bölümün kütükte gösterilmesine karar vermesi gerektiğini; konut kredisinden doğan uyuşmazlıkta tüketicinin harçtan muaf olduğunu belirterek hükmü bozmuştur.

    Sonuç: Üst sınır ipoteğinde malik limiti aşmayan borcu depo ederse ipotek kaldırılır; kısmi ödeme ipoteği kaldırmaz ama kütüğe yazılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Satış isteme süresi ve haciz şerhinin tapuya işlenme tarihiYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2016/16051 · K. 2017/8674 ·

    Taşınmazları haciz yüküyle satın alan üçüncü kişi, satışın süresinde istenmediğini ileri sürerek hacizlerin kaldırılmasını istemiş, icra mahkemesi şikâyeti reddetmişti. Daire, haciz tarihindeki metne göre taşınmazlarda satış isteme süresinin iki yıl olduğunu, bu sürelerin hak düşürücü olup kendiliğinden gözetileceğini, süre geçtiği hâlde tapuda şeklen duran haczin kamu düzenine aykırı bir durum yarattığını açıklamıştır. Haczin geçerliliği için haciz kararının yeterli olduğunu, tapuya işlenmenin bildirici nitelik taşıdığını, sürenin haciz kararı tarihinden başladığını belirterek hükmü bozmuştur.

    Sonuç: Haczin düşüp düşmediği hesaplanırken süre, tapuya işlenme tarihinden değil icra müdürlüğünün haciz kararı tarihinden başlar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. Tapuya işlenmemiş haciz ve iyiniyetli alıcıYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2019/10277 · K. 2020/4670 ·

    İcra müdürlüğü 24.10.2017'de haciz müzekkeresi yazmış, şikâyetçi üçüncü kişi taşınmazı 25.10.2017'de satın almış, haciz tapuya 10.08.2018'de işlenmişti. İcra mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi şikâyeti reddetmişti. Daire, haczin geçerliliği için tapuya şerh zorunlu değilse de üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için tapu siciline işlenmesi gerektiğini, TMK m. 1023 karşısında tapu sicilinde yazılı olmayan şerhin iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek istinaf kararını kaldırmış ve icra mahkemesi kararını bozmuştur.

    Sonuç: Satın alma günü tapuda görünmeyen haciz, tapuya güvenerek satın alan iyiniyetli kişiye karşı ileri sürülemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. Haciz şerhi hangi hâllerde terkin edilir?Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2021/653 · K. 2021/2400 ·

    Hazine, kendi adına kayıtlı taşınmazlardaki 1956, 1959 ve 1971 tarihli, lehtarı Hazine olan üç haciz şerhinin kaldırılmasını istemiş, mahkeme şerhlerin dava açılmadan önce terkin edildiği gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire, haciz şerhinin usulsüzlük, lehtarın talebi, borcun ödenmesi ya da takibin düşmesi veya sona ermesi hâllerinde terkin edilebileceğini açıklamıştır. Güncel tapu kayıtlarına göre yalnız 1971 tarihli şerhin terkin edildiği, diğer ikisinin durduğu anlaşıldığından, taleple bağlılık ilkesine göre o iki şerh hakkında karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

    Sonuç: Borç ödenince ya da takip sona erince haciz şerhinin terkini istenebilir; mahkeme her şerh için ayrı karar verir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. 6352 sayılı Kanun döneminde taşınmazda satış isteme süresiYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2015/17562 · K. 2015/30330 ·

    Borçlu, haczedilen taşınmazın haline uygun meskeni olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını istemiş; icra mahkemesi, yasal sürede satış istenmediği için haczin düştüğünü ve şikâyetin konusu kalmadığını kabul ederek istemi reddetmişti. Daire, 16.09.2013 tarihli haciz tarihinde yürürlükte bulunan 6352 sayılı Kanunla değişik İİK m. 106'ya göre satış isteme süresinin taşınırda altı ay, taşınmazda bir yıl olduğunu, 09.06.2014 tarihli şikâyet tarihinde haczin düşmediğini belirterek şikâyetin esasının incelenmesi için kararı bozmuştur.

    Sonuç: 6352 sayılı Kanunla değişik İİK m. 106'ya göre taşınmazda satış isteme süresi hacizden itibaren bir yıldır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Haczin düşmesi: süre ve yargılama sırasında düşen hacizYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2022/13180 · K. 2023/5309 ·

    Borçlu, mesken niteliğindeki taşınmazına konulan hacze karşı haczedilmezlik şikâyetinde bulunmuştu. Daire, bu şikâyet için hem şikâyet tarihinde hem yargılama boyunca geçerli bir haczin bulunması gerektiğini, haczin düşüp düşmediğinin İİK m. 106 ve 110'a göre kendiliğinden belirleneceğini ve sürenin icra müdürlüğünün haciz kararı tarihinden başlayacağını açıklamıştır. Haciz tarihindeki metne göre süre bir yıl olduğundan ve alacaklı bu sürede satış istemediğinden haczin karar tarihinden önce düştüğünü, konusuz kalan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.

    Sonuç: Haczedilmezlik (meskeniyet) şikâyeti incelenirken satış süresi dolup haciz düşerse şikâyet konusuz kalır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9. Süresi geçtikten sonra kabul edilen satış talebine şikâyetYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2017/2250 · K. 2018/1541 ·

    Hacizli taşınmaz başka bir icra dosyasından satılmış, satış bedeli sıra cetveli yapılmak üzere bu dosyaya gönderilmiş; icra müdürlüğü, süresinde satış istenmediği için taşınmaz üzerinde haciz kalmadığını kabul ederek bedelin iadesine karar vermişti. İcra mahkemesi alacaklının şikâyetini kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmişti. Daire, satış talebinin süresinde olup olmadığını icra müdürünün kendiliğinden gözetmesi gerektiğini, süreler geçtikten sonra satış talebinin kabulünün kamu düzeninden olduğu için süresiz şikâyete tabi olduğunu açıklamıştır. Alacaklı satış talebini geri aldıktan sonra kalan sürede yeniden satış istemediğinden haczin kalktığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış ve icra mahkemesi kararını bozmuştur.

    Sonuç: Satış isteme süresi geçtikten sonra satış talebinin kabulü süresiz şikâyete tabidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10. Tapu iptali davasında tedbirden sonra konulan haciz şerhiYargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2013/8059 · K. 2013/14211 ·

    Davacılar, satış vaadi sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiş ve davaya dahil edilen alacaklıya karşı haciz şerhinin terkinini de talep etmişlerdi. Dava sırasında taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir kararı işlenmiş, yargılama sürerken bir icra takibindeki alacak nedeniyle haciz şerhi konulmuştu. Mahkeme tescile karar vermiş, haciz alacaklısı hakkındaki davayı ise husumetten reddetmişti. Daire, haciz şerhinin tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davada verilen ihtiyati tedbir kararından sonra tapuya şerh verildiğini, bu nedenle terkini gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

    Sonuç: Tapu iptali ve tescil davasında tedbir şerhinden sonra işlenen haciz şerhinin terkini, davaya dahil edilen haciz alacaklısına karşı istenebilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11. Konut kredisi ipoteği: banka terkin etmek zorunda mı?Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/545 · K. 2024/4360 ·

    Davacı, konut kredisinin teminatı olarak kurulan ipoteğin, kredi borcu tamamen ödendiği hâlde kaldırılmadığını ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetmişti. Daire, TMK m. 883/1 gereği alacak sona erdiğinden malikin bankadan ipoteği terkin ettirmesini isteyebileceğini ve bankanın bu talebi yerine getirmek zorunda olduğunu, konut finansmanı kredi sözleşmesi ve resmî ipotek senedindeki bahsi geçen hükümlerin haksız şart niteliğinde olduğunu ve zorunlu arabuluculuğun dava tarihinden sonra yürürlüğe girdiğini gözeterek kararı onamıştır.

    Sonuç: İpoteği konut kredisi dışındaki borçlara da yayan standart kayıt haksız şart sayılınca, kredi bitince banka ipoteği kaldırmak zorundadır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12. Kesin borç ipoteği neyi güvence altına alır?Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2016/12442 · K. 2019/4382 ·

    Taşınmaz malikleri ipotek alacaklısının mirasçılarına karşı ipoteğin fekki davası açmış, bu dava sürerken alacaklı mirasçıları ipotek bedelinin uyarlanması davası açmış ve bu dava reddedilmişti. Daire, ipoteğin kesin borç (karz) ipoteği olduğunu, TMK m. 875'e göre anapara yanında gecikme faizini ve takip masraflarını da güvence altına aldığını, ipoteğin kaldırılmasına ancak bunlar ödenince karar verilebileceğini ve ödeme iddiasının yazılı delille kanıtlanacağını açıklamıştır. Uyarlama davasının fekki davasıyla birleştirilmesi ve ödenmesi gereken bedelin tespit edilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

    Sonuç: Kesin borç ipoteği anapara, gecikme faizi ve takip giderleri ödenmeden kaldırılmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13. Teminat ipoteğinde alacak yoksa ipotek kalkar mı?Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2021/341 · K. 2021/1277 ·

    Taşeron şirket, yüklenici şirkete sözleşme yükümlülükleri için verdiği teminat ipoteğinin, kendisinin hiçbir yükümlülüğü kalmadığı hâlde kaldırılmadığını ileri sürmüş, mahkeme davayı reddetmişti. Daire, ipoteğin üst sınır niteliğinde teminat ipoteği olduğunu, borçlunun akit tablosundaki miktarla sınırlı sorumlu olduğunu açıklamıştır. İmalatların ve parasal karşılığının belirlenmesi için davacıya ispat imkânı tanınması, alacak yoksa ipoteğin fekkine, alacak varsa miktarı depo edildikten sonra fekkine, kısmi ödemede ise istemin reddine ve kısmi ödemenin sicilde gösterilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

    Sonuç: Teminat ipoteğinin güvence altına aldığı alacak doğmamışsa ipoteğin kaldırılmasına karar verilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14. İİK m. 153 yolu ve alacaklının uyarlama itirazıYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2019/464 · K. 2019/2828 ·

    Borçlu İİK m. 153 yoluyla ipotek bedelini icra dairesine yatırmış, icra mahkemesi bilirkişiye uyarlama yaptırarak bedelin depo edildiği gerekçesiyle ipoteğin terkinine karar vermiş, Daire bu kararı önce onamıştı. Karar düzeltme incelemesinde Daire, ipotek alacaklısının ipotek bedelinin günün koşullarına uyarlanması gerektiği sebebiyle parayı almaktan ve ipoteği çözmekten kaçınabileceğini, bunun İİK m. 153'teki kanunen makbul sebep olduğunu açıklamıştır. Uyuşmazlık yargılama gerektirdiğinden istemin reddi gerekirken esasa girilmesini isabetsiz bularak onama kararını kaldırmış ve mahkeme kararını bozmuştur.

    Sonuç: Alacaklı ipotek bedelinin uyarlanmasını ileri sürüyorsa ipotek İİK m. 153 yoluyla değil, yargılamayla kaldırılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 15. İpotekli takipte ödeme ve icra mahkemesinin sınırıYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2023/4454 · K. 2024/2101 ·

    İpotekli taşınmazı ipotek yüküyle satın alan şirket, ipotek limitini ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip dosyasına ödemiş ve ipoteğin fekki için tapuya yazı yazılmasını istemiş; icra müdürlüğü İİK m. 150/c şerhini kaldırmış ama ipoteğin kaldırılması talebini reddetmiş, icra mahkemesi şikâyeti kabul etmişti. Daire, takip konusu borç ve fer'ileri tamamen ödenirse borçlunun icra müdürlüğünden tapuya yazı yazılmasını isteyebileceğini, ancak takip alacağı tamamen tahsil edilmemiş ve alacaklı fekke onay vermemişken icra müdürlüğü ve icra mahkemesinin İİK m. 153 dışında ipoteği kaldırma yetkisi bulunmadığını, istemin genel mahkemelerden talep edilebileceğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış ve icra mahkemesi kararını bozmuştur.

    Sonuç: Takip borcu tamamen ödenmeden icra mahkemesi ipoteği kaldıramaz; limit ödense bile uyuşmazlık genel mahkemede çözülür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 16. Kira şerhinin terkini ve davalıYargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2008/5422 · K. 2008/6375 ·

    Davacı, taşınmaz kaydına kira sözleşmesi uyarınca konulan şerhin, sözleşme feshedildiği için kaldırılmasını istemiş, mahkeme davayı kadastro müdürlüğüne karşı da kabul etmişti. Daire, kiracılık hakkının kişisel bir hak olduğunu, tapuya şerhle taşınmazı sonradan edinenlere karşı ileri sürülebildiğini, sözleşmenin feshi ya da sürenin sona ermesi gibi nedenlerle şerhten beklenen yarar ortadan kalkınca ilgilinin başvurusu üzerine kaydın terkini gerektiğini, şerh lehtarının oluru yoksa hükmen terkin istenebileceğini açıklamıştır. Husumetin şerh lehtarına yöneltilmesi gerektiğini, tapu sicil veya kadastro müdürlüğünün taraf sıfatı olmadığını belirterek hükmü bozmuştur.

    Sonuç: Kira şerhinin hükmen terkini davası şerh lehtarına karşı açılır; tapu müdürlüğü bu davada taraf değildir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 17. Alacaklısı bilinmeyen çok eski ipoteğin terkiniYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2013/93 · K. 2013/1364 ·

    Paydaş, taşınmazın tapu kaydındaki Eylül 1328 tarihli ve lehtarı yalnız “banka” olarak yazılmış ipotek şerhinin kaldırılmasını tapu sicil müdürlüğüne karşı açtığı davayla istemiş; yerel mahkeme davanın ayni hak sahibine yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle reddetmiş ve Özel Daire bozmasına karşı direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, tapu kütüğünde ve dayanak belgelerinde alacaklının hangi banka olduğu ile ipotek miktarının belli olmadığını, akit tablosunun bulunmadığını ve tapu sicil müdürlüğünün sicilin tutulmasında görevli ve sorumlu olduğunu belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

    Sonuç: Alacaklısı ve sebebi saptanamayan eski bir ipoteğin terkini davası tapu sicil müdürlüğüne karşı açılabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 18. İpoteğin fekki davasında kesin yetki ve alacaklının ispat yüküYargıtay 19. Hukuk Dairesi · E. 2016/5700 · K. 2017/4183 ·

    Davacılar, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu olmadıklarının tespitini ve 50.000 TL üst sınır ipoteğinin terkinini istemiş, mahkeme teminat iddiasının yazılı delille ispatlanmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire, kural olarak davalı ipotek alacaklısının alacak miktarını ve alacağın varlığını yazılı belgeyle kanıtlaması gerektiğini ve ona ispat imkânı tanınması gerektiğini açıklamıştır. İpoteğin fekki istemi taşınmazın mülkiyetiyle ilgili olduğundan taşınmazın bulunduğu yer mahkemelerinin yetkisinin kamu düzenini ilgilendirdiğini, fek talebinin ayrılarak yetki yönünden karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

    Sonuç: İpoteğin fekki davası taşınmazın bulunduğu yerde görülür; üst sınır ipoteğinde alacağın varlığını alacaklı yazılı belgeyle kanıtlar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 19. Kiracının tek başına koydurduğu kira şerhi ve harçYargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2017/5478 · K. 2019/81 ·

    Kiraya veren, kiracının tek taraflı olarak tapuya koydurduğu on yıllık kira şerhinin kaldırılmasını istemiş; kiracı da karşı davayla kira sözleşmesinin hükmen şerhini talep etmişti. Mahkeme asıl davayı esastan, karşı davayı usulden reddetmişti. Daire, sözleşmede şerh hükmü bulunsa da malikin başvurusu olmadan kiracının başvurabilmesi için sözleşmenin noterde düzenlenmiş ya da imzalarının noterce onaylanmış olması gerektiğini, adi yazılı sözleşmeyle konulan şerhin terkini gerektiğini; kiracının şerh yükümlülüğünün ifası için dava açabileceğini ve harca tabi dava değerinin bir yıllık kira bedeli olduğunu belirterek hükmü bozmuştur.

    Sonuç: Malikin katılmadığı başvuruyla kira şerhi koydurmak için kira sözleşmesinin noterde düzenlenmesi veya imzalarının noterce onaylanması gerekir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Haciz şerhi nedir?

Haciz şerhi, bir taşınmazın icra takibinde haczedildiğini tapu kütüğüne yazan kayıttır. İİK m. 91'e göre haczin konulduğu, ne miktar için yapıldığı ve alacaklının adı icra dairesince tapu siciline bildirilir. TMK m. 1010'a göre haciz bir tasarruf kısıtlamasıdır ve şerh verilmekle taşınmaz üzerinde sonradan hak kazananlara karşı ileri sürülebilir.

Borcu ödedim; tapudaki haciz kendiliğinden silinir mi?

Yargıtay 7. Hukuk Dairesine göre borcun ödenmesi, takibin düşmesi ya da sona ermesi hâlinde haciz şerhinin terkini mümkündür. İİK m. 91/2'ye göre haciz kalkarsa bu durum tapu siciline haber verilir; İİK m. 110/2'ye göre de haczin kalktığı icra dairesiyle yazışma sonucunda tespit edilince sicili tutan idare şerhi terkin eder. Silme işlemi bu bildirim ve yazışmayla yapılır.

Alacaklı satış istemezse haciz ne zaman düşer?

İİK m. 106/1'in bugünkü metnine göre haczolunan malın satışı hacizden itibaren bir yıl içinde istenebilir; İİK m. 110/1'e göre bu süre içinde satış istenmezse haciz kalkar. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre süre, haczin tapuya işlendiği günden değil, icra müdürlüğünün haciz kararını verdiği günden başlar ve hangi metnin uygulanacağı haciz tarihine göre belirlenir. Taşınmazda bir yıllık süre 7343 sayılı Kanundan önce, 6352 sayılı Kanunla değişik metinde de vardı; o metinde taşınırda süre altı aydı. Taşınmazlar için iki yıllık süre daha eski metne aittir; Daire bu süreyi 2010 tarihli bir hacze uygulamıştır.

Tapuda görünmeyen bir haciz, evi satın alan kişiye karşı ileri sürülebilir mi?

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, haciz kararının verildiği ama satın alma günü tapuya henüz işlenmediği bir olayda, TMK m. 1023'e dayanarak tapu sicilinde yazılı olmayan şerhin şikâyet eden iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceğine ve haczin kaldırılması gerektiğine karar vermiştir. Tapuda haciz şerhi varken satın alan ise hacze katlanır (TMK m. 1010/2).

Şerh, beyan ve ipotek arasındaki fark nedir?

Yargıtay 14. Hukuk Dairesine göre şerh ve beyanlar sütununa yazılan bir husus taşınmazın ayni hakka ilişkin statüsünü değiştirmez; şerhin amacı bir hukuki durumu üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir kılmaktır. Şerh edilebilecek haklar ve kısıtlamalar TMK m. 1009 ve 1010'da sayılır; geçici tescil şerhi ayrıca TMK m. 1011'de düzenlenir. İpotek ise tapu siciline tescille kurulan sınırlı bir ayni haktır ve kişisel bir alacağı taşınmazın değeriyle güvence altına alır.

Kredi borcu bitti, banka ipoteği kaldırmıyor; ne olur?

TMK m. 883/1'e göre alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, konut kredisi tamamen ödendiği hâlde kaldırılmayan ipotekte bankanın bu talebi yerine getirmek zorunda olduğunu kabul eden kararı onamıştır; Daire, ipoteği kredi dışındaki borçlara da yayan konut finansmanı sözleşmesi ve ipotek senedi hükümlerini haksız şart saymıştır. Alacaklı terkine yanaşmazsa ipoteğin kaldırılması davası açılabilir; bu dava taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür (HMK m. 12/1).

Alacaklı parayı almıyorsa ipotek icra dairesi yoluyla kaldırılabilir mi?

İİK m. 153'e göre vadesi gelmiş ipotekli alacağın borçlusu icra dairesine başvurabilir; icra dairesi alacaklıya on beş gün içinde gelip parayı almasını ve ipoteği çözmesini tebliğ eder. Alacaklı gelmez veya kanunen makbul bir sebep göstermeden kaçınırsa ve borç tamamen yatırılırsa icra mahkemesi ipotek kaydının terkinine karar verir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre alacaklının ipotek bedelinin günün koşullarına uyarlanması gerektiği itirazı kanunen makbul sebeptir ve o durumda yargılama gerekir.

Süreli kurulan ipotek süre bitince kendiliğinden kalkar mı?

TMK m. 883/2'ye göre ipotek süreli kurulmuşsa ve sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde taşınmaz üzerine İİK m. 150/c'de belirtilen şerh konulmamışsa, ipotek malikin talebiyle tapu müdürlüğünce terkin edilir. Bu hüküm 4/7/2019 tarihli ve 7181 sayılı Kanunla eklenmiştir.

Üst sınır ipoteğinde ne kadar ödeyince ipotek kalkar?

Yargıtay 14. Hukuk Dairesine göre üst sınır ipoteğinde borçlu yalnız ipotek akit tablosunda belirtilen miktarla sınırlı olarak sorumludur. Mahkeme teminat altındaki alacağı belirler, limiti aşmamak koşuluyla bu tutarı depo ettirir ve eksiksiz depo edilirse ipotek şerhini terkin eder; kısmi ödemede dava reddedilir ama ödenen bölüm kütükte gösterilir.

Kira şerhi nedir, ne işe yarar?

TBK m. 312'ye göre taşınmaz kiralarında kiracılık hakkının tapu siciline şerhi sözleşmeyle kararlaştırılabilir. TMK m. 1009'a göre şerh edilen kira hakkı, taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesine göre şerh edilen kişisel hak ayni hak niteliğini almaz, ama aynilik güç ve etkisi kazanır.

Kira sözleşmesi bitti; tapudaki kira şerhi nasıl kaldırılır?

Yargıtay 14. Hukuk Dairesine göre sözleşmenin feshi ya da sürenin sona ermesi gibi nedenlerle şerhten beklenen yarar ortadan kalkınca ilgilinin başvurusu üzerine kayıt terkin edilir; şerhten yararlanan kiracının oluru yoksa mahkemeden hükmen terkin istenebilir ve dava şerh lehtarına karşı açılır. Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkta dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m. 18/B/1-a).

Tapudaki şerh ile mahkeme kararındaki şerh aynı şey mi?

Hayır. Bu sayfada anlatılan şerh, TMK m. 1009 ve 1010'a göre tapu kütüğüne yazılan kayıttır. Mahkeme kararındaki muhalefet şerhi, tutanağa düşülen not ya da kesinleşme şerhi ayrı kavramlardır ve terimler sözlüğündeki şerh maddesinde anlatılmıştır.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla Borçlar Hukuku Avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Bu alandaki diğer rehberler

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.